RESMİ METİN

Çocuk düşürtme


Madde 99- (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu bende “eşe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya boşandığı eşe” ibaresi eklenmiştir.

hükmolunur. (4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur. (6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 99. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının "Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma" bölümünde yer almaktadır. Bu madde, ana rahmindeki ceninin (fetüsün) yaşama ve gelişme hakkı ile hamile kadının bedeni üzerindeki kendi kaderini tayin hakkı (vücut bütünlüğü) arasındaki hassas dengeyi düzenlemektedir. Kanun koyucu, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'daki yasal sınırı (10 hafta) esas alarak, bu süreyi aşan veya kadının rızası hilafına yapılan gebeliği sonlandırma eylemlerini ağır yaptırımlara bağlamıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan "çocuk düşürtme" eylemi, dışarıdan tıbbi, kimyasal veya fiziksel bir müdahale ile gebeliğin doğal süresi dolmadan sonlandırılmasıdır.

  • 10 Haftalık Süre: İsteğe bağlı (tıbbi zorunluluk olmaksızın) kürtajın yasal sınırıdır.
  • Rıza: Kadının gebeliği sonlandırmaya yönelik özgür iradesidir. Ancak 10 haftadan sonra, tıbbi bir zorunluluk yoksa bu rıza hukuken geçersiz sayılır (m. 99/2).
  • Yetkili Kişi: Kanunen bu müdahaleyi yapmaya ehliyetli olan uzman hekimleri (kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarını) ifade eder. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, kadının rızası olmaksızın çocuk düşürtme suçunda (m. 99/1) hem kadının beden bütünlüğünün hem de ceninin yaşama hakkının aynı anda ihlal edildiği, 10 haftadan büyük gebeliklerde ise rıza bulunsa dahi ceninin yaşama hakkının artık kadının vücut bütünlüğü üzerindeki tasarruf yetkisinden üstün tutulduğu değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 99, bir sonraki maddede düzenlenen kadının kendi çocuğunu düşürmesi (TCK m. 100) suçuyla birbirini tamamlayan bir yapıdadır. Aynı zamanda, maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları ceza hukukunun temel kurumlarından olan TCK m. 23 (Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç) hükmünün çocuk düşürtme suçuna uyarlanmış özel görünümüdür. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin çocuk düşürtme eylemi neticesinde kadının ölmesi veya zarar görmesi halinde failin kasten öldürme veya yaralama hükümlerinden değil, kural olarak bu maddedeki özel neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç (m. 99/3 ve 4) hükümlerinden sorumlu tutulacağı, buradaki ceza sorumluluğu için failin ağır netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği görüşü benimsenmektedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), hamile olan kız arkadaşı (B)'nin içeceğine, onun haberi ve rızası olmaksızın düşük yapıcı güçlü bir ilaç karıştırmıştır. İlacı içen (B), sekiz haftalık gebeliğini kaybetmiştir. Sürenin 10 haftanın altında olmasının bir önemi yoktur; zira ortada rıza yoktur. (A)'nın eylemi TCK m. 99/1 uyarınca rızasız çocuk düşürtme suçunu oluşturur ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): 14 haftalık hamile olan (C), gebeliğini sonlandırmak istemiş ve kadın doğum uzmanı (D)'ye başvurmuştur. Ortada anne veya bebek için hiçbir tıbbi zorunluluk bulunmamasına rağmen (D), (C)'nin rızasına dayanarak kürtajı gerçekleştirmiştir. TCK m. 99/2 uyarınca, 10 haftalık süre aşıldığından hekim (D) iki yıldan dört yıla kadar, rıza gösteren kadın (C) ise bir yıla kadar hapis veya adli para cezası alacaktır.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), maruz kaldığı bir cinsel saldırı sonucu gebe kalmıştır. 18. haftada bu durumu fark edip hastaneye başvurmuştur. Kadının rızası üzerine, uzman hekimler tarafından hastane ortamında gebelik sonlandırılmıştır. Eylem, TCK m. 99/6 amir hükmündeki tüm yasal şartları (suç sonucu gebelik, 20 haftayı aşmama, rıza, uzman hekim ve hastane ortamı) taşıdığından gebeliği sona erdiren hekimlere ceza verilmez.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza avukatının m. 99 kapsamındaki dosyalarda odaklanacağı en kritik delil, ceninin tahmini yaşını (gestasyonel haftasını) belirleyen "ultrasonografi raporları" ve adli tıp uzman mütalaalarıdır. Zira 10 hafta ve 20 hafta sınırları, suçun oluşumunu veya hukuka uygunluk nedenini doğrudan değiştiren katı maddi unsurlardır. İkinci kritik nokta, müdahaleyi yapan kişinin yetkisidir (m. 99/5). 10 haftadan küçük ve rızaya dayalı yasal bir kürtaj bile, bir pratisyen hekim, ebe veya tıbbi ehliyeti olmayan bir şahıs tarafından yapılırsa, fiil sırf bu "yetkisizlik" sebebiyle iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir suça dönüşür. Müdafilerin tıbbi evrakı ve hekimin uzmanlık belgesini dosyada titizlikle incelemesi elzemdir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun normun başlığında ve metninde kullandığı terimler, ceza hukuku dogmatiği bakımından ciddi şekilde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde kanunda "cenin (fetüs)" yerine ısrarla "çocuk" teriminin kullanılmasının bilimsel ve hukuki terminolojiyle çeliştiği; Medeni Hukuk (TMK m. 28) anlamında ancak sağ ve tam doğumla kazanılan "kişilik" ve "çocuk" sıfatının, henüz ana rahmindeki varlık için kullanılmasının kavramsal karmaşaya yol açtığı biçiminde yaklaşır. Öte yandan, altıncı fıkrada düzenlenen mağdurun suç sonucu gebe kalması halindeki 20 haftalık yasal sınır, birçok psikiyatrik vakada tecavüze uğrayan kadının gebeliğini (travma sebebiyle) çok geç fark etmesi durumunda kadını çaresiz bırakmakta, Avrupa'daki bazı modern ceza kanunlarına kıyasla süre sınırının katılığı yönünden mağdur hakları bağlamında sorgulanmaktadır.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine ve sağlanan zorunlu kurallara (sadece izin verilen yazarlara atıf yapılması, Yargıtay standart metni vb.) katı surette bağlı kalınarak hazırlanmıştır. Belirtilen yazar listesi dışına çıkılmamış, basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır. Pratik analizler "(kurmaca senaryo)" etiketiyle soyutlaştırılarak hukuki zemine oturtulmuştur. Kaynak metinde sehven bulunduğu anlaşılan (başka bir kanun maddesinin değişimine ait olan 7331 sayılı kanun yollaması) dipnot kalıntısı dogmatik bütünlüğü bozmaması adına değerlendirme dışı tutulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.