Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar
MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. (2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. (3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedenine tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. 20/2/2020 tarihli ve 7222 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu” ibaresi “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” şeklinde değiştirilmiştir. 1
(4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır. (5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır. (6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. (7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. (8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. (9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir.
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 5. maddesi, borçlar hukuku sözleşme disiplinine tüketicinin korunması adına müdahale eden en radikal ve en güçlü teorik silahlardan biridir. Madde, piyasada satıcı veya sağlayıcılar tarafından önceden tek taraflı olarak hazırlanıp tüketicinin önüne "kabul et ya da vazgeç" (take it or leave it) dayatmasıyla konulan standart (tip) sözleşmelerdeki tek taraflı sömürü maddelerini hükümsüz kılmayı hedefler.
Maddenin sistematik yapısı, Avrupa Birliği’nin 93/13/EEC sayılı "Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Direktifi" ile tam uyumludur. Haksız şart denetimi iki aşamalı bir süzgeçten geçer:
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
Madde 5; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel işlem koşullarını düzenleyen m. 20-25 hükümleriyle doğrudan kardeştir. Türk Medeni Kanunu’nun dürüstlük kuralını düzenleyen 2. maddesi ve TKHK'nın temel ilkelerini düzenleyen m. 4 ile sıkı sıkıya bağlıdır. Ayrıca, Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan "Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik" ekinde yer alan "sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart kabul edilen maddelerin gri/kara listesi" ile birlikte uygulanır.
4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı
5. Pratik Örnek Olaylar
Örnek 1: Tüketici A, özel bir spor salonuna 1 yıllık üyelik sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmenin 18. maddesinde "Üye, salonu kullanmasa dahi hiçbir şekilde ücret iadesi talep edemez; salon yönetimi ise dilediği zaman üyeliği tek taraflı ve gerekçesiz feshedebilir" yazmaktadır. A, sağlık sorunları nedeniyle salonu kullanamamış ve iade istemiştir. Salon yönetimi 18. maddeyi öne sürmüştür. Tüketici Mahkemesi, bu maddenin tek taraflı dengesizlik yarattığını ve müzakere edilmediğini belirterek m. 5 uyarınca kesin olarak hükümsüz olduğuna ve ücretin iadesine karar verir.
Örnek 2: Tüketici B, bir internet servis sağlayıcısından abonelik almıştır. Sözleşmedeki "Servis sağlayıcı, altyapı çalışmalarına bağlı olarak internet hızını dilediği gibi düşürebilir, bu durum aboneye tazminat hakkı vermez" maddesi açık ve net yazılmamış, teknik terimlerle boğulmuştur. Hız düşüklüğü uyuşmazlığında mahkeme, m. 5/4 uyarınca bu muğlak maddeyi tüketici lehine yorumlayarak B'ye tazminat ve indirim hakkı tanır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Metodolojik Not
Bu akademik yorum ve analiz, tüketici sözleşmelerindeki adaletsiz maddeleri tasfiye eden 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesi, AB direktifleri, Borçlar Kanunu genel işlem koşulları kuralları ve Yargıtay'ın en güncel cezai şart-bankacılık içtihatları çerçevesinde Av. Fethi Güzel tarafından kaleme alınmıştır. Analiz, teorik butlan teorisiyle pratik ispat yükü kurallarını üstün bir hukuk tekniğiyle açıklamaktadır.