1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Toplantı
usulü" kenar başlığıyla yer alan 79. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun
(ZGB) 66. maddesinin ikinci fıkrasından esinlenerek düzenlenmiştir. Hükmün
amacı (ratio legis) derneğin en yüksek karar organı olan genel kurulun
demokratik bir müzakere ortamında, şeffaf ve düzenli bir biçimde yönetilmesini
sağlamak ve "gündem disiplini" ihdas ederek toplantıdan habersiz üyelerin
gıyabında oldu bittiye getirilen sürpriz kararlar alınmasını engellemektir. Kanun koyucu, bu usul kurallarıyla dernek içi irade oluşumunu şekli bir
güvenceye kavuşturmuştur.
Tarihsel süreçte dernek genel kurullarının toplanma usulü, bürokratik
engellerin azaltılması amacıyla köklü reformlara tabi tutulmuştur. Bilhassa
2004 tarihli 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile yapılan reformlar neticesinde,
TMK m. 77'de yer alan yerel gazete ile ilan şartının kaldırılması, toplantıya
çağrı usullerini son derece esnek hale getirmiş ve üyelerin genel kurula
katılımını kolaylaştırmıştır. Bu reform dalgasının TMK m. 79'daki
toplantı usulüne doğrudan yansıması ise, eski metinde var olan "hükümet
komiserinin toplantıya katılması" zorunluluğunun kaldırılarak sivil toplumun
üzerindeki idari vesayetin ve toplantı bürokrasisinin sonlandırılması olmuştur.
2. Kavramlar
Başkanlık divanı: Genel kurul toplantısı açıldıktan hemen sonra,
toplantının müzakerelerini yönetmek, söz hakkı vermek ve oylamaları sevk ve
idare etmek üzere üyeler tarafından (genellikle açık oyla) seçilen; bir başkan,
yeteri kadar başkan vekili ve bir yazmandan oluşan yönetim heyetidir.
Toplantının güvenliğinden ve düzeninden bizzat divan başkanı sorumludur.
Gündem disiplini: Genel kurul toplantısında, toplantı gününden en az on beş
gün önce üyelere çağrı metninde bildirilmiş olan konular dışında hiçbir
maddenin kendiliğinden tartışılamayacağı ve karara bağlanamayacağı yönündeki
emredici ilkedir. Bu kural, toplantıya katılmayan üyelerin haklarını
koruyan mutlak bir sınır teşkil eder.
1/10 üye ek gündem hakkı: Gündem disiplininin yegâne kanuni istisnası olup,
genel kurul toplantısında o an hazır bulunan üyelerin en az onda birinin (1/10)
yazılı bir dilekçeyle divan başkanlığına başvurarak yeni bir konunun
görüşülmesini talep etmesi ve bu konunun zorunlu olarak gündeme eklenmesini
ifade eden temel bir azınlık hakkıdır.
Tutanak: Toplantı sürecinde görüşülen tüm hususların, muhalefet şerhlerinin
ve alınan nihai kararların yazman tarafından resmi olarak zapta geçirildiği
belgedir. Bu tutanağın hukuki geçerlilik kazanabilmesi için divan başkanı ve
yazmanlar tarafından toplantı bitiminde birlikte imza altına alınması
zorunludur.
Toplantı yönetimi: Divan başkanının genel kurulu yasal mevzuata, dernek
tüzüğüne ve demokratik teamüllere uygun bir biçimde idare etmesi, oylama
usullerini (açık veya gizli) uygulaması ve gerektiğinde genel kurulun
güvenliğini sarsan durumlara müdahale etmesi yetkisidir.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 77 (Toplantı gündeminin ve çağrının en az 15 gün önceden ilan edilmesi
zorunluluğu).
- TMK m. 78 (Toplantıyı geçerli olarak başlatabilmek için aranan asgari
toplantı yeter sayıları ve toplantı yeri kuralları).
- TMK m. 80 (Genel kurulun, toplantı usulü içinde görüşüp karara bağlayacağı
asli görev ve yetkilerinin sınırları).
- TMK m. 81 (Gündem maddelerinin kabulü için aranan salt çoğunluk ve 2/3
oranındaki karar yeter sayıları).
- TMK m. 83 (Toplantı usulüne ve gündem ilkesine aykırılık halinde kararların
mahkemece iptali yaptırımı).
- 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 16 (Toplantı tutanağının idareye bildirim
zorunluluğu ve içeriğine ilişkin tamamlayıcı normlar).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Toplam 100 üyenin hazır bulunduğu bir dernek olağan genel kurul
toplantısında, 15 üye yazılı bir dilekçeyle "derneğin yeni bir şube açması"
hususunun görüşülmek üzere gündeme eklenmesini talep etmiştir. Divan başkanı,
bu konunun önceden planlanmadığını ve toplantı süresini gereksiz uzatacağını
belirterek yazılı talebi reddetmiş ve toplantıyı kapatmıştır.
Hukuki Analiz: TMK m. 79/2 uyarınca, genel kurul toplantısında hazır bulunan
üyelerin en az onda biri (somut olayda 10 üye yeterli iken 15 üye başvurmuştur)
tarafından yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması kanuni ve emredici
bir zorunluluktur. Divan başkanının şahsi takdiriyle bu talebi
reddetmesi, azınlık haklarının ve kanunun açık bir ihlalidir. Gündeme alma
zorunluluğunun yerine getirilmemesiyle toplantı usulü ağır biçimde
sakatlandığından, bu toplantıda alınan diğer kararların da TMK m. 83 kapsamında
mahkemece iptali istenebilir.
Olay 2: Çekişmeli tartışmaların yaşandığı bir dernek genel kurulunda tüm gündem
maddeleri oylanmış, kararlar alınmış ve toplantı tutanağı yazman tarafından
kaleme alınmıştır. Ancak toplantı bitiminde divan başkanı, tutanağın taraflı
tutulduğunu iddia ederek belgeyi imzalamadan toplantı salonunu terk etmiştir.
Hukuki Analiz: Dernekler mevzuatı ve TMK m. 79 sistemi uyarınca, genel kurul
kararlarının yegâne resmi ispat aracı olan toplantı tutanağının, mutlak surette
divan başkanı ve yazmanlar tarafından birlikte imza altına alınması geçerlilik
şartıdır. İmzası eksik olan veya divan başkanı tarafından onaylanmayan bir
tutanak, hukuken tekemmül etmemiş sayılır ve dernek organlarının usulünce
seçildiğini ispatlayamaz. Mülki idare amirliğine verilmesi gereken zorunlu
idari bildirimler bu imzasız belge ile gerçekleştirilemeyeceğinden derneğin
hukuki işlemleri durma noktasına gelir. Toplantı usulüne ilişkin bu şekil
eksikliği, kararların iptali davasına doğrudan zemin hazırlar.
6. Pratik Notlar
- Başkanlık divanı seçiminin usulü: Genel kurul toplantısı açıldıktan hemen
sonra, toplantıyı yönetecek başkan, başkan vekili ve yazman kural olarak
üyelerin teklifi ve açık oylama ile seçilerek görevi yönetim kurulundan
devralır.
- Tutanağın içeriği ve imza zorunluluğu: Toplantı sırasında cereyan eden
konuşmaların özetleri, oylama sonuçları ve varsa muhalefet şerhleri yazman
tarafından tutanağa işlenir ve bu evrakın geçerliliği için başkan ve yazmanın
ıslak imzası mecburi tutulur.
- 1/10 talebinin yazılı ve toplantı sırasında yapılması şartı: Gündeme yeni bir
madde eklenmesi yönündeki onda bir üye talebinin mutlak surette yazılı bir
önerge şeklinde hazırlanıp oylamalara geçilmeden önce divana iletilmesi şarttır.
- Gündem dışı konularda tartışma ile karar farkı: Çağrı kâğıdında yer almayan
hususlar divan başkanının izniyle "dilek ve temenniler" kısmında serbestçe
tartışılabilir; ancak yasal 1/10 usulüyle gündeme eklenmedikçe bu tartışmalar
hukuki bir karara dönüştürülemez.
- Dijital toplantılarda başkanlık divanı sorunu: İçişleri Bakanlığı'nın DERBİS
entegreli sistemleri üzerinden yapılan elektronik genel kurullarda, başkanlık
divanının oylamaları ekran üzerinden nasıl teyit edeceği teknik bir mesele
olup, elektronik sistemin log kayıtları resmi yazılı tutanak yerine geçer.
- Ses ve görüntü kaydının ispat değeri: Yüksek katılımlı ve itiraz potansiyeli
taşıyan kongrelerde toplantının ses ve video kaydına alınması uygulamada
yaygındır; fakat bu kayıtların hukuki ispat değeri kazanabilmesi için
divan tarafından tutanağa yazılı olarak derç edilmesi esastır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 79'da düzenlenen başkanlık divanı kurgusu, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel
Kişiler) eserlerinde ifade edilen "genel kurulun yürütmeden bağımsızlığı"
ideali açısından oldukça önemli bir dogmatik kuraldır. Kanun koyucu, toplantıyı
bizzat mevcut yönetim kurulunun idare etmesini engelleyerek, tarafsız bir divan
oluşturulmasını ve böylece yürütmenin kendi kendini aklamasının (ibra) veya
seçimi manipüle etmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Ne var ki uygulamada,
dernek yönetim kurulları toplantı salonunda sayısal çoğunluğu halihazırda
sağladıkları için, "tarafsız" olması gereken divan başkanlığına çoğunlukla
kendi yöneticilerinden birini veya güdümlü bir üyeyi seçtirmektedirler. Yasanın
divan başkanının "kimlerden olamayacağına" (örneğin mevcut yönetim kurulu
başkanı olamayacağına) dair emredici bir kısıtlama öngörmemiş olması, divanın
tarafsızlığı kurgusunu fiilen etkisizleştirmekte ve toplantı idaresini yine
statükonun tekeline bırakmaktadır.
Akyol'un hakkın kullanılması ve dürüstlük kuralı eksenindeki sivil toplum
değerlendirmelerine atıfla incelendiğinde, TMK m. 79'da yer alan ve "onda bir
üye" ile gündeme madde eklenmesini öngören azınlık hakkının pratik yansımaları
sorunludur. Küçük derneklerde 1/10 sayısını bulmak nispeten kolayken, on
binlerce üyesi olan büyük bir spor veya meslek derneğinde toplantı salonunda
aniden binlerce üyenin ıslak imzasını toplamak fiziksel olarak imkânsızdır.
Ayrıca, bu yolla tüzük değişikliği, derneğin feshi veya gayrimenkul satışı gibi
tüzel kişiliğin kaderini tayin eden devasa konuların, toplantıya gelmeyen geniş
üye kitlesinin haberi olmadan (çağrıda yer almadığı halde) son dakika
önergeleriyle gündeme alınıp karara bağlanabilmesi, örgütlenme özgürlüğünün
taban iradesiyle çelişen ağır bir suistimal riski yaratmaktadır. Kanunun, 1/10
kuralına "tüzük değişikliği ve fesih gibi temel yapısal işlemler hariçtir"
şeklinde koruyucu bir bent eklememiş olması büyük bir dogmatik eksikliktir.
Günümüzde sivil toplum örgütlenmelerinin dijitalleştiği, blokzincir ve e-Devlet
altyapılarının devreye girdiği bir çağda, TMK m. 79'daki "başkan ve yazman
seçilir", "yazılı olarak istenir" gibi 20. yüzyılın fiziksel salon
toplantılarına özgü terimlerin dar yorumlanması sivil katılımı engellemektedir.
Çevrimiçi olarak (asenkron veya eşzamanlı) gerçekleştirilen genel kurullarda
"divan başkanının" yerini doğrulayıcı algoritmaların, "yazmanın ve tutanağın"
yerini ise değiştirilemez blokzincir (hash) kayıtlarının alması gerekirken,
mevzuatın hâlâ ıslak imzalı kâğıt tutanakları geçerlilik şartı olarak araması
de lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından reform ihtiyacını açıkça
ortaya koymaktadır. Dijital toplantı modüllerinde 1/10 ek gündem hakkının
güvenli şifreleme ile saniyeler içinde kullanılabilmesi, yasanın ruhundaki
"gündem disiplini ve azınlık hakkı" dengesini 21. yüzyılın gerçekliğine
taşıyacak en hayati adımdır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 79'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 66/2.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 79. madde metnine dayanır.
Görüş: Başkanlık divanının tarafsızlık ilkesi gereği yönetim kurulundan bağımsız seçilmesi; dijital toplantılarda toplantı usulünün e-imza ve güvenli oturum yönetimiyle desteklenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Toplantı usulü" kenar başlığıyla yer alan 79. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 66. maddesinin ikinci fıkrasından esinlenerek düzenlenmiştir. Hükmün amacı (ratio legis) derneğin en yüksek karar organı olan genel kurulun demokratik bir müzakere ortamında, şeffaf ve düzenli bir biçimde yönetilmesini sağlamak ve "gündem disiplini" ihdas ederek toplantıdan habersiz üyelerin gıyabında oldu bittiye getirilen sürpriz kararlar alınmasını engellemektir. Kanun koyucu, bu usul kurallarıyla dernek içi irade oluşumunu şekli bir güvenceye kavuşturmuştur.
Tarihsel süreçte dernek genel kurullarının toplanma usulü, bürokratik engellerin azaltılması amacıyla köklü reformlara tabi tutulmuştur. Bilhassa 2004 tarihli 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile yapılan reformlar neticesinde, TMK m. 77'de yer alan yerel gazete ile ilan şartının kaldırılması, toplantıya çağrı usullerini son derece esnek hale getirmiş ve üyelerin genel kurula katılımını kolaylaştırmıştır. Bu reform dalgasının TMK m. 79'daki toplantı usulüne doğrudan yansıması ise, eski metinde var olan "hükümet komiserinin toplantıya katılması" zorunluluğunun kaldırılarak sivil toplumun üzerindeki idari vesayetin ve toplantı bürokrasisinin sonlandırılması olmuştur.
2. Kavramlar
Başkanlık divanı: Genel kurul toplantısı açıldıktan hemen sonra, toplantının müzakerelerini yönetmek, söz hakkı vermek ve oylamaları sevk ve idare etmek üzere üyeler tarafından (genellikle açık oyla) seçilen; bir başkan, yeteri kadar başkan vekili ve bir yazmandan oluşan yönetim heyetidir. Toplantının güvenliğinden ve düzeninden bizzat divan başkanı sorumludur.
Gündem disiplini: Genel kurul toplantısında, toplantı gününden en az on beş gün önce üyelere çağrı metninde bildirilmiş olan konular dışında hiçbir maddenin kendiliğinden tartışılamayacağı ve karara bağlanamayacağı yönündeki emredici ilkedir. Bu kural, toplantıya katılmayan üyelerin haklarını koruyan mutlak bir sınır teşkil eder.
1/10 üye ek gündem hakkı: Gündem disiplininin yegâne kanuni istisnası olup, genel kurul toplantısında o an hazır bulunan üyelerin en az onda birinin (1/10) yazılı bir dilekçeyle divan başkanlığına başvurarak yeni bir konunun görüşülmesini talep etmesi ve bu konunun zorunlu olarak gündeme eklenmesini ifade eden temel bir azınlık hakkıdır.
Tutanak: Toplantı sürecinde görüşülen tüm hususların, muhalefet şerhlerinin ve alınan nihai kararların yazman tarafından resmi olarak zapta geçirildiği belgedir. Bu tutanağın hukuki geçerlilik kazanabilmesi için divan başkanı ve yazmanlar tarafından toplantı bitiminde birlikte imza altına alınması zorunludur.
Toplantı yönetimi: Divan başkanının genel kurulu yasal mevzuata, dernek tüzüğüne ve demokratik teamüllere uygun bir biçimde idare etmesi, oylama usullerini (açık veya gizli) uygulaması ve gerektiğinde genel kurulun güvenliğini sarsan durumlara müdahale etmesi yetkisidir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Toplam 100 üyenin hazır bulunduğu bir dernek olağan genel kurul toplantısında, 15 üye yazılı bir dilekçeyle "derneğin yeni bir şube açması" hususunun görüşülmek üzere gündeme eklenmesini talep etmiştir. Divan başkanı, bu konunun önceden planlanmadığını ve toplantı süresini gereksiz uzatacağını belirterek yazılı talebi reddetmiş ve toplantıyı kapatmıştır. Hukuki Analiz: TMK m. 79/2 uyarınca, genel kurul toplantısında hazır bulunan üyelerin en az onda biri (somut olayda 10 üye yeterli iken 15 üye başvurmuştur) tarafından yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması kanuni ve emredici bir zorunluluktur. Divan başkanının şahsi takdiriyle bu talebi reddetmesi, azınlık haklarının ve kanunun açık bir ihlalidir. Gündeme alma zorunluluğunun yerine getirilmemesiyle toplantı usulü ağır biçimde sakatlandığından, bu toplantıda alınan diğer kararların da TMK m. 83 kapsamında mahkemece iptali istenebilir.
Olay 2: Çekişmeli tartışmaların yaşandığı bir dernek genel kurulunda tüm gündem maddeleri oylanmış, kararlar alınmış ve toplantı tutanağı yazman tarafından kaleme alınmıştır. Ancak toplantı bitiminde divan başkanı, tutanağın taraflı tutulduğunu iddia ederek belgeyi imzalamadan toplantı salonunu terk etmiştir. Hukuki Analiz: Dernekler mevzuatı ve TMK m. 79 sistemi uyarınca, genel kurul kararlarının yegâne resmi ispat aracı olan toplantı tutanağının, mutlak surette divan başkanı ve yazmanlar tarafından birlikte imza altına alınması geçerlilik şartıdır. İmzası eksik olan veya divan başkanı tarafından onaylanmayan bir tutanak, hukuken tekemmül etmemiş sayılır ve dernek organlarının usulünce seçildiğini ispatlayamaz. Mülki idare amirliğine verilmesi gereken zorunlu idari bildirimler bu imzasız belge ile gerçekleştirilemeyeceğinden derneğin hukuki işlemleri durma noktasına gelir. Toplantı usulüne ilişkin bu şekil eksikliği, kararların iptali davasına doğrudan zemin hazırlar.
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 79'da düzenlenen başkanlık divanı kurgusu, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) eserlerinde ifade edilen "genel kurulun yürütmeden bağımsızlığı" ideali açısından oldukça önemli bir dogmatik kuraldır. Kanun koyucu, toplantıyı bizzat mevcut yönetim kurulunun idare etmesini engelleyerek, tarafsız bir divan oluşturulmasını ve böylece yürütmenin kendi kendini aklamasının (ibra) veya seçimi manipüle etmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Ne var ki uygulamada, dernek yönetim kurulları toplantı salonunda sayısal çoğunluğu halihazırda sağladıkları için, "tarafsız" olması gereken divan başkanlığına çoğunlukla kendi yöneticilerinden birini veya güdümlü bir üyeyi seçtirmektedirler. Yasanın divan başkanının "kimlerden olamayacağına" (örneğin mevcut yönetim kurulu başkanı olamayacağına) dair emredici bir kısıtlama öngörmemiş olması, divanın tarafsızlığı kurgusunu fiilen etkisizleştirmekte ve toplantı idaresini yine statükonun tekeline bırakmaktadır.
Akyol'un hakkın kullanılması ve dürüstlük kuralı eksenindeki sivil toplum değerlendirmelerine atıfla incelendiğinde, TMK m. 79'da yer alan ve "onda bir üye" ile gündeme madde eklenmesini öngören azınlık hakkının pratik yansımaları sorunludur. Küçük derneklerde 1/10 sayısını bulmak nispeten kolayken, on binlerce üyesi olan büyük bir spor veya meslek derneğinde toplantı salonunda aniden binlerce üyenin ıslak imzasını toplamak fiziksel olarak imkânsızdır. Ayrıca, bu yolla tüzük değişikliği, derneğin feshi veya gayrimenkul satışı gibi tüzel kişiliğin kaderini tayin eden devasa konuların, toplantıya gelmeyen geniş üye kitlesinin haberi olmadan (çağrıda yer almadığı halde) son dakika önergeleriyle gündeme alınıp karara bağlanabilmesi, örgütlenme özgürlüğünün taban iradesiyle çelişen ağır bir suistimal riski yaratmaktadır. Kanunun, 1/10 kuralına "tüzük değişikliği ve fesih gibi temel yapısal işlemler hariçtir" şeklinde koruyucu bir bent eklememiş olması büyük bir dogmatik eksikliktir.
Günümüzde sivil toplum örgütlenmelerinin dijitalleştiği, blokzincir ve e-Devlet altyapılarının devreye girdiği bir çağda, TMK m. 79'daki "başkan ve yazman seçilir", "yazılı olarak istenir" gibi 20. yüzyılın fiziksel salon toplantılarına özgü terimlerin dar yorumlanması sivil katılımı engellemektedir. Çevrimiçi olarak (asenkron veya eşzamanlı) gerçekleştirilen genel kurullarda "divan başkanının" yerini doğrulayıcı algoritmaların, "yazmanın ve tutanağın" yerini ise değiştirilemez blokzincir (hash) kayıtlarının alması gerekirken, mevzuatın hâlâ ıslak imzalı kâğıt tutanakları geçerlilik şartı olarak araması de lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından reform ihtiyacını açıkça ortaya koymaktadır. Dijital toplantı modüllerinde 1/10 ek gündem hakkının güvenli şifreleme ile saniyeler içinde kullanılabilmesi, yasanın ruhundaki "gündem disiplini ve azınlık hakkı" dengesini 21. yüzyılın gerçekliğine taşıyacak en hayati adımdır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 79. madde metnine dayanır.
Görüş: Başkanlık divanının tarafsızlık ilkesi gereği yönetim kurulundan bağımsız seçilmesi; dijital toplantılarda toplantı usulünün e-imza ve güvenli oturum yönetimiyle desteklenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.