RESMİ METİN

Temerrüt


MADDE 34- (1) Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. (2) Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmaz. (3) Finansal kiralama işlemlerinde, muacceliyet uyarısında verilen süre içinde tüketicinin edimini yerine getirmemesi hâlinde, bu sürenin sona ermesini takiben konut 24/10/2024 tarihli ve 7529 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesine “yazılı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya mesafeli” ibaresi eklenmiştir. 6

finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere konut finansmanı sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhâl satışa çıkarmakla yükümlüdür. Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetki verilmiş olan kişi veya kurumlara kıymet takdiri yaptırır. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on iş günü önce tüketiciye bildirilir. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirir. Konutun satışından elde edilen bedelin, kalan borcu aşması hâlinde aşan kısım tüketiciye derhâl ödenir. Konut finansmanına yönelik finansal kiralama işlemlerinde 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 33 üncü maddesi uygulanmaz. (4) Konutun satışının bu maddenin üçüncü fıkrası kapsamında gerçekleştirilmesi ve varsa elde edilen bedelin kalan borcu aşan kısmının tüketiciye ödenmesini takiben tüketici veya zilyetliğin devredilmiş olması hâlinde zilyetliği elinde bulunduran üçüncü şahıslar konutu tahliye etmekle yükümlüdür. Konutun tahliye edilmemesi hâlinde konut sahibi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 26 ncı ve 27 nci maddeleri uyarınca tüketici veya zilyetliği elinde bulunduran üçüncü şahıslar aleyhine icra yoluna başvurabilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Bu maddede yer alan hükümler (kanun sistematiğindeki numaralandırma kaymaları saklı kalmak üzere) konut finansmanı (mortgage) sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi (gecikmesi) durumunda uygulanacak "Temerrüt ve Muacceliyet" ile konut leasinginde "Fesih, Kıymet Takdiri, Satış ve Tahliye" rejimini düzenleyen son derece hayati ve korumacı kurallardır.

Konut edinimi, bir tüketicinin hayatı boyunca yapacağı en yüksek bütçeli borçlanma olduğundan; taksitlerin gecikmesi halinde evinin elinden alınması veya borcun tamamının bir anda talep edilmesi tüketicinin ekonomik olarak yıkımına yol açar. Yasa koyucu bu riski önlemek adına, bankanın kalan tüm borcu tek seferde talep edebilmesini (muacceliyet) birbirini izleyen en az iki taksitin gecikmesi ve en az otuz günlük yazılı/mesafeli ihtar süresine bağlamıştır. Ayrıca, konut finansal kiralaması (leasing) yoluyla ev edinen tüketicilerin temerrüdü halinde, konutun finans kuruluşu tarafından nasıl satışa çıkarılacağı, SPK lisanslı firmalarca kıymet takdiri yapılması borcu, basiretli tacir gibi satma yükümlülüğü ve tahliye prosedürleri en ince ayrıntısına kadar düzenlenerek finans kuruluşunun keyfiyeti önlenmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Muacceliyet Şartı (Konut): Taksitlerin gecikmesi halinde vadesi gelmemiş tüm taksitlerin tek seferde talep edilebilmesi hakkıdır.
  • Birbirini İzleyen En Az İki Taksit: Gecikmenin peş peşe gelen iki ayın taksitlerinde gerçekleşmesi şartıdır.
  • SPK Lisanslı Kıymet Takdiri (Değerleme): Konutun satışa çıkarılmasından önce, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız gayrimenkul değerleme şirketlerine konutun güncel piyasa değerinin (rayicinin) tespit ettirilmesi zorunluluğudur.
  • Basiretli Tacir Gibi Satış (m. 34/3): Finans kuruluşunun konutu "nasıl olsa borç kapandı" diyerek değerinin çok altında aceleyle satmasını engelleyen; konutu gerçek piyasa değerine en yakın fiyata satmak için makul çaba gösterme yükümlülüğüdür.
  • Tahliye ve İİK m. 26-27 Atfı: Satış gerçekleştikten sonra, evin eski sahibi tüketicinin veya evdeki üçüncü kişilerin evi boşaltmaması durumunda, yeni malikin İcra ve İflas Kanunu'nun taşınmaz teslimine ilişkin kuralları uyarınca icra yoluyla zorla tahliye yaptırabilmesi yetkisidir.

3. Sistematiği İlişkiler

Madde 34; konut finansmanı sözleşmelerini tanımlayan m. 32, bilgilendirmeyi düzenleyen m. 33, bağlı konut kredilerini düzenleyen m. 35, erken ödemeyi düzenleyen m. 37 hükümleriyle ve genel tüketici kredilerindeki temerrüdü düzenleyen m. 28 hükümleriyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (gayrimenkul değerleme kuralları), 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (tüketici lehine m. 33 uygulamasının bertaraf edilmesi) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile doğrudan organik entegrasyona sahiptir.

4. Uygulama: Yargıtay / Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) İçtihadı

  • 30 Günlük Muacceliyet İhtarnamesinin Tebliğ Şartı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında; konut finansmanında bankanın borcun tamamını talep edebilmesi veya ipoteğin paraya çevrilmesi takibini başlatabilmesi için, tüketiciye m. 34/1 uyarınca usulüne uygun olarak gönderilen 30 günlük ihtarnamenin tüketiciye fiilen tebliğ edilmiş olmasının zorunlu bir yasal unsur (takip şartı) olduğu, tebligat usulsüz ise takibin iptal edileceği kabul edilmektedir.
  • Leasing Konut Satışlarında Kıymet Takdirine İtiraz ve İptal Davaları: BAM kararlarında, konut leasingi yapan finans kuruluşlarının m. 34/3 uyarınca yaptırdıkları kıymet takdiri raporunun satıştan en az 10 iş günü önce tüketiciye tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu; tüketicinin bu kıymet takdirine karşı İş/Tüketici Mahkemesinde itiraz davası açarak yeni bir bilirkişi keşfi isteyebileceği, usulüne uygun takdir ve tebliğ yapılmadan gerçekleştirilen satışların iptal edileceği tescil edilmiştir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Örnek 1: Tüketici T, konut leasingi yoluyla bir ev edinmiş ve aylık kiraları ödemektedir. T, peş peşe gelen 2 ayın kirasını (taksitini) ödeyememiştir. Finans şirketi T'ye "30 gün içinde borcu ödeyin, aksi takdirde sözleşmeyi feshedip evi satacağız" diye ihtarname göndermiştir. T ödememiştir. Şirket sözleşmeyi feshetmiş ve evi satmak istemiştir. Şirket, m. 34/3 uyarınca SPK lisanslı bir değerleme uzmanına kıymet takdiri yaptırmak ve bu değeri T'ye satıştan en az 10 iş günü önce bildirmek zorundadır. Şirket bu bildirimi yapmadan veya evi değerinin yarı fiyatına kendi iştirakine satarsa, T satışı iptal ettirebilir.

Örnek 2: T'nin leasing yöntemiyle aldığı ev satılmış, borçlar düşülmüş ve kalan 300.000 TL fazla para T'nin hesabına yatırılmıştır. Ancak T evi tahliye etmemektedir. Yeni malik banka/finansör, m. 34/4 uyarınca İcra Müdürlüğü’ne başvurarak İİK m. 26-27 uyarınca tahliye emri gönderilmesini ve T'nin zorla banyodan/evden tahliye edilmesini isteyebilir. T'nin "kalacak yerim yok" itirazı tahliyeyi durdurmaz.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Mesafeli İhtarname Tebliği: 7529 sayılı Kanun ile getirilen mesafeli iletişim kolaylığı çerçevesinde, muacceliyet uyarısı kalıcı veri saklayıcısı (örneğin tüketicinin tescilli e-postası veya KEP adresi) üzerinden de gönderilebilir. Ancak hukuki ispat güvenliği açısından noter kanalı halen en sağlıklı yoldur.

7. Eleştirel Değerlendirme

  • Konut Finansmanında 2 Taksit Gecikmesinin Yetersizliği: Genel tüketici kredilerinde (m. 28) muacceliyet için "iki taksit" aranırken, konut finansmanı gibi tüketicinin barınma hakkını (Anayasa m. 57) doğrudan ilgilendiren ve vadeleri 10-20 yıla yayılan devasa sözleşmelerde de muacceliyet barajının sadece "iki taksit" (60 gün) olarak belirlenmesi tüketici aleyhine ciddi bir adaletsizliktir. Ekonomik dalgalanmalarda tüketicinin geçici olarak 2 ay sıkıntı yaşaması durumunda tüm evini kaybetme tehlikesiyle karşılaşması sosyal devlet ilkesine aykırıdır. Konut finansmanı uyuşmazlıklarında muacceliyet barajının en az "birbirini izleyen üç taksit" (90 gün) olarak yasayla yeniden düzenlenmesi barınma hakkının tam korunması için elzemdir.

Metodolojik Not

Bu akademik yorum ve analiz, konut finansmanında temerrüt, muacceliyet, leasing fesih-satış ve tahliye süreçlerini düzenleyen 6502 sayılı Kanun'un 34. maddesi, Yargıtay'ın ipotek tebligatları ve kıymet takdiri itiraz davalarındaki yerleşik kuralları ile İcra-İflas ve Sermaye Piyasası mevzuatı çerçevesinde Av. Fethi Güzel tarafından kaleme alınmıştır. Analiz, en hassas barınma hakkı uyuşmazlıklarını yüksek bir hukuki tasnif yeteneğiyle açıklamaktadır.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.