1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Vakıflar" bölümünde, "Yıllık rapor" kenar başlığıyla yer alan 114.
madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 87. maddesi sistematiği
çerçevesinde hukukumuza aktarılmıştır. Bu hükmün amacı (ratio legis)
sahipsiz mal toplulukları olan vakıfların faaliyetlerinde kamuya karşı şeffaf
olmalarını, bağışçıların güvenini korumalarını ve devletin vesayet makamı olan
Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne (VGM) periyodik olarak hesap vermelerini yasal bir
güvenceye bağlamaktır. Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun'un
81. maddesindeki "vakfın gelirleri ve iktisap" kenar başlığı, yeni TMK'da daha
çağdaş bir kurumsal yönetişim terimi olan "Yıllık rapor" olarak değiştirilmiş
ve prosedür sadeleştirilmiştir.
Yıllık rapor yükümlülüğü, vakıflar hukukunda ikili bir dogmatik işleve
sahiptir. Bir yandan vakfın malvarlığının amacına uygun yönetilip
yönetilmediğine dair Vakıflar Genel Müdürlüğünün yürüteceği idari ve hukuki
denetime (TMK m. 111) veri sağlayan bir iç kontrol mekanizmasıdır. Diğer
yandan, raporun kamuoyuna duyurulması mecburiyetiyle sivil toplumun,
bağışçıların ve üçüncü kişilerin vakfı dışarıdan denetleyebilmesine olanak
tanıyan, sivil alandaki güven ve aleniyet (şeffaflık) ilkesinin en güçlü
aracıdır.
2. Kavramlar
İlk üç ay yükümlülüğü: Vakfın icrai organı olan yönetim kurulunun, her
takvim yılının başından itibaren 31 Mart tarihine kadar (1 Ocak - 31 Mart
arası) bir önceki yılın hesap ve faaliyetlerini derleyerek resmi makamlara
sunmasını emreden hak düşürücü nitelikteki periyodik idari süredir. Eski
kanunda "her takvim yılı başında" şeklinde muğlak olan bu süre, yeni kanunla
netleştirilmiştir.
Malvarlığı durumu bildirimi: Vakfın bir önceki mali yıla ait aktif ve
pasiflerini, mülkiyetindeki gayrimenkul ve menkul değerleri, banka
hesaplarındaki nakit durumunu ve yıl içindeki tüm gelir-gider (bilanço)
hareketlerini gösteren, vakfın ekonomik sağlığının fotoğrafını çeken finansal
raporlama unsurudur.
Çalışmaların bildirimi: Vakfın salt mali tablosunun ötesinde, vakıf
senedinde yazılı ideal amaçları gerçekleştirmek uğruna yıl içinde yürüttüğü
somut faaliyetlerin, projelerin, dağıttığı bursların veya açtığı tesislerin
özetlendiği, amaca uygunluk denetimine esas teşkil eden faaliyet (icraat)
raporudur.
VGM'ye bildirim: Hazırlanan mali ve idari kapsamlı yıllık raporun,
vakıfların kamu düzenine uygunluğunu denetlemekle görevli yasal düzenleyici
makam olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne (denetim makamına) sunulması suretiyle
devlet otoritesine hesap verme mecburiyetidir.
"Uygun araçlarla yayımlama": Vakıf yönetiminin, VGM'ye sunduğu raporun bir
kopyasını veya özetini, vakfın ölçeğine ve bütçesine göre yerel veya ulusal
gazete, internet sitesi, bülten veya ilan panosu gibi kamunun erişimine açık
mecralarda duyurarak toplumsal şeffaflığı sağlama yükümlülüğüdür.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 111 (Vakıfların senede ve amaca uygunluk bakımından VGM tarafından
denetlenmesi ile rapor bildiriminin bu denetime altyapı oluşturması).
- TMK m. 112 (Yıllık raporda tespit edilen ağır usulsüzlüklerin veya raporun
gizlenmesinin, yöneticilerin görevden alınması için "haklı sebep" teşkil
etmesi).
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m. 32 ve m. 43 (Vakıf yöneticilerinin VGM'ye
beyanname verme zorunluluğu ve idari yaptırımlar).
- 6698 sayılı KVKK (Yıllık raporlarda yer alan yardım alan kişilere veya
bağışçılara ait kişisel verilerin yayımlanma aşamasında anonimleştirilmesi
zorunluluğu).
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (Kamuya yararlı vakıf statüsü ve vergi
muafiyeti denetimlerinde yıllık mali raporların Hazine ve Maliye Bakanlığı
kriterleriyle uyumu).
- Uluslararası GRI (Global Reporting Initiative) Standartları (Kâr amacı
gütmeyen kuruluşların sürdürülebilirlik ve şeffaflık raporlamalarındaki
evrensel kriterler).
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir vakfın yönetim organı, takvim yılının ilk üç ayı geçmesine rağmen
önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışma raporunu Vakıflar Genel
Müdürlüğü'ne sunmamıştır. TMK m. 114 hükmü, vakıf yöneticilerine her takvim
yılının ilk üç ayı içinde bu bildirimi yapma konusunda emredici bir yükümlülük
yüklemiştir. Raporun süresinde sunulmaması, yöneticilerin özen ve sadakat
borçlarını ihlal ettiklerinin açık bir göstergesidir. Bu eylemsizlik karşısında
VGM, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu uyarınca vakfa idari para cezası uygulayabilir
ve sürecin ısrarla devamı halinde TMK m. 112 kapsamında haklı sebebe dayanarak
yöneticilerin mahkemece görevden alınmasını talep edebilir. Dolayısıyla, yıllık
rapor yükümlülüğü basit bir şekli şart değil, vakfın idari vesayet denetiminin
belkemiğidir.
Olay 2: Milyonlarca liralık bağış toplayan bir çevre vakfı, yıllık raporunu
süresi içinde VGM'ye teslim etmiş, ancak maliyet gerekçesiyle raporu hiçbir
yerde yayımlamamıştır. TMK m. 114 uyarınca yönetim organının görevi sadece
denetim makamına bildirim yapmakla bitmez; raporun "uygun araçlarla
yayımlanması" da yasal bir mecburiyettir. Raporun kamuoyundan gizlenmesi,
vakfın şeffaflık ilkesine ve toplumsal hesap verebilirlik misyonuna doğrudan
aykırılık teşkil eder. Denetim makamı olan VGM, sivil toplumun ve bağışçıların
bilgi alma hakkını korumak adına, vakıf yönetimini bu raporu derhal kendi web
sitesinde veya yerel bir gazetede ilan etmesi yönünde ihtar edecektir.
Yayımlama yükümlülüğünün ihlali, vakfın kamuya yararlı statüsünün iptaline dahi
zemin hazırlayabilecek ağır bir şeffaflık kusurudur.
6. Pratik Notlar
- Raporun formatı, kanunda soyut bırakılmış olsa da 5737 sayılı Vakıflar Kanunu
ve Vakıflar Yönetmeliği ile belirlenen spesifik matbu formlara ve elektronik
altyapılara (Vakıf Bilgi Sistemi) tabidir. Bu standartlaşma, keyfi raporlamayı
önleyerek denetim makamının veri analizini kolaylaştırır.
- Yayımlama araçları bakımından yasa koyucunun kullandığı "uygun araçlarla"
ibaresi esneklik taşır; küçük bütçeli bir vakıf için kapıya asılan bir bülten
veya yerel gazete ilanı yeterli görülebilirken, ulusal çapta devasa bir vakıf
için kurumsal web sitesi ve ulusal gazete ilanı zorunlu kabul edilir.
- Raporun denetim makamı tarafından incelenmesi süreci salt bir arşivleme
işlemi değildir; müfettişler bildirilen malvarlığı ile yapılan harcamalar
arasındaki illiyet bağını kurarak vakfın amacından sapıp sapmadığını (TMK m.
- doğrudan bu raporlar üzerinden denetler.
- Yıllık rapor kamuya ilan edilirken KVKK uyumu kritik bir sorundur; vakfın
burs verdiği öğrencilerin veya sağlık yardımı yaptığı dezavantajlı grupların
kişisel verileri maskelenmeden (anonimleştirilmeden) yayımlanması, vakfı ağır
idari yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.
- Yıllık raporun kalitesi ve düzenliliği, Cumhurbaşkanı kararıyla verilen
"kamuya yararlı vakıf" (vergi muafiyeti) statüsünün sürdürülmesinde hayati
öneme sahiptir. Maliye müfettişleri bu raporlardaki şeffaflık oranını
muafiyetin devamı için ön şart olarak kabul eder.
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 114 metninde yer alan "uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar" şeklindeki
ifade, Dural/Öğüz sistematiğinde sivil toplum şeffaflığı bakımından
eleştirilmektedir. "Uygun araç" kavramının son derece belirsiz ve yoruma açık
olması, uygulamada kötü niyetli veya kapalı devre çalışan vakıfların bu
yükümlülüğü göstermelik olarak yerine getirmesine zemin hazırlamaktadır.
Milyonlarca liralık kamu kaynağı veya bağış kullanan devasa vakıflar,
raporlarını kimsenin okumadığı tirajsız yerel gazetelerde veya web sitelerinin
ücra sekmelerinde yayımlayarak kanunu şeklen dolanabilmektedir. Sivil alanın
şeffaflığı idarenin takdirine bırakılmamalı, tüm vakıflar için cirolarına göre
kategorize edilmiş asgari ve emredici "dijital aleniyet" standartları alt
mevzuatla acilen netleştirilmelidir.
Akyol'un hakkın kullanılması ve kurumsal yönetişim analizleri ekseninde
incelendiğinde, TMK m. 114'te öngörülen yıllık rapor içeriğinin, modern
dünyanın kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için geliştirdiği evrensel raporlama
standartlarından (örneğin GRI - Global Reporting Initiative) çok uzak olduğu
görülmektedir. Türk medeni hukuku, vakıf raporlamasını sadece "kasanın
durumunu" ve "yapılan işleri" anlatan basit bir envanter dökümü olarak
algılamaktadır. Oysa çağdaş sivil toplum kuruluşları, yarattıkları sosyal
etkinin ölçümünü, karbon ayak izlerini, toplumsal cinsiyet eşitliği
politikalarını ve sürdürülebilirlik hedeflerini (ESG) içeren çok boyutlu
entegre raporlar hazırlamaktadır. Vakıflar hukukumuzun, salt devlete hesap
veren statik bir muhasebe mantığından sıyrılarak, toplumsal etkiyi (social
impact) ölçen dinamik raporlama modellerine de lege ferenda (olması gereken
hukuk) geçiş yapması zorunludur.
Özsunay'ın tüzel kişiler teorisindeki modern devlet ve sicil entegrasyonu
görüşleri ışığında, vakıfların yıllık raporlarını VGM'ye fiziki veya
yarı-dijital yollarla sunup ardından kendilerinin yayımlaması yöntemi
bürokratik bir hantallıktır. Ticaret şirketlerinin tüm mali tablolarının ve
genel kurul kararlarının Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ve Ticaret Sicili
Gazetesi üzerinden anlık olarak tüm dünyanın erişimine açıldığı bir çağda;
vakıfların yıllık raporlarının toplandığı, tasnif edildiği ve tüm yurttaşlar
tarafından tek tıkla ücretsiz sorgulanabildiği ulusal ve merkezi bir "Sivil
Toplum Şeffaflık Portalı"nın kurulamamış olması büyük bir eksikliktir. VGM'nin
elindeki merkezi sicil altyapısı, tüm vakıfların yıllık m. 114 raporlarını
otomatik olarak kamuya açan interaktif bir e-devlet arayüzüne
dönüştürüldüğünde, yasadaki "uygun araçlarla yayımlama" şartı gerçek ve
evrensel bir şeffaflığa kavuşmuş olacaktır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 114'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 87.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 114. madde metnine dayanır.
Görüş: 'Uygun araçlarla yayımlama' için dijital minimum standart belirlenmesi; Türk vakıf raporlarının uluslararası GRI uyumuna kavuşturulması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.
1. Sistematik
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Vakıflar" bölümünde, "Yıllık rapor" kenar başlığıyla yer alan 114. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 87. maddesi sistematiği çerçevesinde hukukumuza aktarılmıştır. Bu hükmün amacı (ratio legis) sahipsiz mal toplulukları olan vakıfların faaliyetlerinde kamuya karşı şeffaf olmalarını, bağışçıların güvenini korumalarını ve devletin vesayet makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne (VGM) periyodik olarak hesap vermelerini yasal bir güvenceye bağlamaktır. Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun'un 81. maddesindeki "vakfın gelirleri ve iktisap" kenar başlığı, yeni TMK'da daha çağdaş bir kurumsal yönetişim terimi olan "Yıllık rapor" olarak değiştirilmiş ve prosedür sadeleştirilmiştir.
Yıllık rapor yükümlülüğü, vakıflar hukukunda ikili bir dogmatik işleve sahiptir. Bir yandan vakfın malvarlığının amacına uygun yönetilip yönetilmediğine dair Vakıflar Genel Müdürlüğünün yürüteceği idari ve hukuki denetime (TMK m. 111) veri sağlayan bir iç kontrol mekanizmasıdır. Diğer yandan, raporun kamuoyuna duyurulması mecburiyetiyle sivil toplumun, bağışçıların ve üçüncü kişilerin vakfı dışarıdan denetleyebilmesine olanak tanıyan, sivil alandaki güven ve aleniyet (şeffaflık) ilkesinin en güçlü aracıdır.
2. Kavramlar
İlk üç ay yükümlülüğü: Vakfın icrai organı olan yönetim kurulunun, her takvim yılının başından itibaren 31 Mart tarihine kadar (1 Ocak - 31 Mart arası) bir önceki yılın hesap ve faaliyetlerini derleyerek resmi makamlara sunmasını emreden hak düşürücü nitelikteki periyodik idari süredir. Eski kanunda "her takvim yılı başında" şeklinde muğlak olan bu süre, yeni kanunla netleştirilmiştir.
Malvarlığı durumu bildirimi: Vakfın bir önceki mali yıla ait aktif ve pasiflerini, mülkiyetindeki gayrimenkul ve menkul değerleri, banka hesaplarındaki nakit durumunu ve yıl içindeki tüm gelir-gider (bilanço) hareketlerini gösteren, vakfın ekonomik sağlığının fotoğrafını çeken finansal raporlama unsurudur.
Çalışmaların bildirimi: Vakfın salt mali tablosunun ötesinde, vakıf senedinde yazılı ideal amaçları gerçekleştirmek uğruna yıl içinde yürüttüğü somut faaliyetlerin, projelerin, dağıttığı bursların veya açtığı tesislerin özetlendiği, amaca uygunluk denetimine esas teşkil eden faaliyet (icraat) raporudur.
VGM'ye bildirim: Hazırlanan mali ve idari kapsamlı yıllık raporun, vakıfların kamu düzenine uygunluğunu denetlemekle görevli yasal düzenleyici makam olan Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne (denetim makamına) sunulması suretiyle devlet otoritesine hesap verme mecburiyetidir.
"Uygun araçlarla yayımlama": Vakıf yönetiminin, VGM'ye sunduğu raporun bir kopyasını veya özetini, vakfın ölçeğine ve bütçesine göre yerel veya ulusal gazete, internet sitesi, bülten veya ilan panosu gibi kamunun erişimine açık mecralarda duyurarak toplumsal şeffaflığı sağlama yükümlülüğüdür.
3. Sistematik İlişkiler
4. Yargıtay İçtihadı
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir vakfın yönetim organı, takvim yılının ilk üç ayı geçmesine rağmen önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışma raporunu Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunmamıştır. TMK m. 114 hükmü, vakıf yöneticilerine her takvim yılının ilk üç ayı içinde bu bildirimi yapma konusunda emredici bir yükümlülük yüklemiştir. Raporun süresinde sunulmaması, yöneticilerin özen ve sadakat borçlarını ihlal ettiklerinin açık bir göstergesidir. Bu eylemsizlik karşısında VGM, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu uyarınca vakfa idari para cezası uygulayabilir ve sürecin ısrarla devamı halinde TMK m. 112 kapsamında haklı sebebe dayanarak yöneticilerin mahkemece görevden alınmasını talep edebilir. Dolayısıyla, yıllık rapor yükümlülüğü basit bir şekli şart değil, vakfın idari vesayet denetiminin belkemiğidir.
Olay 2: Milyonlarca liralık bağış toplayan bir çevre vakfı, yıllık raporunu süresi içinde VGM'ye teslim etmiş, ancak maliyet gerekçesiyle raporu hiçbir yerde yayımlamamıştır. TMK m. 114 uyarınca yönetim organının görevi sadece denetim makamına bildirim yapmakla bitmez; raporun "uygun araçlarla yayımlanması" da yasal bir mecburiyettir. Raporun kamuoyundan gizlenmesi, vakfın şeffaflık ilkesine ve toplumsal hesap verebilirlik misyonuna doğrudan aykırılık teşkil eder. Denetim makamı olan VGM, sivil toplumun ve bağışçıların bilgi alma hakkını korumak adına, vakıf yönetimini bu raporu derhal kendi web sitesinde veya yerel bir gazetede ilan etmesi yönünde ihtar edecektir. Yayımlama yükümlülüğünün ihlali, vakfın kamuya yararlı statüsünün iptaline dahi zemin hazırlayabilecek ağır bir şeffaflık kusurudur.
6. Pratik Notlar
7. Eleştirel Değerlendirme
TMK m. 114 metninde yer alan "uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar" şeklindeki ifade, Dural/Öğüz sistematiğinde sivil toplum şeffaflığı bakımından eleştirilmektedir. "Uygun araç" kavramının son derece belirsiz ve yoruma açık olması, uygulamada kötü niyetli veya kapalı devre çalışan vakıfların bu yükümlülüğü göstermelik olarak yerine getirmesine zemin hazırlamaktadır. Milyonlarca liralık kamu kaynağı veya bağış kullanan devasa vakıflar, raporlarını kimsenin okumadığı tirajsız yerel gazetelerde veya web sitelerinin ücra sekmelerinde yayımlayarak kanunu şeklen dolanabilmektedir. Sivil alanın şeffaflığı idarenin takdirine bırakılmamalı, tüm vakıflar için cirolarına göre kategorize edilmiş asgari ve emredici "dijital aleniyet" standartları alt mevzuatla acilen netleştirilmelidir.
Akyol'un hakkın kullanılması ve kurumsal yönetişim analizleri ekseninde incelendiğinde, TMK m. 114'te öngörülen yıllık rapor içeriğinin, modern dünyanın kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için geliştirdiği evrensel raporlama standartlarından (örneğin GRI - Global Reporting Initiative) çok uzak olduğu görülmektedir. Türk medeni hukuku, vakıf raporlamasını sadece "kasanın durumunu" ve "yapılan işleri" anlatan basit bir envanter dökümü olarak algılamaktadır. Oysa çağdaş sivil toplum kuruluşları, yarattıkları sosyal etkinin ölçümünü, karbon ayak izlerini, toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını ve sürdürülebilirlik hedeflerini (ESG) içeren çok boyutlu entegre raporlar hazırlamaktadır. Vakıflar hukukumuzun, salt devlete hesap veren statik bir muhasebe mantığından sıyrılarak, toplumsal etkiyi (social impact) ölçen dinamik raporlama modellerine de lege ferenda (olması gereken hukuk) geçiş yapması zorunludur.
Özsunay'ın tüzel kişiler teorisindeki modern devlet ve sicil entegrasyonu görüşleri ışığında, vakıfların yıllık raporlarını VGM'ye fiziki veya yarı-dijital yollarla sunup ardından kendilerinin yayımlaması yöntemi bürokratik bir hantallıktır. Ticaret şirketlerinin tüm mali tablolarının ve genel kurul kararlarının Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ve Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden anlık olarak tüm dünyanın erişimine açıldığı bir çağda; vakıfların yıllık raporlarının toplandığı, tasnif edildiği ve tüm yurttaşlar tarafından tek tıkla ücretsiz sorgulanabildiği ulusal ve merkezi bir "Sivil Toplum Şeffaflık Portalı"nın kurulamamış olması büyük bir eksikliktir. VGM'nin elindeki merkezi sicil altyapısı, tüm vakıfların yıllık m. 114 raporlarını otomatik olarak kamuya açan interaktif bir e-devlet arayüzüne dönüştürüldüğünde, yasadaki "uygun araçlarla yayımlama" şartı gerçek ve evrensel bir şeffaflığa kavuşmuş olacaktır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 114. madde metnine dayanır.
Görüş: 'Uygun araçlarla yayımlama' için dijital minimum standart belirlenmesi; Türk vakıf raporlarının uluslararası GRI uyumuna kavuşturulması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.