RESMİ METİN

Yürürlükten kaldırılan hükümler


MADDE 86- (1) 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. Geçiş hükümleri GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak: a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve hâlen geçerli sözleşmelerin bu Kanuna aykırı hükümleri yürürlük tarihinden itibaren uygulanmaz. b) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlemeye başlamış hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri dolmamış ise bu Kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur. (3) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmelik ve diğer mevzuatın, bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır. GEÇİCİ MADDE 2- (Ek:22/7/2020-7251/60 md.) (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. GEÇİCİ MADDE 3- (Ek:24/3/2022-7392/17 md.) (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemleri, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları hakkında bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve hâlen geçerli olan belirsiz süreli tüketici sözleşmelerinin bu Kanuna aykırı hükümleri bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren uygulanmaz.

Bu maddede yer alan kadrolarla ilgili olarak 28/11/2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete’ye bakınız. 28

(2) Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla yapı ruhsatı alınmış olan devre tatile konu taşınmazlarda, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren beş yıl süresince ön ödemeli usulle satış da dâhil olmak üzere devre mülk, mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil veya şahsi hak sağlayan devre tatil satışı yapılabilir, kooperatif veya ticaret şirketi ortaklığı ya da dernek veya vakıf üyeliği suretiyle devre tatil hakkı tanınabilir, devre tatile konu mal üzerinde ayni hak sahibi olmayanlar devre tatil satışı yapabilir. 29 (3) Bu maddenin yayımı tarihinden önce kurulan devre tatil sözleşmeleri ve ikinci fıkra kapsamında kurulan sözleşmeler hakkında idari para cezası hükümleri de dâhil olmak üzere bu maddenin yayımı tarihinden önceki Kanun hükümleri ile birlikte bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 50 nci maddenin onuncu fıkrası hükmü uygulanır. (4) 66 ncı, 68 inci ve 73 üncü maddeler gereğince tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular ile mahkemelerde açılmış olan davalar için söz konusu başvuruların yapıldığı ve davaların açıldığı tarihte yürürlükte bulunan görev ve yetkiye ilişkin hükümler uygulanır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu madde ve ona ekli geçici maddeler, tüketici hukukunun "Hukuk Güvenliği", "Kazanılmış Hakların Korunması" ve "Kanunların Zamansal Uygulanması" ilkelerini düzenleyen en hayati usuli rejimdir. Madde 86, 1995 tarihli eski 4077 sayılı Kanunu tamamen yürürlükten kaldırarak (ilga ederek) 6502 sayılı yeni Kanun dönemini başlatmıştır. Geçici 1, 2 ve 3. maddeler ise; hem 2014 yılındaki büyük dönüşümde, hem 2020 yılındaki dava şartı arabuluculuk reformunda, hem de 2022 yılındaki konut/devre tatil mevzuat değişikliklerinde eski dönemde kurulan işlemlerin ve devam eden mahkeme davalarının akıbetini belirlemektedir. Bu kurallar olmasaydı, yeni kanunların geriye yürümesi nedeniyle milyonlarca derdest dava kaosa sürüklenecek ve vatandaşların kazanılmış hakları gasp edilmiş olacaktı.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Kanunların Geçmişe Yürümezliği İlkesi (Geçici m. 1/2): Hukukun en temel kuralıdır. Bir tüketici işlemi hangi tarihte kurulmuşsa, o tarihte yürürlükte olan kanuna tabidir. Örneğin, 2012 yılında yapılan bir konut satışı sözleşmesinin geçerlilik şartları ve esası, mülga 4077 sayılı Kanun'a göre çözülür.
  • Kamu Düzeni İstisnası (Geçici m. 1/2-a): Geçmişe yürümezliğin devasa bir istisnasıdır. Geçmişte kurulmuş olup da yeni kanunun yürürlük tarihinde halen devam eden belirsiz süreli veya uzun süreli sözleşmelerin (örn: abonelik, uzun vadeli konut kredileri), yeni kanunun emredici hükümlerine aykırı olan maddeleri (örn: haksız şartlar, aşırı faizler) yürürlük tarihinden itibaren otomatikman geçersiz hale gelir. Yeni kanun bu hükümlere geçmişe etkili olarak müdahale eder.
  • Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Geçişleri (Geçici m. 1/2-b): Geçmişte işlemeye başlamış bir süre, yeni kanunla kısaltılmışsa; yeni kanunun süresinin geçmesiyle zamanaşımı dolmuş kabul edilir. Tüketicinin süre haklarını koruyan adil bir usul uyarlamasıdır.
  • Derdest Davaların Durumu (Geçici m. 1/1, m. 2, m. 3/4): Bir usul kuralı değiştiğinde veya yeni bir dava şartı (örn: arabuluculuk) geldiğinde, hali hazırda mahkemede açılmış ve devam eden (derdest) davalara bu yeni usul uygulanmaz. Dava, açıldığı tarihteki kurallarla (harçsızlık, görev yetki sınırları vb.) görülüp karara bağlanır.
  • Devre Tatil Geçici İstisnası (Geçici m. 3/2): 2022 yılındaki 7392 sayılı Kanunla devre tatil satışlarına çok katı yasaklar (m. 50/10) getirilmiştir. Ancak bu yasaktan önce ruhsatı alınmış projelere müktesep hak (kazanılmış hak) gerekçesiyle 5 yıl boyunca ön ödemeli veya ayni hak sahibi olmadan satış yapabilme hakkı tanınarak sektörel bir çöküşün önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

3. Sistematik İlişkiler

Madde 86 ve geçici maddeleri; Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğüne dair kanun hükümleri, HMK m. 448 (usul hükümlerinin zamansal uygulanması), TBK zamanaşımı kuralları ve TKHK m. 50 (devre tatil), m. 73/A (arabuluculuk) ile doğrudan entegredir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

  • Görev Kurallarının Zamansal Uygulanması: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre; 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28 Mayıs 2014 tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmış olan tüketici davaları, Geçici Madde 1/1 uyarınca açıldıkları genel mahkemelerde görülmeye devam eder, görevsizlik kararı verilemez. Ancak 28 Mayıs 2014'ten sonra açılacak davalar, uyuşmazlık konusu işlem 2010 yılında yapılmış olsa dahi, mutlaka özel görevli Tüketici Mahkemesi'nde açılmak zorundadır.
  • Arabuluculuk Dava Şartı Geçişi: BAM kararlarında, 2020 arabuluculuk reformunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda arabulucuya başvurulmamış olmasının bir usul hatası oluşturmayacağı ve davanın esastan karara bağlanması gerektiği teyit edilmektedir (Geçici Madde 2).

5. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1: Tüketici T, 2011 yılında 10 yıllık konut kredisi çekmiştir. Sözleşmede "erken ödeme durumunda banka %5 ceza alır" maddesi vardır (eski kanunda bu oran serbestti, yeni 6502 sayılı Kanun m. 37 uyarınca ise en fazla %2 olabilir). Yeni kanunun yürürlüğe girdiği 28 Mayıs 2014 tarihinden sonra T kredisini erken kapatmıştır. Banka eski sözleşmeye dayanarak %5 kesinti yapamaz. Geçici Madde 1/2-a uyarınca, eski sözleşmenin yeni kanuna aykırı bu hükmü 2014'ten itibaren geçersizleşmiştir. Banka en fazla %2 alabilir.

Örnek 2: T, 2021 yılında müteahhit M'ye karşı 250.000 TL'lik tazminat davası açmıştır. Dava açıldığı tarihte tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yürürlüktedir. T arabulucuya gitmek zorundadır. Ancak T'nin davası 2019 yılında açılmış ve halen devam ediyor olsaydı, Geçici Madde 2 gereğince arabuluculuğa gitmesine gerek olmayacaktı.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Dava Açarken Tarihlere Dikkat Edin: Hak kaybına uğramamak için uyuşmazlığın gerçekleştiği tarih ile davanın açılacağı tarih arasındaki mevzuat değişikliklerini (özellikle hakem heyeti parasal sınırlarını ve arabuluculuk şartlarını) dosyanın açıldığı tarihteki kurallara göre kurgulamanız yasal zorunluluktur.

7. Eleştirel Değerlendirme

  • Devre Tatil İstisnasının Yol Açtığı Mağduriyetler: Geçici Madde 3/2 ile 2022 yılındaki devre tatil yasaklarına getirilen 5 yıllık geçici muafiyet (ruhsat alınmış projeler için), ne yazık ki art niyetli devre mülk şirketlerince bir kaçış kapısı olarak kullanılmıştır. Birçok şirket eski ruhsatları öne sürerek tüketicilere güvencesiz ve ön ödemeli maketten devre mülk satmaya ve yeni mağduriyetler yaratmaya devam etmiştir. Kanun koyucunun tüketiciyi koruma felsefesine tam sadakat göstermesi için, bu tarz geçici maddelerle tehlikeli sektörlere geniş muafiyet pencereleri açmak yerine, tüm ön ödemeli devre tatil satışlarını ruhsat tarihine bakılmaksızın derhal ve geriye etkili olarak tamamen durdurması kamu sağlığı ve tüketici güvenliği açısından daha tutarlı bir yaklaşım olurdu.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz, eski tüketici mevzuatının ilgasını, kanunların zamansal uygulanma rejimlerini, geçmişe yürümezlik ilkesinin kamu düzeni istisnalarını ve arabuluculuk ile devre tatil geçiş hükümlerini 6502 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve geçici maddeleri kapsamında Av. Fethi Güzel'in geçiş dönemi usul hukuku uzmanlığıyla analiz etmektedir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.