1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 576. maddesi, limited şirketlerin anayasası konumunda olan şirket sözleşmesinin mutlak zorunlu içeriğini düzenlemektedir. Ticaret şirketleri hukukunda, bir tüzel kişiliğin geçerli olarak doğabilmesi ve sicile tescil edilebilmesi için sözleşmesinin asgari bir takım unsurları barındırması emredici bir kuraldır [1]. Madde metninde yer alan "açıkça yer alması gereklidir" ibaresi, bu unsurların şirket sözleşmesinde bulunmamasının, şirketin ticaret siciline tescilinin reddedilmesi sonucunu doğuracağını ortaya koymaktadır [1]. Ticaret sicili müdürü, TTK m. 32 uyarınca, şirket sözleşmesinin bu mutlak emredici hükümleri içerip içermediğini resen incelemekle yükümlüdür [1].
Limited şirket, şahıs unsurları barındırmakla birlikte temelde bir sermaye şirketi olup, katı esas sermaye sistemine tâbidir [2]. Bu bağlamda TTK m. 576, şirketin dışa dönük kimliğini (unvan ve merkez), iktisadi faaliyet alanını (işletme konusu), mali yapısını (sermaye ve paylar), yönetim organını (müdürler) ve kamuyu aydınlatma rejimini (ilanların şekli) asgari düzeyde belirleyerek, hem ortakların hem de üçüncü kişilerin ve alacaklıların menfaatlerini korumayı amaçlamaktadır [1, 3]. İlgili hükümler, şirket sözleşmesinin asgari içeriğini oluşturmakla birlikte, şirketin tescilinden sonra TTK m. 589 ve devamındaki esas sözleşme değişikliği usulleri izlenerek değiştirilebilir [1, 4].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Şirketin Ticaret Unvanı ve Merkezi (m. 576/1-a)
Ticaret Unvanı: Tüzel kişi tacir olan limited şirketin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken ve işletmesiyle ilgili senet ve belgeleri imzalarken kullanmak zorunda olduğu ayırt edici addır [5]. Unvanın çekirdek kısmı, şirketin işletme konusunu ve "Limited Şirket" ibaresini içermek zorundadır (TTK m. 43) [6]. Ticaret unvanının sözleşmede yer alması, şirketin bireyselleştirilmesi, tekel hakkının korunması ve şeffaflık ilkelerine hizmet eder [5].
Şirket Merkezi: Şirket sözleşmesinde yer alması gereken bir diğer zorunlu kayıt şirketin merkezidir. Doktrinde merkez, "şirketin idari faaliyetlerinin yürütüldüğü ve yönetildiği yer" olarak tanımlansa da, şekli anlamda merkez, sözleşmede yazılı olan ve tescil edilen mülki idare birimidir (il veya ilçe) [7]. Şirketin açık adresinin (sokak, kapı no) sözleşmeye yazılması zorunlu değildir; mülki birimin gösterilmesi yeterlidir [7, 8]. Şirket merkezinin belirlenmesi, yetkili mahkemenin ve icra dairesinin tespiti ile sicil işlemlerinin yapılacağı yerin belirlenmesi açısından usul hukuku ve maddi hukuk bağlamında kesin sonuçlar doğurur [8, 9].
2.2. Esaslı Noktaları Belirtilmiş ve Tanımlanmış İşletme Konusu (m. 576/1-b)
Mülga 6762 sayılı Kanun döneminde uygulanan ultra vires (işletme konusu dışında işlem yapma yasağı) ilkesi, 6102 sayılı TTK ile kaldırılmıştır (TTK m. 125/2). Limited şirketler, işletme konusu dışında da hak ehliyetine sahiptir [10, 11]. Ancak, ultra vires ilkesinin kalkmış olması, işletme konusunun sözleşmede gösterilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmamıştır. İşletme konusunun "esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış" olarak yazılması, şirket yöneticilerinin yetki sınırlarının (iç ilişkide) belirlenmesi ve ortakların yatırım yaptıkları faaliyet alanının sınırlarının çizilmesi (azlığın korunması) açısından kilit bir role sahiptir [11, 12]. Çok genel ve soyut ifadeler (örneğin "her türlü ticari muamele") sicil müdürlüklerince tescil edilmemektedir [11, 13].
2.3. Esas Sermaye, Payların Sayısı, İtibari Değerleri ve İmtiyazlar (m. 576/1-c)
Esas Sermaye Tutarı: Limited şirketler, katı esas sermaye sistemine dayanır. Sözleşmede sabit bir esas sermaye rakamının yazılması zorunludur [2]. TTK m. 580 uyarınca bu tutar asgari 10.000 TL olarak belirlenmişse de, Cumhurbaşkanı kararı ile bu asgari tutar günümüzde 50.000 TL'ye (ve ilgili diğer düzenlemelerle kademeli olarak daha üst sınırlara) yükseltilmiştir [14-16].
Payların İtibari Değeri: Esas sermaye paylarının itibari değerleri en az 25 TL veya bunun katları olmak zorundadır (TTK m. 583) [17, 18]. Şirketin başlangıçtaki sermaye yapısı ve ortaklık oranları bu sayede aleniyet kazanır [2].
İmtiyazlar ve Gruplar: Kanun, kâr payı, oy hakkı, tasfiye payı gibi konularda ortaklara imtiyaz tanınmasına olanak vermiştir. Ancak TTK m. 576/1-c hükmünün emredici doğası gereği, bir imtiyazın geçerli olabilmesi için mutlaka şirket sözleşmesinde açıkça öngörülmesi şarttır [19]. Sözleşmede yer almayan, yalnızca genel kurul kararı veya iç yönerge ile ihdas edilen imtiyazlar geçersizdir [19].
2.4. Müdürlerin Adları, Soyadları, Unvanları ve Vatandaşlıkları (m. 576/1-d)
Limited şirketin yönetim ve temsil organı müdür veya müdürler kuruludur [20]. Şirket kuruluş aşamasında organsız kalamayacağından, ilk müdürlerin kimlik ve uyruk bilgilerinin sözleşmede yer alması kurucu bir unsurdur. Tüzel kişilerin de müdür olabilmesi mümkündür; bu durumda tüzel kişinin unvanı sözleşmeye yazılır ve tüzel kişi adına hareket edecek gerçek kişi tescil ve ilan edilir (TTK m. 623/2) [21]. Bu hususun sözleşmeye yazılması, kuruluş aşamasındaki temsil yetkisinin sınırlarını ve muhataplarını üçüncü kişilere karşı şeffaf hâle getirir.
2.5. Şirket Tarafından Yapılacak İlanların Şekli (m. 576/1-e)
Şirketlerin, genel kurul çağrıları, sermaye azaltımı ilanları, alacaklılara çağrı gibi kanunen yapmakla yükümlü oldukları ilanları ne şekilde gerçekleştireceği sözleşmede açıkça belirtilmelidir [22]. Alternatifli (örneğin iadeli taahhütlü mektup veya e-posta) ya da kümülatif ilan şekilleri öngörülebilir [22]. İlan şeklinin sözleşmede yer alması, azınlık pay sahiplerinin ve alacaklıların şirketin hukuki işlemlerinden haberdar olma haklarını (aydınlatılma ilkesi) güvence altına alır [22].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 577 (Şirket Sözleşmesinde Öngörülmeleri Şartıyla Bağlayıcı Olan Hükümler) — 576. madde mutlak zorunlu kayıtları düzenlerken, 577. madde ihtiyari ancak konulduğunda bağlayıcı olan kayıtları (ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağının ağırlaştırılması vb.) düzenler. 577. maddedeki hususlar sözleşmede yoksa uygulanamaz, ancak yoklukları şirketin tesciline engel değildir [23, 24].
- TTK m. 579 (Emredici Hükümler İlkesi) — Şirket sözleşmesi, Kanunun limited şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda açıkça izin verilmişse sapabilir [25, 26]. Bu nedenle 576. maddedeki asgari unsurların daraltılması veya tamamen dışlanması hukuken mümkün değildir.
- TTK m. 589 ve 621 (Sözleşme Değişikliği ve Önemli Kararlar) — 576. madde kapsamında sözleşmeye yazılan işletme konusunun veya şirket merkezinin sonradan değiştirilmesi ya da imtiyazlı pay ihdası, TTK m. 621 uyarınca ağırlaştırılmış yetersayı (temsil edilen oyların üçte ikisi ve sermayenin salt çoğunluğu) gerektirir [27-29].
- TMK m. 50 (Tüzel Kişilerin Yerleşim Yeri) — Şirket sözleşmesinde merkez olarak gösterilen yer (m. 576/1-a), TMK m. 50 bağlamında tüzel kişinin yerleşim yeri sayılır ve tüm hukuki tebligat ve yetki kuralları bu merkez üzerinden işler [8].
- TTK m. 32 (Ticaret Sicili Müdürünün İnceleme Görevi) — Sicil müdürü, m. 576'daki unsurların tam olup olmadığını şeklen ve maddi olarak incelemekle görevlidir [1].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, şirket sözleşmesinin mutlak zorunlu unsurlarındaki eksiklikler sicil müdürü tarafından verilen süreye rağmen giderilmezse, şirketin tescili reddedilir. Yargıtay kararlarında bilhassa işletme konusunun sınırlarının belirlenmesinde "esaslı noktaların" somutlaştırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ultra vires kalkmış olsa da, Yargıtay, yöneticilerin yetkisinin aşılıp aşılmadığı veya haklı sebeple fesih davalarında, şirketin asıl faaliyet alanının dışına çıkılıp çıkılmadığını incelerken m. 576/1-b kapsamında sözleşmeye yazılan metni kıstas almaktadır.
Aynı şekilde, imtiyazların durumuyla ilgili olarak Yargıtay, m. 576/1-c gereği şirket ana sözleşmesinde yazmayan hiçbir üstün hakkın (örneğin kâr dağıtımında rüçhan veya çifte oy hakkı) ortaklar kurulu kararı ile sonradan geçerli biçimde yaratılamayacağını, bunun için mutlaka ana sözleşme değişikliği prosedürüne (m. 589 ve 621) uyularak sözleşmeye tescil ettirilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1:
Bir limited şirketin kurucu ortakları (A) ve (B), ticaret sicili müdürlüğüne başvurarak şirket sözleşmesinin tescilini talep etmiştir. Sözleşmede "Şirketin merkezi Marmara Bölgesi'dir" ibaresi yer almakta ve şirketin işletme konusu "Türkiye sınırları içinde yasal her türlü ticari işlemi icra etmek" şeklinde son derece soyut ifade edilmiştir. Ticaret Sicili Müdürü tescil talebini reddetmiştir.
Hukuki analiz: Ticaret Sicili Müdürünün ret kararı hukuka uygundur. TTK m. 576/1-a uyarınca şirket merkezinin bir mülki idare birimi (örneğin: İstanbul/Kadıköy) olarak gösterilmesi zorunludur; "Marmara Bölgesi" şeklindeki bir ibare hukuki belirlilikten yoksundur [7]. Ayrıca TTK m. 576/1-b gereği işletme konusu "esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış" olmalıdır. Soyut ve sınırsız konu tanımlamaları amir hükme aykırıdır [11].
Olay 2:
(X) Limited Şirketi'nde, (Y) kişisine %10 daha fazla kâr payı dağıtılmasına ilişkin bir genel kurul kararı alınmış, ancak bu husus şirket sözleşmesinde önceden yer almamış ve sözleşme değişikliği yapılmaksızın sadece adi bir genel kurul zaptı ile imza altına alınmıştır. Diğer ortak (Z) bu duruma itiraz etmiştir.
Hukuki analiz: İtiraz haklıdır. TTK m. 576/1-c bendi uyarınca "varsa imtiyazlar" şirket sözleşmesinde açıkça yer almak zorundadır. İmtiyaz, sözleşmesel bir haktır ve ancak sözleşme ile ihdas edilebilir [19]. Sözleşmede yer almayan bir imtiyazın sadece olağan bir genel kurul kararıyla (kaldı ki TTK m. 621 uyarınca ağırlaştırılmış nisapla sözleşme değişikliği gerekir) uygulanması hukuken geçersizdir [19, 30].
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Sözleşmede yer alan kayıtların aksini veya geçersizliğini iddia eden kişi (örneğin imtiyazların kanuna aykırı olduğunu öne süren), bu iddiasını yazılı delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Sicil kayıtlarına güvenen iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları korunur (TTK m. 37) [31].
- Zamanaşımı / Süreler: Şirket sözleşmesindeki usulsüzlüklerden doğan iptal veya fesih davaları için kanunda öngörülen hak düşürücü süreler (örneğin genel kurul kararının iptali için karar tarihinden itibaren 3 ay - TTK m. 445 [32]) dikkate alınmalıdır. Tescil talebi, sözleşmenin yetkili personel huzurunda imzalanmasını izleyen 30 gün içinde yapılmalıdır (TTK m. 587/1) [33].
- Görevli/yetkili mahkeme: Şirket sözleşmesinin hükümleri ve bu hükümlerin yorumlanması veya sözleşmedeki eksiklikler nedeniyle açılacak her türlü dava (örneğin fesih davası), şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür [8, 9].
- Yaygın uygulama hataları: İşletme konusunun internetten kopyalanarak sayfalarca ve birbiriyle ilgisiz yüzlerce faaliyetin alt alta yazılması. Sözleşmedeki müdür değişikliklerinin, karar defterine yazılmasına rağmen ticaret siciline tescil ettirilmesinin unutulması ve üçüncü kişilere karşı temsilde usulsüzlüklerin ortaya çıkması [7, 11].
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde (özellikle Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Pulaşlı gibi otoritelerce), şirket sözleşmesine ilk müdürlerin ad ve soyadlarının zorunlu olarak yazılması (m. 576/1-d) eleştirilmektedir [1, 34]. Zira yöneticilerin sözleşmede bizzat ismen zikredilmesi, ileride müdür değişikliği yapılmak istendiğinde teknik olarak bir "esas sözleşme değişikliği" işlemi yapılmasını gerektirmektedir. TTK m. 623/1 müdürlerin genel kurul kararıyla atanmasını mümkün kılsa da, kurucu belgede ismin zikredilme zorunluluğu sicil prosedürlerinde şekilci bir katılık yaratmaktadır. Bunun yerine Alman Hukukunda olduğu gibi, kurucu müdürlerin sözleşmenin kendisinde değil, tescil anında sunulan ayrı bir yönetim kurulu/müdür atama kararı belgesinde yer almasının uygulamayı hızlandıracağı savunulmaktadır.
Ayrıca, işletme konusunun "esaslı noktaları belirtilmiş" şekilde yazılma şartı, ultra vires ilkesinin kalktığı bir modern hukuk sisteminde çelişkili bulunabilmektedir. Zira şirketler artık konu dışı işlemlerde de ehliyetlidir; dolayısıyla sözleşmede aşırı detaylı "maksat ve mevzu" yazılması uygulamada sadece gereksiz bürokratik işlem hacmi doğurmakta, şirketleri asıl faaliyet alanlarını esnek bir şekilde belirlemekten alıkoymaktadır [11, 35].
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 576. maddesi, limited şirketlerin anayasası konumunda olan şirket sözleşmesinin mutlak zorunlu içeriğini düzenlemektedir. Ticaret şirketleri hukukunda, bir tüzel kişiliğin geçerli olarak doğabilmesi ve sicile tescil edilebilmesi için sözleşmesinin asgari bir takım unsurları barındırması emredici bir kuraldır [1]. Madde metninde yer alan "açıkça yer alması gereklidir" ibaresi, bu unsurların şirket sözleşmesinde bulunmamasının, şirketin ticaret siciline tescilinin reddedilmesi sonucunu doğuracağını ortaya koymaktadır [1]. Ticaret sicili müdürü, TTK m. 32 uyarınca, şirket sözleşmesinin bu mutlak emredici hükümleri içerip içermediğini resen incelemekle yükümlüdür [1].
Limited şirket, şahıs unsurları barındırmakla birlikte temelde bir sermaye şirketi olup, katı esas sermaye sistemine tâbidir [2]. Bu bağlamda TTK m. 576, şirketin dışa dönük kimliğini (unvan ve merkez), iktisadi faaliyet alanını (işletme konusu), mali yapısını (sermaye ve paylar), yönetim organını (müdürler) ve kamuyu aydınlatma rejimini (ilanların şekli) asgari düzeyde belirleyerek, hem ortakların hem de üçüncü kişilerin ve alacaklıların menfaatlerini korumayı amaçlamaktadır [1, 3]. İlgili hükümler, şirket sözleşmesinin asgari içeriğini oluşturmakla birlikte, şirketin tescilinden sonra TTK m. 589 ve devamındaki esas sözleşme değişikliği usulleri izlenerek değiştirilebilir [1, 4].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Şirketin Ticaret Unvanı ve Merkezi (m. 576/1-a)
Ticaret Unvanı: Tüzel kişi tacir olan limited şirketin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken ve işletmesiyle ilgili senet ve belgeleri imzalarken kullanmak zorunda olduğu ayırt edici addır [5]. Unvanın çekirdek kısmı, şirketin işletme konusunu ve "Limited Şirket" ibaresini içermek zorundadır (TTK m. 43) [6]. Ticaret unvanının sözleşmede yer alması, şirketin bireyselleştirilmesi, tekel hakkının korunması ve şeffaflık ilkelerine hizmet eder [5]. Şirket Merkezi: Şirket sözleşmesinde yer alması gereken bir diğer zorunlu kayıt şirketin merkezidir. Doktrinde merkez, "şirketin idari faaliyetlerinin yürütüldüğü ve yönetildiği yer" olarak tanımlansa da, şekli anlamda merkez, sözleşmede yazılı olan ve tescil edilen mülki idare birimidir (il veya ilçe) [7]. Şirketin açık adresinin (sokak, kapı no) sözleşmeye yazılması zorunlu değildir; mülki birimin gösterilmesi yeterlidir [7, 8]. Şirket merkezinin belirlenmesi, yetkili mahkemenin ve icra dairesinin tespiti ile sicil işlemlerinin yapılacağı yerin belirlenmesi açısından usul hukuku ve maddi hukuk bağlamında kesin sonuçlar doğurur [8, 9].
2.2. Esaslı Noktaları Belirtilmiş ve Tanımlanmış İşletme Konusu (m. 576/1-b)
Mülga 6762 sayılı Kanun döneminde uygulanan ultra vires (işletme konusu dışında işlem yapma yasağı) ilkesi, 6102 sayılı TTK ile kaldırılmıştır (TTK m. 125/2). Limited şirketler, işletme konusu dışında da hak ehliyetine sahiptir [10, 11]. Ancak, ultra vires ilkesinin kalkmış olması, işletme konusunun sözleşmede gösterilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmamıştır. İşletme konusunun "esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış" olarak yazılması, şirket yöneticilerinin yetki sınırlarının (iç ilişkide) belirlenmesi ve ortakların yatırım yaptıkları faaliyet alanının sınırlarının çizilmesi (azlığın korunması) açısından kilit bir role sahiptir [11, 12]. Çok genel ve soyut ifadeler (örneğin "her türlü ticari muamele") sicil müdürlüklerince tescil edilmemektedir [11, 13].
2.3. Esas Sermaye, Payların Sayısı, İtibari Değerleri ve İmtiyazlar (m. 576/1-c)
Esas Sermaye Tutarı: Limited şirketler, katı esas sermaye sistemine dayanır. Sözleşmede sabit bir esas sermaye rakamının yazılması zorunludur [2]. TTK m. 580 uyarınca bu tutar asgari 10.000 TL olarak belirlenmişse de, Cumhurbaşkanı kararı ile bu asgari tutar günümüzde 50.000 TL'ye (ve ilgili diğer düzenlemelerle kademeli olarak daha üst sınırlara) yükseltilmiştir [14-16]. Payların İtibari Değeri: Esas sermaye paylarının itibari değerleri en az 25 TL veya bunun katları olmak zorundadır (TTK m. 583) [17, 18]. Şirketin başlangıçtaki sermaye yapısı ve ortaklık oranları bu sayede aleniyet kazanır [2]. İmtiyazlar ve Gruplar: Kanun, kâr payı, oy hakkı, tasfiye payı gibi konularda ortaklara imtiyaz tanınmasına olanak vermiştir. Ancak TTK m. 576/1-c hükmünün emredici doğası gereği, bir imtiyazın geçerli olabilmesi için mutlaka şirket sözleşmesinde açıkça öngörülmesi şarttır [19]. Sözleşmede yer almayan, yalnızca genel kurul kararı veya iç yönerge ile ihdas edilen imtiyazlar geçersizdir [19].
2.4. Müdürlerin Adları, Soyadları, Unvanları ve Vatandaşlıkları (m. 576/1-d)
Limited şirketin yönetim ve temsil organı müdür veya müdürler kuruludur [20]. Şirket kuruluş aşamasında organsız kalamayacağından, ilk müdürlerin kimlik ve uyruk bilgilerinin sözleşmede yer alması kurucu bir unsurdur. Tüzel kişilerin de müdür olabilmesi mümkündür; bu durumda tüzel kişinin unvanı sözleşmeye yazılır ve tüzel kişi adına hareket edecek gerçek kişi tescil ve ilan edilir (TTK m. 623/2) [21]. Bu hususun sözleşmeye yazılması, kuruluş aşamasındaki temsil yetkisinin sınırlarını ve muhataplarını üçüncü kişilere karşı şeffaf hâle getirir.
2.5. Şirket Tarafından Yapılacak İlanların Şekli (m. 576/1-e)
Şirketlerin, genel kurul çağrıları, sermaye azaltımı ilanları, alacaklılara çağrı gibi kanunen yapmakla yükümlü oldukları ilanları ne şekilde gerçekleştireceği sözleşmede açıkça belirtilmelidir [22]. Alternatifli (örneğin iadeli taahhütlü mektup veya e-posta) ya da kümülatif ilan şekilleri öngörülebilir [22]. İlan şeklinin sözleşmede yer alması, azınlık pay sahiplerinin ve alacaklıların şirketin hukuki işlemlerinden haberdar olma haklarını (aydınlatılma ilkesi) güvence altına alır [22].
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, şirket sözleşmesinin mutlak zorunlu unsurlarındaki eksiklikler sicil müdürü tarafından verilen süreye rağmen giderilmezse, şirketin tescili reddedilir. Yargıtay kararlarında bilhassa işletme konusunun sınırlarının belirlenmesinde "esaslı noktaların" somutlaştırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ultra vires kalkmış olsa da, Yargıtay, yöneticilerin yetkisinin aşılıp aşılmadığı veya haklı sebeple fesih davalarında, şirketin asıl faaliyet alanının dışına çıkılıp çıkılmadığını incelerken m. 576/1-b kapsamında sözleşmeye yazılan metni kıstas almaktadır.
Aynı şekilde, imtiyazların durumuyla ilgili olarak Yargıtay, m. 576/1-c gereği şirket ana sözleşmesinde yazmayan hiçbir üstün hakkın (örneğin kâr dağıtımında rüçhan veya çifte oy hakkı) ortaklar kurulu kararı ile sonradan geçerli biçimde yaratılamayacağını, bunun için mutlaka ana sözleşme değişikliği prosedürüne (m. 589 ve 621) uyularak sözleşmeye tescil ettirilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir limited şirketin kurucu ortakları (A) ve (B), ticaret sicili müdürlüğüne başvurarak şirket sözleşmesinin tescilini talep etmiştir. Sözleşmede "Şirketin merkezi Marmara Bölgesi'dir" ibaresi yer almakta ve şirketin işletme konusu "Türkiye sınırları içinde yasal her türlü ticari işlemi icra etmek" şeklinde son derece soyut ifade edilmiştir. Ticaret Sicili Müdürü tescil talebini reddetmiştir. Hukuki analiz: Ticaret Sicili Müdürünün ret kararı hukuka uygundur. TTK m. 576/1-a uyarınca şirket merkezinin bir mülki idare birimi (örneğin: İstanbul/Kadıköy) olarak gösterilmesi zorunludur; "Marmara Bölgesi" şeklindeki bir ibare hukuki belirlilikten yoksundur [7]. Ayrıca TTK m. 576/1-b gereği işletme konusu "esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış" olmalıdır. Soyut ve sınırsız konu tanımlamaları amir hükme aykırıdır [11].
Olay 2: (X) Limited Şirketi'nde, (Y) kişisine %10 daha fazla kâr payı dağıtılmasına ilişkin bir genel kurul kararı alınmış, ancak bu husus şirket sözleşmesinde önceden yer almamış ve sözleşme değişikliği yapılmaksızın sadece adi bir genel kurul zaptı ile imza altına alınmıştır. Diğer ortak (Z) bu duruma itiraz etmiştir. Hukuki analiz: İtiraz haklıdır. TTK m. 576/1-c bendi uyarınca "varsa imtiyazlar" şirket sözleşmesinde açıkça yer almak zorundadır. İmtiyaz, sözleşmesel bir haktır ve ancak sözleşme ile ihdas edilebilir [19]. Sözleşmede yer almayan bir imtiyazın sadece olağan bir genel kurul kararıyla (kaldı ki TTK m. 621 uyarınca ağırlaştırılmış nisapla sözleşme değişikliği gerekir) uygulanması hukuken geçersizdir [19, 30].
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde (özellikle Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Pulaşlı gibi otoritelerce), şirket sözleşmesine ilk müdürlerin ad ve soyadlarının zorunlu olarak yazılması (m. 576/1-d) eleştirilmektedir [1, 34]. Zira yöneticilerin sözleşmede bizzat ismen zikredilmesi, ileride müdür değişikliği yapılmak istendiğinde teknik olarak bir "esas sözleşme değişikliği" işlemi yapılmasını gerektirmektedir. TTK m. 623/1 müdürlerin genel kurul kararıyla atanmasını mümkün kılsa da, kurucu belgede ismin zikredilme zorunluluğu sicil prosedürlerinde şekilci bir katılık yaratmaktadır. Bunun yerine Alman Hukukunda olduğu gibi, kurucu müdürlerin sözleşmenin kendisinde değil, tescil anında sunulan ayrı bir yönetim kurulu/müdür atama kararı belgesinde yer almasının uygulamayı hızlandıracağı savunulmaktadır. Ayrıca, işletme konusunun "esaslı noktaları belirtilmiş" şekilde yazılma şartı, ultra vires ilkesinin kalktığı bir modern hukuk sisteminde çelişkili bulunabilmektedir. Zira şirketler artık konu dışı işlemlerde de ehliyetlidir; dolayısıyla sözleşmede aşırı detaylı "maksat ve mevzu" yazılması uygulamada sadece gereksiz bürokratik işlem hacmi doğurmakta, şirketleri asıl faaliyet alanlarını esnek bir şekilde belirlemekten alıkoymaktadır [11, 35].
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.