1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
TMK m. 15, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında yer alarak tam ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü bulunmayanların) işlemlerinin akıbetini tayin eden ve mutlak butlan kuralını ortaya koyan temel hükümdür. Hükmün mehazı İsviçre Medeni Kanunu (ZGB) Art. 18'dir. Kuralın düzenleme amacı, irade özerkliğinin temeli olan sağlıklı bilinç (ayırt etme gücü) bulunmayan kişiyi, kendi eylemlerinin yıkıcı hukuki sonuçlarından korumaktır. Hukuk düzeni, iradesi sakat veya yok olan kimsenin işlemlerine hukuki sonuç bağlamayarak onu toplumdaki diğer bireylere karşı bir zırh ile koruma altına almaktadır. Madde, TMK m. 14'te çerçevesi çizilen ehliyetsizlik tipolojisinin en sert hukuki sonucunu içerir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kural: Kesin Hükümsüzlük
TMK m. 15 uyarınca, ayırt etme gücü bulunmayan (tam ehliyetsiz) kişilerin fiilleri kural olarak hiçbir hukuki sonuç doğurmaz; hukuki işlemlerde bu durum kesin hükümsüzlük (mutlak butlan) yaptırımına tabidir. Geçersizlik baştan itibaren (ex tunc) işler ve sonradan icazetle iyileştirilemez.
2.2. Hukuki Sonuç Doğurmama Kapsamı
Bu mutlak geçersizlik hâli, sözleşmeler, vasiyetname gibi tek taraflı hukuki işlemler ve her türlü irade beyanı için geçerlidir. Tam ehliyetsizin yaptığı sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir; verilenler sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77 vd.) veya istihkak davası (TMK m. 683) yoluyla geri istenir.
2.3. Kanunda Gösterilen Ayrık Durumlar (İstisnalar)
Madde lafzı bizzat istisnalara açık kapı bırakır. Başlıcaları:
- TBK m. 65 uyarınca hakkaniyet sorumluluğu: Ayırt etme gücü bulunmayan kişi kural olarak haksız fiillerinden sorumlu olmasa da, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim bu kişiyi verdiği zararı tazminle yükümlü tutabilir. Bu sorumluluk kusura değil, tarafların ekonomik durumlarının tartılmasına dayanır.
- TMK m. 16/2: Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların (sınırlı ehliyetsizlerin) haksız fiillerinden bizzat sorumlu olması kuralı; TMK m. 15'in dışında kalan, ayırt etme gücünün varlığına bağlı bir sorumluluk türüdür.
- Doğal hukuki olgular: Hukuk düzeni, kişinin ayırt etme gücü olmasa dahi kan bağı, hısımlık veya nesep ilişkisi gibi doğal olaylara hukuki sonuç bağlar; bu sonuçlar iradeden bağımsızdır.
2.4. Kesin Hükümsüzlük vs Askıda Hükümsüzlük
TMK m. 15 kapsamındaki tam ehliyetsizlerin işlemleri mutlak butlanla batıldır ve icazetle sonradan geçerli hâle gelmez. Oysa TMK m. 16 kapsamındaki sınırlı ehliyetsizlerin işlemleri askıda hükümsüz (tek taraflı bağlamazlık) olup, yasal temsilcinin icazeti ile baştan itibaren geçerli hâle gelebilir. Bu ayrım, iki maddenin bağladığı yaptırımlar arasındaki temel farktır.
2.5. Tek Taraflı Fiillerin Durumu
Akıl hastası bir kişinin haksız fiil teşkil eden tek taraflı eylemleri kural olarak kusur sorumluluğu (TBK m. 49) doğurmaz; zira kusur isnat edilebilecek bir irade yoktur. Ancak TBK m. 65 kapsamında ekonomik denge gözetilerek hakkaniyet sorumluluğu istisnaen devreye girebilir.
3. Sistematik İlişkiler
TMK m. 15, kişiler hukuku ile borçlar ve eşya hukukunun kesişiminde kritik bir hükümdür:
- TMK m. 13: Ayırt etme gücünün negatif tanımı ve karinesi.
- TMK m. 14: Fiil ehliyetsizliğinin genel çerçevesi ve tam ehliyetsizler kategorisi.
- TMK m. 16: Ayırt etme gücüne sahip sınırlı ehliyetsizlerin durumu — yaptırım rejimi yönünden tam karşıt görünüm.
- TBK m. 27: Sözleşmelerin kesin hükümsüzlük (butlan) hâlleri ile sistematik benzerlik.
- TBK m. 65: Kusursuz sorumluluk hâllerinden olan hakkaniyet sorumluluğu — TMK m. 15'in en önemli istisnası.
- TMK m. 502: Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti için kümülatif aranan 15 yaş ve ayırt etme gücü şartı.
- TMK m. 1023: Tapu siciline güven ilkesi — TMK m. 15'in yarattığı yolsuz tescil hâlinde üçüncü kişinin iyi niyetinin koruyucu işlevi.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin scraper'dan veya açık erişim kaynaklarından sağlanan bir Yargıtay kararı bulunmamaktadır. İleride güncellenecektir. Yerleşik uygulamada ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları, Adli Tıp Kurumu raporu ile işlem tarihindeki ayırt etme gücü incelemesi üzerinden sonuçlandırılmakta; m. 15'in iyi niyet korumasını yenen sert sonucu m. 1023 üzerinden yumuşatılmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo — demans ve taşınmaz satışı):
İleri derece demans (Alzheimer) hastası D, üzerine kayıtlı değerli bir taşınmazı piyasa değerine satarak tapuda devreder. Alıcı E, "Onun hasta olduğunu bilmiyordum, tamamen normal davranıyordu, iyi niyetliyim" diyerek tapuya güven ilkesine sığınır.
Hukuki analiz: TMK m. 15 lafzı emredicidir; tam ehliyetsizin işlemi mutlak butlanla batıldır ve karşı tarafın iyi niyeti (TMK m. 3) bu geçersizliği iyileştirmez. D ile E arasındaki satış sözleşmesi ve devir işlemi kesin olarak iptal edilir; tapu eski sahibine iade edilir. Ancak E mal varlığını üçüncü kişi F'ye devretmişse, F bakımından TMK m. 1023 uyarınca tapu siciline iyi niyetli güven korunabilir ve F'nin mülkiyeti ayakta tutulabilir. Bu olay, m. 15'in mutlak ehliyetsizlik kuralı ile m. 1023'ün üçüncü kişi koruması arasındaki çatışmayı somutlaştırır.
Olay 2 (kurmaca senaryo — hakkaniyet sorumluluğu):
Ayırt etme gücünden tamamen yoksun akıl hastası A, sokakta yürürken bir başkasının (F) park hâlindeki lüks aracına zarar verir. A maddi durumu çok iyi bir kişidir; F ise düşük gelirlidir.
Hukuki analiz: A'nın haksız fiil ehliyeti (kusur yeteneği) olmadığı için TBK m. 49'a göre kusur sorumluluğu doğmaz. Ancak TMK m. 15'in açık istisnası niteliğindeki TBK m. 65 kapsamında hâkim, tarafların ekonomik durumlarını tartıp hakkaniyet gerektiriyorsa A'nın malvarlığından F'ye tazminat ödenmesine karar verebilir. Bu sorumluluk kusura değil, ekonomik dengeye dayanır.
6. Pratik Uygulama Notları
Kesin hükümsüzlüğün başlangıç anı: İşlem yapıldığı andan itibaren (ex tunc) geçersizdir. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) veya istihkak davası (TMK m. 683) yoluyla geri isteyebilir.
Karşı tarafın iyi niyetinin korunmaması: Hukuki işlem güvenliği feda edilerek ehliyetsiz kişinin korunması üstün tutulmuştur. Karşı tarafın "ehliyetsizliği bilmediği" yönündeki iyi niyeti, hukuki işlem yönünden koruma sağlamaz. Üçüncü kişi koruması ancak eşya hukuku boyutunda (TMK m. 1023, TMK m. 988) gündeme gelebilir.
Hakkaniyet sorumluluğunun niteliği: TBK m. 65 kusura dayalı bir sorumluluk değil, tarafların ekonomik durumlarının tartılmasına dayalı objektif (kusursuz) bir sorumluluk türüdür. Hâkim takdir yetkisini hakkaniyet ölçütü ekseninde kullanır.
Mirasçıların itiraz hakkı: Kişinin ölümünden sonra mirasçıları ehliyetsizlik iddiasında bulunabilir. Ancak kişi sağlığında tamamen normal zekâlı biri gibi hareket etmiş ve işlem yapmışsa, sonradan ehliyetsizliğin ileri sürülmesi TMK m. 2 (Hakkın kötüye kullanılması yasağı) engeline takılabilir.
Avukatlık stratejisi: Ehliyetsizlik iddiasıyla açılacak iptal davalarında işlem tarihindeki tıbbi durum delillerle ortaya konulmalı, Adli Tıp Kurumu raporu talep edilmelidir. Eşya hukuku boyutunda üçüncü kişi koruması argümanı, davalının nihai zarara karşı en güçlü savunmasıdır.
Yaygın uygulama hataları: (i) İşlem güvenliği iddiasıyla iyi niyet savunmasının m. 15 karşısında etkili olacağı zannı; (ii) hakkaniyet sorumluluğunun TBK m. 65 yerine TBK m. 49 üzerinden ileri sürülmesi; (iii) ehliyetsizliğin mutlak butlanının üçüncü kişiye karşı da otomatik olarak geçerli olacağının düşünülmesi (TMK m. 1023 ihmal edilir).
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 15'in getirdiği kesin hükümsüzlük yaptırımı, hukuk sistemimizde bireyi koruma (paternalist) anlayışının en katı tezahürlerinden biridir. Dural/Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku eserinde ve Akıntürk/Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku eserinde işaret edildiği üzere, kuralın iyi niyetli karşı tarafı hiçbir şekilde korumaması, hukuki işlem güvenliği ile zayıfı koruma prensibi arasında ciddi bir gerilim yaratır.
Özellikle tapu siciline güven ilkesini düzenleyen TMK m. 1023 ile bu durum sıkça çatışır; ilk işlem mutlak butlanla geçersiz (yolsuz tescil) olsa da, bu kişiden malı devralan üçüncü kişinin iyi niyeti m. 1023 ile korunur. Bu iki kural birlikte uygulandığında, m. 15'in sertliği eşya hukuku düzeyinde dengelenmektedir; ancak ilk alıcı (doğrudan ehliyetsizden malı alan kişi) hiçbir şekilde korunmadığı için iyi niyetli işlem güvenliği ile zayıf korumanın eşitsiz dağılımı bir sorun olarak kalmaktadır.
Çağdaş karşılaştırmalı hukukta (örneğin İsviçre veya Alman hukukunda), tam ehliyetsizliğin yarattığı bu rijit "mutlak geçersizlik" kuralı eleştirilmekte; günlük hayatta yapılan, karşı tarafın ağır kusuru olmayan ve ehliyetsiz kişinin menfaatini ağır şekilde zedelemeyen basit sözleşmelerin (gündelik ihtiyaçların karşılanması) ayakta tutulmasını sağlayacak esnek ara formüller tartışılmaktadır. Türk hukukunda da gündelik hayat sözleşmeleri için TMK m. 2'nin (dürüstlük kuralı) ve TMK m. 1023 paralelindeki yumuşatıcı kuralların daha sistematik kullanımı, ehliyetsiz kişinin korunmasını feda etmeden işlem güvenliğine bir miktar nefes alanı yaratabilir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: TMK m. 15'i doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı TMK'nın madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (ZGB) Art. 18.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren ve değişmeyen 15. madde metnine dayanır.
Görüş: Kesin hükümsüzlük kuralının zayıf bireyi korumadaki katı işlevinin korunması gerektiği; ancak gündelik sözleşmeler bakımından TMK m. 2 ve m. 1023 paralelindeki yumuşatıcı kuralların sistematik kullanımıyla işlem güvenliğine bir denge alanı açılmasının mümkün olduğu görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
TMK m. 15, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında yer alarak tam ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü bulunmayanların) işlemlerinin akıbetini tayin eden ve mutlak butlan kuralını ortaya koyan temel hükümdür. Hükmün mehazı İsviçre Medeni Kanunu (ZGB) Art. 18'dir. Kuralın düzenleme amacı, irade özerkliğinin temeli olan sağlıklı bilinç (ayırt etme gücü) bulunmayan kişiyi, kendi eylemlerinin yıkıcı hukuki sonuçlarından korumaktır. Hukuk düzeni, iradesi sakat veya yok olan kimsenin işlemlerine hukuki sonuç bağlamayarak onu toplumdaki diğer bireylere karşı bir zırh ile koruma altına almaktadır. Madde, TMK m. 14'te çerçevesi çizilen ehliyetsizlik tipolojisinin en sert hukuki sonucunu içerir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Kural: Kesin Hükümsüzlük
TMK m. 15 uyarınca, ayırt etme gücü bulunmayan (tam ehliyetsiz) kişilerin fiilleri kural olarak hiçbir hukuki sonuç doğurmaz; hukuki işlemlerde bu durum kesin hükümsüzlük (mutlak butlan) yaptırımına tabidir. Geçersizlik baştan itibaren (ex tunc) işler ve sonradan icazetle iyileştirilemez.
2.2. Hukuki Sonuç Doğurmama Kapsamı
Bu mutlak geçersizlik hâli, sözleşmeler, vasiyetname gibi tek taraflı hukuki işlemler ve her türlü irade beyanı için geçerlidir. Tam ehliyetsizin yaptığı sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir; verilenler sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77 vd.) veya istihkak davası (TMK m. 683) yoluyla geri istenir.
2.3. Kanunda Gösterilen Ayrık Durumlar (İstisnalar)
Madde lafzı bizzat istisnalara açık kapı bırakır. Başlıcaları:
2.4. Kesin Hükümsüzlük vs Askıda Hükümsüzlük
TMK m. 15 kapsamındaki tam ehliyetsizlerin işlemleri mutlak butlanla batıldır ve icazetle sonradan geçerli hâle gelmez. Oysa TMK m. 16 kapsamındaki sınırlı ehliyetsizlerin işlemleri askıda hükümsüz (tek taraflı bağlamazlık) olup, yasal temsilcinin icazeti ile baştan itibaren geçerli hâle gelebilir. Bu ayrım, iki maddenin bağladığı yaptırımlar arasındaki temel farktır.
2.5. Tek Taraflı Fiillerin Durumu
Akıl hastası bir kişinin haksız fiil teşkil eden tek taraflı eylemleri kural olarak kusur sorumluluğu (TBK m. 49) doğurmaz; zira kusur isnat edilebilecek bir irade yoktur. Ancak TBK m. 65 kapsamında ekonomik denge gözetilerek hakkaniyet sorumluluğu istisnaen devreye girebilir.
3. Sistematik İlişkiler
TMK m. 15, kişiler hukuku ile borçlar ve eşya hukukunun kesişiminde kritik bir hükümdür:
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin scraper'dan veya açık erişim kaynaklarından sağlanan bir Yargıtay kararı bulunmamaktadır. İleride güncellenecektir. Yerleşik uygulamada ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları, Adli Tıp Kurumu raporu ile işlem tarihindeki ayırt etme gücü incelemesi üzerinden sonuçlandırılmakta; m. 15'in iyi niyet korumasını yenen sert sonucu m. 1023 üzerinden yumuşatılmaktadır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo — demans ve taşınmaz satışı):
İleri derece demans (Alzheimer) hastası D, üzerine kayıtlı değerli bir taşınmazı piyasa değerine satarak tapuda devreder. Alıcı E, "Onun hasta olduğunu bilmiyordum, tamamen normal davranıyordu, iyi niyetliyim" diyerek tapuya güven ilkesine sığınır.
Hukuki analiz: TMK m. 15 lafzı emredicidir; tam ehliyetsizin işlemi mutlak butlanla batıldır ve karşı tarafın iyi niyeti (TMK m. 3) bu geçersizliği iyileştirmez. D ile E arasındaki satış sözleşmesi ve devir işlemi kesin olarak iptal edilir; tapu eski sahibine iade edilir. Ancak E mal varlığını üçüncü kişi F'ye devretmişse, F bakımından TMK m. 1023 uyarınca tapu siciline iyi niyetli güven korunabilir ve F'nin mülkiyeti ayakta tutulabilir. Bu olay, m. 15'in mutlak ehliyetsizlik kuralı ile m. 1023'ün üçüncü kişi koruması arasındaki çatışmayı somutlaştırır.
Olay 2 (kurmaca senaryo — hakkaniyet sorumluluğu):
Ayırt etme gücünden tamamen yoksun akıl hastası A, sokakta yürürken bir başkasının (F) park hâlindeki lüks aracına zarar verir. A maddi durumu çok iyi bir kişidir; F ise düşük gelirlidir.
Hukuki analiz: A'nın haksız fiil ehliyeti (kusur yeteneği) olmadığı için TBK m. 49'a göre kusur sorumluluğu doğmaz. Ancak TMK m. 15'in açık istisnası niteliğindeki TBK m. 65 kapsamında hâkim, tarafların ekonomik durumlarını tartıp hakkaniyet gerektiriyorsa A'nın malvarlığından F'ye tazminat ödenmesine karar verebilir. Bu sorumluluk kusura değil, ekonomik dengeye dayanır.
6. Pratik Uygulama Notları
Kesin hükümsüzlüğün başlangıç anı: İşlem yapıldığı andan itibaren (ex tunc) geçersizdir. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) veya istihkak davası (TMK m. 683) yoluyla geri isteyebilir.
Karşı tarafın iyi niyetinin korunmaması: Hukuki işlem güvenliği feda edilerek ehliyetsiz kişinin korunması üstün tutulmuştur. Karşı tarafın "ehliyetsizliği bilmediği" yönündeki iyi niyeti, hukuki işlem yönünden koruma sağlamaz. Üçüncü kişi koruması ancak eşya hukuku boyutunda (TMK m. 1023, TMK m. 988) gündeme gelebilir.
Hakkaniyet sorumluluğunun niteliği: TBK m. 65 kusura dayalı bir sorumluluk değil, tarafların ekonomik durumlarının tartılmasına dayalı objektif (kusursuz) bir sorumluluk türüdür. Hâkim takdir yetkisini hakkaniyet ölçütü ekseninde kullanır.
Mirasçıların itiraz hakkı: Kişinin ölümünden sonra mirasçıları ehliyetsizlik iddiasında bulunabilir. Ancak kişi sağlığında tamamen normal zekâlı biri gibi hareket etmiş ve işlem yapmışsa, sonradan ehliyetsizliğin ileri sürülmesi TMK m. 2 (Hakkın kötüye kullanılması yasağı) engeline takılabilir.
Avukatlık stratejisi: Ehliyetsizlik iddiasıyla açılacak iptal davalarında işlem tarihindeki tıbbi durum delillerle ortaya konulmalı, Adli Tıp Kurumu raporu talep edilmelidir. Eşya hukuku boyutunda üçüncü kişi koruması argümanı, davalının nihai zarara karşı en güçlü savunmasıdır.
Yaygın uygulama hataları: (i) İşlem güvenliği iddiasıyla iyi niyet savunmasının m. 15 karşısında etkili olacağı zannı; (ii) hakkaniyet sorumluluğunun TBK m. 65 yerine TBK m. 49 üzerinden ileri sürülmesi; (iii) ehliyetsizliğin mutlak butlanının üçüncü kişiye karşı da otomatik olarak geçerli olacağının düşünülmesi (TMK m. 1023 ihmal edilir).
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 15'in getirdiği kesin hükümsüzlük yaptırımı, hukuk sistemimizde bireyi koruma (paternalist) anlayışının en katı tezahürlerinden biridir. Dural/Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku eserinde ve Akıntürk/Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku eserinde işaret edildiği üzere, kuralın iyi niyetli karşı tarafı hiçbir şekilde korumaması, hukuki işlem güvenliği ile zayıfı koruma prensibi arasında ciddi bir gerilim yaratır.
Özellikle tapu siciline güven ilkesini düzenleyen TMK m. 1023 ile bu durum sıkça çatışır; ilk işlem mutlak butlanla geçersiz (yolsuz tescil) olsa da, bu kişiden malı devralan üçüncü kişinin iyi niyeti m. 1023 ile korunur. Bu iki kural birlikte uygulandığında, m. 15'in sertliği eşya hukuku düzeyinde dengelenmektedir; ancak ilk alıcı (doğrudan ehliyetsizden malı alan kişi) hiçbir şekilde korunmadığı için iyi niyetli işlem güvenliği ile zayıf korumanın eşitsiz dağılımı bir sorun olarak kalmaktadır.
Çağdaş karşılaştırmalı hukukta (örneğin İsviçre veya Alman hukukunda), tam ehliyetsizliğin yarattığı bu rijit "mutlak geçersizlik" kuralı eleştirilmekte; günlük hayatta yapılan, karşı tarafın ağır kusuru olmayan ve ehliyetsiz kişinin menfaatini ağır şekilde zedelemeyen basit sözleşmelerin (gündelik ihtiyaçların karşılanması) ayakta tutulmasını sağlayacak esnek ara formüller tartışılmaktadır. Türk hukukunda da gündelik hayat sözleşmeleri için TMK m. 2'nin (dürüstlük kuralı) ve TMK m. 1023 paralelindeki yumuşatıcı kuralların daha sistematik kullanımı, ehliyetsiz kişinin korunmasını feda etmeden işlem güvenliğine bir miktar nefes alanı yaratabilir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren ve değişmeyen 15. madde metnine dayanır.
Görüş: Kesin hükümsüzlük kuralının zayıf bireyi korumadaki katı işlevinin korunması gerektiği; ancak gündelik sözleşmeler bakımından TMK m. 2 ve m. 1023 paralelindeki yumuşatıcı kuralların sistematik kullanımıyla işlem güvenliğine bir denge alanı açılmasının mümkün olduğu görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.