RESMİ METİN

Madde 564


Madde 564 - (1) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya birkaçı şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket ortağı, diğerleri bir anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olan şirkettir. Sermaye, paylara bölünmeksizin sermayesi sadece birden çok komanditerin sermayey e katılma oranlarını göstermek amacıyla kısımlara ayrılmış bulunuyorsa komandit şirket hükümleri uygulanır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Ticaret Şirketleri" başlıklı İkinci Kitabı'nın "Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket" başlıklı Beşinci Kısmı, 564. madde ile başlamaktadır. İlgili hüküm, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin (SPBKŞ) temel tanımını, yasal unsurlarını ve klasik komandit şirketten ayrıldığı ince çizgiyi ortaya koymaktadır [1].

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket; şahıs şirketi ile sermaye şirketi unsurlarını bünyesinde barındıran, hibrit (karma) yapılı bir ticaret şirketidir. TTK m. 124/2 bendi uyarınca sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, anonim ve limited şirketler ile birlikte "sermaye şirketi" statüsünde kabul edilmiştir [2, 3]. Ancak bu şirket türü, yapısı itibariyle anonim şirketin sermaye gücü ile kollektif şirketin şahsi sorumluluk ve yönetim erkinin sentezini ifade eder. Madde 564, bu ikili yapıyı net bir şekilde formüle ederek, ortakları sorumluluk rejimlerine göre ikiye ayırmıştır: Sınırsız ve müteselsil sorumlu "komandite" ortak ile sorumluluğu taahhüt ettiği pay bedeli ile sınırlı "komanditer" ortak [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket (SPBKŞ) Kavramı

TTK m. 564/1, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketi; sermayesi paylara bölünen ve alacaklılara karşı ortaklardan bir veya birkaçının kollektif şirket ortağı gibi, diğerlerinin ise anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olduğu şirket olarak tanımlar [1]. Bu tanım, şirketin sermaye şirketi niteliğine işaret ederken, aynı zamanda alacaklıların korunması bakımından yönetim hakkını elinde bulunduran komandite ortakların şahsi malvarlıklarına müracaat imkânı tanımaktadır. SPBKŞ, menkul kıymet (pay senedi veya ilmühaber) çıkarma yetkisine sahip bir ortaklıktır [4, 5].

2.2. Komandite Ortakların Sorumluluğu (Kollektif Şirket Ortağı Statüsü)

Madde metninde açıkça belirtildiği üzere, komandite ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu "kollektif şirket ortağı" gibidir [1]. Bu durum, komandite ortakların ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil sorumlu olmaları anlamına gelir. Yani şirket alacaklıları, öncelikle şirketin tüzel kişiliğine başvurmak zorundadır; ancak şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde komandite ortakların şahsi malvarlığına gidilebilir. Doktrinde Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Ersin Çamoğlu'nun sıklıkla vurguladığı üzere, bu ortaklar yönetimi tek başlarına üstlendikleri için karşılığında bu ağır sorumluluk rejimine katlanmaktadırlar.

2.3. Komanditer Ortakların Sorumluluğu (Anonim Şirket Pay Sahibi Statüsü)

Maddenin diğer ayağını komanditer ortaklar oluşturur. Bu ortakların sorumluluğu "bir anonim şirket pay sahibi gibi"dir [1]. Komanditer ortaklar, şirketin borçlarından dolayı şahsi malvarlıkları ile sorumlu tutulamazlar; temel borçları, taahhüt ettikleri sermaye payının bedelini şirkete ödemektir. Anonim şirket pay sahipliğine yapılan bu atıf, komanditer ortakların şirketteki statüsünün, klasik komandit şirketteki (şahıs şirketi olan) komanditer ortaklardan çok, sermaye şirketi yatırımcısı konumuna evrildiğini gösterir.

2.4. Sermayenin Kısımlara Ayrılması ile Paylara Bölünmesi Arasındaki Fark

Hükmün ikinci cümlesi, "Sermaye, paylara bölünmeksizin sermayesi sadece birden çok komanditerin sermayeye katılma oranlarını göstermek amacıyla kısımlara ayrılmış bulunuyorsa komandit şirket hükümleri uygulanır" şeklindedir [1, 6]. Bu düzenleme, şahıs şirketi statüsündeki adi komandit şirket ile sermaye şirketi statüsündeki SPBKŞ arasındaki sınırı çizer. Bir şirkette sermayenin salt hesaplamada kolaylık sağlamak veya katılma oranlarını matematiksel olarak ifade etmek için (örneğin 100 eşit parçaya) kısımlara ayrılmış olması, o şirketi SPBKŞ yapmaz. SPBKŞ olabilmesi için sermayenin itibari değerleri belli olan ve kıymetli evraka (pay senedine) bağlanabilen bağımsız "paylara" bölünmüş olması zorunludur.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 124 ve m. 125: TTK m. 124 uyarınca SPBKŞ bir sermaye şirketidir ve TTK m. 125 kapsamında tüzel kişiliğe ve hak ehliyetine sahiptir [2, 3]. Bu madde, TTK m. 564'ün teorik altyapısını oluşturur.
  • TTK m. 565 (Uygulanacak Hükümler): TTK m. 565, SPBKŞ'nin hibrit yapısının uygulama kuralını getirir: Komanditelerin kendi aralarındaki, komanditerlerle olan ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde komandit şirket hükümleri; bunun dışındaki hususlarda kanunda aksine hüküm yoksa anonim şirket hükümleri uygulanır [6-8]. TTK m. 564'teki sorumluluk ikiliğinin kanuni tamamlayıcısı bu maddedir.
  • TTK m. 304: Şahıs şirketi niteliğindeki "komandit şirket"in tanımını yapan maddedir [9]. TTK m. 564'ün ikinci cümlesi uyarınca, sermaye gerçek anlamda paylara bölünmemişse doğrudan m. 304 vd. hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
  • TTK m. 484 vd.: SPBKŞ, sermayesi paylara bölündüğü için, anonim şirketlere atıf yoluyla (TTK m. 565) nama veya hamiline yazılı pay senetleri çıkarabilir [5, 10].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, uygulamada ve Türk ticari hayatında sayıca son derece azdır. Bu sebeple Yargıtay kararlarına yansıyan uyuşmazlıklar sınırlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili (özellikle 11. ve 12. Hukuk) Dairelerinin istikrar kazanmış içtihatlarında; sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin tüzel kişiliğinin iflası veya aleyhine yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması halinde komandite ortakların şahsi malvarlığına gidilebilmesi için "alacaklıların tüzel kişiliğe müracaat zorunluluğu" (ikinci dereceden sorumluluk ilkesi) üzerinde titizlikle durulmaktadır. Ayrıca amme alacaklarının tahsilinde (6183 sayılı AATUHK) komanditer ortakların anonim şirket pay sahibi gibi yalnızca yatırdıkları/taahhüt ettikleri sermaye ölçüsünde veya şirketteki kanuni temsil sıfatlarına göre sorumlu olup olmayacakları noktasında, TTK m. 564 atfı temel referans norm olarak alınmaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): X Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketi'nin 500.000 TL borcu sebebiyle, şirket alacaklısı Y Bankası A.Ş. şirkete karşı yürüttüğü icra takibinde aciz vesikası almıştır. Bunun üzerine Y Bankası, komandite ortak (A) ile taahhüt ettiği 100.000 TL'lik pay bedelinin tamamını şirkete ödemiş olan komanditer ortak (B)'nin şahsi banka hesaplarına haciz ihbarnamesi göndermiştir. Hukuki analiz: TTK m. 564/1 uyarınca komandite ortak (A), kollektif şirket ortağı gibi sorumlu olduğundan ve tüzel kişiliğe karşı yürütülen takip semeresiz kaldığından (A)'nın şahsi malvarlığına başvurulması hukuka uygundur. Ancak komanditer ortak (B), anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olup taahhüt ettiği sermaye borcunun tamamını ifa ettiğinden, (B)'nin şirket borcundan ötürü hiçbir şahsi sorumluluğu kalmamıştır. (B)'ye yöneltilen haciz talebi hukuka aykırıdır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (C) ve (D) bir araya gelerek bir komandit şirket kurmuşlar, şirket esas sözleşmesine "Şirketin sermayesi 200.000 TL olup, ortakların şirketteki katılma oranlarını belirlemek amacıyla sermaye her biri 1.000 TL itibari değerde 200 kısma ayrılmıştır. (C)'ye 150 kısım, komanditer (D)'ye ise 50 kısım tahsis edilmiştir" şeklinde bir kayıt koymuşlar ve şirketin unvanını "C ve Ortakları Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketi" olarak ticaret siciline tescil ettirmek istemişlerdir. Hukuki analiz: TTK m. 564/1 son cümlesi çok nettir: Sermaye yalnızca ortakların katılma oranlarını göstermek amacıyla "kısımlara" ayrılmışsa, şirket sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sayılmaz ve komandit şirket hükümleri uygulanır [1]. Şirket, yapısı itibariyle bir şahıs şirketi olan adi komandit şirket statüsünde kalmaya devam edecektir ve Ticaret Sicil Müdürlüğü unvanda yer alan "Sermayesi Paylara Bölünmüş" ibaresini hukuka aykırı bularak tescil talebini reddetmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Bir SPBKŞ borcundan dolayı komandite ortağa şahsen başvurmak isteyen alacaklı, şirketin iflas ettiğini veya şirkete karşı yürüttüğü icra takibinin semeresiz kaldığını (aciz vesikası ile) ispat etmek zorundadır.
  • Zamanaşımı / Süreler: Şirketin sona ermesi halinde komandite ortakların sorumluluğuna ilişkin davalarda, tıpkı kollektif ve adi komandit şirketlerde olduğu gibi, tescil ve ilandan itibaren kural olarak 3 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır (TTK m. 264 kıyasen).
  • Görevli/yetkili mahkeme: SPBKŞ'nin hukuki yapısından ve ortakların sorumluluğundan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise kural olarak şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Esas sermayenin sırf muhasebesel bir bölmeye tabi tutulmasının (hisselere ayırma), şirketi SPBKŞ yapacağının zannedilmesi en büyük hatadır. Payların bağımsız bir varlığa (pay senedi gibi) kavuşabilecek türden kıymetli evrak vasfı taşıması veya en azından hukuken bağımsız paylar (hisse) olarak yaratılması şarttır. Ayrıca, komandite ortakların sorumluluğunun anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin "kusura dayalı sorumluluğu" ile karıştırılması büyük bir yanılgıdır; komanditelerin üçüncü kişilere sorumluluğu şirket borçlarından dolayı kanun gereği müteselsil ve kusurdan bağımsızdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu doktrininde (örneğin Prof. Dr. Sabih Arkan ve Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar gibi yazarların da işaret ettiği üzere) sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, uygulamada neredeyse tamamen atıl kalmış ölü bir şirket türüdür. Anonim şirketin modern ticari hayatta sunduğu esnek yönetim olanakları (özellikle tek kişilik AŞ kurabilme imkânı, yönetim kurulunda temsil esneklikleri ve kayıtlı sermaye sistemi) ile limited şirketin sağladığı geniş şahsi sınırlar, SPBKŞ'nin varlık nedenini fiilen ortadan kaldırmıştır.

Kurucuların, sırf yönetimi sonsuza dek ellerinde tutmak ve genel kurulun müdahalesinden korunmak için bu şirket türünü seçebilecekleri teorik olarak savunulsa da, TTK m. 564'ün anonim şirket pay sahibi ile kollektif şirket ortağını bir araya getiren hibrit formülü, sermaye piyasalarının ve kurumsal yönetimin (corporate governance) şeffaflık ilkelerine tam entegre olamamaktadır. Ayrıca, şirket yapısının olağanüstü karmaşıklığı, üçüncü kişiler (kredi verenler) nezdinde şirketin kredi değerliliğini (rating) tespit etmeyi oldukça zorlaştırmaktadır. Reform tartışmalarında, uygulaması bulunmayan bu şirket türünün Kanun'dan tamamen çıkarılması sıklıkla dile getirilen bir doktrinel eleştiridir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.