1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Yerleşim yeri" alt başlığının
ilk hükmü olan 19. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 23. maddesinden
alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) kişilerin hukuki ilişkilerinin ve
hayat faaliyetlerinin merkezini objektif bir biçimde belirleyerek; tebligat,
yetkili mahkemenin tayini ve borçların ifa yeri gibi hususlarda belirsizliği
önlemek ve hukuki güvenliği (işlem güvenliğini) sağlamaktır.
2. Kavramlar
2.1 Yerleşim yeri (ikametgâh) tanımı: Mülga 743 sayılı Kanun'daki "ikametgâh"
teriminin karşılığı olan yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle
oturduğu ve hayat faaliyetlerinin merkezini oluşturduğu yerdir.
2.2 İki kurucu unsur: İsteğe bağlı (iradi) bir yerleşim yerinin kurulabilmesi
için maddi unsur olan fiili oturma eylemi ile manevi (psikolojik) unsur olan
sürekli kalma niyetinin (animus manendi) kümülatif olarak bir arada bulunması
şarttır.
2.3 Yerleşim yerinin birlik ilkesi: TMK m. 19/2 uyarınca bir kimsenin aynı
zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz (teklik ilkesi); kişi birden fazla
yerde yaşasa dahi hukuken tek bir yerleşim yeri kabul edilir.
2.4 İstisna: TMK m. 19/3 hükmü uyarınca teklik kuralı ticari ve sınai
kuruluşlar hakkında uygulanmaz. Bu kuruluşların merkezleri dışında bağımsız
şubelerinin veya tesislerinin bulunduğu yerler de hukuki işlemler ve davalar
bakımından yerleşim yeri niteliği taşıyabilir.
2.5 Yerleşim yeri ile basit konaklamanın (sırf oturma) farkı: Sadece fiili bir
durumu ifade eden ve sürekli kalma niyeti barındırmayan mesken (konut) yazlık,
dağ evi veya geçici konaklama yerleri, hukuki anlamda yerleşim yeri vasfı
taşımaz.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 20 (yerleşim yerinin değiştirilmesi)
- TMK m. 21 (yasal yerleşim yeri: küçük, kısıtlı, eş)
- TMK m. 22 (kurumlarda kalma)
- TMK m. 23 (idari yerleşim yeri)
- HMK m. 6, 9 (yetkili mahkeme — davalı yerleşim yeri)
- TBK m. 89 (ifa yeri — alacaklının yerleşim yeri)
- ÖMHUK (Mehaz: kişinin yerleşim yeri ülkesi hukuku)
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
- Olay 1: İş için Ankara'da kiralık ev tutan, ailesi Eskişehir'de yaşayan bir
kişinin yerleşim yeri tespiti değerlendirilirken, kişinin hayat faaliyetlerini
nerede yoğunlaştırdığına bakılır. Sadece iş amacıyla Ankara'da bulunup hafta
sonları ve tatillerde ailesinin yanına dönüyorsa ve ailevi ilişkilerinin
merkezi Eskişehir ise, yerleşim yeri Eskişehir kabul edilir. Ancak iş
ilişkisiyle birlikte sosyal hayatını da Ankara'ya taşımışsa yerleşim yeri
Ankara olur.
- Olay 2: Yılın altı ayını Antalya'da, diğer altı ayını İstanbul'da geçiren
(eşit süre kalan) bir kişiye dava açılmak istendiğinde, kişinin hangi konutu
daha fazla hayat merkezi haline getirdiği incelenir. Tespitin yapılamadığı
belirsizlik hallerinde, TMK m. 20/2 uyarınca "hâlen oturduğu yer" yerleşim yeri
sayılarak dava, kişinin o an bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir.
6. Pratik Notlar
- Maddi unsur (oturma) ile manevi unsur (sürekli kalma niyeti) kümülatif
aranır; sadece nüfus kaydını aldırmak fiili oturma yoksa tek başına yerleşim
yeri yaratmaz, sadece fiilen bir yerde uzun süre bulunmak da (örneğin mevsimlik
işçi) niyet yoksa yerleşim yeri sayılmaz.
- Birlik (teklik) ilkesi gerçek kişiler için mutlak emredici bir kuraldır.
- Şirketler için ticari ikametgah bağlamında, şubeler dış ilişkilerinde
bağımsız ve ayrı bir yönetime sahip olduklarından TTK m. 40 vd. hükümleriyle
bağlantılı olarak şubenin bulunduğu yerde de hukuki işlem yapılabilir ve dava
açılabilir.
- Yerleşim yerinin ispatı herhangi bir şekle tabi değildir. Her ne kadar Nüfus
Hizmetleri Kanunu uyarınca adres bildirimi zorunlu olsa da, bu sadece bir
karinedir; aksi her türlü delille (fatura, vergi kaydı, çocukların okul kaydı,
banka işlemleri) ispat edilebilir.
- Yerleşim yeri, yetkili mahkemenin saptanması (HMK m. 6) para borçlarının ifa
yeri (TBK m. 89) ve gaiplik/miras gibi şahıs varlığı davaları üzerinde doğrudan
belirleyici etkiye sahiptir.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 19'da düzenlenen ve mehaz kanun döneminden beri süregelen "yerleşim
yerinin tekliği (birlik) ilkesi", günümüzün değişen sosyolojik ve ekonomik
dinamikleri karşısında giderek yetersiz kalmaktadır. Dural/Öğüz ve
Akıntürk/Ateş Karaman'ın da eserlerinde vurguladığı üzere, bireylerin hukuki
işlemlerinin merkezini tek bir coğrafi konuma hapsetmek, klasik tarım ve sanayi
toplumu için hukuki güvenlik sağlasa da, dijital çağın getirdiği gerçekliklerle
örtüşmemektedir. Özellikle uzaktan çalışma (remote work) modellerinin
yaygınlaşması, bireylerin yılın farklı dönemlerini farklı şehirlerde geçirmesi
ve "dijital göçebelik" (digital nomadism) kavramının ortaya çıkması, kişinin
hayat merkezinin neresi olduğu tespitini zorlaştırmaktadır. Kılıçoğlu ve
Akyol'un öğretideki sistematik yaklaşımları ışığında, irade muhtariyeti ve
hareket özgürlüğünün genişlediği modern hukuk sistemlerinde, kişilerin birden
fazla yerleşim yerine sahip olabilmesine cevaz veren veya sanal/dijital
yerleşim yeri (elektronik tebligat adreslerinin ötesinde bir statü olarak)
kavramını medeni hukuka entegre eden esnek reformlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Öztan'ın da belirttiği gibi, teklik ilkesinin dogmatik savunusu yerine, hukuki
ilişkilerin niteliğine göre (örneğin ticari ilişkiler için ayrı, ailevi
ilişkiler için ayrı) çoğul yerleşim yeri imkânı tartışmaya açılmalıdır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 19'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 23.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 19. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital göçebelik ve uzaktan çalışma çağında yerleşim yerinin birlik ilkesinin korunması ama tespitinde maddi unsurun yanında dijital ayak izlerinin de delil değeri kazanması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Yerleşim yeri" alt başlığının ilk hükmü olan 19. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 23. maddesinden alınmıştır. Hükmün ratio legis'i (amacı) kişilerin hukuki ilişkilerinin ve hayat faaliyetlerinin merkezini objektif bir biçimde belirleyerek; tebligat, yetkili mahkemenin tayini ve borçların ifa yeri gibi hususlarda belirsizliği önlemek ve hukuki güvenliği (işlem güvenliğini) sağlamaktır.
2. Kavramlar
2.1 Yerleşim yeri (ikametgâh) tanımı: Mülga 743 sayılı Kanun'daki "ikametgâh" teriminin karşılığı olan yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu ve hayat faaliyetlerinin merkezini oluşturduğu yerdir. 2.2 İki kurucu unsur: İsteğe bağlı (iradi) bir yerleşim yerinin kurulabilmesi için maddi unsur olan fiili oturma eylemi ile manevi (psikolojik) unsur olan sürekli kalma niyetinin (animus manendi) kümülatif olarak bir arada bulunması şarttır. 2.3 Yerleşim yerinin birlik ilkesi: TMK m. 19/2 uyarınca bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz (teklik ilkesi); kişi birden fazla yerde yaşasa dahi hukuken tek bir yerleşim yeri kabul edilir. 2.4 İstisna: TMK m. 19/3 hükmü uyarınca teklik kuralı ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmaz. Bu kuruluşların merkezleri dışında bağımsız şubelerinin veya tesislerinin bulunduğu yerler de hukuki işlemler ve davalar bakımından yerleşim yeri niteliği taşıyabilir. 2.5 Yerleşim yeri ile basit konaklamanın (sırf oturma) farkı: Sadece fiili bir durumu ifade eden ve sürekli kalma niyeti barındırmayan mesken (konut) yazlık, dağ evi veya geçici konaklama yerleri, hukuki anlamda yerleşim yeri vasfı taşımaz.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 19'da düzenlenen ve mehaz kanun döneminden beri süregelen "yerleşim yerinin tekliği (birlik) ilkesi", günümüzün değişen sosyolojik ve ekonomik dinamikleri karşısında giderek yetersiz kalmaktadır. Dural/Öğüz ve Akıntürk/Ateş Karaman'ın da eserlerinde vurguladığı üzere, bireylerin hukuki işlemlerinin merkezini tek bir coğrafi konuma hapsetmek, klasik tarım ve sanayi toplumu için hukuki güvenlik sağlasa da, dijital çağın getirdiği gerçekliklerle örtüşmemektedir. Özellikle uzaktan çalışma (remote work) modellerinin yaygınlaşması, bireylerin yılın farklı dönemlerini farklı şehirlerde geçirmesi ve "dijital göçebelik" (digital nomadism) kavramının ortaya çıkması, kişinin hayat merkezinin neresi olduğu tespitini zorlaştırmaktadır. Kılıçoğlu ve Akyol'un öğretideki sistematik yaklaşımları ışığında, irade muhtariyeti ve hareket özgürlüğünün genişlediği modern hukuk sistemlerinde, kişilerin birden fazla yerleşim yerine sahip olabilmesine cevaz veren veya sanal/dijital yerleşim yeri (elektronik tebligat adreslerinin ötesinde bir statü olarak) kavramını medeni hukuka entegre eden esnek reformlara ihtiyaç duyulmaktadır. Öztan'ın da belirttiği gibi, teklik ilkesinin dogmatik savunusu yerine, hukuki ilişkilerin niteliğine göre (örneğin ticari ilişkiler için ayrı, ailevi ilişkiler için ayrı) çoğul yerleşim yeri imkânı tartışmaya açılmalıdır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 19. madde metnine dayanır.
Görüş: Dijital göçebelik ve uzaktan çalışma çağında yerleşim yerinin birlik ilkesinin korunması ama tespitinde maddi unsurun yanında dijital ayak izlerinin de delil değeri kazanması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.