1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Kişiliğin Korunması" bölümünde
yer alan 25. madde, kişiliğe yönelik saldırılara karşı açılabilecek davaları
düzenlemektedir. İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 28a-28l maddelerinden mehaz
alınan bu kuralın ratio legis'i (amacı) kişilik haklarına saldırı tehlikesi,
süregelen saldırı veya sona ermiş ancak etkileri devam eden saldırılara karşı
bireye çok yönlü ve etkili bir hukuki koruma sistemi sunmak; aynı zamanda
ihlalin yarattığı maddi/manevi zararları ve haksız kazançları telafi edici
mekanizmalar (tazminat ve vekaletsiz iş görme) öngörmektir.
2. Kavramlar
2.1 Önleme davası: Kişilik hakkına yönelik henüz başlamamış ancak gerçekleşmesi
kuvvetle muhtemel, ciddi ve yakın bir saldırı tehlikesinin bulunduğu hallerde,
bu tehlikenin önlenmesi amacıyla açılan koruyucu davadır.
2.2 Durdurma davası: Kişilik hakkına yönelik haksız saldırının başlamış olduğu
ve fiilen devam ettiği durumlarda, bu süregelen saldırıya son verilmesi için
açılan davadır.
2.3 Tespit davası: Kişilik hakkına yönelik saldırı eylemi fiilen sona ermiş
olmasına rağmen, saldırının yarattığı hukuka aykırı etkilerin (örneğin
zedelenen itibarın) toplum nezdinde devam ettiği durumlarda, saldırının hukuka
aykırılığının tespiti amacıyla açılır.
2.4 Düzeltme/yayım talebi: Koruyucu davalarla birlikte talep edilebilen,
mahkemece verilen saldırının hukuka aykırılığını tespit eden kararın veya bir
düzeltme metninin üçüncü kişilere bildirilmesi ya da basın/yayın yoluyla ilan
edilmesini sağlayan tamamlayıcı hukuki imkândır.
2.5 Maddi tazminat: Kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı neticesinde
kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmenin (maddi zararın) genel hükümler
(TBK m. 49 vd.) çerçevesinde kusur veya kusursuz sorumluluk hallerine
dayanılarak failden talep edilmesidir.
2.6 Manevi tazminat: Kişilik hakkının ihlali sonucunda mağdurun duyduğu acı,
elem ve üzüntünün veya kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmenin, bir
miktar para veya TBK m. 58 uyarınca diğer bir giderim biçimi ile telafi
edilmesidir.
2.7 Vekaletsiz iş görme kazancı: Hukuka aykırı saldırı dolayısıyla saldırganın
elde ettiği malvarlıksal değerlerin veya kazancın (haksız kazanç) mağdurun
herhangi bir zararı olup olmadığına bakılmaksızın vekaletsiz iş görme hükümleri
(TBK m. 526 vd. / gerçek olmayan vekaletsiz iş görme) uyarınca mağdura
verilmesini ifade eder.
2.8 Manevi tazminatın devredilemezliği ve mirasa geçmezliği kuralı: Manevi
tazminat istemi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, kural olarak
başkasına devredilemez ve mirasçılara intikal etmez. Ancak karşı tarafça bu
istem kabul edilmişse veya miras bırakan sağlığında bu istemi ileri sürmüşse
(dava açmış veya talep etmişse) mirasçılara geçebilir.
2.9 Yetkili mahkeme: TMK m. 25/son fıkrası, kişilik haklarının korunması için
açılacak davalarda (koruyucu davalar ile maddi-manevi tazminat davaları dâhil)
davacıya genel kurallara istisna niteliğinde bir seçimlik yetki tanıyarak,
davanın bizzat davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya davalının
yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini kurala bağlamıştır.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 23 (Kişilik hakkından vazgeçme ve aşırı sınırlama yasağı).
- TMK m. 24 (Kişilik haklarına yapılan saldırının hukuka aykırılığı ilkesi ve
hukuka uygunluk sebepleri).
- TBK m. 49 (Haksız fiilden doğan maddi tazminat sorumluluğunun temel kuralı).
- TBK m. 58 (Kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde manevi tazminat ve kınama
kararı gibi diğer giderim biçimleri).
- TBK m. 526 vd. (Vekaletsiz iş görme ve özellikle m. 530 gerçek olmayan
vekaletsiz iş görme yoluyla elde edilen haksız kazancın iadesi).
- HMK m. 389 (Saldırının önlenmesi veya durdurulması davalarında davanın
esasına yönelik geçici hukuki koruma sağlayan ihtiyati tedbir kurumu).
- AY m. 17 ve 20 (Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı
ile özel hayatın gizliliği).
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
- Olay 1: Ülke çapında yayın yapan bir gazete tarafından, bir bürokrat hakkında
tamamen asılsız yolsuzluk iddiaları içeren bir haber yayımlanır. Bürokrat
(davacı) TMK m. 25 uyarınca saldırının hukuka aykırılığının tespiti davası
açarak, kararın gazetede aynı sayfa ve puntolarla yayımlanmasını
(düzeltme/yayım talebi) ve toplum nezdinde zedelenen itibarı ile duyduğu üzüntü
sebebiyle manevi tazminat ödenmesini talep edebilir. Davacı bu davayı, zayıfı
koruyan yetki kuralı gereği kendi yerleşim yeri mahkemesinde açabilecektir.
- Olay 2: Sosyal medyada yüksek takipçili bir hesap (davalı) bir başka kişinin
(davacı) gizli kalması gereken özel hayatına ilişkin fotoğraflarını izinsiz
olarak kendi Instagram hesabında paylaşır ve bu gönderi üzerinden ciddi bir
reklam/sponsorluk geliri elde eder. Davacı, TMK m. 25 kapsamında saldırının
durdurulmasını (fotoğrafların silinmesini) talep etmenin yanı sıra, davalının
bu ihlal sayesinde elde ettiği reklam gelirlerini vekaletsiz iş görme (haksız
kazancın iadesi) hükümleri çerçevesinde kendisine verilmesini talep edebilir.
6. Pratik Notlar
- Önleme davasının ihtiyati tedbirle birlikte açılması: Ciddi ve yakın bir
tehlike varsa, önleme davasının uzun sürebilecek yargılaması beklenmeden HMK m.
389 uyarınca mutlaka ihtiyati tedbir talep edilmelidir.
- Tespit davasının "etkileri devam eden" şartı: Hukuka aykırılığın tespiti
davasının dinlenebilmesi için saldırı bitmiş olsa dahi mağdurun itibarında veya
çevresinde yarattığı olumsuz etkilerin sürmesi (hukuki yarar) şarttır.
- Manevi tazminat takdirinde TBK m. 58 kriterleri: Hakim, tazminat takdir
ederken failin kusur ağırlığını, ihlalin mahiyetini, tarafların sıfatlarını,
sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak zenginleşme yaratmayacak
makul bir miktar saptamalıdır.
- Vekaletsiz iş görme davasının yenilikçi niteliği: Klasik tazminat hukukundan
farklı olarak burada mağdurun bir malvarlığı kaybı yaşaması (zarar) şart
değildir. Odak noktası, failin başkasının kişilik hakkını hukuka aykırı biçimde
kullanarak kendi malvarlığında ne kadar "kazanç" yarattığıdır.
- Manevi tazminatın kişiye sıkı sıkıya bağlı hak niteliği: Kişinin sağlığında
bir dava açmadan veya karşı tarafa tazminat iradesini yöneltmeden ölmesi
hâlinde, mirasçılar sonradan bu acı için manevi tazminat davası açamazlar.
- Davacı yerleşim yeri yetkisi: TMK m. 25/son ile sağlanan bu istisnai yetki,
kitle iletişim araçlarına ve güçlü kurumlara karşı mağdurun hak arama
özgürlüğünü kendi yaşadığı yerde dava açabilme imkanı sunarak kolaylaştıran
pozitif bir düzenlemedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Modern iletişim çağında TMK m. 25 hükümlerinin uygulanması, özellikle dijital
platformlarda gerçekleşen saldırılar bağlamında yeni bir boyut kazanmıştır.
Dural/Öğüz, Akıntürk/Ateş Karaman ve Kılıçoğlu'nun da eserlerinde işaret ettiği
üzere, internetteki bilgilerin sınırsız bir şekilde kopyalanması ve yayılması,
"saldırıya son verilmesi" ve "etkilerin ortadan kaldırılması" davalarını teknik
açıdan oldukça zorlaştırmaktadır. Bu noktada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
kararlarına da (örn. 2015 tarihli emsal karar) yansıyan "unutulma hakkı" (right
to be forgotten) devreye girmekte; kişinin dijital geçmişinde kalan,
güncelliğini yitirmiş ve kamu yararı bulunmayan verilerin arama motoru
indekslerinden çıkarılması veya tamamen silinmesi, TMK m. 25'in "saldırının
durdurulması" talebinin dijital çağdaki en önemli görünümü olarak kabul
edilmektedir. Öte yandan, Akyol ve Öztan'ın sistematik yaklaşımlarında
da görülebileceği üzere, TMK m. 25/3'teki "elde edilen kazancın iadesi"
(vekaletsiz iş görme) kurumu da sosyal medya ekonomisinde kritik bir işlev
edinmiştir. Başkasına ait bir görüntüyü veya adı izinsiz kullanarak
"influencer" faaliyeti yürüten ve tıklanma, beğeni (like) veya
YouTube/Instagram reklam gelirleri üzerinden devasa kârlar elde eden kişilerin
bu ticari kazanımlarının doğrudan mağdura iadesi, geleneksel tazminatın
yetersiz kaldığı dijital sömürü düzenine karşı hukuk sisteminin sunduğu en
güçlü silahtır. Ancak bu "kazancın" nedensellik bağının (hangi reklam gelirinin
doğrudan ihlalden doğduğunun) ispatındaki pratik güçlükler, mevcut usul
kurallarının teknolojik gerçeklikler karşısında yeniden yorumlanmasını zorunlu
kılmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 25'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 28a-28l.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 25. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital platformlarda kişilik saldırılarına karşı TMK m. 25'in vekaletsiz iş görme kazancı talebinin influencer reklam gelirleri ve unutulma hakkıyla entegre edilerek modern bir koruma rejimi oluşturulması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Kişiliğin Korunması" bölümünde yer alan 25. madde, kişiliğe yönelik saldırılara karşı açılabilecek davaları düzenlemektedir. İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 28a-28l maddelerinden mehaz alınan bu kuralın ratio legis'i (amacı) kişilik haklarına saldırı tehlikesi, süregelen saldırı veya sona ermiş ancak etkileri devam eden saldırılara karşı bireye çok yönlü ve etkili bir hukuki koruma sistemi sunmak; aynı zamanda ihlalin yarattığı maddi/manevi zararları ve haksız kazançları telafi edici mekanizmalar (tazminat ve vekaletsiz iş görme) öngörmektir.
2. Kavramlar
2.1 Önleme davası: Kişilik hakkına yönelik henüz başlamamış ancak gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel, ciddi ve yakın bir saldırı tehlikesinin bulunduğu hallerde, bu tehlikenin önlenmesi amacıyla açılan koruyucu davadır. 2.2 Durdurma davası: Kişilik hakkına yönelik haksız saldırının başlamış olduğu ve fiilen devam ettiği durumlarda, bu süregelen saldırıya son verilmesi için açılan davadır. 2.3 Tespit davası: Kişilik hakkına yönelik saldırı eylemi fiilen sona ermiş olmasına rağmen, saldırının yarattığı hukuka aykırı etkilerin (örneğin zedelenen itibarın) toplum nezdinde devam ettiği durumlarda, saldırının hukuka aykırılığının tespiti amacıyla açılır. 2.4 Düzeltme/yayım talebi: Koruyucu davalarla birlikte talep edilebilen, mahkemece verilen saldırının hukuka aykırılığını tespit eden kararın veya bir düzeltme metninin üçüncü kişilere bildirilmesi ya da basın/yayın yoluyla ilan edilmesini sağlayan tamamlayıcı hukuki imkândır. 2.5 Maddi tazminat: Kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı neticesinde kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmenin (maddi zararın) genel hükümler (TBK m. 49 vd.) çerçevesinde kusur veya kusursuz sorumluluk hallerine dayanılarak failden talep edilmesidir. 2.6 Manevi tazminat: Kişilik hakkının ihlali sonucunda mağdurun duyduğu acı, elem ve üzüntünün veya kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmenin, bir miktar para veya TBK m. 58 uyarınca diğer bir giderim biçimi ile telafi edilmesidir. 2.7 Vekaletsiz iş görme kazancı: Hukuka aykırı saldırı dolayısıyla saldırganın elde ettiği malvarlıksal değerlerin veya kazancın (haksız kazanç) mağdurun herhangi bir zararı olup olmadığına bakılmaksızın vekaletsiz iş görme hükümleri (TBK m. 526 vd. / gerçek olmayan vekaletsiz iş görme) uyarınca mağdura verilmesini ifade eder. 2.8 Manevi tazminatın devredilemezliği ve mirasa geçmezliği kuralı: Manevi tazminat istemi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, kural olarak başkasına devredilemez ve mirasçılara intikal etmez. Ancak karşı tarafça bu istem kabul edilmişse veya miras bırakan sağlığında bu istemi ileri sürmüşse (dava açmış veya talep etmişse) mirasçılara geçebilir. 2.9 Yetkili mahkeme: TMK m. 25/son fıkrası, kişilik haklarının korunması için açılacak davalarda (koruyucu davalar ile maddi-manevi tazminat davaları dâhil) davacıya genel kurallara istisna niteliğinde bir seçimlik yetki tanıyarak, davanın bizzat davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini kurala bağlamıştır.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
Modern iletişim çağında TMK m. 25 hükümlerinin uygulanması, özellikle dijital platformlarda gerçekleşen saldırılar bağlamında yeni bir boyut kazanmıştır. Dural/Öğüz, Akıntürk/Ateş Karaman ve Kılıçoğlu'nun da eserlerinde işaret ettiği üzere, internetteki bilgilerin sınırsız bir şekilde kopyalanması ve yayılması, "saldırıya son verilmesi" ve "etkilerin ortadan kaldırılması" davalarını teknik açıdan oldukça zorlaştırmaktadır. Bu noktada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına da (örn. 2015 tarihli emsal karar) yansıyan "unutulma hakkı" (right to be forgotten) devreye girmekte; kişinin dijital geçmişinde kalan, güncelliğini yitirmiş ve kamu yararı bulunmayan verilerin arama motoru indekslerinden çıkarılması veya tamamen silinmesi, TMK m. 25'in "saldırının durdurulması" talebinin dijital çağdaki en önemli görünümü olarak kabul edilmektedir. Öte yandan, Akyol ve Öztan'ın sistematik yaklaşımlarında da görülebileceği üzere, TMK m. 25/3'teki "elde edilen kazancın iadesi" (vekaletsiz iş görme) kurumu da sosyal medya ekonomisinde kritik bir işlev edinmiştir. Başkasına ait bir görüntüyü veya adı izinsiz kullanarak "influencer" faaliyeti yürüten ve tıklanma, beğeni (like) veya YouTube/Instagram reklam gelirleri üzerinden devasa kârlar elde eden kişilerin bu ticari kazanımlarının doğrudan mağdura iadesi, geleneksel tazminatın yetersiz kaldığı dijital sömürü düzenine karşı hukuk sisteminin sunduğu en güçlü silahtır. Ancak bu "kazancın" nedensellik bağının (hangi reklam gelirinin doğrudan ihlalden doğduğunun) ispatındaki pratik güçlükler, mevcut usul kurallarının teknolojik gerçeklikler karşısında yeniden yorumlanmasını zorunlu kılmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 25. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital platformlarda kişilik saldırılarına karşı TMK m. 25'in vekaletsiz iş görme kazancı talebinin influencer reklam gelirleri ve unutulma hakkıyla entegre edilerek modern bir koruma rejimi oluşturulması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.