1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel Kurul" üst başlığı altında "Olağan
toplantı" kenar başlığıyla yer alan 74. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun
(ZGB) 64. maddesinin ikinci fıkrasından mehaz alınmıştır ``. Hükmün ratio
legis'i (amacı) derneğin en yetkili organı olan genel kurulun belirli ve
öngörülebilir periyotlarla toplanmasını zorunlu kılarak, dernek yürütmesinin
eylemlerinin, faaliyet raporlarının ve mali hesaplarının düzenli bir demokratik
denetime tabi tutulmasını sağlamaktır. Yasa koyucu, dernek üyelerinin dernek
faaliyetlerinden haberdar olmalarını, yönetimi yönlendirmelerini ve yürütme
organını ibra etme veya değiştirme haklarını mutlak bir zaman dilimi içerisinde
kullanabilmelerini emredici bir kurala bağlayarak keyfiliği önlemeyi
hedeflemiştir.
Tarihsel arka plan incelendiğinde, dernek genel kurullarının toplanma periyodu
konusunda 2004 yılında kabul edilen 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 38.
maddesi ile TMK m. 74'te esaslı bir reforma gidildiği görülmektedir . Daha önceki yasal düzenlemelerde genel kurulun iki yılda bir toplanması zorunluyken, sivil toplum örgütlerinin artan sayısı, kongre süreçlerinin yarattığı ağır bürokratik, lojistik ve mali külfetler göz önüne alınarak olağan genel kurul toplantılarının azami aralığı üç yıla çıkarılmıştır . Bu uzatma,
derneklere enerjilerini sadece seçim süreçlerine değil uzun vadeli projelere
aktarabilmeleri için pratik bir nefes alanı sunmuş; diğer yandan sivil iradenin
asgari denetim mekanizmasını üç yıllık bir üst sınırla güvence altına alarak
dengeyi korumuştur.
2. Kavramlar
2.1 Olağan genel kurul: Dernek tüzüğünde önceden açıkça belirlenmiş olan
zaman dilimlerinde, rutin gündem maddelerini (bütçe onayı, organ seçimi,
yönetim ve denetim raporlarının ibrası) görüşmek ve karara bağlamak üzere
periyodik olarak gerçekleştirilen toplantılardır ``. Bu toplantıların hangi
ayda ve yılda yapılacağı derneğin kendi iç dinamiklerine göre tüzükle yıllık,
iki yıllık veya kanuni üst sınırı aşmayacak şekilde üç yıllık döngüler hâlinde
saptanır.
2.2 Tüzük öncelikli düzenleme: Derneklerin kendi kurumsal anayasası
konumundaki tüzüklerinin, kanunun çizdiği üst sınırı geçmemek kaydıyla, olağan
genel kurulun hangi sıklıkta toplanacağını belirlemede mutlak önceliğe sahip
olması ilkesidir ``. Tüzükte "her yılın Ocak ayında" veya "iki yılda bir
Ekim ayında" toplanılacağı belirtilmişse, yönetim kurulu bu iç hukuk kuralına
harfiyen uymak ve genel kurulu tam zamanında göreve çağırmak zorundadır.
2.3 3 yıllık azami süre: Dernek tüzüklerinde olağan genel kurul toplantısı
için ne tür bir periyot öngörülürse öngörülsün, iki olağan toplantı arasındaki
zaman aralığının kanun gereği hiçbir surette üç yılı geçemeyeceğini ifade eden
emredici mutlak üst sınırdır . Yasa koyucu, "en geç üç yılda bir yapılması zorunludur" diyerek (TMK m. 74/2) dernek içi demokratik hesap sorulabilirlik mekanizmasının üç yıldan daha uzun bir süre askıya alınmasını kesin olarak menetmiştir .
2.4 Yönetim kurulunun çağrı yetkisi: Olağan genel kurulu tüzükte belirtilen
zamanda usulüne ve gündemine uygun olarak toplantıya davet etme görevinin ve
yetkisinin, münhasıran derneğin yürütme organı olan yönetim kuruluna ait olması
durumudur ``. Yönetim kurulu, toplantı gününden en az on beş gün önce (TMK
m. 77) toplantının saatini, yerini ve gündemini üyelere yazılı veya elektronik
ortamda bildirerek bu zorunlu yasal yükümlülüğünü ifa eder.
2.5 Süre aşımının yaptırımı: Olağan genel kurul toplantısının tüzükte
belirtilen sürede ve her hâlükârda yasanın öngördüğü azami üç yıllık süre
içinde yapılmamasının dernek tüzel kişiliği üzerinde doğurduğu ağır hukuki
yaptırımlardır. TMK m. 87/5 bendi uyarınca, olağan genel kurul toplantısının
iki defa üst üste yapılamaması hâli, derneğin mahkeme kararına bile gerek
kalmaksızın "kendiliğinden sona ermesine (infisah etmesine)" yol açan mutlak
bir sebeptir ``.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 73 (Genel kurulun derneğin en yetkili karar organı olması ve dernek
faaliyetlerinin nihai denetim mercii niteliği) ``.
- TMK m. 75 (Olağan genel kurulun zamanı gelmeden önce, acil durumlarda üye
talebi veya yönetim organı kararıyla işletilebilecek olağanüstü toplantı
mekanizması).
- TMK m. 76 ve 77 (Yönetim kurulunun olağan genel kurulu en az on beş gün
önceden gündemli olarak toplantıya çağırmasına ilişkin emredici usul kuralları)
``.
- TMK m. 87/5 (Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste
yapılamamasının kendiliğinden sona erme / infisah nedeni sayılması) ``.
- TMK m. 62 (Yeni kurulan derneklerin, mülki amirin olumlu bildiriminden
itibaren ilk olağan genel kurullarını mutlaka altı ay içinde yapmalarını
emreden özel kural) ``.
- 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 14 (Genel kurul toplantılarına ilişkin tüm
çağrı, ertelenme ve yapılış usullerinin idare tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenmesine dair genel atıf).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir gençlik ve spor derneğinin tüzüğünde olağan genel kurulun "her iki
yılda bir Ekim ayında" yapılacağı açıkça hüküm altına alınmış olmasına rağmen,
mevcut yönetim kurulu çeşitli mazeretler üreterek 4 yıl boyunca hiçbir genel
kurul çağrısı yapmamıştır.
Hukuki Analiz: TMK m. 74 uyarınca yönetim kurulu, genel kurulu öncelikle
tüzükte belirtilen zamanda (2 yıl) toplantıya çağırmak zorundadır. Derneğin
tüzüğünde öngörülen sürenin geçirilmesinin yanı sıra, TMK m. 74/2'deki 3 yıllık
mutlak azami sürenin de (4 yıl beklendiği için) aşılmış olması kanunun ağır bir
ihlalidir . Yönetim kurulunun bu hareketsizliği karşısında, dernek üyeleri öncelikle TMK m. 75 kapsamında sulh hukuk mahkemesine başvurarak bir çağrı heyeti (kayyım) atanmasını talep edebilirler. Bunun ötesinde, olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması hâlinde TMK m. 87/5 gereği derneğin kendiliğinden sona ermiş (münfesih) sayılma tehlikesi de somut olarak doğmuş olacaktır .
Olay 2: Kurucular kurulu, sivil toplum faaliyetlerinin sürekli seçim
atmosferiyle kesintiye uğramaması ve yönetimde uzun süreli istikrar sağlanması
amacıyla dernek tüzüğüne "Dernek olağan genel kurulu her 5 yılda bir toplanır"
şeklinde bir özel madde eklemişlerdir.
Hukuki Analiz: TMK m. 74'ün ikinci fıkrası, olağan genel kurul
toplantılarının en geç üç yılda bir yapılmasını kamu düzenini ilgilendiren
emredici bir kural olarak düzenlemiştir . Dernekler, kendi tüzüklerinde yasanın öngördüğü üç yıllık azami süreden daha kısa (örneğin 1 veya 2 yıllık) toplanma süreleri belirleme özgürlüğüne sahip olsalar da, bu süreyi hiçbir koşulda üç yılın üzerine çıkaramazlar . Tüzüğe konulan 5 yılda bir
toplanma kuralı, Türk Borçlar Kanunu m. 27 bağlamında kanunun emredici
hükümlerine aykırı olduğundan mutlak butlanla batıldır (kesin hükümsüzdür).
İdari inceleme aşamasında mülki amir (TMK m. 60) kuruluş tüzüğündeki bu
yasadışı sürenin derhal 3 yıl veya daha az bir süreyle değiştirilmesi için
kuruculara ihtar göndermekle yükümlüdür.
6. Pratik Notlar
- Tüzükte 3 yıldan kısa süre belirlenebilir: Dernek kurucuları, sivil toplum
tabanının dinamiklerine uygun olarak tüzüklerinde olağan genel kurulu her yıl
veya iki yılda bir yapacak şekilde düzenleme hakkına mutlak olarak sahiptirler;
yasa sadece tavan süreyi belirlemiştir ``.
- 3 yılın üst sınırı emredici kuraldır: Hiçbir dernek tüzüğü, olağan genel
kurulun toplanma aralığını 3 yılı geçecek şekilde (örneğin 4 veya 5 yılda bir)
düzenleyemez, zira tüzükteki bu tür hükümler TMK'ya aykırılık teşkil
edeceğinden baştan itibaren geçersizdir ``.
- Yönetim kurulunun çağrı görevindeki ihmali: Olağan toplantının tüzükte
belirlenen sürede yönetim kurulunca yapılamaması doğrudan doğruya görevin
ihmalidir ve bu durum yönetim kurulu üyelerinin hukuki tazminat sorumluluğunu
tetikleyebileceği gibi, idari para cezası kesilmesine de neden olabilir.
- Üyenin TMK m. 75 ile olağanüstü çağrı hakkı: Yönetim kurulu olağan genel
kurulu süresinde çağırmakta direnirse, üyelerin beşte birinin (1/5) talebi ve
sulh hukuk mahkemesi kararıyla atanacak üç kişilik heyet üzerinden dernek
toplantıya zorlanabilir.
- Pandemi dönemi ve mücbir sebepler: Olağan genel kurulların yapılmasının
imkânsız hâle geldiği pandemi gibi olağanüstü durumlarda, İçişleri Bakanlığı
veya kanun koyucu geçici yasal maddeler ihdas ederek bu emredici 3 yıllık
süreyi idari kararlarla istisnai olarak uzatabilmiştir.
- Sicil ve denetim makamına bildirim zorunluluğu: Olağan genel kurul toplantısı
yapıldıktan sonraki otuz gün içinde, sonuç bildiriminin, divan tutanaklarının
ve seçilen yeni organ üyelerinin Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden
mülki idare amirliğine mutlaka bildirilmesi idari bir mecburiyettir.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 74'te 2004 yılındaki 5253 sayılı Dernekler Kanunu reformuyla birlikte
olağan genel kurul toplantı aralığının azami üç yıla çıkarılması ``,
Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) sistematiği çerçevesinde
değerlendirildiğinde sivil toplumun pratik gerçekleriyle demokratik katılım
ideali arasında pragmatik bir uzlaşma arayışıdır. Her yıl veya iki yılda bir
genel kurul yapmanın getirdiği salon kiralama, ilan verme, üye taşıma ve delege
organizasyonu gibi ağır maliyetler, küçük bütçeli mahalli dernekleri kuruluş
amaçlarından ziyade salt "genel kurul prosedürlerini yetiştirmeye" odaklanmak
zorunda bırakıyordu. Yasa koyucunun 3 yıllık azami sınırı kabul etmesi, yönetim
kurullarına orta vadeli stratejik projeler üretebilecekleri ve faaliyetlerini
somutlaştırabilecekleri rahat bir görev süresi (mandate) sunmuştur. Ancak
Akyol'un hakkın kullanılması perspektifinden bakıldığında; 3 yıl gibi oldukça
uzun bir süre boyunca tabanın sesinden ve oylama denetiminden uzak kalan
yönetim kurullarının, hesap verilebilirlik kültürünü zayıflatarak derneği
kapalı bir yönetici oligarşisine dönüştürme riski de bu reformun en büyük
demokratik zafiyetini teşkil etmektedir.
Dijital dönüşüm ve iletişim teknolojilerindeki devasa ilerlemeler ışığında TMK
m. 74'ün yeniden değerlendirilmesi, modern sivil hukuk doktrininde sıkça
tartışılmaktadır. Eskiden genel kurulların fiziki toplanma zorlukları ve
seyahat maliyetleri 3 yıllık bir uzun aralığı meşru kılmış olsa da, günümüzde
e-Devlet (DERBİS) destekli çevrimiçi oylama modülleri veya asenkron katılım
sağlayan blokzincir tabanlı (smart contract) dijital karar alma sistemleri
sayesinde "genel kurul toplantısı" kavramının zaman ve mekân maliyeti sıfıra
yaklaşmıştır. Modern dernekçilikte, üyelerin dijital ortamda her yıl veya çok
daha kısa periyotlarla yönetimden şeffaf hesap sorabileceği, faaliyetleri
denetleyebileceği ve e-imza ile karar alabileceği esnek dijital genel kurul
olanaklarının kanuni altyapısının güçlendirilmesi, 3 yıllık statik azami
sürenin hantallığını aşacak en önemli de lege ferenda (olması gereken hukuk)
çözümüdür.
Olağanüstü genel kurul (TMK m. 75) mekanizması teorik olarak 3 yıllık olağan
sürenin eksiklerini kapatan demokratik bir denge unsuru gibi görünse de,
uygulamadaki aktivasyon güçlükleri TMK m. 74'ün yarattığı oligarşik yapıyı
dolaylı olarak beslemektedir. Yönetim kurulu olağan genel kurulu tüzük gereği 3
yıla ertelediğinde, bundan memnun olmayan azınlık üyelerin veya taban
inisiyatiflerinin beşte bir (1/5) imza toplaması ve sulh hukuk mahkemesinde
dava açarak kayyım niteliğinde çağrı heyeti atatması; oldukça masraflı, yavaş
işleyen ve dernek içi husumeti körükleyen yıpratıcı bir süreçtir. Bu nedenle,
olağan genel kurul süresinin tüzüklerle azami sınır olan 3 yıla çekildiği
derneklerde, azınlık haklarının ve küçük üye gruplarının seslerini ara
dönemlerde duyurabilmeleri pratik olarak imkânsızlaşmaktadır. Sivil toplum
mevzuatımızın, 3 yıllık uzun yetki sürelerini dengelemek adına, dernek içi ara
denetim kurullarının yetkilerini artırması veya doğrudan e-katılımlı ara
anket/referandum (gensoru) imkânlarını yasal bir güvenceye kavuşturması sivil
yönetişim için zaruridir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 74'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 64/2.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 74. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital toplantı imkânlarının yaygınlaşmasıyla derneklerin daha sık demokratik denetim yapması mümkün hale gelmiştir; 3 yıllık azami sürenin gevşek olduğu büyük dernekler için tüzükle daha sık toplantı düzenlemesinin teşvik edilmesi yerinde olur.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Dernekler" bölümünde, "Genel Kurul" üst başlığı altında "Olağan toplantı" kenar başlığıyla yer alan 74. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 64. maddesinin ikinci fıkrasından mehaz alınmıştır ``. Hükmün ratio legis'i (amacı) derneğin en yetkili organı olan genel kurulun belirli ve öngörülebilir periyotlarla toplanmasını zorunlu kılarak, dernek yürütmesinin eylemlerinin, faaliyet raporlarının ve mali hesaplarının düzenli bir demokratik denetime tabi tutulmasını sağlamaktır. Yasa koyucu, dernek üyelerinin dernek faaliyetlerinden haberdar olmalarını, yönetimi yönlendirmelerini ve yürütme organını ibra etme veya değiştirme haklarını mutlak bir zaman dilimi içerisinde kullanabilmelerini emredici bir kurala bağlayarak keyfiliği önlemeyi hedeflemiştir.
Tarihsel arka plan incelendiğinde, dernek genel kurullarının toplanma periyodu konusunda 2004 yılında kabul edilen 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 38. maddesi ile TMK m. 74'te esaslı bir reforma gidildiği görülmektedir
. Daha önceki yasal düzenlemelerde genel kurulun iki yılda bir toplanması zorunluyken, sivil toplum örgütlerinin artan sayısı, kongre süreçlerinin yarattığı ağır bürokratik, lojistik ve mali külfetler göz önüne alınarak olağan genel kurul toplantılarının azami aralığı üç yıla çıkarılmıştır. Bu uzatma, derneklere enerjilerini sadece seçim süreçlerine değil uzun vadeli projelere aktarabilmeleri için pratik bir nefes alanı sunmuş; diğer yandan sivil iradenin asgari denetim mekanizmasını üç yıllık bir üst sınırla güvence altına alarak dengeyi korumuştur.2. Kavramlar
2.1 Olağan genel kurul: Dernek tüzüğünde önceden açıkça belirlenmiş olan zaman dilimlerinde, rutin gündem maddelerini (bütçe onayı, organ seçimi, yönetim ve denetim raporlarının ibrası) görüşmek ve karara bağlamak üzere periyodik olarak gerçekleştirilen toplantılardır ``. Bu toplantıların hangi ayda ve yılda yapılacağı derneğin kendi iç dinamiklerine göre tüzükle yıllık, iki yıllık veya kanuni üst sınırı aşmayacak şekilde üç yıllık döngüler hâlinde saptanır.
2.2 Tüzük öncelikli düzenleme: Derneklerin kendi kurumsal anayasası konumundaki tüzüklerinin, kanunun çizdiği üst sınırı geçmemek kaydıyla, olağan genel kurulun hangi sıklıkta toplanacağını belirlemede mutlak önceliğe sahip olması ilkesidir ``. Tüzükte "her yılın Ocak ayında" veya "iki yılda bir Ekim ayında" toplanılacağı belirtilmişse, yönetim kurulu bu iç hukuk kuralına harfiyen uymak ve genel kurulu tam zamanında göreve çağırmak zorundadır.
2.3 3 yıllık azami süre: Dernek tüzüklerinde olağan genel kurul toplantısı için ne tür bir periyot öngörülürse öngörülsün, iki olağan toplantı arasındaki zaman aralığının kanun gereği hiçbir surette üç yılı geçemeyeceğini ifade eden emredici mutlak üst sınırdır
. Yasa koyucu, "en geç üç yılda bir yapılması zorunludur" diyerek (TMK m. 74/2) dernek içi demokratik hesap sorulabilirlik mekanizmasının üç yıldan daha uzun bir süre askıya alınmasını kesin olarak menetmiştir.2.4 Yönetim kurulunun çağrı yetkisi: Olağan genel kurulu tüzükte belirtilen zamanda usulüne ve gündemine uygun olarak toplantıya davet etme görevinin ve yetkisinin, münhasıran derneğin yürütme organı olan yönetim kuruluna ait olması durumudur ``. Yönetim kurulu, toplantı gününden en az on beş gün önce (TMK m. 77) toplantının saatini, yerini ve gündemini üyelere yazılı veya elektronik ortamda bildirerek bu zorunlu yasal yükümlülüğünü ifa eder.
2.5 Süre aşımının yaptırımı: Olağan genel kurul toplantısının tüzükte belirtilen sürede ve her hâlükârda yasanın öngördüğü azami üç yıllık süre içinde yapılmamasının dernek tüzel kişiliği üzerinde doğurduğu ağır hukuki yaptırımlardır. TMK m. 87/5 bendi uyarınca, olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması hâli, derneğin mahkeme kararına bile gerek kalmaksızın "kendiliğinden sona ermesine (infisah etmesine)" yol açan mutlak bir sebeptir ``.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir gençlik ve spor derneğinin tüzüğünde olağan genel kurulun "her iki yılda bir Ekim ayında" yapılacağı açıkça hüküm altına alınmış olmasına rağmen, mevcut yönetim kurulu çeşitli mazeretler üreterek 4 yıl boyunca hiçbir genel kurul çağrısı yapmamıştır. Hukuki Analiz: TMK m. 74 uyarınca yönetim kurulu, genel kurulu öncelikle tüzükte belirtilen zamanda (2 yıl) toplantıya çağırmak zorundadır. Derneğin tüzüğünde öngörülen sürenin geçirilmesinin yanı sıra, TMK m. 74/2'deki 3 yıllık mutlak azami sürenin de (4 yıl beklendiği için) aşılmış olması kanunun ağır bir ihlalidir
. Yönetim kurulunun bu hareketsizliği karşısında, dernek üyeleri öncelikle TMK m. 75 kapsamında sulh hukuk mahkemesine başvurarak bir çağrı heyeti (kayyım) atanmasını talep edebilirler. Bunun ötesinde, olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması hâlinde TMK m. 87/5 gereği derneğin kendiliğinden sona ermiş (münfesih) sayılma tehlikesi de somut olarak doğmuş olacaktır.Olay 2: Kurucular kurulu, sivil toplum faaliyetlerinin sürekli seçim atmosferiyle kesintiye uğramaması ve yönetimde uzun süreli istikrar sağlanması amacıyla dernek tüzüğüne "Dernek olağan genel kurulu her 5 yılda bir toplanır" şeklinde bir özel madde eklemişlerdir. Hukuki Analiz: TMK m. 74'ün ikinci fıkrası, olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılmasını kamu düzenini ilgilendiren emredici bir kural olarak düzenlemiştir
. Dernekler, kendi tüzüklerinde yasanın öngördüğü üç yıllık azami süreden daha kısa (örneğin 1 veya 2 yıllık) toplanma süreleri belirleme özgürlüğüne sahip olsalar da, bu süreyi hiçbir koşulda üç yılın üzerine çıkaramazlar. Tüzüğe konulan 5 yılda bir toplanma kuralı, Türk Borçlar Kanunu m. 27 bağlamında kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan mutlak butlanla batıldır (kesin hükümsüzdür). İdari inceleme aşamasında mülki amir (TMK m. 60) kuruluş tüzüğündeki bu yasadışı sürenin derhal 3 yıl veya daha az bir süreyle değiştirilmesi için kuruculara ihtar göndermekle yükümlüdür.6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 74'te 2004 yılındaki 5253 sayılı Dernekler Kanunu reformuyla birlikte olağan genel kurul toplantı aralığının azami üç yıla çıkarılması ``, Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) sistematiği çerçevesinde değerlendirildiğinde sivil toplumun pratik gerçekleriyle demokratik katılım ideali arasında pragmatik bir uzlaşma arayışıdır. Her yıl veya iki yılda bir genel kurul yapmanın getirdiği salon kiralama, ilan verme, üye taşıma ve delege organizasyonu gibi ağır maliyetler, küçük bütçeli mahalli dernekleri kuruluş amaçlarından ziyade salt "genel kurul prosedürlerini yetiştirmeye" odaklanmak zorunda bırakıyordu. Yasa koyucunun 3 yıllık azami sınırı kabul etmesi, yönetim kurullarına orta vadeli stratejik projeler üretebilecekleri ve faaliyetlerini somutlaştırabilecekleri rahat bir görev süresi (mandate) sunmuştur. Ancak Akyol'un hakkın kullanılması perspektifinden bakıldığında; 3 yıl gibi oldukça uzun bir süre boyunca tabanın sesinden ve oylama denetiminden uzak kalan yönetim kurullarının, hesap verilebilirlik kültürünü zayıflatarak derneği kapalı bir yönetici oligarşisine dönüştürme riski de bu reformun en büyük demokratik zafiyetini teşkil etmektedir.
Dijital dönüşüm ve iletişim teknolojilerindeki devasa ilerlemeler ışığında TMK m. 74'ün yeniden değerlendirilmesi, modern sivil hukuk doktrininde sıkça tartışılmaktadır. Eskiden genel kurulların fiziki toplanma zorlukları ve seyahat maliyetleri 3 yıllık bir uzun aralığı meşru kılmış olsa da, günümüzde e-Devlet (DERBİS) destekli çevrimiçi oylama modülleri veya asenkron katılım sağlayan blokzincir tabanlı (smart contract) dijital karar alma sistemleri sayesinde "genel kurul toplantısı" kavramının zaman ve mekân maliyeti sıfıra yaklaşmıştır. Modern dernekçilikte, üyelerin dijital ortamda her yıl veya çok daha kısa periyotlarla yönetimden şeffaf hesap sorabileceği, faaliyetleri denetleyebileceği ve e-imza ile karar alabileceği esnek dijital genel kurul olanaklarının kanuni altyapısının güçlendirilmesi, 3 yıllık statik azami sürenin hantallığını aşacak en önemli de lege ferenda (olması gereken hukuk) çözümüdür.
Olağanüstü genel kurul (TMK m. 75) mekanizması teorik olarak 3 yıllık olağan sürenin eksiklerini kapatan demokratik bir denge unsuru gibi görünse de, uygulamadaki aktivasyon güçlükleri TMK m. 74'ün yarattığı oligarşik yapıyı dolaylı olarak beslemektedir. Yönetim kurulu olağan genel kurulu tüzük gereği 3 yıla ertelediğinde, bundan memnun olmayan azınlık üyelerin veya taban inisiyatiflerinin beşte bir (1/5) imza toplaması ve sulh hukuk mahkemesinde dava açarak kayyım niteliğinde çağrı heyeti atatması; oldukça masraflı, yavaş işleyen ve dernek içi husumeti körükleyen yıpratıcı bir süreçtir. Bu nedenle, olağan genel kurul süresinin tüzüklerle azami sınır olan 3 yıla çekildiği derneklerde, azınlık haklarının ve küçük üye gruplarının seslerini ara dönemlerde duyurabilmeleri pratik olarak imkânsızlaşmaktadır. Sivil toplum mevzuatımızın, 3 yıllık uzun yetki sürelerini dengelemek adına, dernek içi ara denetim kurullarının yetkilerini artırması veya doğrudan e-katılımlı ara anket/referandum (gensoru) imkânlarını yasal bir güvenceye kavuşturması sivil yönetişim için zaruridir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 74. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital toplantı imkânlarının yaygınlaşmasıyla derneklerin daha sık demokratik denetim yapması mümkün hale gelmiştir; 3 yıllık azami sürenin gevşek olduğu büyük dernekler için tüzükle daha sık toplantı düzenlemesinin teşvik edilmesi yerinde olur.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.