RESMİ METİN

Madde 397


Madde 397 - (1) (Değişik: 26/6/2012 - 6335/18 md.) Dördüncü fıkra uyarınca denetime tabi olan anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Den etim Standartları Kurumunca yayımlanan uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup o lmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir. (2) (Değişik: 26/6/2012 - 6335/18 md.) Denetime tabi olanlar, hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal t ablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır. Bu hüküm, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanır. Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir. (3) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra değiştirilmişse ve değişiklik denetleme raporlarını etkileyebilecek nitelikteyse, finansal tablolar ile, birinci fıkra çerçe vesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun sonucu, raporda özel olarak açıklanır. Denetçi görüşünde de yeniden denetlemeyi yansıtan uygun eklere yer verilir. (4) (Ek: 26/6/2012 - 6335/18 md.) 398 inci madd e kapsamında denetime tabi olacak şirketler Cumhurbaşkanınca belirlenir. 52 (5) (Ek: 28/3/2013 - 6455/80 md.) Dördüncü fıkra kapsamı dışında kalan anonim şirketler (…) 53 bu fıkra hükümlerine göre denetlenir. Denetime ilişkin usul ve esaslar ile bu fıkra uyarınc a denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına; denetimin ve denetim raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Cumhurba şkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kanunun denetçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilere de kıyasen uygulanır. 52 (6) (Ek: 28/3/2013 - 6455/80 md.) Beşinci fıkra kapsamında denetime tabi olduğu hâlde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir. 52 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle 397 nci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklin de ve beşinci fıkrasında yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir. 53 21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK) döneminde anonim şirketlerin denetimi, kural olarak şirket içinden veya dışından seçilen "murakıplar" (denetçiler) vasıtasıyla gerçekleştirilmekteydi. Ancak bu sistem, murakıpların genellikle çoğunluk pay sahiplerince seçilmesi ve bağımsızlıklarının bulunmaması sebebiyle işlevsiz kalmış, hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerine hizmet edememiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), kurumsal yönetim, şeffaflık ve uluslararası muhasebe standartlarına uyum hedefleri doğrultusunda eski murakıplık sistemini bütünüyle terk etmiş ve yerine "bağımsız denetim" sistemini ihdas etmiştir [1, 2].

TTK m. 397, bu yeni denetim sisteminin temel taşıdır ve anonim şirketler ile şirketler topluluğunun finansal tablolarının, bağımsız denetim kuruluşları veya yetkilendirilmiş meslek mensupları (YMM, SMMM) tarafından denetlenmesini emredici bir kural olarak düzenlemektedir [1, 3]. Madde, denetimin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Türkiye Denetim Standartlarına (TDS) uygun olarak yapılmasını zorunlu kılarak, yerel uygulamaları uluslararası denetim standartları ile entegre etmiştir [4, 5]. Maddenin sistematiği, denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesinden (m. 397/4), denetimin yapılmamasının hukuki sonuçlarına (m. 397/2) ve denetim sonrası değişikliklerin akıbetine (m. 397/3) kadar birbiriyle bağlantılı katı kurallar silsilesi öngörmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Bağımsız Denetime Tabi Olma ve Kapsam (m. 397/1 ve 397/4)

TTK m. 397/1, denetimin konusunu "şirketin ve topluluğun finansal tabloları" ile "yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu" olarak belirlemiştir [4, 6]. Ancak TTK, tüm anonim şirketleri ağır ve maliyetli bir bağımsız denetim yükümlülüğü altına sokmamış; 397/4 fıkrası ile bu şirketlerin Cumhurbaşkanınca (öncesinde Bakanlar Kurulu) belirleneceğini hüküm altına almıştır [7]. Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen aktif toplamı, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı gibi eşik değerleri aşan anonim şirketler, bağımsız denetime tabi olmaktadır. Denetim, finansal bilgilerin Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS/TFRS) ve dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını tespiti amacını taşır [4, 8, 9].

2.2. "Düzenlenmemiş Hükmündedir" Yaptırımı ve Yokluk (m. 397/2 ve 397/6)

Maddenin en çarpıcı ve ağır yaptırımı 2. ve 6. fıkralarda yer alan "düzenlenmemiş hükmündedir" kuralıdır [10, 11]. Kanun koyucu, bağımsız denetime tabi olduğu hâlde denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu hukuken "yok" saymıştır [10, 12]. Bu durum, hukuki işlem teorisi bağlamında bir yokluk (non-existence) halidir. Finansal tabloların hukuken doğmamış sayılması, bu tablolara dayanılarak alınacak kâr dağıtımı, sermaye artırımı veya azaltımı ile yönetim kurulu üyelerinin ibrası gibi genel kurul kararlarının da kurucu unsurlarının eksikliği nedeniyle yoklukla veya mutlak butlanla sakatlanması sonucunu doğurur [12-14].

2.3. Finansal Tabloların Sonradan Değiştirilmesi ve Yeniden Denetim (m. 397/3)

Finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra değiştirilmişse ve bu değişiklik denetleme raporunu etkileyebilecek nitelikteyse, TTK m. 397/3 uyarınca ilgili kısımlar "yeniden denetlenmek" zorundadır [15, 16]. Yeniden denetleme ve sonucu raporda özel olarak açıklanır ve denetçi görüşünde bu durumu yansıtan uygun eklere yer verilir [15]. Bu hüküm, denetim sonrası yönetim kurulu müdahaleleriyle şeffaflığın zedelenmesini ve pay sahiplerinin yanıltılmasını önlemek amacıyla ihdas edilmiştir.

2.4. Kapsam Dışında Kalan Anonim Şirketlerin Denetimi (m. 397/5)

Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen ölçütlerin altında kalarak bağımsız denetim kapsamı dışında kalan anonim şirketlerin denetimi ise TTK m. 397/5 fıkrası uyarınca ikincil mevzuata bırakılmıştır [7]. Kanun, bu şirketler için daha hafifletilmiş bir denetim rejiminin Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğini öngörmüştür. Söz konusu denetimi yaptırmayan şirketlerin finansal tabloları da yine m. 397/6 uyarınca düzenlenmemiş hükmündedir [11].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 398 (Denetimin Konusu ve Kapsamı): 397. madde ile zorunlu kılınan denetimin maddi sınırlarını ve dürüst resim ilkesine uygunluk kıstasını 398. madde çizer [17]. Denetçi, finansal tabloların şirketin malvarlıksal ve finansal durumunu şeffaf ve güvenilir olarak yansıtıp yansıtmadığını inceler [9].
  • TTK m. 400 (Denetçi Olabilecekler ve Olamayacaklar): 397. madde uyarınca yapılacak denetimin "bağımsızlık" vasfını korumak için, denetçi ile şirket arasındaki menfaat çatışmalarını (pay sahipliği, kan hısımlığı, çalışan olma vb.) yasaklayan mutlak engeller m. 400'de düzenlenmiştir [18-20].
  • TTK m. 402 - 403 (Denetim Raporu ve Görüş Yazıları): 397. madde kapsamındaki denetim faaliyeti, 402. maddedeki rapor ve 403. maddedeki "Görüş Yazısı" ile somutlaşır [21, 22]. Olumlu, sınırlı olumlu, olumsuz görüş veya görüş bildirmekten kaçınma durumları, 397/2'de belirtilen "tablonun başlığında açıkça belirtilmesi gereken" hususlardır [23-25]. Olumsuz görüş verilmesi halinde finansal tablolar üzerinden karar alınamaz ve yönetim kurulu dört iş günü içinde genel kurulu toplantıya çağırmak zorundadır [26, 27].
  • TTK m. 420 ve 424 (Finansal Tabloların Müzakeresi ve İbra): Düzenlenmemiş sayılan (m. 397/2) bir finansal tablo genel kurulda müzakere edilemez. İbra kararı ancak usulüne uygun denetlenmiş bilançonun onaylanmasıyla sonuç doğurur (m. 424) [28, 29].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; bağımsız denetime tabi bir anonim şirkette finansal tabloların denetimden geçirilmemesi, bu tabloları hukuken "yok" kılar. Yok hükmündeki tablolara dayanılarak genel kurul tarafından alınan kâr dağıtımı, bilançonun tasdiki ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik kararlar da geçersizdir. Yargıtay, denetçisi seçilmemiş veya seçilmiş olmasına rağmen denetim raporu sunulmamış bir şirkette alınan ibra kararlarının, TTK m. 397/2 ve m. 424 hükümleri muvacehesinde batıl olduğuna hükmetmektedir. Şirket organlarının kanunun emredici şekil ve denetim şartlarını bertaraf etmeye yönelik karar almaları, azınlık veya pay sahipleri tarafından süreye tabi olmaksızın yokluk/butlan davasına konu edilebilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Bağımsız Denetimden Geçmeyen Tablolarla Kâr Dağıtımı): Olay: "A Tekstil A.Ş.", Cumhurbaşkanı kararı uyarınca bağımsız denetime tabi şirketler kapsamındadır. 2024 yılı olağan genel kurul toplantısında, bağımsız denetim kuruluşunun henüz denetim raporunu sunmamış olmasına rağmen, yönetim kurulunca hazırlanan finansal tablolar oylanarak kabul edilmiş ve yüklü miktarda kâr dağıtımı ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 397/2 uyarınca, denetimden geçmemiş finansal tablolar "düzenlenmemiş hükmündedir" [10, 12]. Hukuken var olmayan bir finansal tabloya dayanılarak kâr dağıtımı yapılamaz ve ibra kararı alınamaz. Bu nedenle genel kurulun bilançonun tasdiki, kâr dağıtımı ve ibraya ilişkin kararları kurucu unsur eksikliğinden dolayı yoklukla (veya TTK m. 447 bağlamında sermayenin korunması ilkesine aykırılıktan mutlak butlanla) sakattır [13, 14, 30]. İlgililer bu kararların geçersizliğinin tespitini her zaman talep edebilir.

Olay 2 (Denetim Sonrası Yönetim Kurulunun Finansal Tablolarda Değişiklik Yapması): Olay: "B Enerji A.Ş.", bağımsız denetim kuruluşundan "olumlu görüş" içeren raporunu almıştır. Ancak genel kurul toplantısından iki hafta önce, yönetim kurulu şirketin yurt dışındaki büyük bir alacağının tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi üzerine finansal tablolarda tek taraflı bir düzeltme yapmış ve bu yeni durumu yansıtan tabloları doğrudan genel kurula sunmuştur. Hukuki Analiz: TTK m. 397/3 son derece açıktır. Finansal tablolar, denetleme raporu sunulduktan sonra değiştirilmişse ve bu değişiklik raporu etkileyebilecek mahiyetteyse (örneğin tahsil edilemeyen büyük bir alacak aktifleri ciddi oranda etkiler), tablolar "yeniden denetlenmek" zorundadır [15, 16]. Yönetim kurulunun tek taraflı değişikliği ile genel kurula sunulan tablolar, yeniden denetimden geçmedikleri için m. 397/2 uyarınca denetlettirilmemiş sayılır ve düzenlenmemiş hükmünde kabul edilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Bağımsız denetim raporunun varlığı ve finansal tabloların denetimden geçtiği hususu resmi sicil kayıtları, faaliyet raporu ve bağımsız denetçi raporunun ibrazı ile ispatlanır. Denetimin yapılmadığının tespiti şekli bir unsurdur.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 397/2 anlamında "düzenlenmemiş hükmünde" sayılan bir belgeye dayalı genel kurul kararının yokluğunun veya mutlak butlanının tespiti davaları, kural olarak herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi olmaksızın her zaman açılabilir [31, 32]. Ancak hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m. 2) saklıdır.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Yokluk veya butlanın tespiti talepli davalarda kesin yetkili ve görevli mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Şirket yönetim kurullarının, kendi bünyelerindeki iç denetim veya mali müşavirlik hizmetlerini "bağımsız denetim" ile karıştırması en sık rastlanan hatadır. TTK m. 400'deki katı bağımsızlık kriterlerini taşımayan ve KGK tarafından yetkilendirilmeyen kişilerce yapılan denetimler, TTK m. 397 kapsamında geçerli kabul edilmez [3, 20]. Ayrıca, tablolar üzerinde denetçi görüşünün açıkça belirtilmemesi de hukuka aykırılık teşkil eder [10].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK'nın 397. maddesi, şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkelerinin yerleşmesi açısından devrim niteliğinde bir adımdır. Ancak, maddenin kaleme alınışında ve ikincil mevzuatın kurgulanışında doktrinde (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Mehmet Bahtiyar vd.) ciddi eleştiriler getirilmiştir [33].

Özellikle TTK m. 397/5'te düzenlenen ve bağımsız denetim kapsamı dışında kalan şirketler için öngörülen ikincil denetim mekanizmasına ilişkin yönetmeliğin uzun süre yayımlanmamış olması, uygulamada on binlerce sermaye şirketinin fiilen hiçbir denetime tabi olmaksızın faaliyet göstermesine neden olmuş; eski "murakıplık" sisteminin kaldırıldığı ancak yenisinin kurulamadığı "denetimsizlik" boşluğu yaratmıştır. Doktrinde haklı olarak, finansal tabloların geçerliliğini "düzenlenmemiş hükmünde sayılma" gibi en ağır yaptırıma bağlayan bir sistemde, kapsam dışı şirketler için idari düzenlemelerin eksik bırakılmasının şirketler hukukunda güvenlik ve eşitlik ilkelerini zedelediği savunulmaktadır. Buna ek olarak, "düzenlenmemiş hükmündedir" yaptırımının mutlaklığı, ticaret hayatının aradığı hız ve esneklik ile zaman zaman bağdaşmamakta; şirketlerin fiili durumları ile hukuki durumları arasında derin uçurumlar yaratabilmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.