1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Gaiplik Kararı" alt başlığında
yer alan 35. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 38. maddesinden mehaz
alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) gaiplik yargılamasında öngörülen
ilan süresinin sonuçsuz kalması durumunda mahkemece gaipliğin tespit edilerek
hukuki belirsizliğin ortadan kaldırılması ve ölüme bağlı tüm hukuki sonuçların
(miras, sigorta, dul/yetim aylığı vb.) işletilmesine olanak sağlanmasıdır.
2. Kavramlar
2.1 Gaiplik kararının verilmesi şartı: İlandan sonuç alınamaması. TMK m. 33
uyarınca yapılan en az altı aylık ilan süresi içinde gaipliği istenen kişinin
ortaya çıkmaması, kendisinden haber alınamaması veya ölüm tarihinin kesin
olarak tespit edilememesidir.
2.2 "Ölüme bağlı haklar": Gaiplik kararının kesinleşmesiyle birlikte devreye
giren; mirasın açılması, dul ve yetim aylıklarının bağlanması, hayat sigortası
poliçelerinin muaccel hale gelmesi ve evliliğin feshini talep etme hakkı gibi
hakların tümüdür.
2.3 "Aynen ölümü ispatlanmış gibi" kullanılması: Hukuk düzeninin, fiili ölümün
ispatlandığı durumlarda uyguladığı kuralları, gaipliğine karar verilen kişi
için de uygulamasıdır.
2.4 Geriye etki kuralı (Ex tunc etki): Gaiplik kararının, mahkemenin hüküm
kurduğu veya kararın kesinleştiği tarihte değil; geriye yürüyerek ölüm
tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hukuki
sonuç doğurmasıdır.
2.5 Gaiplik kararının niteliği: Doktrinde kararın tespit edici mi yoksa kurucu
(inşai) mu olduğu tartışmalı olmakla birlikte, ölüme bağlı hakların
kullanılabilmesi için bir mahkeme hükmüne ihtiyaç duyulduğundan yenilik
doğurucu özellikler barındırdığı ve gaipliğin ancak bu kararla hukuki bir
statüye dönüştüğü kabul edilmektedir.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 31 (Ölüm karinesi ile ölümün kesinliği ve idari işlem farkı).
- TMK m. 32 (Gaiplik kararının maddi şartları ve yetkili mahkeme).
- TMK m. 33 (Gaiplik yargılamasında aranan bekleme ve ilan süreleri).
- TMK m. 34 (İlan süresi dolmadan ortaya çıkma ile istemin düşmesi).
- TMK m. 131 (Gaipliğine karar verilen kişinin eşinin evliliğin feshini
istemesi).
- TMK m. 575 (Mirasın açılması ve mirasçılığın belirlenmesi).
- TMK m. 584 ve m. 585 (Gaiplik kararından sonra ortaya çıkan kişiye mirasın
zilyetlik kurallarınca geri verilmesi ve teminat yükümlülüğü).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
- Olay 1: Bir dağ kazasında kaybolmasından 5 yıl sonra hakkında gaiplik kararı
verilen kişinin mirasçıları, teminat göstererek terekeyi teslim almıştır.
Gaiplik kararından 3 yıl sonra kişinin mucizevi şekilde hayatta olduğu
anlaşılarak memleketine dönmesi durumunda, gaiplik kararı kendiliğinden
hükümsüz kalmaz ancak kaldırılması dava edilebilir. Ortaya çıkan gaip, TMK m.
585 uyarınca tereke mallarını teslim almış olan mirasçılardan bu malları
zilyetlik kuralları çerçevesinde geri talep etme hakkına sahiptir.
- Olay 2: Sınır ötesi bir görevde kendisinden haber alınamayan askerin eşi, son
haber alma tarihinden 5 yıl geçtikten sonra TMK m. 35 uyarınca gaiplik kararı
almıştır. Ancak gaibin eşi, bu karar ile evliliğin kendiliğinden sona
ermeyeceğini bilmelidir. Eş, yeniden evlenmek istiyorsa, TMK m. 131 uyarınca
gaiplik başvurusuyla birlikte veya sonradan Aile Mahkemesinde açacağı ayrı bir
dava ile evliliğin feshini talep etmek zorundadır.
6. Pratik Notlar
- Gaiplik kararının geriye etkili olması kuralı gereğince (TMK m. 35/2) ölüm
tehlikesi veya son haber alma tarihi esas alınarak Hazinenin veya kayyımın
yetkileri ile mirasın açılma anı geçmişe dönük olarak tayin edilir.
- Mirasın açılma tarihi mahkemenin gaiplik kararını verdiği tarih değil,
kanunda belirtilen geriye etkili tarihtir. Mirasçıların o tarihte mirasa
ehil ve sağ olmaları şarttır.
- Gaiplik, ölüm karinesinden farklı olarak evliliği kendiliğinden sona
erdirmez; bu durum kamu düzenine ilişkin olup eşin TMK m. 131 kapsamında açık
bir fesih talebini zorunlu kılar.
- Sosyal güvenlik hukuku ve sigorta poliçelerinde, gaiplik kararı
kesinleştikten sonra ölüm sigortası veya dul/yetim aylığı talebinde
bulunulabilir; hak sahipleri aylıklarını son haberin alındığı veya tehlikenin
gerçekleştiği geriye dönük tarihten itibaren talep edebilirler.
- Gaiplik kararından sonra kişinin ortaya çıkması hâlinde, yargılamanın iadesi
veya kararın iptali yoluna gidilmeli ve elde edilen mallar zilyetlik kuralları
(TMK m. 585) uyarınca gaibe iade edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 35'te öngörülen hukuki sonuçların, özellikle TMK m. 131 ile bağlantılı
olarak evliliğin feshini dolaylı bir dava şartına bağlaması, doktrinde
Dural/Öğüz ve Akıntürk/Ateş Karaman tarafından eleştirilmektedir. İsviçre
Hukukunda gaiplik kararının doğrudan evliliği sona erdirdiği modern
düzenlemeler bulunmasına rağmen, Türk Hukukunda gaibin eşinin ayrıca fesih
davası açmak zorunda bırakılması, usul ekonomisine aykırı olduğu gibi pratik
mağduriyetler yaratmaktadır. Öte yandan, Kılıçoğlu (Aile/Miras) ve
Öztan'ın da eserlerinde işaret edebileceği gibi; 2023 Kahramanmaraş depremleri
gibi kitlesel felaketlerde yüzlerce kayıp kişi için ölüm karinesi (TMK m. 31)
yerine gaiplik (TMK m. 32-35) prosedürünün işletildiği durumlarda, mirasın
teminat karşılığı (TMK m. 584) teslimi zorunluluğu, depremzede mirasçılar
açısından aşılmaz mali külfetler doğurmuş ve m. 35'in "aynen ölüm ispatlanmış
gibi" ilkesinin zayıf kaldığını göstermiştir. Akyol'un da
sistematiğinde tartışıldığı üzere, dijital çağda haber alma anının (ex tunc
etki başlangıcının) tespitindeki teknik belirsizlikler, TMK m. 35/2'nin katı
geriye yürüme kuralının adaletli sonuçlar üretmesini zorlaştırmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 35'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 38.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 35. madde metnine dayanır.
Görüş: Gaiplik kararının evlilik üzerindeki etkisinin TMK m. 131 dolaylı mekanizmasına bağlanması yerine eşin korunmasını esas alan açık bir yasal düzenlemeyle çözüme bağlanması; afet hallerinde toplu gaiplik usulünün yönetmelikle netleştirilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Gaiplik Kararı" alt başlığında yer alan 35. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 38. maddesinden mehaz alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) gaiplik yargılamasında öngörülen ilan süresinin sonuçsuz kalması durumunda mahkemece gaipliğin tespit edilerek hukuki belirsizliğin ortadan kaldırılması ve ölüme bağlı tüm hukuki sonuçların (miras, sigorta, dul/yetim aylığı vb.) işletilmesine olanak sağlanmasıdır.
2. Kavramlar
2.1 Gaiplik kararının verilmesi şartı: İlandan sonuç alınamaması. TMK m. 33 uyarınca yapılan en az altı aylık ilan süresi içinde gaipliği istenen kişinin ortaya çıkmaması, kendisinden haber alınamaması veya ölüm tarihinin kesin olarak tespit edilememesidir. 2.2 "Ölüme bağlı haklar": Gaiplik kararının kesinleşmesiyle birlikte devreye giren; mirasın açılması, dul ve yetim aylıklarının bağlanması, hayat sigortası poliçelerinin muaccel hale gelmesi ve evliliğin feshini talep etme hakkı gibi hakların tümüdür. 2.3 "Aynen ölümü ispatlanmış gibi" kullanılması: Hukuk düzeninin, fiili ölümün ispatlandığı durumlarda uyguladığı kuralları, gaipliğine karar verilen kişi için de uygulamasıdır. 2.4 Geriye etki kuralı (Ex tunc etki): Gaiplik kararının, mahkemenin hüküm kurduğu veya kararın kesinleştiği tarihte değil; geriye yürüyerek ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hukuki sonuç doğurmasıdır. 2.5 Gaiplik kararının niteliği: Doktrinde kararın tespit edici mi yoksa kurucu (inşai) mu olduğu tartışmalı olmakla birlikte, ölüme bağlı hakların kullanılabilmesi için bir mahkeme hükmüne ihtiyaç duyulduğundan yenilik doğurucu özellikler barındırdığı ve gaipliğin ancak bu kararla hukuki bir statüye dönüştüğü kabul edilmektedir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 35'te öngörülen hukuki sonuçların, özellikle TMK m. 131 ile bağlantılı olarak evliliğin feshini dolaylı bir dava şartına bağlaması, doktrinde Dural/Öğüz ve Akıntürk/Ateş Karaman tarafından eleştirilmektedir. İsviçre Hukukunda gaiplik kararının doğrudan evliliği sona erdirdiği modern düzenlemeler bulunmasına rağmen, Türk Hukukunda gaibin eşinin ayrıca fesih davası açmak zorunda bırakılması, usul ekonomisine aykırı olduğu gibi pratik mağduriyetler yaratmaktadır. Öte yandan, Kılıçoğlu (Aile/Miras) ve Öztan'ın da eserlerinde işaret edebileceği gibi; 2023 Kahramanmaraş depremleri gibi kitlesel felaketlerde yüzlerce kayıp kişi için ölüm karinesi (TMK m. 31) yerine gaiplik (TMK m. 32-35) prosedürünün işletildiği durumlarda, mirasın teminat karşılığı (TMK m. 584) teslimi zorunluluğu, depremzede mirasçılar açısından aşılmaz mali külfetler doğurmuş ve m. 35'in "aynen ölüm ispatlanmış gibi" ilkesinin zayıf kaldığını göstermiştir. Akyol'un da sistematiğinde tartışıldığı üzere, dijital çağda haber alma anının (ex tunc etki başlangıcının) tespitindeki teknik belirsizlikler, TMK m. 35/2'nin katı geriye yürüme kuralının adaletli sonuçlar üretmesini zorlaştırmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 35. madde metnine dayanır.
Görüş: Gaiplik kararının evlilik üzerindeki etkisinin TMK m. 131 dolaylı mekanizmasına bağlanması yerine eşin korunmasını esas alan açık bir yasal düzenlemeyle çözüme bağlanması; afet hallerinde toplu gaiplik usulünün yönetmelikle netleştirilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.