RESMİ METİN

II. Görev liler


Madde 37 - Kişisel durum sicili, Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. Sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir. Yabancı memlek etlerdeki Türkiye temsilcilerine, Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi veril ebilir. 2 III. Sorumluluk


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Kişisel Durum Sicili" bölümünde yer alan 37. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 40 ve 41. maddelerinden alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) devletin tekelinde olan ve kişilerin medeni hâllerini mutlak bir ispat gücüyle ortaya koyan kişisel durum sicillerinin tutulması yetkisinin kimlere ait olduğunu belirlemek, idari teşkilatlanmayı yasal bir zemine oturtmak ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar için yetki devri mekanizmasını kurmaktır.

2. Kavramlar

2.1 Devletçe atanan memurlar: Kişisel durum sicilini (nüfus kütüklerini) tutma görevi özel kişilere değil, doğrudan doğruya kamu hizmeti ifa eden ve 657 sayılı Kanun'a tabi "Devletçe atanan memurlara" (nüfus müdürleri, nüfus memurları ve evlendirme memurları) verilmiştir. 2.2 Sicil tutma görevi: Bu memurların asli görevi, doğum, evlenme, ölüm, soybağı gibi kişisel hâl olaylarını sicile kaydetmek, kanuni şartlar oluştuğunda değiştirmek veya silmek ve ilgililere bu sicilden resmi onaylı örnek (nüfus kayıt örneği) vermektir. 2.3 Yurt dışındaki Türk temsilciliklerinin yetkisi: TMK m. 37/2 uyarınca, yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilciliklerine (büyükelçilikler, başkonsolosluklar) nüfus memurluğu yetkisi verilebilir. 2018 yılında 700 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle, bu yetkinin verilmesi "Cumhurbaşkanlığının onayı" şartına bağlanmıştır. 2.4 Konsolosluk hizmetleri: Yurt dışında gerçekleşen doğum, evlenme ve ölüm gibi şahsi hâl değişikliklerinin, yabancı makamlardan alınan belgelere istinaden Türk nüfus kütüklerine tescil edilmesi işlemidir. 2.5 Yetki devri sistemi: Egemenlik yetkisinin yurt dışındaki diplomatik temsilcilere idari bir tasarrufla (Cumhurbaşkanlığı onayı) devredilerek, onların asli nüfus memuru sıfatıyla işlem yapabilmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 36 (Kişisel durum sicilinin genel kuralı ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'na atıf).
  • TMK m. 38 (Sicil memurunun kusurlu eylemlerinden dolayı Devletin kusursuz sorumluluğu ve memura rücu hakkı).
  • 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu (Nüfus teşkilatının kuruluşu, memurların görev ve yetki sınırları).
  • 6224 sayılı Konsolosluk Kanunu (Yurt dışı temsilciliklerinin yetkileri).
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (Devletçe atanan memurların statüsü).
  • AY m. 128 (Kamu hizmetlerinin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi kuralı).

4. Yargıtay İçtihadı

scraper'dan karar yok, ileride güncelle

5. Pratik Örnek Olaylar

  • Olay 1: Almanya'nın Berlin şehrinde yaşayan ve orada doğum yapan Türk vatandaşı bir anne-baba, çocuklarının doğumunu T.C. Berlin Başkonsolosluğuna bildirir. Başkonsoloslukta görevli olan ve TMK m. 37/2 uyarınca Cumhurbaşkanlığı onayıyla nüfus memurluğu yetkisi ile donatılmış olan temsilcilik görevlisi, bu doğumu MERNİS üzerinden doğrudan Türkiye'deki aile kütüğüne tescil eder.
  • Olay 2: Bir evlendirme memuru, tarafların kanuni şartları (örneğin yaş veya ehliyet) taşımadığını bilmesine rağmen sahte belgelerle veya rüşvet karşılığı evlilik kaydı düzenleyerek nüfus siciline işlemiştir. Bu durumda TMK m. 37 anlamında yetkili memurun hukuka aykırı tuttuğu sicil nedeniyle zarar gören kişiler, TMK m. 38 uyarınca doğrudan Devlete tazminat davası açar; Devlet ise ödediği tazminatı bu kusurlu memura rücu eder.

6. Pratik Notlar

  • Memurların atanma usulü ve niteliği, Anayasa ve idare hukuku ilkelerine tabi olup, nüfus hizmetleri İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü teşkilatınca yürütülür.
  • Nüfus müdürlükleri, mahkeme kararlarının (örneğin ad değiştirme, boşanma, gaiplik) sicile işlenmesinde hiçbir takdir yetkisine sahip değildir; kesinleşmiş yargı kararlarını aynen sicile geçirmekle yükümlüdürler.
  • Konsolosluk memurlarının yetkilerinin sınırı; sadece Türk vatandaşlarının veya Türkiye'de hukuki sonuç doğuracak işlemlerin tescilini kapsar.
  • Yurt dışındaki sicil işlemlerinde gecikme yaşanmaması için bildirim süreleri Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda yurt içi sürelere (örneğin doğumda 30 gün) kıyasla daha uzun (60 gün) tutulmuştur.
  • Günümüzde TMK m. 37'deki "örnek vermek" görevi e-Devlet kapısı üzerinden elektronik barkodlu belgelerle vatandaşın kendi erişimine açılarak modernleştirilmiştir.
  • Memurlar, edindikleri kişisel verileri sır olarak saklamakla yükümlü olup, bu verilerin 6698 sayılı KVKK ilkelerine aykırı olarak ifşa edilmesi memuriyetten ihraç ve TCK kapsamında cezai sorumluluk doğurur.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 37'nin kaleme alındığı dönemdeki klasik idari teşkilat ve "kayıt tutan memur" kurgusu, günümüzde dijital devlet otomasyonlarıyla köklü bir evrim geçirmektedir. Doktrinde Dural/Öğüz ve Akyol'un da eserlerinde işaret edebileceği üzere, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ve e-Devlet gibi dijital altyapıların devreye girmesiyle, nüfus memurunun fiziki olarak sicil defterine yazı yazan ve suret çıkaran rolü büyük ölçüde veri giriş ve onay makamına (sistem operatörlüğüne) indirgenmiştir. Yapay zekâ destekli sistemlerin, bazı mahkeme kararlarını (örneğin UYAP-MERNİS entegrasyonuyla boşanma kararlarını) memur müdahalesine dahi gerek kalmadan otomatik olarak sicile işleyebilmesi, TMK m. 37'de çizilen "sicili memur tutar" kuralının lafzını giderek sembolik hâle getirmektedir. Öte yandan, Öztan'ın yaklaşımıyla değerlendirildiğinde; yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı sayısının milyonlara ulaşması ve sınır ötesi şahsi hâl olaylarının (özellikle çok vatandaşlıklı kişilerin doğum, ölüm, boşanma işlemleri) karmaşıklaşması, Türk konsolosluklarının TMK m. 37/2 kapsamındaki sicil yetkilerini kullanımında ciddi kapasite ve uzmanlık sorunlarına yol açmaktadır. Yurt dışı temsilciliklerinin MÖHUK ve yabancı ülke kanunları çerçevesinde aldıkları belgeleri Türk siciline entegre ederken yaşadıkları pratik güçlükler, sistemin sadece idari yetki devriyle değil, milletlerarası şahsi hâl sicili veri paylaşım ağlarıyla modernize edilmesini gerektirmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 37'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 40-41.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 37. madde metnine dayanır.

Görüş: Yurt dışındaki Türk vatandaşlarının kayıt ihtiyaçlarının artması nedeniyle konsolosluk memurluğu yetkisinin elektronik araçlarla güçlendirilmesi; yapay zeka destekli kayıt sistemlerinin memurun denetim rolünü ortadan kaldırmayacak şekilde tasarlanması gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.