RESMİ METİN

Yabancı ülkede hüküm verilmesi


Madde 9- (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de yeniden yargılanır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

TCK Madde 9 — Yabancı Ülkede Hüküm Verilmesi


1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

1.1. Konumu ve Amacı

TCK m. 9, 5237 sayılı Kanun'un "Uygulama Alanı" başlıklı Birinci Kitap, Birinci Kısım, İkinci Bölümü'nde yer almaktadır. Bu bölüm; m. 8 (Ülkesellik ilkesi), m. 9 (Yabancı ülkede hüküm verilmesi), m. 10 (Yabancı ülkede mahkûm olan vatandaş), m. 11 (Yabancı ülkede mahkûm olan yabancı) ve m. 13 (Evrensellik ilkesi) maddelerinden oluşan bütünleşik bir sistem kurmaktadır. Söz konusu bölüm, Türk ceza hukukunun yer bakımından uygulanma alanını ve yabancı devlet yargı kararlarının Türk hukuku nezdindeki geçerliliğini düzenlemiştir.

Madde 9, yalnızca tek bir fıkradan oluşmakla birlikte içerdiği kural, özü itibarıyla ne bis in idem ilkesinin sınırlandırılması anlamına gelir. Düzenleme; bir kişinin Türkiye'de işlediği bir suç nedeniyle yabancı bir ülkede hakkında hüküm verilmiş olmasının, Türkiye'de tekrar yargılanmasının önünde engel teşkil etmeyeceğini açıkça hükme bağlamaktadır.

1.2. Tarihsel Arka Plan ve Karşılaştırmalı Hukuk

Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde de benzer bir düzenleme mevcuttu; 765 sayılı TCK m. 7 bu hususu kısmen ele almıştır. 5237 sayılı Kanun'un kabulüyle birlikte madde, hem dil hem de sistematik açıdan yeniden düzenlenmiş; ancak temel ilke korunmuştur.

Karşılaştırmalı hukukta bu mesele çeşitli biçimlerde çözüme kavuşturulmuştur:

  • Alman hukuku (StGB § 3-7): Ülke dışında verilen hükümlerin mahsup edilmesini öngörmekle birlikte yeniden yargılamayı mümkün kılmaktadır.
  • Fransız hukuku (Code Pénal Art. 113-9): Yabancı mahkemenin beraatiyle sonuçlanan davalarda yeniden kovuşturma yasağını tanıyan, ancak mahkûmiyetle biten durumlarda yeniden yargılamaya cevaz veren karma bir yaklaşım benimsemiştir.
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 7 No'lu Protokol m. 4: Ne bis in idem ilkesini güvence altına almış; ancak bu güvence yalnızca aynı devlet yargı yetkisi çerçevesinde geçerlidir; farklı devletlerin yargı yetkileri arasında uygulanmaz.

Bu bağlamda TCK m. 9, uluslararası hukuk çerçevesiyle uyumludur; zira ne bis in idem ilkesinin devletlerarası boyuttaki uygulanması henüz evrensel bir zorunluluk olarak kabul görmemektedir.


2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. "Türkiye'de İşlediği Suç"

Madde 9'un uygulama alanının sınırı, suçun Türkiye'de işlenmiş olmasıdır. "Türkiye'de işlenme" ölçütü, m. 8 ile birlikte değerlendirilmelidir. TCK m. 8/1'e göre suç; Türkiye'de işlenen hareket veya bu hareketin sonucunun Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde Türkiye'de işlenmiş sayılır. Dolayısıyla şu durumlar söz konusu olabilir:

  • Failin hareketi Türkiye'de gerçekleştirdiği, sonucun başka bir ülkede doğduğu suçlar,
  • Failin hareketi yurt dışında gerçekleştirdiği, sonucun Türkiye'de doğduğu suçlar (bu durum m. 8 kapsamında Türkiye'de işlenmiş sayıldığından m. 9 uygulanabilecektir),
  • Hareket ve sonucun her ikisinin de Türkiye'de gerçekleştiği suçlar.

M. 9 açısından belirleyici olan husus, suçun m. 8 uyarınca Türkiye'de işlenmiş sayılmasıdır. Bu kapsamın dışında kalan suçlar, yani yalnızca yurt dışında işlenen suçlar m. 9 değil; m. 10, m. 11 veya m. 13 hükümlerine tabi olacaktır.

2.2. "Yabancı Ülkede Hüküm Verilmesi"

"Hüküm" kavramı, maddenin uygulanabilmesi için temel koşulu oluşturmaktadır. Bu kavramın doğru anlaşılması kritik önem taşır:

a) Mahkûmiyet Hükmü: Failin suçlu bulunarak cezalandırılmasına karar verilmesidir. Bu hâlde Türkiye'de yeniden yargılama yapılacağı açıktır. Yabancı mahkemenin verdiği ceza ne olursa olsun, Türk Devleti kendi yargı yetkisini kullanacaktır.

b) Beraat Hükmü: Burada ciddi bir yorum sorunu ortaya çıkmaktadır. Metnin lafzı, "hüküm verilmiş olan kimse" ifadesiyle yalnızca mahkûmiyet kararlarını mı, yoksa beraat kararlarını da mı kapsadığı konusunda tartışma yaratmaktadır. Öğretideki hâkim görüş, maddenin her türlü yargısal sonuçlandırma kararını kapsadığı yönündedir. Nitekim yabancı ülkedeki beraat kararı da Türkiye'de yeniden yargılamanın önünde bir engel değildir; aksi düşüncenin kabulü, yabancı devlet kararlarına Türk hukukunda bağlayıcı etki tanımak anlamına gelir ki bu, egemenlik ilkesiyle bağdaşmaz.

c) Düşme veya Takipsizlik Kararları: Dava zamanaşımı gibi usul engelleri nedeniyle verilen düşme kararları yahut kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, "hüküm" kavramının dışında tutulmalıdır. Zira bu kararlar, esasa ilişkin bir değerlendirme içermemekte; dolayısıyla m. 9 anlamında "hüküm" niteliği taşımamaktadır. Bununla birlikte bu durum, m. 9'un uygulama alanını daraltmamakta; aksine yeniden yargılama yolunu daha açık bırakmaktadır.

2.3. "Türkiye'de Yeniden Yargılanır"

Bu ifade iki temel sonuç doğurmaktadır:

Birinci sonuç — Zorunluluk: Madde, ihtiyari değil emredici bir nitelik taşımaktadır. "Yargılanır" fiilinin kullanımı, Türk savcılığına ve mahkemelerine takdir yetkisi tanımamakta; Türkiye'de yargı yetkisinin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.

İkinci sonuç — Bağımsızlık: Yeniden yargılama, yabancı ülkedeki yargılamadan bağımsız olarak yürütülecektir. Yabancı mahkemenin ulaştığı sonuç, delil değerlendirmesi veya hukuki nitelendirme, Türk mahkemesi açısından bağlayıcı değildir. Türk mahkemesi davayı yeniden ve tamamen bağımsız biçimde ele alacaktır.

Üçüncü sonuç — Mahsup meselesi: M. 9 tek başına değerlendirildiğinde, yabancı ülkede çekilen cezanın Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilip edilmeyeceği sorusu yanıtsız kalır. Bu mesele m. 16 hükmü kapsamında düzenlenmektedir. M. 16/1 uyarınca, yabancı mahkemece verilen ve infaz edilen ceza, Türk mahkemesince hükmedilecek cezadan mahsup edilir. Bu mahsup mekanizması, m. 9'un yarattığı yeniden yargılama kuralını, hakkaniyet çerçevesinde dengelemektedir.

2.4. "Kimse" — Kişi Bakımından Kapsam

Madde 9'da "kimse" ibaresi kullanılmış olup bu ifade, failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasından bağımsız olarak uygulanacağına işaret etmektedir. Zira düzenlemenin odak noktası failin uyruğu değil, suçun işlendiği yer ve yabancı devlet yargı yetkisinin kullanılmış olmasıdır. Fail Türk vatandaşı, yabancı uyruklu ya da vatansız olabilir; bu durum m. 9'un uygulanmasını etkilemez.


3. Sistematik İlişkiler

3.1. TCK m. 8 ile İlişki

Madde 9'un uygulanabilmesi için temel ön koşul, suçun Türkiye'de işlenmiş olmasıdır. Bu koşul doğrudan m. 8 ile belirlenmektedir. M. 8'in ülkesellik ilkesini düzenlediği, m. 9'un ise bu ilkenin uluslararası boyutunu ele aldığı söylenebilir. M. 8 Türkiye'nin hangi suçlar üzerinde yargı yetkisine sahip olduğunu belirlerken, m. 9 bu yetki kapsamındaki suçlara ilişkin yabancı devlet kararlarının Türk hukukundaki statüsünü belirlemektedir.

3.2. TCK m. 10 ve m. 11 ile İlişki

  • M. 10: Yurt dışında suç işleyen Türk vatandaşının yabancı ülkede hüküm görmesini düzenlemektedir.
  • M. 11: Yurt dışında suç işleyen yabancının yabancı ülkede hüküm görmesini düzenlemektedir.

M. 9 ise suçun yurt dışında değil, Türkiye'de işlenmiş olması durumuna özgüdür. Fail kim olursa olsun, suç Türkiye'de işlendiği için Türk ceza hukukunun esas yetkisi tartışmasızdır. M. 10 ve m. 11'de ise suç yurt dışında işlendiğinden yargı yetkisi tartışmalı bir alan oluşturmakta, bu nedenle söz konusu maddeler çeşitli koşullar öngörmektedir.

3.3. TCK m. 13 ile İlişki

Evrensellik ilkesini düzenleyen m. 13, suçun işlendiği yer veya failin uyruğundan bağımsız olarak belirli ağır suçlar bakımından Türkiye'nin yargı yetkisini tanımaktadır. M. 9 ise doğrudan ülkesellik ilkesine dayandığından, m. 13 kapsamındaki suçlar söz konusu olduğunda her iki madde birlikte uygulanabilir hâle gelebilir.

3.4. TCK m. 16 ile İlişki — Mahsup

Belirtildiği üzere m. 9, yeniden yargılamayı emretmekte; m. 16 ise bu yeniden yargılama sonucunda verilecek cezadan, yabancı ülkede fiilen infaz edilen cezanın mahsubunu düzenlemektedir. M. 9 ve m. 16 birlikte değerlendirildiğinde şu tablo ortaya çıkar:

Aşama Düzenleyen Madde İçerik
Yargılama yapılması M. 9 Türkiye'de yeniden yargılanma zorunlu
Yabancı cezanın etkisi M. 16 Fiilen infaz edilen ceza mahsup edilir
Sonuç M. 9 + M. 16 Yeniden yargılama + hakkaniyetli mahsup

3.5. AİHM 7 No'lu Protokol m. 4 ile İlişki

7 No'lu Protokol'ün 4. maddesi ne bis in idem güvencesini düzenlemektedir. Ancak AİHM içtihadı bu güvencenin yalnızca aynı devletin yargı sistemi içinde uygulandığını teyit etmektedir (Zolotukhin / Rusya, 2009). Farklı devletlerin yargı organlarınca verilen kararlar arasında bu protokolden kaynaklanan bir engel söz konusu değildir. Dolayısıyla m. 9'un yarattığı yeniden yargılama zorunluluğu, AİHS bağlamında herhangi bir ihlal teşkil etmemektedir.


4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ay

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.