RESMİ METİN

b) Birleşme raporu 26 Bu üst başlık “4. Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu ve dene tleme” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


Madde 147 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları, ayrı ayrı veya birlikte, birleşme hakkında bir r apor hazırlarlar. (2) Raporda; a) Birleşmenin amacı ve sonuçları, b) Birleşme sözleşmesi, c) Şirket paylarının değişim oranı ve öngörülmüşse denkleştirme akçesi; devrolunan şirketlerin ortaklarına devralan şirket nezdinde tanınan ortaklık hakları, d) Gereğ inde ayrılma akçesinin tutarı ve şirket pay ve ortaklık hakları yerine ayrılma akçesi verilmesinin sebepleri, e) Değişim oranının belirlenmesi yönünden payların değerlemesine ilişkin özellikler, f) Gereğinde devralan şirket tarafından yapılacak artırımın m iktarı, g) Öngörülmüşse, devrolunan şirketin ortaklarına, birleşme dolayısıyla yüklenecek olan, ek ödeme ve diğer kişisel edim yükümlülükleri ile kişisel sorumluluklar hakkında bilgi, h) Değişik türdeki şirketlerin birleşmelerinde, yeni tür dolayısıyla ort aklara düşen yükümlülükler, i) Birleşmenin, birleşmeye katılan şirketlerin işçileri üzerindeki etkileri ile mümkünse bir sosyal planın içeriği, j) Birleşmenin, birleşmeye katılan şirketlerin alacaklıları üzerindeki etkileri, k) Gerekiyorsa, ilgili makamlar dan alınan onaylar, hukuki ve ekonomik yönden açıklanır ve gerekçeleri belirtilir. (3) Yeni kuruluş yoluyla birleşmede birleşme raporuna yeni şirketin sözleşmesinin de eklenmesi şarttır. (4) Tüm ortakların onaylaması hâlinde, küçük ve orta ölçekli şirketl er birleşme raporunun düzenlenmesinden vazgeçebilirler. 27 c) Birleşme sözleşmesinin ve birleşme raporunun denetlenmesi


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) ticaret şirketlerinin birleşmesine ilişkin normatif yapısı, şeffaflık, pay sahiplerinin ve alacaklıların korunması ile hesap verilebilirlik ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda TTK m. 147 hükmünde düzenlenen "Birleşme Raporu", birleşme prosedürünün en hayati aydınlatma araçlarından birini teşkil etmektedir. Kanun koyucu, birleşme sözleşmesinin salt hukuki ve teknik bir metin olmasından hareketle, bu sözleşmenin arkasında yatan iktisadi saiklerin, malvarlığı değerlemelerinin ve değişim oranlarının hak sahiplerine anlaşılır bir dille izah edilmesini zorunlu kılmıştır [1, 2].

Birleşme raporu, birleşmeye katılan şirketlerin ortaklarına somut olaydaki birleşmeye ilişkin ve bu birleşmeyi tanımlayan, aydınlatıcı, gerekçeli ve tatmin edici bilgilerin verilmesini amaçlamaktadır [1]. Avrupa Birliği'nin Şirketler Hukukuna ilişkin Yönergeleri ve mehaz İsviçre Birleşme Kanunu (FusG) ile tam bir uyum içinde kaleme alınan bu hüküm, pay sahiplerinin genel kurulda birleşme sözleşmesini onaylarken veya reddederken iradelerinin sağlıklı oluşmasını temin eder [2]. Raporda verilecek yanıltıcı bilgilerin kullanılması, ilgililerin zarar görmesi halinde yönetim organının sorumluluğuna gidilmesinin temel dayanaklarından birini oluşturacaktır [2].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yönetim Organının Rapor Hazırlama Yükümlülüğü

TTK m. 147/1 uyarınca, birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları (anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdür/müdürler kurulu), birleşme hakkında ayrı ayrı veya birlikte bir rapor hazırlamakla mükelleftir [3, 4]. Hükmün, raporun "ayrı ayrı veya birlikte" hazırlanabilmesine cevaz vermesi, usul ekonomisi ve uygulamadaki pratiklik gözetilerek getirilmiştir [5]. Ortak bir raporun hazırlanması, şirketlerin birleşme saikleri üzerinde tam bir mutabakata vardıklarını ve değerleme kriterlerini ortaklaşa benimsediklerini gösterir. Raporun hazırlanması, yönetim organının devredilemez nitelikteki görevleri arasındadır [6, 7].

2.2. Hukuki ve Ekonomik Yönden Gerekçelendirme Kriteri

TTK m. 147/2 bendi, birleşme raporunun asgari içeriğini tahdidi olmayan bir biçimde saymıştır. Kanun koyucu, bentte sayılan unsurların salt bir liste olarak sunulmasını yeterli görmemiş, bunların "hukuki ve ekonomik yönden açıklanmasını ve gerekçelerinin belirtilmesini" emretmiştir [2, 8]. Raporda özellikle;

  • Birleşme sözleşmesi ve birleşmenin amacı [1],
  • Şirket paylarının değişim oranı ve öngörülmüşse denkleştirme akçesi [9],
  • Ortaklıktan çıkarma niteliği taşıyan ayrılma akçesinin tutarı ve şirket payları yerine nakdi ödeme (ayrılma akçesi) verilmesinin hukuki ve ekonomik sebepleri [4, 10],
  • Değişim oranının saptanmasında payların değerlemesine ilişkin özellikler [11] detaylandırılmalıdır. Raporun sadece iktisadi değil, aynı zamanda hukuki açıdan da aydınlatıcı ve gerekçeli olması Kanunun emredici kuralıdır [2].
2.3. Yeni Kuruluş Yoluyla Birleşmede Sözleşme Eki

Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, birleşme, yeni bir şirketin kurulması (yeni kuruluş şeklinde birleşme) yöntemiyle gerçekleşiyorsa, hazırlanan birleşme raporuna yeni kurulacak şirketin esas sözleşmesinin eklenmesi zorunludur [8, 12]. Zira bu yöntemde pay sahipleri, sadece mevcut bir şirkete dâhil olmamakta, hukuki ve yapısal donanımı tamamen yeni olan bir tüzel kişiliğin kurucusu/ortağı konumuna gelmektedirler. Pay sahiplerinin yeni şirketteki hak ve yükümlülüklerini idrak edebilmeleri, ancak bu esas sözleşmenin raporla birlikte incelenmesi ile mümkündür.

2.4. Küçük ve Orta Ölçekli Şirketlerde (KOBİ) İradi Vazgeçme (Muafiyet)

Hükmün 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun ile değişik dördüncü fıkrası, KOBİ'ler için bir muafiyet rejimi öngörmüştür. Buna göre, "tüm ortakların onaylaması hâlinde", küçük ve orta ölçekli şirketler birleşme raporunun düzenlenmesinden vazgeçebilirler [8, 10]. Bu istisna, uygulamada küçük ölçekli işletmelerin ağır bürokratik ve mali külfetlerden kurtarılması amacına matuftur [13]. Ancak kanun koyucu, bu vazgeçme işlemini "oybirliği" şartına bağlayarak, çoğunluğun azınlığı tahakküm altına almasını ve azınlığın bilgi alma hakkının (şeffaflığın) ihlal edilmesini kesin bir biçimde engellemiştir [2, 14].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 145 ve m. 146 (Birleşme Sözleşmesi): Birleşme raporu, TTK m. 145 ve 146'da çerçevesi çizilen birleşme sözleşmesinin adeta ekonomik ve hukuki bir tefsiri (şerhi) niteliğindedir. Raporda yer alan açıklamalar, sözleşmedeki soyut rakamların (özellikle değişim oranının) alt yapısını oluşturur [3, 15].
  • TTK m. 149 (İnceleme Hakkı): TTK m. 147 uyarınca hazırlanan rapor, TTK m. 149 kapsamında genel kurul kararından önceki otuz gün içinde pay sahiplerinin, alacaklıların ve diğer ilgililerin incelemesine sunulmak zorundadır [16, 17]. İnceleme hakkının objelerinden en önemlisi bu rapordur.
  • TTK m. 155 ve m. 156 (Kolaylaştırılmış Şekilde Birleşme): Sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış şekilde birleşmesine (örneğin %100 veya %90 oranında hâkimiyetin bulunduğu hallerde) imkân tanıyan TTK m. 155 ve m. 156 hükümleri uyarınca, şirketler TTK m. 147'de öngörülen birleşme raporunu düzenlemekten kanun gereği muaftır [18-20]. Bu durum, ortaklık içi menfaat çatışması riskinin bulunmadığı varsayımına dayanır [21].
  • TTK m. 191 (Denkleştirme Davası): Ortaklık paylarının değişim oranının adil olup olmadığı, büyük ölçüde birleşme raporundaki değerleme kriterleri üzerinden yargısal denetime tabi tutulur. Raporun şeffaflığı, TTK m. 191 kapsamındaki denkleştirme davasının seyrini doğrudan etkiler [22, 23].
  • TTK m. 193 ve m. 549 (Sorumluluk): Raporun yanlış, hileli, sahte veya gerçeğe aykırı bilgiler içermesi halinde belgeleri düzenleyen yönetim organı üyeleri kusurları oranında şirket, pay sahipleri ve alacaklılara karşı TTK m. 193 ve m. 549 kapsamında hukuki sorumluluk altındadır [24].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, şirketlerde yapısal değişiklik işlemlerinde (birleşme, bölünme, tür değiştirme) pay sahiplerinin aydınlatılması ve inceleme haklarının eksiksiz kullandırılması kurucu bir unsurdur. Yargıtay, birleşme raporunun usulüne uygun hazırlanmaması, eksik bilgi içermesi veya TTK m. 149 uyarınca süresi içinde (toplantıdan 30 gün önce) ortakların incelemesine sunulmaması hallerini, birleşme kararının iptali (TTK m. 192) için geçerli ve esasa müessir bir hukuka aykırılık nedeni olarak kabul etmektedir. İsviçre Federal Mahkemesi kararları ile paralellik arz eden Yargıtay yaklaşımı, raporda özellikle değerleme yönteminin (örneğin İndirgenmiş Nakit Akımları - İNA) neden seçildiğinin tatmin edici şekilde gerekçelendirilmemiş olmasını azınlık haklarının açık ihlali saymaktadır. Rapordaki finansal saklamalar veya manipülatif oranlamalar, Yargıtay nezdinde dürüstlük kuralının (TMK m. 2) ihlali olarak görülmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (KOBİ'lerde Rapor Muafiyeti ve Oybirliği İhlali): A Limited Şirketi ile B Anonim Şirketi birleşme kararı almışlardır. Her iki şirket de KOBİ niteliğini haizdir. A Limited Şirketi genel kurulunda, sermayenin %80'ini temsil eden ortakların oyuyla "birleşme raporu düzenlenmesinden vazgeçilmesine" karar verilmiş, %20 paya sahip azınlık bu karara muhalefet etmiştir. Rapor düzenlenmeksizin birleşme işlemi tescil edilmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 147/4 hükmü son derece açıktır: KOBİ'lerin birleşme raporundan vazgeçebilmesi için "tüm ortakların onaylaması" (oybirliği) şarttır [8, 14]. Somut olayda %80 çoğunlukla alınan vazgeçme kararı kanunun emredici kuralına aykırıdır. Muhalif azınlık, kanunun emredici hükmünün ve bilgi alma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle TTK m. 192 uyarınca iki ay içinde birleşme kararının iptali davası açabilecektir.

Olay 2 (Gerekçelendirme Yükümlülüğünün İhlali ve Ayrılma Akçesi): X A.Ş., Y A.Ş.'yi devralma yoluyla birleşmektedir. Yönetim kurulları tarafından hazırlanan birleşme raporunda, Y A.Ş.'nin %5 paya sahip ortaklarına devralan şirkette pay tahsis edilmemiş, bunun yerine sadece 100.000 TL nakdi ayrılma akçesi verilmesi öngörülmüştür. Raporda bu rakamın nasıl hesaplandığına veya şirket payı yerine neden nakit ödeme zorunluluğu getirildiğine (ortaklıktan çıkarma/squeeze-out gerekçesine) dair hiçbir hukuki ve ekonomik açıklama yapılmamış, sadece sözleşme maddesi kopyalanmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 147/2-d bendi gereğince, ayrılma akçesinin tutarı ve pay yerine ayrılma akçesi verilmesinin "sebeplerinin" hukuki ve ekonomik yönden açıklanması ve gerekçelerinin belirtilmesi emredici bir yasal yükümlülüktür [4, 11]. Raporun sadece rakamları içerip iktisadi ve hukuki bir temel (nedensellik) sunmaması, raporun içeriğindeki noksanlık (sakatlık) anlamına gelir [2]. Bu eksiklik, azınlıkta kalan ortakların ayrılma akçesinin gerçek değere (TTK m. 141/1) denk olup olmadığını denetlemesini engellediğinden; pay sahipleri TTK m. 191 uyarınca denkleştirme davası açabileceği gibi, aydınlatma yükümlülüğünün ağır ihlali nedeniyle TTK m. 192 uyarınca birleşmenin iptali davası da ikame edebilirler.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Birleşme raporundaki değerleme kriterlerinin yanlış, sahte veya gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla açılacak sorumluluk (TTK m. 193 ve m. 549) davalarında, zarara uğradığını iddia eden davacı pay sahibi veya alacaklı, rapordaki bilginin nesnel gerçeğe aykırılığını ve illiyet bağını ispatla mükelleftir. Yönetim organı ise kusursuzluğunu ispatlamalıdır [24, 25].
  • Zamanaşımı / Süreler: Birleşme raporu, genel kurul kararından en az otuz (30) gün önce pay sahiplerinin incelemesine sunulmak zorundadır (TTK m. 149/1) [16, 17]. Raporun eksikliği veya kanuna aykırılığına dayalı iptal davaları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilandan itibaren iki (2) ay içinde açılmalıdır (TTK m. 192/1) [26].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Birleşme raporundaki sakatlıklar nedeniyle açılacak birleşmenin iptali, denkleştirme veya sorumluluk davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir; yetkili mahkeme ise işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (TTK m. 191/1).
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada sıklıkla karşılaşılan en büyük hata, birleşme raporunun TTK m. 146 kapsamındaki "Birleşme Sözleşmesi"nin adeta bir kopyası olarak hazırlanmasıdır. Rapor, sözleşmenin bir tekrarı değil; sözleşmedeki değişim oranlarının, ayrılma akçelerinin ve hukuki sonuçların iktisadi teoriler, finansal matematik formülleri ve stratejik kararlar zemininde "gerekçelendirilmiş" halidir. Gerekçe içermeyen şekli raporlar TTK m. 147'nin ruhuna açıkça aykırıdır [2].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 147'de düzenlenen birleşme raporu, şirketin yapısal değişikliğe ilişkin stratejik kararının anatomisini sunar. Ne var ki, 6335 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'nda yapılan geniş çaplı revizyonlar neticesinde, "işlem denetçisi" kurumunun mülga edilmesi (eski TTK m. 148'in kaldırılması), birleşme raporunun güvenirliğinin bağımsız bir denetim mekanizmasından geçirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır [27-29]. Doktrinde bu durum, pay sahiplerinin ve alacaklıların korunması bakımından ciddi bir zafiyet olarak eleştirilmektedir [29]. İşlem denetçisinin yokluğunda, değerlemenin ve değişim oranlarının salt yönetim organının hazırladığı birleşme raporuna dayandırılması, raporun önemini ve yönetim organının bu rapordan doğan hukuki sorumluluğunu (TTK m. 193) asimetrik biçimde artırmıştır.

Öte yandan, KOBİ'ler için öngörülen rapor hazırlama muafiyeti (TTK m. 147/4), "oybirliği" şartına bağlanmış olmakla birlikte, doktrinde farklı ölçekteki şirketlerin birleşmesi hallerinde sorunlara gebedir [30]. Bir KOBİ, kendi içinde oybirliği sağlasa dahi, birleşmenin karşı tarafı olan büyük ölçekli bir sermaye şirketinin alacaklıları veya diğer paydaşları, KOBİ'nin şeffaflıktan kaçınması sebebiyle dolaylı bir bilgi asimetrisine ve risk artışına maruz kalabilmektedir [30, 31]. De lege feranda, farklı büyüklükteki şirketlerin birleşmesinde, muafiyet hükmünün her iki şirketin de alacaklıları ve ortak menfaatleri nazara alınarak sınırlandırılması değerlendirilmelidir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.