RESMİ METİN

Madde 145


Madde 145 - Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır: 1. Eşlerden birinin e vlenm e sırasında evli bulunması, 2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, 3. Eşlerden birinde evlenmeye en gel olacak derecede akıl hastalı ğı bulunması, 4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak dereced e hıs ımlığ ın bulunması.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Sistematik

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitap Aile Hukuku'nda, "Batıl Olan Evlenmeler" başlığı altında "Mutlak butlan - Sebepleri" alt başlığıyla düzenlenen 145. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 105. maddesine tekabül etmektedir. Bu emredici hükmün temelindeki ratio legis, kamu düzeniyle kesinlikle bağdaşmayan ağır evlilik sakatlıklarında, toplumun temel yapı taşı olan ailenin ve evlilik kurumunun korunması amacıyla evliliğin kesin geçersizliğini kurala bağlamaktır. Kanun koyucu, evlenmenin kurucu unsurları mevcut olmakla birlikte geçerlilik şartlarından kamu düzenini ilgilendirenlerinin ihlalini mutlak butlan yaptırımına tabi tutmuştur.

Mutlak butlanın, nispi butlandan (iptal edilebilirlikten) en temel farkı; kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen ve ilgisi olan herkes tarafından her zaman (süreye tabi olmaksızın) ileri sürülebilmesidir. Borçlar hukukundaki genel butlan teorisinden farklı olarak, aile hukukunda batıl bir evlilik dahi hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurduğundan, butlan kararının salt açıklayıcı (tespit edici) değil, bozucu yenilik doğuran (inşai) nitelikte olduğu kabul edilmektedir.

2. Kavramlar

Mutlak butlan tanımı Evliliğin, kanunun öngördüğü ve kamu düzenini ilgilendiren ağır ehliyet veya engel ihlalleri sebebiyle başından itibaren geçersiz sayılmasını gerektiren, ancak kendiliğinden yok sayılmayıp mutlak surette bir hâkim kararıyla ortadan kaldırılabilen ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken bir hukuki sakatlık türüdür.

Birinci sebep — bigami Eşlerden birinin evlenme işlemi yapıldığı sırada hukuken geçerli başka bir evliliğinin bulunması halini ifade eden ve Türk hukukunda tek eşlilik (monogami) ilkesinin mutlak bir yansıması olan geçersizlik sebebidir.

İkinci sebep — ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk Eşlerden birinin, yaş küçüklüğü, ağır zeka geriliği (mental retardasyon) veya kalıcı beyin hasarı gibi nedenlerle evlenmenin anlam ve sonuçlarını idrak etme yeteneğinden devamlı ve kalıcı (geçici değil) olarak yoksun bulunması durumudur.

Üçüncü sebep — evlenmeye engel derecede akıl hastalığı TMK m. 133 ile paralellik gösteren ancak ondan daha ağır bir kapsamı ifade eden, kişinin sahip olduğu psikiyatrik rahatsızlığın (örneğin ağır şizofreni) evlilik birliğini imkânsız kılacak derecede olması ve bu durumun resmi sağlık kurulu raporuyla sabit bulunması halidir.

Dördüncü sebep — evlenmeye engel derecede hısımlık TMK m. 129 kapsamında evlenmeleri kesin olarak yasaklanmış olan üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri veya belirli kayın hısımları ile evlatlık ilişkisi kurulanlar arasında kamu düzeni ve ahlak kuralları gereği gerçekleştirilen yasak evliliklerdir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 125 (ayırt etme gücü şartı)
  • TMK m. 129 (hısımlık evlenme engeli)
  • TMK m. 130 (önceki evliliğin ispatı)
  • TMK m. 133 (akıl hastalığı raporu)
  • TMK m. 146-151 (mutlak butlan davası — kimler, nasıl, sonuçları)
  • TBK m. 27 (kesin hükümsüzlük — medeni hukuktaki yansıması)

4. Yargıtay İçtihadı

scraper'dan karar yok, ileride güncelle

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Türk vatandaşı (A) yurt dışında kesinleşmiş bir boşanma kararı almasına rağmen, bu kararın Türkiye'de tanıma ve tenfiz işlemlerini tamamlamadan Türkiye'de (B) ile yeni bir resmi evlilik yapmıştır. Nüfus kayıtlarında önceki evliliği halen devam ediyor göründüğünden, bu yeni evlilik TMK m. 145/1 uyarınca bigami (mevcut evlilik) sebebiyle mutlak butlanla batıldır. Cumhuriyet savcısı veya (A)'nın eski eşi dahil her ilgili, süreye tabi olmaksızın mutlak butlan davası açarak bu ikinci evliliğin iptalini talep edebilir. Ancak, mutlak butlan davası sonuçlanmadan önce tanıma/tenfiz kararı kesinleşir ve önceki evlilik hukuken sona ererse, TMK m. 147/3 gereği (B) de iyi niyetli ise artık evliliğin butlanına karar verilemeyecektir.

Olay 2: Ağır derecede mental retardasyon (zihinsel engellilik) tanısı bulunan ve ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olan (X) vasisinin veya idarenin ihmali sonucunda (Y) ile resmi nikah memuru önünde "evet" diyerek evlenmiştir. Bu durumda, (X)'in evlenme sırasındaki sürekli idrak yoksunluğu nedeniyle yapılan evlilik TMK m. 145/2 kapsamında mutlak butlanla sakattır. Eş (Y)'nin (X)'in zihinsel durumunu bilmediği yönündeki iyi niyet savunması, mutlak butlan davalarında işlemin geçerliliğini sağlamaz. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü resmi sağlık kurulundan alınacak raporla bu durumu tespit ettiğinde evliliğin iptaline karar vermek zorundadır.

6. Pratik Notlar

  • Mutlak butlanı kimlerin ileri sürebileceği hususunda TMK m. 146 hükmü açıktır; Cumhuriyet savcısı davanın açılmasını re'sen talep etmekle görevli olup, ayrıca eşler, yasal temsilciler veya mirasçılar gibi maddi veya manevi menfaati bulunan ilgisi olan herkes bu davayı açabilir.
  • Butlan davasının süresizliği kuralı, evlenmenin mutlak butlanına yol açan sebeplerin kamu düzenini ağır şekilde ihlal etmesinden kaynaklanır; bu nedenle, nispi butlanın aksine, mutlak butlan davası herhangi bir hak düşürücü süreye veya zaman aşımına tabi olmaksızın her zaman açılabilir.
  • Butlan kararının geriye yürüme etkisi borçlar hukukundaki genel kuraldan farklılaşarak, TMK m. 156 uyarınca hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurur ve iptal kararı ileriye etkilidir (ex nunc); özellikle çocuklar bakımından, mahkemece butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar TMK m. 157 gereği evlilik içinde doğmuş sayılırlar.
  • "Sürekli" ayırt etme gücü yokluğu ile geçici yokluk ayrımı, evliliğin mutlak veya nispi butlanla sakatlanmasını belirleyen temel ölçüttür; evlenme sırasındaki geçici şuur kaybı (alkol, hipnoz vb.) TMK m. 148 gereği yalnızca ilgili eşe iptal davası açma hakkı verirken, kalıcı zihinsel engeller doğrudan TMK m. 145/2 kapsamında mutlak butlan sebebidir.
  • Hısımlık derecesinin tespitinde TMK m. 17 ve devamı hükümleri uygulanarak, hısımlık bağları resmi nüfus sicilleri üzerinden incelenir; Yargıtay uygulamalarına göre resmi sicile aykırı tanık sözlerine itibar edilemez, nitekim hısımlık bağının tespiti mutlak butlan davası için bekletici mesele yapılmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen dört mutlak butlan sebebinin niteliği incelendiğinde, bu sebeplerin örnekleyici değil, tahdidî (sınırlı sayı - numerus clausus) olduğu açıkça görülmektedir. Kanun koyucunun kamu düzenini sarsan durumları yalnızca dört bent halinde sayması, hukuk güvenliği açısından olumlu karşılansa da, uygulamada karşılaşılan bazı ağır anomalilerin mutlak butlan kapsamı dışında bırakılması eleştiriye açıktır. Sınırlı sayı ilkesi nedeniyle, kanunda açıkça öngörülmeyen, ancak ahlaka ve kamu düzenine en az sayılanlar kadar aykırı olan durumlarda mahkemelerin kıyas yoluyla mutlak butlan kararı verememesi, hukukun donuklaşmasına ve adaletsiz sonuçlara neden olabilmektedir.

Ayırt etme gücü yokluğunun ve akıl hastalığının mutlak butlan sebebi sayılmasındaki "sürekli" (devamlı) olma şartının yorumlanmasında ve tıbbi ispatında ciddi yargısal güçlükler yaşanmaktadır. Psikiyatrik hastalıkların doğası gereği remisyon (iyileşme/duraklama) ve alevlenme dönemleri bulunabildiğinden, bir hastanın tam olarak evlenme anında (nikah töreninde) ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığının sonradan Adli Tıp Kurumu raporlarıyla geriye dönük olarak tespiti tıbben son derece zordur. Bu tıbbi ve hukuki belirsizlik, geçerli kurulmuş bir evliliğin yıllar sonra kötü niyetli mirasçılar tarafından sırf miras payı elde etmek amacıyla mutlak butlan davasına konu edilmesine ve zayıf durumdaki eşin mağdur edilmesine zemin hazırlamaktadır.

Mutlak butlan kararının etkileri dogmatik olarak incelendiğinde, evliliğin baştan itibaren (ex tunc) yok sayılması yerine, iptal kararına kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğuracağı (ex nunc) kuralının (TMK m. 156) benimsenmesi, zayıf eşin ve çocukların korunması bakımından oldukça isabetlidir. Ancak, butlan kararının kesinleşmesiyle birlikte iyi niyetli olmayan sağ kalan eşin yasal mirasçılık sıfatını kaybetmesi (TMK m. 159) evlilik birliğine yıllarını vermiş kişilerin ağır ekonomik yıkımlarla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Özellikle, yasağın mahiyetini bilmeden yasaklı derecede hısımlık (örneğin amca-yeğen) içinde evlenen ve uzun yıllar evli kalan tarafların, evliliğin mutlak butlanla iptali sonrası nafaka, tazminat ve mal rejimi tasfiyesinde tüm haklarından mahrum bırakılmaları, hakkaniyet ilkesiyle çelişmektedir.

Kaynaklar: Akıntürk/Ateş Karaman, Kılıçoğlu Aile Hukuku, Dural/Öğüz/Gümüş, Öztan Aile Hukuku.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 145'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 105.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 145. madde metnine dayanır.

Görüş: Dört mutlak butlan sebebinin tahdidî niteliğinin hukuki güvenliği desteklediği; sürekli ayırt etme gücü yokluğu yorumunda tıbbi bilirkişi desteğinin zorunlu olduğu; butlanın ex tunc etkisinin çocuklar bakımından 'putative marriage' doktrini benzeri bir koruma mekanizmasıyla yumuşatılması gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.