RESMİ METİN

2. Görevleri


Madde 85 - Yönetim kurulu, derneğin yürütme ve temsil organıdır; bu görevini kanuna ve dernek tüz üğüne uygun olarak yerine getirir. Temsil görevi, yönetim kurulunca, üyelerden birine veya bir üçün cü kişiye verilebilir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Yönetim kurulu" üst başlığı altında "Görevleri" kenar başlığıyla yer alan 85. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 69. maddesinin ikinci fıkrasından esinlenerek hukukumuza kazandırılmıştır. Hükmün amacı (ratio legis) dernek tüzel kişiliğinin kendi iç işleyişini sağlayan "yürütme" ile dış dünyayla olan hukuki ilişkilerini kuran "temsil" işlevlerinin yetki karmaşasına mahal vermemek adına tek ve zorunlu bir organda toplanmasıdır. Kanun koyucu bu düzenlemeyle, dernek genel kurulunun aldığı soyut kararların somut ve icrai bir el vasıtasıyla hayata geçirilmesini amaçlamış, tüzel kişiliğin aktif ve işlevsel bir mekanizmaya kavuşmasını güvence altına almıştır.

Organ teorisi kapsamında ele alındığında, dernek tüzel kişiliğinin iradesi (TMK m. 50 uyarınca) bizzat organları aracılığıyla açıklanır ve yönetim kurulu, fiil ehliyetinin kullanılmasında tüzel kişiliğin beyni ve eli konumundadır. Bu bağlamda yönetim kurulunun tüzük ve kanun sınırları içindeki yürütme ve temsil faaliyetleri, sıradan bir vekilin işlemleri gibi değil; bizzat derneğin kendi fiili olarak kabul edilerek tüzel kişiliği doğrudan doğruya hak sahibi yapar ve borç altına sokar.

2. Kavramlar

Yürütme görevi: Dernek genel kurulunun aldığı makro nitelikteki kararları somutlaştırarak hayata geçirme, derneğin iç işleyişine, bütçe yönetimine, üye kabullerine ve personel idaresine dair günlük tüm faaliyetleri sevk ve idare etme yetki ve yükümlülüğüdür.

Temsil görevi: Dernek tüzel kişiliğinin hukuki bağımsızlığını ve varlığını dış dünyada, üçüncü kişilere, idari makamlara ve mahkemelere karşı kullanma; sözleşme akdetme, dava açma, mal alım-satımı yapma veya derneği borç altına sokan taahhütlerde bulunma iradesidir.

Kanun ve tüzüğe uygunluk: Yönetim kurulunun icrai ve temsili hareket alanının mutlak sınırlarını çizen; organın her türlü faaliyetinin öncelikle emredici yasa normlarına ve ardından derneğin anayasası niteliğindeki kurucu tüzüğünde belirtilen amaca, kısıtlamalara ve usullere sıkı sıkıya bağlı kalması zorunluluğudur.

Temsil yetkisinin devri: Derneğin temsil yetkisinin yönetim kurulunca kolektif olarak kullanılmasını esneten; kurul kararıyla bu dışa dönük yetkinin yöneticilerden yalnızca birine, birkaçına veya tamamen dernek dışından bir üçüncü kişiye (profesyonel yöneticiye) bırakılabilmesini ifade eden yasal delegasyon kuralıdır.

Temsil yetkisinin sınırı: Temsil yetkisinin üyelerden birine veya üçüncü kişiye devredilmesi durumunda, bu yetkinin hudutsuz bir genel temsil mi, yoksa sadece belirli idari ve mali işlemlere (örneğin sadece belirli bir hesaptan para çekmeye) özgülenmiş sınırlı bir temsil mi olduğunun yönetim kurulu kararıyla belirlenmesi kuralıdır.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 48-50 (tüzel kişi organ teorisi — genel hükümler)
  • TMK m. 72 (zorunlu organlar — yönetim kurulu)
  • TMK m. 84 (yönetim kurulunun oluşumu)
  • TMK m. 80 (genel kurulun denetim yetkisi)
  • TBK m. 502-514 (vekalet — temsil yetkisi benzerliği)
  • TTK m. 365-374 (anonim şirket yönetim kurulu görevi — karşılaştırma)

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Dernek yönetim kurulu, temsil yetkisini sadece rutin idari harcamalar için sınırlandırarak dışarıdan atadığı profesyonel bir üçüncü kişiye devretmiş, ancak bu kişi dernek adına yüksek bedelli bir ticari gayrimenkul alım sözleşmesi imzalamıştır. TMK m. 85 kapsamında temsil yetkisinin üçüncü kişiye devri mümkün olsa da, bu yetkinin sınırlarının açıkça aşılması halinde Türk Borçlar Kanunu'ndaki yetkisiz temsil kuralları devreye girer. Yönetim kurulunun açık icazeti veya genel kurulun onayı bulunmadıkça, sınırı aşan bu sözleşme dernek tüzel kişiliğini bağlamaz ve işlemi yapan üçüncü kişi doğan zararlardan şahsen sorumlu olur. İyiniyetli üçüncü kişilerin korunması bağlamında temsil yetkisi kısıtlamalarının önceden usulünce ilan ve tebliğ edilmiş olması uyuşmazlığın çözümünde büyük önem taşır.

Olay 2: Bir derneğin yönetim kurulu, derneğin faaliyet alanını genişletmek amacıyla kendi arasında karar alarak dernek tüzüğünde değişikliğe gitmiş ve bu tüzük değişikliğini mülki idareye bildirmiştir. Yönetim kurulu derneğin yürütme organı olmakla birlikte, TMK m. 85 uyarınca bu görevini kanuna ve tüzüğe uygun yerine getirmek zorundadır ve kanun gereği tüzük değişikliği yapma yetkisi münhasıran genel kurula aittir. Yönetim kurulunun yetki gaspı yaparak aldığı bu karar mutlak surette yetki aşımı (ultra vires) teşkil ettiğinden, alınan tüzük değişikliği kararı hukuken sakattır ve geçersizdir. İlgili üyeler bu kararın iptali veya yokluğunun tespiti için mahkemeye başvurarak yönetim kurulunun kanuna aykırı bu işlemini ortadan kaldırabilirler.

6. Pratik Notlar

  • Temsil yetkisinin ticaret siciline tescil paraleli — iyi niyet koruması: Derneklerde temsil yetkisinin devri veya sınırlandırılması mülki idareye bildirilse de, ticaret şirketlerindeki (TTK) gibi aleniyet sağlayan bir kurumsal ticaret sicili tescili bulunmadığından, üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunması derneklerde daha karmaşıktır. Bu nedenle, işlem yapan üçüncü kişilerin derneğin güncel yetki belgesini bizzat incelemeleri hukuki güvenlikleri açısından şarttır.
  • Temsil yetkisinin devri belgesinin şekli: Yönetim kurulunca üyelerden birine veya üçüncü kişiye verilecek temsil yetkisi, mutlaka derneğin karar defterine işlenmiş usulüne uygun bir karara dayanmalıdır. Bu kararın noterden tasdik edilerek yetkilendirilen kişiye verilmesi, dış dünyada (örneğin tapu dairelerinde veya mahkemelerde) temsil yetkisinin ispatı bakımından zaruridir.
  • Yönetim kurulunun müzakere ve karar usulü (oy çokluğu): Yürütme görevini ifa eden yönetim kurulu, kanunda aksi belirtilmedikçe salt çoğunlukla toplanır ve katılanların oy çokluğuyla karar alır. Alınan tüm kararların numaralandırılarak tarih sırasıyla karar defterine yazılması ve toplantıya katılan üyelerce ıslak imza ile imzalanması, geçerlilik ve denetim şartıdır.
  • İmza sirkülerinin hazırlanması: Yönetim kurulu görev dağılımını yaptıktan sonra, derneği bankalar, resmi daireler ve sözleşmeler nezdinde temsil edecek kişilerin imza örneklerini içeren noter onaylı imza sirküleri çıkartmalıdır. Bu belge, tüzel kişinin iradesinin somutlaşmasında ve yetkisiz kişilerin derneği borç altına sokmasının önlenmesinde en güçlü pratik araçtır.
  • Başkan ve başkan vekilinin yetki sınırları: Dernek başkanı kural olarak tüzel kişiliği tek başına temsile yetkili görünse de, tüzükte mali işler için çift imza şartı (örneğin başkan ve saymanın birlikte imzası) getirilmişse, bu sınırlandırma organ teorisi gereği derneğin dış ilişkilerine de yansır. Başkan vekilinin temsili ise genellikle başkanın yokluğunda veya yönetim kurulunun özel kararıyla sınırları belirlenmiş şekilde geçerlilik kazanır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 85'te düzenlenen ve yürütme ile temsil fonksiyonlarını tek bir zorunlu organda toplayan sistem, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) tarafından "dernek yönetiminde istikrar ve tek elden idare" prensibi açısından başarılı bulunmakla birlikte, ciddi bir iş yükü ve sorumluluk darboğazı yaratmaktadır. Bilhassa üye sayısı binleri bulan ulusal veya uluslararası düzeydeki devasa derneklerde, yedi ila on bir kişiden oluşan amatör ve gönüllü bir yönetim kurulunun hem stratejik kararları (yürütme) alması hem de derneği tüm davalarda ve idari mecralarda (temsil) bizzat temsil etmesi fonksiyonel olarak imkânsızdır. Organlar arası fren ve denge mekanizmalarının yetersiz kalması, yoğun iş yükünün yönetim kurulu üyelerini ağır şahsi tazminat riskleriyle karşı karşıya bırakmasına ve kurumsal işleyişin hantallaşmasına neden olmaktadır.

Akyol'un tüzel kişiler ve hakkın kullanılması bağlamındaki değerlendirmeleri ekseninde yaklaşıldığında, kanun koyucunun "Temsil görevi... bir üçüncü kişiye verilebilir" şeklindeki esneklik kuralı dogmatik açıdan çok değerlidir. Sivil toplum kuruluşlarının giderek şirketleştiği, karmaşık mali fonları ve devasa bütçeleri idare ettiği günümüzde, temsil ve icra yetkisinin tamamen profesyonel CEO'lara (Genel Sekreter veya Vakıf/Dernek Müdürü) devredilmesi modern bir zorunluluktur. Ne var ki, Türk Medeni Kanunu'nda üçüncü kişiye devredilen bu yetkinin sorumluluk rejimi, Türk Ticaret Kanunu'nda olduğu gibi "murahhas aza" veya "profesyonel yönetici" statüleriyle detaylandırılmamış, genel Borçlar Hukuku (vekâlet) kurallarına terk edilmiştir. Sivil toplum hukuku, yönetim kurullarının sorumluluktan ne ölçüde kurtulabileceğini ve yetki devredilen üçüncü kişilerin dernek organı sayılıp sayılamayacağını de lege ferenda (olması gereken hukuk) olarak ticaret hukuku standartlarında netleştirmelidir.

Son olarak, dijital dönüşüm çağında TMK m. 85'in yürütme ve temsil anlayışının, "fiziksel karar defteri" ve "noter tasdikli ıslak imza" pratiklerine sıkışıp kalması, teknolojik sivil toplum inisiyatiflerinin refleks hızını kesmektedir. Yönetim kurulunun elektronik ortamda anlık olarak (asenkron) toplanabilmesi, akıllı sözleşmeler (smart contracts) ve blokzincir tabanlı e-imza modülleriyle derneği dışarıya karşı "dijital olarak" temsil edebilmesi, günümüz gerçekliğidir. Sivil hukukun, yürütme ve temsil mekanizmalarını fiziki toplantı veya kağıt sirkülasyonu şartından arındırarak, DERBİS entegreli e-devlet şifreleme sistemleri üzerinden güvenli dijital organ temsili kavramını yasal güvence altına alması kaçınılmaz bir reform ihtiyacıdır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 85'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 69/2.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 85. madde metnine dayanır.

Görüş: Yönetim kurulunun hem yürütme hem temsil yükünü üstlenmesinin kurumsal etkinlik için profesyonel yönetici atamasıyla desteklenmesi; temsil yetkisinin devri belgelerinin iyi niyet korumasını sağlamak amacıyla aleniyet kazandırılması gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.