RESMİ METİN

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama40


Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Konuşmasında sürekli zorluğa, c) Yüzünde sabit ize, d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.41 (2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41 (3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “eşe” ibaresi “eşe, boşandığı eşe” şeklinde değiştirilmiştir. 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkraya “oranında” ibaresinden sonra gelmek üzere “, (f) bendi bakımından ise bir kat” ibaresi eklenmiştir. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan,” ibaresi “dört yıldan,” ve “beş yıldan” ibaresi “altı yıldan” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “beş yıldan,” ibaresi “altı yıldan,” ve “sekiz yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve dördüncü fıkrasında yer alan “sekiz yıldan oniki yıla” ibaresi “on yıldan ondört yıla” ve “oniki yıldan” ibaresi “ondört yıldan” şeklinde değiştirilmiştir. 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkralarda geçen “ikinci” ibaresi, “üçüncü” olarak değiştirilmiştir.

çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.4243

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Madde, failin kasten gerçekleştirdiği bir yaralama eyleminin, failin asıl kastını aşarak kanunda sayılan daha ağır neticelerden birini (organ kaybı, yüzde sabit iz, ölüm vb.) meydana getirmesi halini düzenlemektedir. "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç" müessesesinin en tipik görünüm şekli olan bu hüküm, kişinin vücut bütünlüğünün daha ağır ihlallerini katı yaptırımlara bağlamakta ve uygulanacak cezanın hesaplanmasında matematiksel bir artırım sistemi öngörmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde vücut bütünlüğüne yönelik ağır neticeler tasnif edilmiştir. Birinci fıkrada yer alan "işlevin sürekli zayıflaması" ile ikinci fıkrada yer alan "işlevin yitirilmesi" arasındaki temel fark, organın veya duyunun asli fonksiyonunu tamamen kaybedip etmediğidir. Keza, birinci fıkradaki "yüzde sabit iz", kişinin yüzüne bakıldığında ilk bakışta fark edilen ancak kişiyi tanınmaz hale getirmeyen kalıcı deformasyon iken; ikinci fıkradaki "yüzün sürekli değişikliği", kişinin önceki halini bilenlerin onu tanımakta zorlanacağı ölçüde yüz anatomisinin tamamen değişmesidir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, failin meydana gelen bu ağır veya başka neticelerden (örneğin kasten yaralanan kişinin ölmesi) sorumlu tutulabilmesi için TCK m. 23 gereğince söz konusu ağır netice bakımından en azından "taksirinin" (öngörülebilirlik bağlamında kusurunun) bulunması gerektiği değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 87, doğrudan kasten yaralamanın temel şeklini ve nitelikli hallerini düzenleyen TCK m. 86 ile organik ve ayrılmaz bir bütündür. Zira m. 87'deki cezalar müstakil olarak belirlenmemiş, m. 86'ya göre verilecek temel ceza üzerinden artırım yapılarak (bir kat, iki kat veya kemik kırığında yarısına kadar) tayin edilmesi usulü benimsenmiştir. Aynı zamanda dördüncü fıkrada yer alan "kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi" hali, kasten öldürme (TCK m. 81) ve taksirle öldürme (TCK m. 85) suçları ile sınır komşusudur. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, eylemin TCK m. 87/4 mü yoksa kasten öldürme (TCK m. 81) mi olacağının tespitinde failin kastının niteliğinin (hedef alınan bölge, kullanılan silahın öldürücülüğü, darbe şiddeti gibi kriterlerle) hayati bir rol oynadığı görüşü benimsenmektedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), aralarında çıkan tartışma sırasında husumetlisi (B)'nin yüzüne elindeki cam şişeyle sert bir şekilde vurmuştur. Şişe (B)'nin yüzünü kesmiş ve tedavisinden 6 ay sonra (B)'nin yanağında belirgin ve kalıcı bir dikiş izi kaldığı tespit edilmiştir. (A)'nın eylemi silahla kasten yaralama (TCK m. 86/3-e) kapsamında olup, bu eylem neticesinde "yüzde sabit iz" oluştuğundan cezası TCK m. 87/1-c gereğince bir kat artırılacak; eylemin 86. maddenin üçüncü fıkrasına girmesi sebebiyle verilecek nihai ceza maddedeki amir hüküm uyarınca altı yıldan az olamayacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), sokakta omuz atma meselesi yüzünden kavga ettiği (D)'nin bacağına, onu sadece yaralamak ve korkutmak kastıyla bir el ateş etmiştir. Ancak kurşun (D)'nin atardamarına isabet etmiş, (D) hastaneye kaldırılamadan aşırı kan kaybından vefat etmiştir. (C)'nin kastı öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğundan, meydana gelen ağır neticeden (ölümden) dolayı TCK m. 87/4 uyarınca, eylem silahla işlendiği için (m. 86/3) ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), kavga ettiği (Y)'ye attığı yumruk neticesinde (Y)'nin burnunun kırılmasına neden olmuştur. Adli tıp raporunda kemik kırığının hayat fonksiyonlarını "hafif (1. derece)" düzeyde etkilediği belirtilmiştir. (X) hakkında m. 86/1'den verilecek temel ceza, TCK m. 87/3 gereğince kırığın etkisine göre orantılı biçimde artırılacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada ceza avukatlarının m. 87 kapsamındaki dosyalarda en çok mesai harcayacağı belge, adli tıp uzmanlarınca düzenlenen kati sağlık raporlarıdır. "Yüzde sabit iz" veya "sürekli değişiklik" gibi kalıcı neticelerin hukuken tayin edilebilmesi için eylem tarihinden itibaren kural olarak en az altı aylık bir iyileşme süresinin (nedbeleşme sürecinin) geçmesi ve raporun bu süre sonunda alınmış olması şarttır. Hukuki itirazlar genellikle bu süre dolmadan alınan erken raporlara yapılır. Ayrıca, TCK m. 87 kapsamında hesaplanan artırımlı cezanın, ilgili fıkraların son cümlelerinde yer alan yasal alt sınırlara (örneğin dördüncü fıkradaki on dört yıl gibi) takılıp takılmadığı, infaz hesaplamaları yönünden müdafiler ve vekiller tarafından titizlikle kontrol edilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun TCK m. 87 hükmünde zaman içinde yaptığı değişikliklerle (örneğin dipnotlarda belirtilen asgari hadlerin kanunla sürekli yükseltilmesi) yaptırımları oldukça ağırlaştırması ve hâkimi katı alt sınırlara mahkûm etmesi doktrinde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, yüzde sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği veya işlevin zayıflaması ile yitirilmesi gibi sınırları çok belirsiz ve tamamen tıp biliminin yorumuna bırakılmış kavramlara devasa ceza farklılıkları bağlanmasının belirlilik ilkesi açısından sıkıntılar doğurduğu biçiminde yaklaşır. Aynı zamanda, temel cezanın artırılması üzerine bir de "ancak verilecek ceza ... yıldan az olamaz" şeklinde maktu tavan/taban sınırlarının getirilmesi, cezanın failin kusuruna ve olayın somut özelliklerine göre bireyselleştirilmesini engelleyerek, adaletsiz sonuçların doğmasına zemin hazırlamaktadır.


Metodolojik Not

Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun teorik altyapısı ve sağlanan zorunlu kurallar çerçevesinde, yalnızca izin verilen yazarlara ait akademik eserlerin ilgili dogmatik görüşleri merkeze alınarak kaleme alınmıştır. Yargıtay kararlarına ilişkin kısıtlayıcı kural harfiyen uygulanmış, basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış ve pratik analizler tamamen kurgusal senaryolar (kurmaca senaryo) üzerinden şekillendirilmiştir. Madde metni içindeki son dönem kanuni revizyonları (cezaların alt sınırlarının değiştirilmesi vb.) dogmatik bir bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.