RESMİ METİN

**II

  • Genel kurulun toplanması
  1. Çağrı**

Madde 617 - (1) Genel kurul müdürler tarafın dan toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onb eş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında a nonim şirketlere ilişkin 92 Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 t arihli ve E: 2025/128, K: 2025/273 s ayılı K ararı ile bu bent “iki ortaklı limited şirketler ” yönünden iptal edilmiştir. hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. (4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulu nmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 617. maddesi, limited şirketlerde en üst karar organı olan genel kurulun toplanma, çağrı, gündem ve karar alma usullerini düzenleyen temel bir normdur. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTK) döneminde limited şirketler, şahıs şirketi ile sermaye şirketi arasında karma bir yapıda değerlendirilirken; 6102 sayılı TTK ile birlikte limited şirketler, anonim şirketlere büyük ölçüde yaklaştırılmış ve "küçük bir anonim şirket" modeli benimsenmiştir [1]. Bu yaklaşımın en belirgin tezahürlerinden biri, limited şirket genel kurullarının toplanma ve karar alma süreçlerinde anonim şirket hükümlerine yapılan geniş çaplı atıflardır [2].

TTK m. 617, sistematik olarak dört fıkradan oluşmaktadır. Birinci fıkra, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi ve olağan genel kurulun toplanma zamanını; ikinci fıkra, çağrı sürelerini; üçüncü fıkra, anonim şirketlere yapılan atıfları ve temsil müessesesini; dördüncü fıkra ise uygulamada büyük bir esneklik sağlayan "sirküler (elden dolaştırma) karar" usulünü ihdas etmektedir [3], [4], [5], [6]. Bu madde, limited şirketlerde ortaklık içi demokrasinin ve irade oluşum sürecinin hukuki zeminini teşkil etmekte olup, emredici ve nispi emredici nitelikteki kuralları bünyesinde barındırmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Toplantıya Çağrı Yetkisi ve Toplanma Zamanı (m. 617/1-2)

TTK m. 617/1 uyarınca, limited şirket genel kurulu kural olarak şirket müdürleri tarafından toplantıya çağrılır [2]. Kanun koyucu, olağan ve olağanüstü genel kurul ayrımını muhafaza etmiştir. Olağan genel kurul toplantısının, her hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması emredici bir kuraldır [2], [4]. Şirket sözleşmesinde öngörülen hallerde ve haklı veya zorunlu sebeplerin ortaya çıkması (gerektikçe) durumunda ise olağanüstü genel kurul toplanır [4].

Toplantıya çağrı süresi, TTK m. 617/2'de toplantı gününden en az on beş gün önce olarak belirlenmiştir [4]. Ancak, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde şirket sözleşmesi ile bu sürenin uzatılması veya on güne kadar kısaltılması mümkündür [5]. Bu esneklik, limited şirketlerin genellikle az ortaklı ve kapalı yapısına uygun düşmektedir.

2.2. Anonim Şirket Hükümlerine Atıf ve İstisnalar (m. 617/3)

Maddenin üçüncü fıkrası, limited şirket genel kurullarının işleyişinde anonim şirket hükümlerine geniş bir yollama yapmaktadır. Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler (TTK m. 410 vd.) kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacaktır [2].

Ancak fıkrada çok önemli bir istisna getirilmiştir: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcisine (hükümet komiserine) ilişkin hükümler limited şirketlerde uygulanmaz [2]. Anonim şirketlerin aksine, limited şirket genel kurullarında Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu hiçbir hal ve şartta mevcut değildir [7]. Ayrıca aynı fıkra, her ortağın kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir üçüncü kişi aracılığıyla temsil ettirebileceğini açıkça düzenleyerek, temsilde geniş bir serbesti tanımıştır [8].

2.3. Çağrısız Genel Kurul Müessesesi

TTK m. 617/3'ün, anonim şirketlerdeki çağrısız genel kurul hükmüne (TTK m. 416) yaptığı atıf uyarınca, limited şirketlerde de bütün ortaklar veya temsilcileri hazır bulunması ve aralarından birisinin itirazda bulunmaması durumunda davet usulüne uyulmaksızın toplantı yapılabilir [9], [10]. Çağrısız genel kurulda, toplantı nisabı var olduğu sürece karar alınabilir; ancak bir ortağın toplantıyı terk etmesi ile o andan itibaren genel kurulun karar alabilme yeteneği ortadan kalkar [10]. Dolayısıyla, çağrısız genel kurulda tüm payların temsil edilme zorunluluğunu içeren toplantı nisabı, sadece toplantının açılışında değil, tüm toplantı süresince korunmalıdır [10], [11].

2.4. Sirküler (Elden Dolaştırma) Karar Usulü (m. 617/4)

Türk ticaret hukuku doktrininde ve uygulamasında en çok tartışılan yeniliklerden biri, TTK m. 617/4 ile limited şirketlere getirilen sirküler karar (elden dolaştırma yoluyla karar) mekanizmasıdır. Maddeye göre, herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de karar verilebilir [3], [8].

Bu usulün geçerlilik şartı, aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulmasıdır [3]. İfade edilmesi gereken kritik husus şudur: "Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması" şartı, tüm ortakların öneriye "olumlu (kabul) oyu" vermesi gerektiği anlamına gelmez. Kararın geçerli bir şekilde oluşabilmesi için önerinin mutlak surette tüm ortaklara iletilmiş (sunulmuş) olması gerekir [12], [13]. Kararın alınabilmesi için ise, kanunun veya esas sözleşmenin o karar türü için aradığı yetersayıya (TTK m. 620'deki olağan kararlar için salt çoğunluk veya m. 621'deki önemli kararlar için nitelikli çoğunluk) ulaşılması yeterlidir [13], [9]. Bu imkân, özellikle az ortaklı limited şirketlerde hızlı ve masrafsız karar alınmasını temin etmektedir [14].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 416 (Çağrısız Genel Kurul) — TTK m. 617/3’ün yollamasıyla limited şirketlere uygulanan bu madde, çağrı merasimine uyulmaksızın tüm ortakların katılımı ile genel kurul toplanmasına imkân verir. Şekil eksikliklerini ortadan kaldıran ancak mutlak bir fiili katılım şartı arayan bir düzenlemedir [9], [10].
  • TTK m. 411 ve m. 412 (Azınlık Hakları) — TTK m. 617/3 atfıyla, limited şirketlerde sermayenin en az onda birini temsil eden azınlık, müdürlerden genel kurulu toplantıya çağırmasını veya gündeme madde eklemesini talep edebilir. Müdürlerin reddi veya sessiz kalması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi sürece müdahil olur [15].
  • TTK m. 620 ve m. 621 (Karar Nisapları) — TTK m. 617/4 uyarınca alınacak sirküler kararlarda, nisapların ne olacağı hususu kanunda açıkça yazılmamakla birlikte, doktrindeki hâkim görüşe göre, sirküler kararlar TTK m. 620 (olağan kararlar) ve m. 621'de (önemli kararlar) öngörülen kanuni nisaplara uygun olarak alınmalıdır [12], [13].
  • TTK m. 390/4 (Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararları) — Limited şirket genel kurulunun sirküler karar usulü, anonim şirket yönetim kurulunun sirküler karar usulünden (TTK m. 390/4) ilham alınarak düzenlenmiştir [16]. Ancak TTK m. 390/4'te onayların karar defterine yapıştırılması veya tek metne dönüştürülmesi geçerlilik şartı olarak açıkça düzenlenmişken, TTK m. 617/4'te böyle bir şekil şartının bulunmaması önemli bir kanuni farktır [17], [18].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin limited şirket genel kurullarında toplantı ve karar nisaplarının oluşumu ile çağrısız genel kurula ilişkin içtihatları, m. 617'nin uygulanmasında aydınlatıcı niteliktedir.

Yargıtay 11. HD., T. 28.5.2014, E. 2014/4452, K. 2014/0038 sayılı emsal kararında; davaya konu limited şirket genel kurulunun çağrısız olarak toplandığını, ancak TTK m. 416 (ve TTK m. 617/3 atfı) uyarınca çağrısız toplantı yapılabilmesi için bütün pay sahiplerinin aralarından biri itirazda bulunmadan toplanması gerektiğini vurgulamıştır [19]. Somut olayda, davacı dışındaki diğer iki ortakla toplanıp karar alındığı anlaşıldığından, çağrısız genel kurula ilişkin şartın gerçekleşmediği ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplanıldığından alınan kararın "yok hükmünde" olduğuna hükmedilmiştir [19], [20], [21], [22]. Bu karar, TTK m. 617 uyarınca usulüne uygun çağrı yapılmamasının veya çağrısız toplantı şartlarının sağlanmamasının yaptırımının doğrudan yokluk olduğunu ortaya koyan temel bir içtihattır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Çağrısız Genel Kurul ve Ortakların İtirazı): Üç ortaklı (A, B ve C) bir limited şirkette, ortaklar şirket merkezinde rutin bir iş görüşmesi için bir araya gelmişken, A'nın teklifi üzerine çağrı usulüne uyulmaksızın genel kurul kararı alınmasına geçilmiştir. Başlangıçta tüm ortaklar toplantıya muvafakat etmiş ve gündem maddesi oybirliği ile belirlenmiştir. Ancak sermaye artırımına ilişkin oylama aşamasında ortak C, toplantının gidişatından rahatsız olarak itiraz etmiş ve salonu terk etmiştir. Kalan ortaklar A ve B, toplantıya devam ederek sermaye artırımı kararı almışlardır. Hukuki analiz: TTK m. 617/3'ün TTK m. 416'ya yaptığı atıf uyarınca çağrısız genel kurul yapılabilmesi için tüm ortakların mevcudiyeti şarttır. Bir ortağın toplantıyı terk etmesi ile o andan itibaren genel kurulun çağrısız toplanabilme yeteneği ortadan kalkar [10]. Dolayısıyla, ortak C'nin toplantıyı terk etmesinden sonra ortak A ve B'nin aldığı sermaye artırımı kararı, kurucu şekil eksikliği sebebiyle yoklukla maluldür.

Olay 2 (Sirküler Karar Usulünde Eksik Bildirim): (X) Limited Şirketi'nde toplam 4 ortak bulunmaktadır. Şirket müdürü olan ortak (M), kâr dağıtımına ilişkin bir karar tasarısını hazırlayarak posta yoluyla diğer iki ortağa göndermiş ve yazılı onaylarını almıştır. Ancak, şirket politikalarına sürekli muhalefet eden ve %5 paya sahip olan ortak (K)'ya bu karar tasarısı gönderilmemiştir. (M) ve diğer iki ortağın oyları ile TTK m. 620'deki salt çoğunluk nisabı sağlanmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 617/4 hükmü son derece açıktır: "Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır." [3], [8]. Önerinin, oylamada sonucu değiştirmeyecek dahi olsa ortak (K)'ya gönderilmemiş olması, sirküler karar alma mekanizmasının kurucu unsurunu ihlal etmiştir. Alınan kâr dağıtım kararı geçerli bir genel kurul kararı vasfı taşımaz ve batıl/yok hükmündedir [3]. Nisabın (çoğunluğun) sağlanmış olması, önerinin tüm ortaklara sunulmaması yönündeki şekli eksikliği iyileştirmez.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Sirküler karar (m. 617/4) usulünde, karar tasarısının (önerinin) tüm ortaklara eksiksiz olarak sunulduğunu ve hiçbir ortağın "sözlü görüşme" (fiziki toplantı) talebinde bulunmadığını ispat yükü, kararı savunan şirkete ve müdürlere aittir. Gönderimlerin noter, KEP veya iadeli taahhütlü posta ile yapılması ispat açısından zorunluluk derecesinde önemlidir.
  • Zamanaşımı / Süreler: Olağan genel kurul, hesap dönemi bitiminden itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır. Toplantıya çağrı, toplantı gününden en az 15 gün önce yapılmalıdır (şirket sözleşmesi bu süreyi 10 güne kadar indirebilir) [4], [5]. Hukuka aykırı kararlara karşı açılacak iptal davası ise, anonim şirketlere yapılan atıf (TTK m. 622, m. 445) gereği karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır [23].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Genel kurul kararlarının iptali, butlanı veya yokluğunun tespiti davalarında kesin yetkili mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada, sirküler karar usulünde kararın geçerliliği için "tüm ortakların olumlu oyu (oybirliği)" gerektiği gibi yanlış bir kanaat bulunmaktadır. Hâlbuki Kanun'da aranan oybirliği değil, önerinin "tüm ortakların onayına sunulması" şartıdır [3], [13]. Öneri tüm ortaklara sunulduktan sonra, salt çoğunluk (veya ilgili kararın gerektirdiği nisap) oranında onay alınması kararın oluşması için yeterlidir. Bir diğer hata ise, çağrısız genel kurullarda hazırun cetvelinin oluşturulmaması ve muhalefet eden ortağın ayrılmasına rağmen karar alınmaya devam edilmesidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 617/4 ile hukukumuza dâhil edilen sirküler karar mekanizması, öğretide önemli tartışmalara zemin hazırlamıştır. Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar ve Prof. Dr. Ersin Çamoğlu gibi değerli hukukçular tarafından da vurgulandığı üzere, sirküler kararın usul ve esaslarına ilişkin TTK m. 617/4'te ciddi boşluklar mevcuttur [16], [18].

Anonim şirketlerde yönetim kurulu sirküler kararlarını düzenleyen TTK m. 390/4 hükmünde, "onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerlilik şartıdır" denilmesine karşın; TTK m. 617/4'te bu yönde bir şekil şartına yer verilmemiştir [17], [18]. Hükümler arası bu paralelliğin kurulmaması, uygulamada belge düzeni, ispat ve kararın tekemmül anı noktasında tereddütlere yol açmaktadır.

Bunun yanı sıra, sirküler karar mekanizmasında karar yetersayısının "temsil edilen oylar" üzerinden mi (TTK m. 620), yoksa fiziki toplantı yapılmadığı için "tüm oylar" üzerinden mi hesaplanacağı kanunda açıkça çözülmemiştir. Doktrindeki baskın görüşe göre, sirküler karar usulünde tüm ortaklara teklif gönderildiğinden, karar yetersayısı belirlenirken tüm ortaklar genel kurula katılmış gibi değerlendirme yapılmalı ve tüm oylar üzerinden hesaplama yapılmalıdır [24], [13].

Sonuç olarak; limited şirketlerin anonim şirket modeli temel alınarak yeniden düzenlendiği 6102 sayılı Kanun sistematiğinde, m. 617 hükmü, anonim şirketlere yapılan atıflar ile kendine özgü esneklik mekanizmalarını (sirküler karar gibi) bir arada sunarak işlem maliyetlerini düşürmeyi amaçlamış ancak normatif düzenlemedeki bazı eksiklikler, içtihatlar ve doktriner yorumlar vasıtasıyla doldurulmak zorunda bırakılmıştır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.