1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Toplantısız
veya çağrısız alınan kararlar" kenar başlığıyla yer alan 76. madde, mehaz
İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 66. maddesinden esinlenerek düzenlenmiştir.
(Not: İsviçre Medeni Kanunu (ZGB) ve ilgili doktrin atıfları bana sunduğunuz
kaynak metinlerde yer almadığından, bu bilgileri bağımsız olarak doğrulamak
isteyebilirsiniz). Hükmün amacı (ratio legis) tam bir uzlaşı halinde şekli
usul şartlarını aşarak dernek iradesinin hızlı ve esnek bir biçimde tecelli
etmesini sağlamaktır. Bütün üyelerin aynı yönde irade gösterdiği
durumlarda, toplantı ve çağrı prosedürlerinin getireceği zaman kaybı ve
bürokrasinin ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.
Bu iki istisnai yol (yazılı karar ve çağrısız toplantı) derneğin mutat
işleyişindeki olağan toplantıların bir alternatifi değil, yalnızca acil ve tam
mutabakat gerektiren durumlarda işletilebilen ek (tamamlayıcı) mekanizmalardır.
Kanun koyucu, bu yöntemlerle alınan kararların geçerli olacağını kabul etmekle
birlikte, bu usulün kanuni toplantı yükümlülüklerini bertaraf etmek amacıyla
kötüye kullanılmasını önlemek için alınan kararların "olağan toplantı yerine
geçmeyeceğini" açıkça vurgulamıştır.
2. Kavramlar
2.1 Yazılı karar (usul dışı): Dernek üyelerinin tamamının fiziksel olarak
bir mekanda bir araya gelmeksizin, alınacak karara ilişkin hazırlanan bir metne
yazılı olarak onay (imza) vermeleridir. Bu usulde (sirküler
karar) karar metni elden ele veya posta yoluyla dolaştırılır ve istisnasız her
bir üyenin imzasını taşımasıyla geçerlilik kazanır. Hızlı sonuç alınması
gereken ancak fiilen toplanmanın zor olduğu durumlarda başvurulan pratik bir
yöntemdir.
2.2 Çağrısız toplantı: Dernek üyelerinin tamamının, TMK ve Dernekler
Kanunu'nda öngörülen resmi çağrı usullerine (örneğin toplantı gün, saat ve
yerinin önceden bildirilmesine) uyulmaksızın fiilen bir araya gelerek karar
almasıdır. Tüm üyeler tesadüfen veya gayriresmi bir davetle bir araya
gelip toplantı yapmaya ve gündemi görüşmeye itiraz etmemesi halinde, şekli
çağrı kurallarının bir önemi kalmaz. Bu toplantıda alınan kararlar hukuken
tam bir geçerliliğe sahiptir.
2.3 "Bütün üyeler" şartı: Her iki istisnai karar alma yönteminde de kanun
koyucu tarafından emredici olarak aranan, derneğe kayıtlı istisnasız her bir
üyenin iradesinin (katılımının veya onayının) bulunması zorunluluğudur. Kararın geçerli olabilmesi için salt çoğunluk veya nitelikli çoğunluk
yeterli olmayıp, tek bir üyenin bile yazılı metni imzalamaması veya çağrısız
toplantıya katılmaması halinde bu usullerle hukuken geçerli bir karar alınamaz.
2.4 Olağan toplantı yerine geçmezlik: Toplantısız veya çağrısız usullerle
hukuka uygun ve geçerli kararlar alınmış olsa dahi, bu durumun derneğin kanun
veya tüzük gereği yapmak zorunda olduğu yıllık veya en geç üç yıllık olağan
genel kurul toplantısı yükümlülüğünü (TMK m. 74) ortadan kaldırmaması kuralıdır. İdare tarafından yapılan denetimlerde, bu şekilde karar alınmış
olması, derneğin olağan toplantı yapma yükümlülüğünü yerine getirdiği anlamına
gelmez.
2.5 Yazılı onay formları: Bütün üyelerin bir araya gelmeksizin karar
alabilmesi (sirküler karar) usulünün işletilebilmesi için, üyelerin iradelerini
kesin ve tereddütsüz bir biçimde ortaya koyan fiziksel imzalı belgelerin veya
hukuken geçerli elektronik onayların kullanılmasıdır. Alınan bu kararların
ispatlanabilmesi ve derneğin resmi defterlerine işlenebilmesi için, her bir
üyenin onayını gösteren bu evrakın dernek arşivinde usulüne uygun şekilde
muhafaza edilmesi şarttır.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 73-75 (Genel kurulun niteliği, olağan ve olağanüstü toplantı türleri).
- TMK m. 74 (Olağan toplantının en geç üç yılda bir yapılması zorunluluğunun
devam etmesi).
- TMK m. 78 (Toplantı yeter sayısının, çağrısız toplantılarda "tüm üyeler"
olarak gerçekleşmesi).
- TMK m. 81 (Karar yeter sayısı kurallarının ötesinde, bu usulde yazılı
katılımda oybirliğinin fiilen aranması).
- TTK m. 390/4 (Anonim şirketlerde yönetim kurulu kararlarının sirküler yolla
alınabilmesine ilişkin paralel düzenleme. Not: Dış kaynaklı bilgidir,
doğrulamaya tabidir).
- HMK m. 200 vd. (Yazılı katılımın ispatında uygulanan yazılı delil kuralı.
Not: Dış kaynaklı bilgidir, doğrulamaya tabidir).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Toplam 10 üyesi bulunan yerel bir kültür derneğinde, acil olarak
imzalanması gereken bir hibe protokolü için üyelerin fiziksel olarak toplanacak
zamanı bulunmamaktadır. Dernek başkanı, karar metnini e-posta ve kargo yoluyla
tüm üyelere ulaştırmış, 10 üyenin tamamı metni imzalayarak yazılı onay
vermiştir. TMK m. 76 uyarınca bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı
katılımıyla alınan bu karar tamamen geçerlidir. Tüm üyelerin iradesi
yazılı olarak birleştiği için şekli bir toplantı yapılmamış olması kararın
hukuki sıhhatini etkilemez ve yetkili kurumlara karşı derneği bağlar.
Olay 2: 15 üyeli bir dernekte, taşınmaz alımına yetki verilmesi için üyeler
arasında yazılı bir karar metni (sirküler) dolaştırılmış, ancak üyelerden biri
yurtdışında ulaşılamaz durumda olduğu için metni imzalayamamış, kalan 14 üye
ise imza atmıştır. TMK m. 76 uyarınca toplantısız karar alınabilmesi için
"bütün üyelerin" yazılı katılımı mutlak ve emredici bir şarttır.
Sadece 14 üyenin imzasını taşıyan bu sirküler karar, nitelikli çoğunluğu
sağlamış olsa bile kanunun aradığı bütünsellik şartını taşımadığından
geçersizdir ve hukuki bir sonuç doğurmaz.
6. Pratik Notlar
- E-imza ile yazılı onayın geçerliliği: Bütün üyelerin bir araya gelmeksizin
verdikleri yazılı katılımın, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında
güvenli e-imza araçları ile sağlanması modern sivil toplum uygulamalarında
hukuken geçerli bir yöntemdir. (Not: E-İmza Kanunu atfı dış kaynaktır).
- Sirküler karar için belge muhafaza yükümlülüğü: Toplantısız alınan
kararlarda, her bir üyenin ıslak imzasını veya elektronik onayını barındıran
belgelerin dernek karar defterine işlenmesi ve muhafaza edilmesi ispat hukuku
açısından şarttır.
- Olağan toplantı yerine geçmeyişinin pratik anlamı: Derneklerin belirli
periyotlarla yapmak zorunda oldukları olağan genel kurulların amacı sadece
karar almak değil, yönetimin ibrasıdır; bu nedenle alınan hiçbir istisnai
sirküler karar olağan genel kurulu yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- Çağrısız toplantı tutanağının düzenlenmesi: Tüm üyelerin çağrı usulüne
uymadan fiilen toplanması halinde dahi, görüşülen konuların ve alınan
kararların geçerliliğini tevsik etmek üzere bir toplantı tutanağı düzenlenmeli
ve hazirun listesi tüm üyelerce imzalanmalıdır.
- Büyük üye sayılı derneklerde bu yolun kullanım imkânsızlığı: TMK m. 76'daki
"bütün üyeler" ve "üyelerin tamamı" şartı, üye sayısı yüzleri bulan
derneklerde mutlak bir fiziki/yazılı iştirak sağlanmasını fiilen imkânsız
kıldığından, bu mekanizma uygulamada yalnızca az üyeli butik derneklerde
çalışabilmektedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 76'da yer alan toplantısız veya çağrısız karar alma imkânı, Dural/Öğüz
ve Özsunay (Tüzel Kişiler) eserlerindeki sistematiğe göre değerlendirildiğinde,
özellikle az üyeli dernekler için büyük bir pratik kolaylık sağlamaktadır.
(Not: Dural/Öğüz ve Özsunay doktrinine yapılan bu atıflar sunulan kaynaklarda
yer almamakta olup dış kaynaktır). Katı şekilciliğin, tam mutabakatın olduğu
durumlarda bertaraf edilmesi, sivil toplumun hız gerektiren reflekslerine
olumlu bir hukuki cevaptır. Ancak bu pratiklik, üye sayısı kalabalık olan
dernekler için tamamen işlevsiz bir teorik haktan ibarettir. "Bütün üyelerin"
katılımı şartı, yüzlerce üyesi olan bir dernekte tek bir ulaşılamayan şahsın
yokluğuyla bu esnek karar alma yolunu tamamen tıkayan dogmatik bir kilit işlevi
görmektedir.
İçinde bulunduğumuz dijital çağda, "bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı
katılımı" kuralının, e-imza, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) ve blokzincir
tabanlı güvenli oylama sistemleriyle yeniden ve geniş bir biçimde yorumlanması
gerekmektedir. Geleneksel kâğıt sirkülasyonunun yarattığı zaman kaybı, dijital
onay modüllerinin sivil toplum altyapılarına dâhil edilmesiyle aşılabilir.
Modern dernekçilikte e-imza ile sağlanan sirküler (yazılı) kararların hukuken
şeffaf bir biçimde yaygınlaşması, TMK m. 76'nın günümüz hızına uyarlanabilmesi
için en ideal ve pratik çıkış yoludur.
Son olarak, çağrısız toplantı veya toplantısız karar yollarındaki "tüm üyeler"
(tam iştirak) şartının mutlaklığı, Akyol'un hakkın kullanılması perspektifinden
yaklaşıldığında, tüzel kişiler hukukundaki ana damar olan "çoğunluk ilkesiyle"
çelişmektedir. (Not: Akyol doktrinine yapılan bu atıf dış kaynaktır). Hukuk
sistemi, sirküler kararlarda ağırlaştırılmış bir nitelikli çoğunluğun (örneğin
%90 oranında yazılı onayın) yeterli kabul edilebileceği yönünde bir esnemeye
ihtiyaç duymaktadır. Aksi takdirde TMK m. 76'daki yazılı karar alma
mekanizması, sivil alanın geniş kesimlerine hitap etmeyen, yalnızca dar kadrolu
aile derneklerinin kullanabildiği statik bir vitrin hükmü olarak kalmaya
mahkûmdur.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 76'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 66.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 76. madde metnine dayanır.
Görüş: Sirküler karar ve çağrısız toplantı mekanizmalarının e-imza ile dijital ortama taşınması küçük dernekler için büyük kolaylık sağlamaktadır; ancak tüm üyeler şartının katılığı, nitelikli çoğunluk alternatifinin mevzuata eklenmesini tartışmaya açmaktadır.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel kurul" üst başlığı altında "Toplantısız veya çağrısız alınan kararlar" kenar başlığıyla yer alan 76. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 66. maddesinden esinlenerek düzenlenmiştir. (Not: İsviçre Medeni Kanunu (ZGB) ve ilgili doktrin atıfları bana sunduğunuz kaynak metinlerde yer almadığından, bu bilgileri bağımsız olarak doğrulamak isteyebilirsiniz). Hükmün amacı (ratio legis) tam bir uzlaşı halinde şekli usul şartlarını aşarak dernek iradesinin hızlı ve esnek bir biçimde tecelli etmesini sağlamaktır. Bütün üyelerin aynı yönde irade gösterdiği durumlarda, toplantı ve çağrı prosedürlerinin getireceği zaman kaybı ve bürokrasinin ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.
Bu iki istisnai yol (yazılı karar ve çağrısız toplantı) derneğin mutat işleyişindeki olağan toplantıların bir alternatifi değil, yalnızca acil ve tam mutabakat gerektiren durumlarda işletilebilen ek (tamamlayıcı) mekanizmalardır. Kanun koyucu, bu yöntemlerle alınan kararların geçerli olacağını kabul etmekle birlikte, bu usulün kanuni toplantı yükümlülüklerini bertaraf etmek amacıyla kötüye kullanılmasını önlemek için alınan kararların "olağan toplantı yerine geçmeyeceğini" açıkça vurgulamıştır.
2. Kavramlar
2.1 Yazılı karar (usul dışı): Dernek üyelerinin tamamının fiziksel olarak bir mekanda bir araya gelmeksizin, alınacak karara ilişkin hazırlanan bir metne yazılı olarak onay (imza) vermeleridir. Bu usulde (sirküler karar) karar metni elden ele veya posta yoluyla dolaştırılır ve istisnasız her bir üyenin imzasını taşımasıyla geçerlilik kazanır. Hızlı sonuç alınması gereken ancak fiilen toplanmanın zor olduğu durumlarda başvurulan pratik bir yöntemdir.
2.2 Çağrısız toplantı: Dernek üyelerinin tamamının, TMK ve Dernekler Kanunu'nda öngörülen resmi çağrı usullerine (örneğin toplantı gün, saat ve yerinin önceden bildirilmesine) uyulmaksızın fiilen bir araya gelerek karar almasıdır. Tüm üyeler tesadüfen veya gayriresmi bir davetle bir araya gelip toplantı yapmaya ve gündemi görüşmeye itiraz etmemesi halinde, şekli çağrı kurallarının bir önemi kalmaz. Bu toplantıda alınan kararlar hukuken tam bir geçerliliğe sahiptir.
2.3 "Bütün üyeler" şartı: Her iki istisnai karar alma yönteminde de kanun koyucu tarafından emredici olarak aranan, derneğe kayıtlı istisnasız her bir üyenin iradesinin (katılımının veya onayının) bulunması zorunluluğudur. Kararın geçerli olabilmesi için salt çoğunluk veya nitelikli çoğunluk yeterli olmayıp, tek bir üyenin bile yazılı metni imzalamaması veya çağrısız toplantıya katılmaması halinde bu usullerle hukuken geçerli bir karar alınamaz.
2.4 Olağan toplantı yerine geçmezlik: Toplantısız veya çağrısız usullerle hukuka uygun ve geçerli kararlar alınmış olsa dahi, bu durumun derneğin kanun veya tüzük gereği yapmak zorunda olduğu yıllık veya en geç üç yıllık olağan genel kurul toplantısı yükümlülüğünü (TMK m. 74) ortadan kaldırmaması kuralıdır. İdare tarafından yapılan denetimlerde, bu şekilde karar alınmış olması, derneğin olağan toplantı yapma yükümlülüğünü yerine getirdiği anlamına gelmez.
2.5 Yazılı onay formları: Bütün üyelerin bir araya gelmeksizin karar alabilmesi (sirküler karar) usulünün işletilebilmesi için, üyelerin iradelerini kesin ve tereddütsüz bir biçimde ortaya koyan fiziksel imzalı belgelerin veya hukuken geçerli elektronik onayların kullanılmasıdır. Alınan bu kararların ispatlanabilmesi ve derneğin resmi defterlerine işlenebilmesi için, her bir üyenin onayını gösteren bu evrakın dernek arşivinde usulüne uygun şekilde muhafaza edilmesi şarttır.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Toplam 10 üyesi bulunan yerel bir kültür derneğinde, acil olarak imzalanması gereken bir hibe protokolü için üyelerin fiziksel olarak toplanacak zamanı bulunmamaktadır. Dernek başkanı, karar metnini e-posta ve kargo yoluyla tüm üyelere ulaştırmış, 10 üyenin tamamı metni imzalayarak yazılı onay vermiştir. TMK m. 76 uyarınca bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı katılımıyla alınan bu karar tamamen geçerlidir. Tüm üyelerin iradesi yazılı olarak birleştiği için şekli bir toplantı yapılmamış olması kararın hukuki sıhhatini etkilemez ve yetkili kurumlara karşı derneği bağlar.
Olay 2: 15 üyeli bir dernekte, taşınmaz alımına yetki verilmesi için üyeler arasında yazılı bir karar metni (sirküler) dolaştırılmış, ancak üyelerden biri yurtdışında ulaşılamaz durumda olduğu için metni imzalayamamış, kalan 14 üye ise imza atmıştır. TMK m. 76 uyarınca toplantısız karar alınabilmesi için "bütün üyelerin" yazılı katılımı mutlak ve emredici bir şarttır. Sadece 14 üyenin imzasını taşıyan bu sirküler karar, nitelikli çoğunluğu sağlamış olsa bile kanunun aradığı bütünsellik şartını taşımadığından geçersizdir ve hukuki bir sonuç doğurmaz.
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 76'da yer alan toplantısız veya çağrısız karar alma imkânı, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) eserlerindeki sistematiğe göre değerlendirildiğinde, özellikle az üyeli dernekler için büyük bir pratik kolaylık sağlamaktadır. (Not: Dural/Öğüz ve Özsunay doktrinine yapılan bu atıflar sunulan kaynaklarda yer almamakta olup dış kaynaktır). Katı şekilciliğin, tam mutabakatın olduğu durumlarda bertaraf edilmesi, sivil toplumun hız gerektiren reflekslerine olumlu bir hukuki cevaptır. Ancak bu pratiklik, üye sayısı kalabalık olan dernekler için tamamen işlevsiz bir teorik haktan ibarettir. "Bütün üyelerin" katılımı şartı, yüzlerce üyesi olan bir dernekte tek bir ulaşılamayan şahsın yokluğuyla bu esnek karar alma yolunu tamamen tıkayan dogmatik bir kilit işlevi görmektedir.
İçinde bulunduğumuz dijital çağda, "bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı katılımı" kuralının, e-imza, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) ve blokzincir tabanlı güvenli oylama sistemleriyle yeniden ve geniş bir biçimde yorumlanması gerekmektedir. Geleneksel kâğıt sirkülasyonunun yarattığı zaman kaybı, dijital onay modüllerinin sivil toplum altyapılarına dâhil edilmesiyle aşılabilir. Modern dernekçilikte e-imza ile sağlanan sirküler (yazılı) kararların hukuken şeffaf bir biçimde yaygınlaşması, TMK m. 76'nın günümüz hızına uyarlanabilmesi için en ideal ve pratik çıkış yoludur.
Son olarak, çağrısız toplantı veya toplantısız karar yollarındaki "tüm üyeler" (tam iştirak) şartının mutlaklığı, Akyol'un hakkın kullanılması perspektifinden yaklaşıldığında, tüzel kişiler hukukundaki ana damar olan "çoğunluk ilkesiyle" çelişmektedir. (Not: Akyol doktrinine yapılan bu atıf dış kaynaktır). Hukuk sistemi, sirküler kararlarda ağırlaştırılmış bir nitelikli çoğunluğun (örneğin %90 oranında yazılı onayın) yeterli kabul edilebileceği yönünde bir esnemeye ihtiyaç duymaktadır. Aksi takdirde TMK m. 76'daki yazılı karar alma mekanizması, sivil alanın geniş kesimlerine hitap etmeyen, yalnızca dar kadrolu aile derneklerinin kullanabildiği statik bir vitrin hükmü olarak kalmaya mahkûmdur.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 76. madde metnine dayanır.
Görüş: Sirküler karar ve çağrısız toplantı mekanizmalarının e-imza ile dijital ortama taşınması küçük dernekler için büyük kolaylık sağlamaktadır; ancak tüm üyeler şartının katılığı, nitelikli çoğunluk alternatifinin mevzuata eklenmesini tartışmaya açmaktadır.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.