RESMİ METİN

Madde 476


Madde 476 - (1) Payın itibarî değeri en az bir kuruştur. Bu değer ancak birer kuruş ve katları olarak yükseltilebilir. Anılan itibarî değer Cumhurbaşkanınca yüz katına kadar artırılabilir. 71 71 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir. (2) Birinci fıkraya aykırı olarak çıkarılan paylar geçersizdir; ancak, pay için yapılan ödemeden doğan haklar saklıdır. Söz konusu payları ihraç edenler, zarar verdikleri kişilere karşı müteselsilen sorumludur. Zamanaşımı h akkında 560 ıncı madde uygulanır. (3) Zora giren şirketin finansal durumunun iyileştirilmesi amacıyla payın itibarî değeri bir kuruştan fazla olduğu takdirde bir kuruşa kadar indirilebilir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 476. maddesi, anonim şirketlerde sermayenin temel yapı taşı olan payların itibari değerinin asgari sınırını, bu sınırın değiştirilme usulünü, emredici kurallara aykırılığın yaptırımını ve finansal darboğaz hallerinde itibari değerin indirilmesi müessesesini düzenlemektedir. Bu madde, Kanun'un "Pay ve Sermaye Koyma Borcu" başlıklı altıncı bölümünün birinci ayrımında yer almaktadır [1].

Anonim şirketlerin en belirgin özelliklerinden biri, esas sermayenin belirli ve paylara bölünmüş olmasıdır. Pay, sadece ortaklık statüsünü temsil eden bir birim değil, aynı zamanda esas sermayenin matematiksel bir parçasıdır. Bu çerçevede TTK m. 476, sermayenin korunması ilkesinin bir tezahürü olarak, payın asgari itibarî değerini tespit ederek şirket malvarlığının yapı taşlarını yasal bir güvenceye kavuşturmaktadır [1, 2].

Mülga 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'nun (ETTK) 399. maddesinde "hisse senedi" ibaresi kullanılarak itibarî değerin en az bir kuruş olduğu ifade edilmişken; 6102 sayılı TTK, daha isabetli bir terminolojik tercih ile "hisse senedi" yerine "pay" ibaresini kullanmıştır [3, 4]. Bu terminolojik değişiklik, ortaklık sıfatının senedin bastırılması ile değil, şirketin tescili ile birlikte kazanıldığı yönündeki hukuki gerçeği pekiştirmektedir [5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İtibari Değerin Asgari Sınırı (Bir Kuruş Kuralı)

TTK m. 476/1 uyarınca payın itibari değeri en az bir kuruştur ve bu değer ancak birer kuruş ve katları olarak yükseltilebilir [1]. 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanun uyarınca ülkemizdeki en küçük para biriminin bir kuruş olması sebebiyle, kanun koyucu anonim şirket payının asgari itibarî değerini de en küçük para birimiyle eşitlemiştir [6].

İtibarî değerin üst sınırı ise Kanun'da serbest bırakılmıştır; dolayısıyla şirket esas sözleşmesi ile payın itibari değeri bin lira veya yüz bin lira olarak belirlenebilir [7]. Aynı fıkra, Cumhurbaşkanına (değişiklik öncesi Bakanlar Kurulu) söz konusu asgari itibari değeri yüz katına kadar artırma (1 TL'ye çıkarma) yetkisi tanımıştır [1, 8].

2.2. Aykırı İhracın Geçersizliği

Maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkradaki emredici kurala aykırılığın müeyyidesini "geçersizlik" olarak belirlemiştir [9]. Ancak itibarî değerin asgari bir kuruş olarak belirlenmesi ve halihazırda bir kuruşun en küçük para birimi olması karşısında, uygulamada bu kuralın ihlali -istisnai haller dışında- fiilen olanaksız görünmektedir [10]. Doktrinde de vurgulandığı üzere, bu fıkranın ihlali ancak Cumhurbaşkanı kararıyla asgari tutarın artırılması (örneğin 10 kuruşa çıkarılması) ve şirketin bu yeni asgari tutarın altında bir pay ihraç etmesi veya pay bedelinin yabancı para birimi üzerinden belirlenmesi hallerinde gündeme gelebilecektir [10].

2.3. İhraç Edenlerin Müteselsil Sorumluluğu

Geçersiz pay ihracı durumunda, pay için yapılmış olan ödemelerden doğan haklar kanun koyucu tarafından özel olarak korunmuştur [9, 10]. Söz konusu geçersiz payları ihraç eden kişiler (kural olarak yönetim kurulu üyeleri), zarar verdikleri kişilere karşı müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır [9, 11].

2.4. Zora Giren Şirketlerde İtibari Değerin İndirilmesi

TTK m. 476/3, sermaye kaybı ve borca batıklık gibi finansal yönden zora giren şirketlerin mali durumlarının iyileştirilmesi (sanitasyon) amacına yönelik istisnai bir hüküm sevk etmiştir [9, 11]. Şayet şirketin paylarının itibari değeri bir kuruştan fazla ise, bilanço açıklarını kapatmak ve şirketi yeniden finansal dengeye kavuşturmak amacıyla, itibarî değer yasal alt sınır olan bir kuruşa kadar indirilebilecektir [9, 11]. Bu işlem teknik bir olağan sermaye azaltımı niteliğindedir [12].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 447 (Genel Kurul Kararlarının Butlanı): Sermayenin korunması ilkesi, anonim şirketler hukukunun temel yapı taşıdır. TTK m. 476/1'de belirlenen itibarî değerin altında bir pay ihracını öngören sermaye artırımı yahut esas sözleşme değişikliği kararları, TTK m. 447/1-c bendi uyarınca "anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan" kararlar kapsamında değerlendirilerek mutlak butlan yaptırımına tabidir [2, 13].
  • TTK m. 560 ve 561 (Sorumluluk, Zamanaşımı ve Yetkili Mahkeme): TTK m. 476/2, geçersiz pay ihraç edenlerin sorumluluğu bakımından doğrudan TTK m. 560'a atıf yapmaktadır [9]. Buna göre, zarar görenlerin tazminat talepleri, zararı ve sorumluyu öğrendikleri tarihten itibaren iki yıl, her halde fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir [14, 15]. TTK m. 561 uyarınca bu davalara bakmakla görevli ve kesin yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir [16, 17].
  • TTK m. 583 (Limited Şirketler ile Karşılaştırma): Anonim şirketlerde payın asgari itibarî değeri bir kuruş (TTK m. 476) iken, limited şirketlerde esas sermaye payının itibari değeri en az yirmi beş Türk Lirası ve katları olmak zorundadır (TTK m. 583) [18, 19]. Bu durum, kanun koyucunun her iki şirket tipinin tabana yayılma dinamiklerine farklı yaklaştığını açıkça göstermektedir.
  • TTK m. 479 (Oyda İmtiyaz): Oyda imtiyazın eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabileceğini düzenleyen TTK m. 479 karşısında, m. 476'da belirlenen asgari itibari değer ve katları kuralı, imtiyaz kurgularının kanuna uygun tasarlanmasında temel referans noktasını teşkil eder [20, 21].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ihtisas dairesi olan 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, sermayenin korunması ve pay sahipliği haklarının dokunulmazlığı esastır. Yargıtay, asgari itibari değerin altında pay ihracı veya sermayenin korunması rejimine aykırı şekilde yapılan işlemleri sadece iptal edilebilir değil, kamu düzenine ve TTK m. 447'ye aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle "batıl" veya usuli noksanlık durumunda "yok hükmünde" kabul etmektedir. Özellikle, TTK m. 476 kapsamında alınacak kararların şirketin asgari malvarlığı teminatını zedelememesi gerekliliği Yargıtay kararlarının temel ratio'sunu oluşturmaktadır.

(Not: Mülga 6762 sayılı Kanun dönemindeki m. 399/1 uygulamalarına ve yeni kanunun felsefesine dair emsal teşkil eden kararlarda, şirketin itibarî değerleri kanuni alt sınıra indirmesinin ancak yasadaki usullerle [sermaye azaltımı prosedürü] yapılması gerektiği sıkça vurgulanmaktadır.)

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo - Finansal İyileştirme): Bir anonim şirketin finansal tablolarında uzun süredir devam eden zararlar neticesinde özkaynakları eksiye düşmüş ve şirket borca batıklık riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Şirketin mevcut durumda çıkarılmış paylarının her birinin itibarî değeri 100 Türk Lirasıdır. Şirket genel kurulu, mevcut zararları bilançodan silmek ve şirketi mali açıdan rasyonel bir temele oturtmak amacıyla payların itibarî değerini 1 Türk Lirasına indirilmesine karar vermiştir. Hukuki analiz: TTK m. 476/3 uyarınca, zora giren anonim şirketin durumunun iyileştirilmesi amacıyla payın itibari değeri 1 kuruşa kadar indirilebilir [9, 11]. Şirketin aldığı bu karar kanuna uygundur. Söz konusu işlem, alacaklılara çağrı yükümlülüğü gerektirmeyen basitleştirilmiş sermaye azaltımı kuralları (TTK m. 474/2) dairesinde ele alınarak sicile tescil edilebilir [12, 22].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo - Geçersiz Pay İhracı): Cumhurbaşkanlığı kararı ile anonim şirket paylarının asgari itibarî değeri 10 kuruşa yükseltilmiştir. Buna rağmen ABC A.Ş. yönetim kurulu, 5 kuruş itibarî değerle yeni paylar ihraç etmiş ve bu payları üçüncü kişilere satarak bedellerini tahsil etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 476/2 amir hükmü gereği, Cumhurbaşkanınca yükseltilmiş asgari tutarın (10 kuruş) altında ihraç edilen 5 kuruşluk paylar kesin olarak geçersizdir [8-10]. Payları devralan ve bedelini ödeyen yatırımcıların ödemeden doğan alacak ve iade hakları saklı olup, bu hukuka aykırı ihracı gerçekleştiren yönetim kurulu üyeleri zarar gören bu yatırımcılara karşı müteselsilen şahsen sorumludurlar [9, 11].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: TTK m. 476/2 çerçevesinde geçersiz pay ihracından zarar gören yatırımcı, payların hukuka aykırı çıkarıldığını, ödediği bedeli ve uğradığı zararı ispatla yükümlüdür. TTK m. 553 kapsamında sorumluluğuna gidilen yönetim kurulu üyeleri ise ancak "kusursuzluklarını ispat" suretiyle sorumluluktan kurtulabilirler [23, 24].
  • Zamanaşımı / Süreler: İhraç edenlerin sorumluluğuna gidilecek davalarda TTK m. 560 uygulanır. Dava, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki (2) yıl, her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş (5) yıl geçmekle zamanaşımına uğrar [9, 14, 25].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: Kusurlu ihraççılara karşı açılacak tazminat davalarında kesin yetkili ve görevli mahkeme, "şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi"dir (TTK m. 561) [16, 17].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada sıklıkla payın "itibarî değeri" (nominal value) ile "ihraç değeri/emisyon primi" (issue premium) birbirine karıştırılmaktadır. TTK m. 476 sadece itibarî değeri sınırlar. Şirket 1 kuruş itibarî değerli bir payı 1.000 TL primle ihraç edebilir. Bir diğer hata ise, itibarî değerin 1 kuruşun katları olması gerektiği kuralının unutularak 1.5 kuruş gibi küsuratlı değerlerin tayin edilmeye çalışılmasıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde TTK m. 476 hükmü değerlendirilirken, kanun koyucunun ETTK m. 399'daki "hisse senedi" tabirini "pay" (share) olarak değiştirmesi son derece yerinde bir teorik düzeltme olarak kabul edilmektedir. Zira şirket tescil edildikten sonra henüz senede bağlanmamış olsa dahi bir hukuki pozisyon olarak "pay" mevcuttur [3, 5].

Öte yandan, TTK m. 476/1 ile 1 kuruş olarak tespit edilen itibarî değer alt sınırının ihlalinin (TTK m. 476/2) pratikteki uygulanabilirliği ciddi şekilde eleştirilmektedir [10]. Türkiye Cumhuriyeti'nde en küçük fiziki ve hukuki para biriminin 1 kuruş olması hasebiyle, bir payın itibarî değerinin yarım kuruş veya çeyrek kuruş olarak belirlenmesi teknik olarak mümkün değildir. Bu itibarla, fıkranın geçersizlik yaptırımı içeren ihlal boyutu, ancak Cumhurbaşkanı tarafından bu asgari değerin 10 veya 100 kuruş gibi daha yüksek bir hadde çekilmesi yahut şirketlerin tamamen mevzuata aykırı şekilde döviz cinsinden nominal değer atfetmeye çalışması gibi spesifik ve marjinal senaryolarda vücut bulabilecektir [10]. Bu bakımdan yasa metninin, iktisadi gerçekliklerin gerisinde kalmaması adına Cumhurbaşkanlığı'nın bu yetkisini ekonomik konjonktüre göre işletmesi önem arz etmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.