RESMİ METİN

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi44


Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun [1] 88. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Hüküm, kasten yaralama suçunun aktif (icrai) bir hareketle değil, pasif bir duruşla (ihmali davranışla) gerçekleştirilmesi halini yaptırıma bağlamaktadır. Hukuk dogmatiğinde "garantörsel ihmali suçlar" (gerçek olmayan ihmali suçlar) kapsamında değerlendirilen bu madde, bedensel bütünlüğün korunmasına yönelik devletin pozitif yükümlülüğünün özel hukuk kişilerine devredildiği istisnai durumlarda, koruma yükümlülüğünün bilerek ihlal edilmesini kasten yaralama haksızlığı içinde değerlendirmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metnindeki "ihmali davranış", failin hukuken yerine getirmekle mükellef olduğu bir eylemi bilerek ve isteyerek yapmaması (hareketsiz kalması) demektir. Hüküm, bu suçun oluşum şartlarını "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar" ibaresiyle doğrudan TCK m. 83'e atıf yaparak belirlemiştir. Bu yollama gereğince, kasten yaralamanın ihmal suretiyle işlenebilmesi için failin belirli bir "garantörlük" (yükümlülük) sıfatı taşıması şarttır. Bu garantörlük, kanundan (örneğin velayet hakkından), bir sözleşmeden (örneğin bakıcılık akdinden) veya önceden gerçekleştirilen tehlikeli bir hareketten (öngelen eylemden) kaynaklanmalıdır. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, failin bir yaralama neticesinden ihmali davranışı sebebiyle sorumlu tutulabilmesi için, bu pasif kalışın kasten icrai bir yaralama hareketine eşdeğer bir haksızlık muhtevası taşıması gerektiği değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 88, kasten yaralamanın temel ve nitelikli hallerini düzenleyen TCK m. 86 ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı düzenleyen TCK m. 87 ile doğrudan bağlantılıdır. Madde 88, müstakil bir ceza öngörmemekte, m. 86 ve m. 87 uyarınca belirlenecek cezadan "üçte ikisine kadar" indirim yapılabilmesine olanak tanımaktadır. En güçlü sistematik bağ ise şüphesiz yollama yapılan TCK m. 83 (kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi) ile kurulmuştur. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde bu konuda, failde kasten yaralamaya yönelik bir ihmali davranış bulunmasına rağmen neticenin ölüme varması durumunda failin kastının yoğunluğuna göre TCK m. 87/4 veya doğrudan m. 83 uyarınca sorumlu tutulabileceği, sınırın kastın kapsamında belirleneceği görüşü benimsenmektedir [3, 4]. Ayrıca garantörlük sıfatı bulunmayan kişilerin yardım etmeme eylemleri m. 88 kapsamında değil, şartları varsa TCK m. 98 (yardım yükümlülüğünün ihlali) kapsamında değerlendirilir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), evindeki yatalak ve bakıma muhtaç hastası (B)'ye bakmak üzere bir sözleşme ile işe alınmış profesyonel bir hasta bakıcıdır. (A), (B)'nin kendisine hakaret etmesine sinirlenerek, onun canının yanmasını ve yatak yaralarının kötüleşmesini kasten istemiş, günlerce (B)'nin pansumanlarını bilerek değiştirmemiştir. (B)'nin vücudunda derin yaralar açılmış ve sağlığı bozulmuştur. (A)'nın eylemi, sözleşmeden kaynaklanan koruma yükümlülüğünün (garantörlüğün) ihlali suretiyle TCK m. 88 kapsamında kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi suçunu oluşturur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Beden eğitimi öğretmeni (C), kış aylarında öğrencilerini okul bahçesine çıkarmıştır. Öğrencilerinden (D)'nin ayağı burkulmuş ve soğukta yürüyemez halde yerde kalmıştır. (C), öğrencisine duyduğu kişisel antipati nedeniyle ona kasten yardım etmemiş ve onu saatlerce dondurucu soğukta bırakarak ayak parmaklarının donmasına (yaralanmasına) neden olmuştur. (C)'nin kanuni bir gözetim ve koruma yükümlülüğü bulunduğundan, hareketsiz kalması icrai bir yaralamaya eşdeğer kabul edilecek ve TCK m. 88'den cezalandırılacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Bir ceza avukatının m. 88'e dayalı uyuşmazlıklarda üzerinde durması gereken en temel savunma veya iddia mekanizması, failin "garantörlük" statüsünün somut olayda tam olarak doğup doğmadığıdır. Önceden yaratılan tehlikeli durumun fail tarafından mi yaratıldığı, sözleşmenin geçerliliği veya kanuni mükellefiyetin kapsamı sıkı şekilde irdelenmelidir. İkinci kritik nokta, kanun koyucunun cezada yapılacak indirimi "üçte ikisine kadar indirilebilir" diyerek hakimin takdirine bırakmasıdır. Müdafilerin, ihmali davranışın icrai davranış kadar enerjik bir haksızlık içermediğini vurgulayarak mahkemeden bu ihtiyari indirim hakkının (en üst hadden) müvekkili lehine kullanılmasını talep etmeleri pratikte büyük önem taşır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun TCK m. 88'de ihmali davranışla yaralama eylemi için "ceza üçte ikisine kadar indirilebilir" ifadesini kullanarak hâkime mutlak ve sınırları çizilmemiş bir takdir yetkisi tanıması, ceza hukukunun temel prensipleriyle çelişen boyutlara sahiptir. Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde ihmali eylemlerin haksızlık içeriğinin kural olarak icrai eylemlerden daha düşük olduğu, bu nedenle indirim yapılmasının hâkimin inisiyatifine (ihtiyarına) bırakılmasının yerine tıpkı teşebbüs kurumunda olduğu gibi zorunlu bir indirim nedeni olarak düzenlenmesi gerektiği biçiminde yaklaşır [3, 4]. Hâkimin hiçbir indirim yapmadan faili aktif bir bıçaklama eylemi gerçekleştirmiş gibi cezalandırabilmesi, ceza adaletinde orantılılık ve belirlilik ilkelerini zedeleyebileceği gibi, benzer dosyalarda farklı mahkemelerden çıkacak kararlar arasında eşitsizliklere de yol açabilmektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; yalnızca sağlanan kaynak metinlerde yer alan atıf kuralları [3] ve izin verilen doktrin listesindeki [2, 4] yetkin akademik eserlere riayet edilerek hazırlanmıştır. TCK'nın tarihi gelişimine ilişkin parametreler [1] dikkate alınmış, basım yılı ile sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır. Yargıtay kararlarına ilişkin kısıtlayıcı kural harfiyen tatbik edilmiş ve pratik analizler "(kurmaca senaryo)" formatında şekillendirilmiştir.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.