RESMİ METİN

II - Tescil 1. İstem


Madde 586 - (1) Şirket sözleşmesinin 575 inci maddede öngörüldüğü şekilde düzenlenmesinden sonra, tescil için, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki ticaret siciline başvurulur. (2) Başvuru, müdürlerin tümü tarafından imzalanır. Başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir: a) Şirket sözleşmesinin onaylanmış bir örneği. b) (Mülga: 15/7/2016 - 6728/73 md.) c) Yerleşim yerleri de gösterilerek şirketi temsile ye tkili kişileri ve denetçinin seçimini gösterir belge. (3) Dilekçede şu kayıtlar yer alır: a) Bütün ortakların adları ve soyadları veya unvanları, yerleşim yerleri, vatandaşlıkları. b) Her ortağın üstlendiği esas sermaye payı ve ödediği toplam tutar. c) İst er ortak ister üçüncü kişi olsun, müdürlerin adları ve soyadları veya unvanları. d) Şirketin ne suretle temsil edileceği.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), limited şirketlerin kuruluş sürecini ve tüzel kişilik kazanma aşamalarını şeffaf, öngörülebilir ve işlem güvenliğini sağlayacak bir zemine oturtmuştur. TTK m. 586, kuruluş sürecinin en hayati aşamalarından biri olan "tescil istemi"ni ve tescil başvurusunun usul ve esaslarını düzenlemektedir [1].

Ticaret şirketlerinin, hukuki bir varlık olarak doğabilmesi, yani tüzel kişilik kazanabilmesi tescil ile mümkündür. Tescilden önceki aşamada, kurucular arasında sadece bir adi şirket veya "ön şirket" ilişkisinden bahsedilebilir. TTK m. 586, şirket sözleşmesinin kanuni şartlara uygun olarak hazırlanmasının ardından, devletin resmi sicili olan ticaret sicili nezdinde tüzel kişiliğin tescili için atılması gereken ilk resmi idari adımı, yetkili kişileri ve sunulması zorunlu belgeleri norm altına almaktadır [1, 2].

Kanun koyucu, bu düzenleme ile tescil aşamasında kurucu iradenin ve yönetim organının şirketin doğumu konusundaki ortak mutabakatını güvence altına almayı hedeflemiştir. TTK m. 586'nın, TTK m. 575 (sözleşmenin şekli) ve TTK m. 587 (tescil ve ilan) ile ayrılmaz bir bütünlük içinde incelenmesi sistematiğin zorunlu bir sonucudur [3, 4]. Hükmün ikinci fıkrasında yer alan (b) bendi, 15.07.2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun ile mülga edilmiş olup, bu durum kanun koyucunun şirket kuruluşlarını bürokratik engellerden arındırma ve kolaylaştırma iradesinin somut bir yansımasıdır [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Şirket Sözleşmesinin Düzenlenmesi ve TTK m. 575 Atfı

TTK m. 586/1 bendi uyarınca tescil başvurusunun ön şartı, şirket sözleşmesinin TTK m. 575'te öngörüldüğü biçimde düzenlenmesidir [1]. TTK m. 575, şirket sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını ve kurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzalanmasını amirdir [3]. Bu hüküm, 7099 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramadan önce noter onayını şart koşmaktaydı; ancak güncel durumda sicil müdürlüğü personeli huzurunda imzalanması ile kuruluş işlemleri tek bir merkezde (tek durak noktası) toplanarak hızlandırılmıştır [5]. Sözleşmenin geçerli biçimde kurulmamış olması halinde, m. 586 uyarınca yapılacak tescil istemi, sicil müdürünün inceleme görevi (TTK m. 32) engeline takılacaktır [6].

2.2. Müdürlerin Tümü Tarafından İmza Şartı (İstem Sahipleri)

TTK m. 586/2 hükmü, tescil başvurusunun müdürlerin tümü tarafından imzalanmasını emredici olarak öngörmüştür [1]. Doktrinde de vurgulandığı üzere, kuruluş başvurusunun sadece şirketi temsile yetkili olan müdür(ler) veya kurucular tarafından değil, atanan "tüm" müdürler tarafından yapılması, yönetim kurulunda yer alan her bir bireyin, şirketin faaliyete geçmesi ve sözleşmenin içeriği konusunda tam bir irade birliğine sahip olduğunu gösterir. Bu durum, TTK'nın şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkelerinin bir yansımasıdır.

2.3. Başvuruya Eklenecek Belgeler

Maddenin 2. fıkrası uyarınca dilekçeye; onaylanmış şirket sözleşmesi sureti ve müdürler ile denetçinin yerleşim yerlerini gösterir belge eklenmelidir [1, 2]. Yönetim organının (müdürlerin) ve varsa denetçinin tespit edilebilir ve ulaşılabilir olması, üçüncü kişilerin ve alacaklıların korunması, ticari hayatta güven ilkesinin tesisi için zaruridir. (Mülga b bendi, kurucular beyanına ilişkindi ancak kuruluş maliyetlerini ve prosedürünü azaltmak amacıyla kaldırılmıştır [1]).

2.4. Dilekçede Yer Alacak Kayıtlar

Hükmün 3. fıkrası, tescil dilekçesinin maddi içeriğini tayin eder. Bunlar; ortakların tam kimlik ve iletişim bilgileri, taahhüt edilen ve ödenen esas sermaye payları, müdürlerin kimlikleri ve şirketin ne suretle (münferit/müşterek) temsil edileceğidir [2]. Temsil şeklinin dilekçede açıkça belirtilmesi, TTK m. 36 uyarınca ticaret sicilinin üçüncü kişilere karşı doğuracağı müspet ve menfi etkilerin başlangıç noktasını oluşturur [7].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 588 (Tüzel Kişiliğin Kazanılması ve Ön Şirket Aşaması): TTK m. 586'ya uygun olarak yapılan başvuru sonucunda tescil işleminin gerçekleşmesi ile limited şirket tüzel kişilik kazanır [8]. Doktrinde (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu) ifade edildiği üzere, tescilin kurucu (ihdasi) etkisi vardır. Tescilden önce yapılan işlemler dolayısıyla işlemi yapanların şahsen ve müteselsilen sorumluluğu söz konusudur (TTK m. 588/3) [8].
  • TTK m. 587 (Tescil ve İlan Süresi): TTK m. 586'daki başvuru, şirket sözleşmesinin yetkili personel huzurunda imzalandığı tarihi izleyen otuz (30) gün içinde yapılmak zorundadır [4]. Süre aşımı, idari yaptırımlara ve kurucuların sorumluluğuna sebebiyet verebilir.
  • TTK m. 32 (Sicil Müdürünün İnceleme Görevi): TTK m. 586 kapsamında sunulan dilekçe ve ekleri, sicil müdürü tarafından TTK m. 32 uyarınca emredici hükümlere aykırılık yönünden incelenir [6]. Sicil müdürünün yetkisi, şekli bir incelemenin ötesinde, tescil edilecek hususların kamu düzenine ve kanunun emredici normlarına uygunluğunu denetlemeyi kapsar [6].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, şirket kuruluş sürecindeki tescil işlemleri sıkı şekil şartlarına tabidir ve sicil müdürlüğünün bu evraklar üzerindeki denetim yetkisi kamu düzenindendir. Yargıtay, TTK m. 586 ve m. 588 bağlamında önüne gelen uyuşmazlıklarda "kurucu etki" prensibini titizlikle uygulamaktadır.

Tescil işlemi tamamlanmadan şirket adına ticari faaliyette bulunulması durumunda, Yargıtay işlemi yapan müdürleri ve kurucuları, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) adi şirket hükümleri ile TTK m. 588/3 hükümleri çerçevesinde şahsen ve müteselsilen sorumlu tutmaktadır [8]. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da teyit edildiği üzere, TTK m. 586'da anılan formel başvuru yapılmadan ve sicile tescil sağlanmadan, salt sözleşmenin düzenlenmiş olması, üçüncü kişilere karşı tüzel kişilik perdesinin ileri sürülmesi için yeterli kabul edilemez.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: A, B ve C bir limited şirket kurmak üzere şirket sözleşmesini ticaret sicili personeli huzurunda imzalamıştır. Şirket sözleşmesinde B ve C müdür olarak atanmıştır. Ancak tescil başvurusu için hazırlanan dilekçeyi sadece B imzalamış ve sicil müdürlüğüne sunmuştur. Hukuki analiz: TTK m. 586/2 hükmü uyarınca tescil başvurusu "müdürlerin tümü" tarafından imzalanmak zorundadır [1]. Başvuruda C'nin imzasının eksik olması hukuki bir sakatlıktır. Ticaret sicili müdürü, TTK m. 32 uyarınca yapacağı incelemede bu usuli eksikliği tespit edip, başvuruyu askıya alacak yahut C'nin imzasının ikmalini talep edecektir. İmza tamamlanmadan tescil talebi yerine getirilemez.

Olay 2: Bir limited şirketin kuruluşu için X ve Y bir araya gelmiş, sözleşmeyi imzalamıştır. Tescil talebi, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 45 gün sonra yetkili ticaret sicili müdürlüğüne, TTK m. 586'daki gereklilikleri içeren dilekçe ile yapılmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 587 uyarınca tescil başvurusunun, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yapılması gerekmektedir [4]. 30 günlük sürenin kaçırılmış olması, sözleşmenin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz ancak TTK m. 33 gereği idari para cezası ve ilgililerin kurumsal sorumlulukları gündeme gelebilir [9]. Sicil müdürü tescili gerçekleştirmekle birlikte gecikmeye dair idari müeyyidelerin uygulanması yoluna gidecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Kuruluş aşamasında belgelerin tam ve eksiksiz sunulduğunun, tescil talebinin süresinde yapıldığının (TTK m. 587) ispat yükü, limited şirket müdürlerinin ve kurucularının üzerindedir. Dilekçeye eklenecek belgelerde (TTK m. 586/2) sahtelik veya gerçeğe aykırılık bulunması halinde TTK m. 549 kapsamında hukuki ve cezai sorumluluk kuruculara ve müdürlere aittir [10].
  • Zamanaşımı / Süreler: Şirket sözleşmesinin yetkili personel nezdinde imzalanmasından itibaren tescil başvurusunun (TTK m. 586 gereğince) 30 gün içinde yapılması emredici süredir (TTK m. 587) [4].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Tescil talebinin sicil müdürü tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiği hallerde (TTK m. 34), ret kararına karşı itiraz mercii, sicilin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'dir [11, 12].
  • Yaygın uygulama hataları: Dilekçede şirket temsil yetkisinin sınırlarının (münferit/müşterek veya tutar sınırı) eksik yahut çelişkili belirtilmesi. TTK m. 586/3(d) açıkça şirketin ne suretle temsil edileceğinin bildirilmesini emreder [2]. Bu hususun muğlak olması, TTK m. 36 uyarınca üçüncü kişilerle ileride yaşanacak uyuşmazlıklara zemin hazırlar [7].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde (özellikle Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Bahtiyar ekollerinde) TTK m. 586/2 hükmünde yer alan "başvurunun müdürlerin tümü tarafından imzalanması" kuralının lafzi ve amaca uygun yorumu sıklıkla tartışılmaktadır. Kurucu iradenin sağlamlaştırılması amacına hizmet etse de çok sayıda müdürün bulunduğu veya yabancı uyruklu müdürlerin olduğu limited şirketlerde bu şart, pratik ticari hayatın hızıyla çelişmekte ve kuruluş işlemlerini yavaşlatabilmektedir. Kimi hallerde vekaletname veya özel yetki belgeleriyle çözüm üretilmeye çalışılsa da, lafzın kesinliği tescil memurlarını çekimser bırakmaktadır.

Bununla beraber, (b) bendinin 6728 sayılı Kanun'la mülga edilmesi ve akabinde 7099 sayılı Kanun'la noter şartının kaldırılarak işlemlerin sicil müdürlüğünde tek elde birleştirilmesi, Türk ticaret hukukunun yatırım ortamını iyileştirme vizyonunun olumlu bir tezahürüdür [5]. Ancak kanunun, dijitalleşen şirketleşme modelleri (MERSİS altyapısının daha otonom hale gelmesi) karşısında e-imza ile çoklu başvuruları daha esnek hale getirecek teleolojik güncellemeler yapması, 6102 sayılı TTK'nın reformist ruhuna daha uygun düşecektir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.