1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 592. maddesi, limited şirketlerde esas sermayenin azaltılması kurumunu düzenlemektedir. Söz konusu hüküm, limited şirketler hukukuna ilişkin "Özel Değişiklikler" başlığı altında yer almakta olup, niteliği itibarıyla bir şirket sözleşmesi değişikliği olan sermaye azaltımının usul ve esaslarını belirlemektedir.
Madde metni, kanun koyucunun limited şirketler ile anonim şirketler arasındaki yapısal benzerlikleri (sermaye şirketi olma vasfı) göz önünde bulundurarak benimsediği "atıf (yollama) yöntemi" ile kaleme alınmıştır. Birinci fıkranın ilk cümlesinde, anonim şirketlerin esas sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümlerinin (TTK m. 473-475) limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanacağı ifade edilmiştir [1].
Bununla birlikte, limited şirketlerin şahıs şirketi unsurları da barındıran melez yapısı gereği, anonim şirketlerde bulunmayan "ek ödeme yükümlülüğü" (TTK m. 603 vd.) müessesesi dikkate alınarak maddenin ikinci cümlesinde özel bir sınırlama getirilmiştir. Buna göre; esas sermayenin, "borca batık bilançonun iyileştirilmesi" amacıyla azaltılabilmesi için, şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmiş olması emredici bir şart olarak aranmıştır [2], [3], [1]. Bu düzenlemenin temel amacı, şirket alacaklılarının korunması ve şirket içi mali krizin, ortakların kendi mali sorumluluklarını (ek ödeme yükümlerini) yerine getirmeden salt muhasebesel bir işlemle (sermaye azaltımıyla) örtbas edilmesinin engellenmesidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Anonim Şirket Hükümlerinin Kıyasen Uygulanması
Maddenin ilk cümlesindeki atıf, anonim şirketlerde sermaye azaltımını düzenleyen TTK m. 473, 474 ve 475 hükümlerine yöneliktir [4], [1]. Bu atıf gereğince, limited şirketlerde sermaye azaltımı süreci şu aşamalardan oluşur:
- Müdürler Kurulu Raporu ve Genel Kurul Kararı: Sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri, azaltmanın amacı ve ne şekilde yapılacağı müdürler tarafından hazırlanacak bir raporla açıklanmalı ve bu husus genel kurula sunulmalıdır (TTK m. 473/1) [5].
- Alacaklılara Çağrı: Genel kurul kararı sonrasında, şirket müdürleri tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün arayla üç defa ilan yapılarak alacaklılara çağrıda bulunulur [6], [7].
- Alacakların Ödenmesi veya Teminat Altına Alınması: İlandan itibaren iki ay içinde başvuran alacaklıların hakları ödenmeli veya teminat altına alınmalıdır (TTK m. 474/1) [7].
- Tescil ve İlan: Teminat veya ödeme şartları yerine getirildikten ve ilgili YMM/SMMM raporu (şirket aktiflerinin alacaklıları karşılamaya yettiğine dair) alındıktan sonra karar ticaret siciline tescil edilir [3].
2.2. Borca Batık Bilançonun İyileştirilmesi Amacıyla Sermaye Azaltımı
Borca batıklık, şirket aktiflerinin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmemesi durumudur (TTK m. 376/3) [8]. Şirketin borca batık bilançosunu iyileştirmek (basitleştirilmiş sermaye azaltımı) için sermaye azaltımına gidilmesi, aslında şirket malvarlığından ortaklara bir fon çıkışı sağlamaz; yalnızca bilançodaki zarar kalemi ile sermaye kaleminin mahsup edilerek bilançonun gerçek duruma uyarlanmasını ifade eder [9], [10]. Kanun koyucu, bu işlemin alacaklılar için bir tehlike yaratmayacağı hallerde TTK m. 474/2 uyarınca alacaklılara çağrı ve teminat zorunluluğundan muafiyet tanımaktadır [11], [12].
2.3. Ek Ödeme Yükümlülüklerinin Tamamen Ödenmesi Şartı
TTK m. 592'nin en ayırt edici özelliği bu kavramdır. Ek ödeme yükümlülüğü, limited şirket ortaklarının sermaye borcu dışında, şirket sözleşmesiyle öngörülebilen ve yalnızca şirketin finansal durumunun bozulması (bilanço açığı vb.) hallerinde istenebilen nakdi nitelikteki yükümlülüklerdir (TTK m. 603) [13], [14], [15]. Eğer şirket sözleşmesinde böyle bir yükümlülük öngörülmüşse, ortaklar bilançodaki borca batıklığı gidermek için doğrudan sermaye azaltımına gidemezler. Kanun koyucu, TTK m. 592 ile emredici bir kural koyarak; öncelikle ortakların ceplerinden çıkacak bu nakdi ek ödemelerin şirkete fiilen ödenmesini, bilançonun bu yolla iyileştirilmesini zorunlu kılmıştır [2], [3]. Aksi takdirde sermaye azaltımı kararı alınamaz ve tescil edilemez.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 473, 474 ve 475 (Anonim Şirketlerde Sermaye Azaltımı): Madde 592'nin yollama yaptığı temel usul hükümleridir. Sermaye azaltımının alacaklıları koruyucu mekanizmaları, kıyasen bu maddeler üzerinden limited şirketlere entegre edilmiştir [4], [16], [1].
- TTK m. 589 ve m. 621 (Genel Kurul Karar Nisapları ve Doktrin Tartışması): TTK m. 592'nin anonim şirket hükümlerine yaptığı atfın sadece usulü mü yoksa karar nisaplarını da mı kapsadığı doktrinde büyük bir tartışma konusudur. Şükrü Yıldız'a göre, sermaye azaltımı bir sözleşme değişikliği olduğundan TTK m. 589'da öngörülen karar nisabı (esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararı) uygulanmalıdır [4], [16]. Hasan Pulaşlı da bu görüşü destekleyerek, TTK m. 592'deki yollamanın nisaplara değil prosedüre ilişkin olduğunu, bu nedenle TTK 421/3'teki %75'lik ağır nisabın limited şirketlere uygulanamayacağını ifade etmektedir [16], [17]. Zira limited şirketler hukukunun kendi sistematik yapısında sözleşme değişiklikleri m. 589'a tabidir [17].
- TTK m. 603 (Ek Ödeme Yükümlülüğü): Maddede geçen ek ödemelerin hukuki niteliği, sınırları (itibari değerin en fazla iki katı olabilmesi) ve muacceliyet şartları m. 603 ve devamı hükümlerine göre belirlenir [18], [19].
- İİK m. 179 vd. ile TTK m. 376 (Borca Batıklık ve İflas): Borca batık bilançonun iyileştirilmesinin hukuki sonuçları, şirketin iflası veya iflasın ertelenmesi/konkordato süreçleriyle doğrudan bağlantılıdır. Sermaye azaltımı ve eş zamanlı artırım (TTK m. 473) bu süreçlerde bir iyileştirme projesi (sanierungsfusion vb.) aracı olarak kullanılır [20], [21].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, ticaret şirketlerinde sermaye azaltımı işlemlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olduğu vurgulanmaktadır. Yargıtay kararlarında, sermaye azaltımında TTK m. 592 yollamasıyla uygulanan m. 474 ve m. 475'teki "alacaklıların korunması" ilkesi titizlikle denetlenmektedir. Şirket alacaklılarına üç defa usulüne uygun çağrı yapılmadan, alacakları muaccel olanların alacakları ödenmeden veya müeccel/çekişmeli olanların hakları teminat altına alınmadan ticaret siciline yapılan tescillerin geçersiz olduğu (butlan/iptal yaptırımı) kararlara yansımaktadır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borca batıklık halinde şirketin iyileştirilmesi sürecinde ortakların "ek ödeme yükümlülüğü" dâhil tüm yasal fedakârlıkları yapıp yapmadığını iyileştirme projelerinin inandırıcılığı bağlamında değerlendirmektedir. Sermaye azaltımının sırf borçtan kurtulmak veya alacaklılardan mal kaçırmak (muvazaa) maksadıyla yapıldığı tespit edildiğinde, mahkemelerce alınan iptal kararları Yargıtay tarafından onanmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sermaye Azaltımı ve Alacaklıların Korunması):
X Limited Şirketi, ihtiyaç fazlası olduğu gerekçesiyle 1.000.000 TL olan esas sermayesini 500.000 TL'ye düşürmek istemektedir. Müdürler kurulu bir rapor hazırlar ve genel kurul sermayenin üçte iki çoğunluğuyla (TTK m. 589 uyarınca) bu kararı alır. Şirket tescil için doğrudan ticaret siciline başvurur.
Hukuki analiz: TTK m. 592'nin atfıyla TTK m. 473-475 uyarınca sermaye azaltımı prosedürünün tamamlanması şarttır. Şirket, alacaklılara Ticaret Sicili Gazetesinde 3 kez çağrı yapmamış ve süreyi (2 ay) beklememiştir. Alacaklıların haklarının ödendiğini veya teminat altına alındığını gösteren belge ile şirkette aktiflerin borçları karşılamaya yettiğine dair SMMM/YMM raporu ibraz edilmediğinden sicil müdürü tescil talebini reddedecektir [3], [6], [7].
Olay 2 (Borca Batıklık ve Ek Ödeme Yükümlülüğünün İfası):
Y Limited Şirketi, üst üste elde ettiği zararlar neticesinde borca batık duruma düşmüştür. Şirket sözleşmesinde her ortağın esas sermaye payının iki katı oranında (Toplam 200.000 TL) "ek ödeme yükümlülüğü" bulunmaktadır. Ortaklar, şirketi kurtarmak amacıyla ve bu ek ödemeyi yapmaktan kaçınmak için genel kurulda "borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla" sermaye azaltımı kararı almışlardır.
Hukuki analiz: TTK m. 592'nin ikinci cümlesi son derece açıktır: "Esas sermaye borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla, ancak şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmesi hâlinde azaltılabilir." [2], [3]. Ortaklar 200.000 TL tutarındaki ek ödeme yükümlülüğünü şirkete nakden ifa etmedikleri sürece alınan bu sermaye azaltımı kararı kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eder ve hukuken uygulanamaz.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Sermaye azaltımının alacaklıların haklarını zedelemediği, alacaklılara usulünce çağrı yapıldığı ve borca batıklık halinde ek ödemelerin eksiksiz ifa edildiği hususlarında ispat yükü şirket tüzel kişiliğine (ve onu temsilen müdürlere) aittir [3], [22]. Bu husus uzman (YMM/SMMM) raporları ile sicile tevsik edilmelidir.
- Zamanaşımı / Süreler: Alacaklıların ödeme veya teminat istemesi için verilen süre, TTSG'deki üçüncü ilandan itibaren 2 aydır [23]. Sermaye azaltım işleminin iptali davası ise, tescilin ilan edildiği tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süreye tabidir (TTK m. 475/1) [24], [25].
- Görevli/yetkili mahkeme: Gerek iptal davası gerekse değer tespiti veya diğer ihtilaflar için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, yetkili mahkeme şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [24].
- Yaygın uygulama hataları: En sık karşılaşılan hata, "basitleştirilmiş sermaye azaltımı" adı altında geçmiş yıl zararlarının mahsubu yapılırken, anonim şirketlere ilişkin TTK 474/2 muafiyetinin sınırsız olduğunun zannedilmesidir. Şayet limited şirket sözleşmesinde ek ödeme yükümlülüğü varsa, bu zarar mahsubu (azaltım) yapılmadan önce ilgili bedelin şirkete tahsil edilmemesi mutlak bir kanuna aykırılık doğurur [2]. Ayrıca, genel kurul karar nisabında TTK 421/3 ile m. 589 arasındaki doktrinel ayrım nedeniyle hatalı nisaplarla karar alınması ve kararların butlanla malul olması da yaygın bir hatadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu'nun 592. maddesi, kanun yapma tekniği (yasama metodolojisi) bakımından doktrinde haklı eleştirilere maruz kalmıştır. Kanun koyucunun kuralları tek tek yazmak yerine doğrudan anonim şirketlere (TTK m. 473-475) yollama yapması, özellikle "karar nisapları" konusunda belirsizlik yaratmıştır.
Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Ersin Çamoğlu gibi otoritelerin vurguladığı üzere, anonim şirket ve limited şirket yapıları her ne kadar sermaye şirketi olsalar da birbirlerinden ciddi farklılıklar içerir. Hasan Pulaşlı ve Şükrü Yıldız'ın da isabetle belirttiği gibi, TTK m. 592'deki atfın yalnızca usul (prosedür) kurallarına yönelik olarak anlaşılması zaruridir; aksi takdirde limited şirket genel kurulunda sermaye azaltımı için aranacak nisap hususunda TTK m. 589 ile AŞ hükümleri arasında çözümü zor bir normlar çatışması doğmaktadır [4], [16], [17], [26].
Bununla birlikte, maddenin ikinci cümlesinde yer alan ek ödeme yükümlülüğünün tamamen ödenmesi şartı, alacaklıların korunması bakımından son derece modern ve isabetli bir düzenlemedir. Zira limited şirket ortaklarının sermaye koyma borcundan sıyrılarak şirketi kendi haline terk etmelerini engelleyen, "ortakların şirketi fonlama yükümlülüğünü" (finansal sorumluluklarını) ciddiye alan bir yaklaşımın eseridir. Reform önerisi olarak, atıf yönteminin terk edilerek limited şirkete özgü sermaye azaltım prosedürünün ve karar nisaplarının doğrudan ilgili fasılda müstakil bir şekilde kodifiye edilmesi hukuk güvenliği ilkesi açısından daha yerinde olacaktır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 592. maddesi, limited şirketlerde esas sermayenin azaltılması kurumunu düzenlemektedir. Söz konusu hüküm, limited şirketler hukukuna ilişkin "Özel Değişiklikler" başlığı altında yer almakta olup, niteliği itibarıyla bir şirket sözleşmesi değişikliği olan sermaye azaltımının usul ve esaslarını belirlemektedir.
Madde metni, kanun koyucunun limited şirketler ile anonim şirketler arasındaki yapısal benzerlikleri (sermaye şirketi olma vasfı) göz önünde bulundurarak benimsediği "atıf (yollama) yöntemi" ile kaleme alınmıştır. Birinci fıkranın ilk cümlesinde, anonim şirketlerin esas sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümlerinin (TTK m. 473-475) limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanacağı ifade edilmiştir [1].
Bununla birlikte, limited şirketlerin şahıs şirketi unsurları da barındıran melez yapısı gereği, anonim şirketlerde bulunmayan "ek ödeme yükümlülüğü" (TTK m. 603 vd.) müessesesi dikkate alınarak maddenin ikinci cümlesinde özel bir sınırlama getirilmiştir. Buna göre; esas sermayenin, "borca batık bilançonun iyileştirilmesi" amacıyla azaltılabilmesi için, şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmiş olması emredici bir şart olarak aranmıştır [2], [3], [1]. Bu düzenlemenin temel amacı, şirket alacaklılarının korunması ve şirket içi mali krizin, ortakların kendi mali sorumluluklarını (ek ödeme yükümlerini) yerine getirmeden salt muhasebesel bir işlemle (sermaye azaltımıyla) örtbas edilmesinin engellenmesidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Anonim Şirket Hükümlerinin Kıyasen Uygulanması
Maddenin ilk cümlesindeki atıf, anonim şirketlerde sermaye azaltımını düzenleyen TTK m. 473, 474 ve 475 hükümlerine yöneliktir [4], [1]. Bu atıf gereğince, limited şirketlerde sermaye azaltımı süreci şu aşamalardan oluşur:
2.2. Borca Batık Bilançonun İyileştirilmesi Amacıyla Sermaye Azaltımı
Borca batıklık, şirket aktiflerinin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmemesi durumudur (TTK m. 376/3) [8]. Şirketin borca batık bilançosunu iyileştirmek (basitleştirilmiş sermaye azaltımı) için sermaye azaltımına gidilmesi, aslında şirket malvarlığından ortaklara bir fon çıkışı sağlamaz; yalnızca bilançodaki zarar kalemi ile sermaye kaleminin mahsup edilerek bilançonun gerçek duruma uyarlanmasını ifade eder [9], [10]. Kanun koyucu, bu işlemin alacaklılar için bir tehlike yaratmayacağı hallerde TTK m. 474/2 uyarınca alacaklılara çağrı ve teminat zorunluluğundan muafiyet tanımaktadır [11], [12].
2.3. Ek Ödeme Yükümlülüklerinin Tamamen Ödenmesi Şartı
TTK m. 592'nin en ayırt edici özelliği bu kavramdır. Ek ödeme yükümlülüğü, limited şirket ortaklarının sermaye borcu dışında, şirket sözleşmesiyle öngörülebilen ve yalnızca şirketin finansal durumunun bozulması (bilanço açığı vb.) hallerinde istenebilen nakdi nitelikteki yükümlülüklerdir (TTK m. 603) [13], [14], [15]. Eğer şirket sözleşmesinde böyle bir yükümlülük öngörülmüşse, ortaklar bilançodaki borca batıklığı gidermek için doğrudan sermaye azaltımına gidemezler. Kanun koyucu, TTK m. 592 ile emredici bir kural koyarak; öncelikle ortakların ceplerinden çıkacak bu nakdi ek ödemelerin şirkete fiilen ödenmesini, bilançonun bu yolla iyileştirilmesini zorunlu kılmıştır [2], [3]. Aksi takdirde sermaye azaltımı kararı alınamaz ve tescil edilemez.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, ticaret şirketlerinde sermaye azaltımı işlemlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olduğu vurgulanmaktadır. Yargıtay kararlarında, sermaye azaltımında TTK m. 592 yollamasıyla uygulanan m. 474 ve m. 475'teki "alacaklıların korunması" ilkesi titizlikle denetlenmektedir. Şirket alacaklılarına üç defa usulüne uygun çağrı yapılmadan, alacakları muaccel olanların alacakları ödenmeden veya müeccel/çekişmeli olanların hakları teminat altına alınmadan ticaret siciline yapılan tescillerin geçersiz olduğu (butlan/iptal yaptırımı) kararlara yansımaktadır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borca batıklık halinde şirketin iyileştirilmesi sürecinde ortakların "ek ödeme yükümlülüğü" dâhil tüm yasal fedakârlıkları yapıp yapmadığını iyileştirme projelerinin inandırıcılığı bağlamında değerlendirmektedir. Sermaye azaltımının sırf borçtan kurtulmak veya alacaklılardan mal kaçırmak (muvazaa) maksadıyla yapıldığı tespit edildiğinde, mahkemelerce alınan iptal kararları Yargıtay tarafından onanmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sermaye Azaltımı ve Alacaklıların Korunması): X Limited Şirketi, ihtiyaç fazlası olduğu gerekçesiyle 1.000.000 TL olan esas sermayesini 500.000 TL'ye düşürmek istemektedir. Müdürler kurulu bir rapor hazırlar ve genel kurul sermayenin üçte iki çoğunluğuyla (TTK m. 589 uyarınca) bu kararı alır. Şirket tescil için doğrudan ticaret siciline başvurur. Hukuki analiz: TTK m. 592'nin atfıyla TTK m. 473-475 uyarınca sermaye azaltımı prosedürünün tamamlanması şarttır. Şirket, alacaklılara Ticaret Sicili Gazetesinde 3 kez çağrı yapmamış ve süreyi (2 ay) beklememiştir. Alacaklıların haklarının ödendiğini veya teminat altına alındığını gösteren belge ile şirkette aktiflerin borçları karşılamaya yettiğine dair SMMM/YMM raporu ibraz edilmediğinden sicil müdürü tescil talebini reddedecektir [3], [6], [7].
Olay 2 (Borca Batıklık ve Ek Ödeme Yükümlülüğünün İfası): Y Limited Şirketi, üst üste elde ettiği zararlar neticesinde borca batık duruma düşmüştür. Şirket sözleşmesinde her ortağın esas sermaye payının iki katı oranında (Toplam 200.000 TL) "ek ödeme yükümlülüğü" bulunmaktadır. Ortaklar, şirketi kurtarmak amacıyla ve bu ek ödemeyi yapmaktan kaçınmak için genel kurulda "borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla" sermaye azaltımı kararı almışlardır. Hukuki analiz: TTK m. 592'nin ikinci cümlesi son derece açıktır: "Esas sermaye borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla, ancak şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmesi hâlinde azaltılabilir." [2], [3]. Ortaklar 200.000 TL tutarındaki ek ödeme yükümlülüğünü şirkete nakden ifa etmedikleri sürece alınan bu sermaye azaltımı kararı kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eder ve hukuken uygulanamaz.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu'nun 592. maddesi, kanun yapma tekniği (yasama metodolojisi) bakımından doktrinde haklı eleştirilere maruz kalmıştır. Kanun koyucunun kuralları tek tek yazmak yerine doğrudan anonim şirketlere (TTK m. 473-475) yollama yapması, özellikle "karar nisapları" konusunda belirsizlik yaratmıştır.
Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Ersin Çamoğlu gibi otoritelerin vurguladığı üzere, anonim şirket ve limited şirket yapıları her ne kadar sermaye şirketi olsalar da birbirlerinden ciddi farklılıklar içerir. Hasan Pulaşlı ve Şükrü Yıldız'ın da isabetle belirttiği gibi, TTK m. 592'deki atfın yalnızca usul (prosedür) kurallarına yönelik olarak anlaşılması zaruridir; aksi takdirde limited şirket genel kurulunda sermaye azaltımı için aranacak nisap hususunda TTK m. 589 ile AŞ hükümleri arasında çözümü zor bir normlar çatışması doğmaktadır [4], [16], [17], [26].
Bununla birlikte, maddenin ikinci cümlesinde yer alan ek ödeme yükümlülüğünün tamamen ödenmesi şartı, alacaklıların korunması bakımından son derece modern ve isabetli bir düzenlemedir. Zira limited şirket ortaklarının sermaye koyma borcundan sıyrılarak şirketi kendi haline terk etmelerini engelleyen, "ortakların şirketi fonlama yükümlülüğünü" (finansal sorumluluklarını) ciddiye alan bir yaklaşımın eseridir. Reform önerisi olarak, atıf yönteminin terk edilerek limited şirkete özgü sermaye azaltım prosedürünün ve karar nisaplarının doğrudan ilgili fasılda müstakil bir şekilde kodifiye edilmesi hukuk güvenliği ilkesi açısından daha yerinde olacaktır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.