1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
- madde, mal ortaklığının tasfiyesinde paylaşıma esas alınacak değerin hangi ana göre belirleneceğini düzenler: Mal rejimi sona erince, mevcut ortaklık mallarının değerlendirilmesinde tasfiye anı esas alınır. Bu, tasfiyenin matematiksel temelini belirleyen kilit bir kuraldır.
Hükmün önemi, mal rejiminin sona erme anı (m. 271) ile malların değerleme anı (m. 275) arasındaki ayrımdadır: Hangi malların ortaklığa/kişisel mala ait olduğu sona erme tarihine göre saptanırken (kapsam); bu malların parasal değeri tasfiye anına göre belirlenir (değerleme). Sona erme ile tasfiye arasında zaman geçtiğinden ve malların değeri değişebileceğinden, bu ayrım pratikte büyük önem taşır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Tasfiye Anının Esas Alınması
Mevcut ortaklık mallarının değeri, sona erme anındaki değer değil, tasfiye anındaki (fiilî paylaşımın/hesaplaşmanın yapıldığı an) güncel değer üzerinden belirlenir. Böylece eşler, malların sona ermeden tasfiyeye kadar geçen sürede uğradığı değer artış veya kayıplarına güncel biçimde katlanır; tasfiye, gerçek ekonomik değeri yansıtır.
2.2. Kapsam (Sona Erme) ile Değer (Tasfiye) Ayrımı
Madde, 271. madde ile birlikte okunmalıdır: 271 hangi malların paylaşıma gireceğini (kapsam) sona erme tarihine bağlar; 275 ise bu malların ne kadar ettiğini (değer) tasfiye anına bağlar. İki farklı an, iki farklı soruya cevap verir. Bu ayrım, özellikle enflasyonist ortamda ve sona erme ile tasfiye arasında uzun süre geçtiğinde belirleyicidir.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 271 — Sona erme anı; kapsam belirlemede esas alınır. 275, değerleme anını ayrı düzenleyerek onu tamamlar.
- TMK m. 235 — Edinilmiş mallara katılma rejiminde değerleme (sürüm değeri / tasfiye anı); 275 ile aynı yaklaşımı taşır.
- TMK m. 274 — Değer artış payı; payın hesabında da güncel değer esas alınır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin — mal ortaklığında değerleme anını bizatihi konu edinen — son 24 ayda taranan Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Daireleri kararları arasında doğrulanmış güncel bir karar künyesi tespit edilememiştir. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Değerlemede tasfiye/karar anının esas alınması ilkesi, kanuni rejim (edinilmiş mallara katılma) tasfiyesine ilişkin yerleşik içtihatta güçlü biçimde uygulanmaktadır; bu içtihat 275. maddeye kıyasen ışık tutar. Mal ortaklığının nadirliği nedeniyle bu maddeye özgü müstakil içtihat sınırlıdır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Mal ortaklığı boşanma davasıyla sona ermiştir (sona erme: dava tarihi). Tasfiye ise yıllar sonra yapılır ve bu sürede ortaklığa ait taşınmazın değeri önemli ölçüde artmıştır.
Hukuki analiz: Taşınmazın hangi kesime ait olduğu sona erme (dava) tarihine göre belirlenir (m. 271); ancak değeri, tasfiye anındaki güncel değer üzerinden hesaplanır (m. 275). Böylece değer artışı paylaşıma yansır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Ortaklık malı bir aracın değeri sona ermeden tasfiyeye kadar geçen sürede düşmüştür.
Hukuki analiz: Değerleme tasfiye anına göre yapılacağından, aracın güncel (düşük) değeri esas alınır; eşler bu değer kaybına güncel değer üzerinden katlanır.
6. Pratik Uygulama Notları
- İki an ayrımı: Kapsam sona erme tarihine (m. 271), değer tasfiye anına (m. 275) göre belirlenir.
- Güncel değer: Tasfiyede malların güncel (sürüm) değeri esas alınır; bilirkişi değerlemesi sık gerekir.
- Enflasyon etkisi: Sona erme ile tasfiye arası uzun sürede değer değişimleri tasfiyeye yansır.
7. Eleştirel Değerlendirme
- madde, tasfiyenin gerçek ekonomik değeri yansıtmasını sağlayan, kısa ve isabetli bir hükümdür. Kapsam ile değerleme anını ayırması (m. 271 ile birlikte), özellikle enflasyonist ortamda eşler arası adaleti korur: Malların güncel değeri esas alındığından, hiçbir eş geçmiş (düşük) değerler üzerinden haksız avantaj elde edemez. Edinilmiş mallara katılma rejimindeki değerleme yaklaşımıyla (m. 235) tutarlıdır. Kanaatimizce hüküm, tasfiyenin adil ve güncel sonuç vermesi bakımından temel bir güvencedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Aile hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına başvurulmuştur (Akıntürk/Ateş, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Öztan, Aile Hukuku). Sayfa numarası verilmemiştir.
- Yargıtay kararları: karararama.yargitay.gov.tr üzerinden 01.06.2026 tarihinde tarama yapılmış; maddeye özgü doğrulanmış güncel karar tespit edilememiştir (bkz. § 4).
- Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 275; sistematik ilişkilerde m. 271, m. 235, m. 274.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Kapsamın sona erme, değerin tasfiye anına göre belirlenmesi ayrımı, enflasyonist ortamda eşler arası adaleti koruyan isabetli bir kuraldır.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay HGK / İBK kararları sonrası revize edilebilir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hükmün önemi, mal rejiminin sona erme anı (m. 271) ile malların değerleme anı (m. 275) arasındaki ayrımdadır: Hangi malların ortaklığa/kişisel mala ait olduğu sona erme tarihine göre saptanırken (kapsam); bu malların parasal değeri tasfiye anına göre belirlenir (değerleme). Sona erme ile tasfiye arasında zaman geçtiğinden ve malların değeri değişebileceğinden, bu ayrım pratikte büyük önem taşır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Tasfiye Anının Esas Alınması
Mevcut ortaklık mallarının değeri, sona erme anındaki değer değil, tasfiye anındaki (fiilî paylaşımın/hesaplaşmanın yapıldığı an) güncel değer üzerinden belirlenir. Böylece eşler, malların sona ermeden tasfiyeye kadar geçen sürede uğradığı değer artış veya kayıplarına güncel biçimde katlanır; tasfiye, gerçek ekonomik değeri yansıtır.
2.2. Kapsam (Sona Erme) ile Değer (Tasfiye) Ayrımı
Madde, 271. madde ile birlikte okunmalıdır: 271 hangi malların paylaşıma gireceğini (kapsam) sona erme tarihine bağlar; 275 ise bu malların ne kadar ettiğini (değer) tasfiye anına bağlar. İki farklı an, iki farklı soruya cevap verir. Bu ayrım, özellikle enflasyonist ortamda ve sona erme ile tasfiye arasında uzun süre geçtiğinde belirleyicidir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin — mal ortaklığında değerleme anını bizatihi konu edinen — son 24 ayda taranan Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Daireleri kararları arasında doğrulanmış güncel bir karar künyesi tespit edilememiştir. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Değerlemede tasfiye/karar anının esas alınması ilkesi, kanuni rejim (edinilmiş mallara katılma) tasfiyesine ilişkin yerleşik içtihatta güçlü biçimde uygulanmaktadır; bu içtihat 275. maddeye kıyasen ışık tutar. Mal ortaklığının nadirliği nedeniyle bu maddeye özgü müstakil içtihat sınırlıdır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Mal ortaklığı boşanma davasıyla sona ermiştir (sona erme: dava tarihi). Tasfiye ise yıllar sonra yapılır ve bu sürede ortaklığa ait taşınmazın değeri önemli ölçüde artmıştır.
Hukuki analiz: Taşınmazın hangi kesime ait olduğu sona erme (dava) tarihine göre belirlenir (m. 271); ancak değeri, tasfiye anındaki güncel değer üzerinden hesaplanır (m. 275). Böylece değer artışı paylaşıma yansır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Ortaklık malı bir aracın değeri sona ermeden tasfiyeye kadar geçen sürede düşmüştür.
Hukuki analiz: Değerleme tasfiye anına göre yapılacağından, aracın güncel (düşük) değeri esas alınır; eşler bu değer kaybına güncel değer üzerinden katlanır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Kapsamın sona erme, değerin tasfiye anına göre belirlenmesi ayrımı, enflasyonist ortamda eşler arası adaleti koruyan isabetli bir kuraldır.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay HGK / İBK kararları sonrası revize edilebilir.