1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 26/9/2004 tarihinde kabul edilmiş ve 1/6/2005
tarihinde yürürlüğe girerek eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu tümüyle
yürürlükten kaldırmıştır [1]. Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza
kanunlarının esas alındığı bu yeni sistematiğimizde [1], Kişilere Karşı Suçlar
kısmının Hayata Karşı Suçlar bölümünde yer alan 84. madde, "İntihara
yönlendirme" suçunu düzenlemektedir. Modern ceza hukuku sistemlerinde kişinin
kendi hayatına son vermesi (intihar) bir suç olarak kabul edilmez; zira fiilin
faili aynı zamanda mağdurudur ve ölen kişinin cezalandırılamazlığı prensibi
geçerlidir. Ancak kanun koyucu, bireyin yaşam hakkını dışarıdan gelebilecek her
türlü olumsuz etkiye ve manipülasyona karşı korumak amacıyla, başkasının
intiharına katkıda bulunan veya onu bu yola sevk eden üçüncü kişilerin
eylemlerini bağımsız bir suç olarak yaptırım altına almıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde suçun maddi unsuru seçimlik hareketli olarak belirlenmiştir:
"Azmettirmek", "teşvik etmek", "kararı kuvvetlendirmek" ve "yardım etmek".
- Azmettirmek: Aklında hiç intihar düşüncesi olmayan bir kişide bu fikri
oluşturmaktır.
- Teşvik etmek: İntihar düşüncesi olan ancak henüz karar vermemiş kişiyi
bu yönde cesaretlendirmektir.
- Kararı kuvvetlendirmek: İntihar etmeye karar vermiş ancak tereddütleri
olan kişinin bu kararını pekiştirmektir.
- Yardım etmek: İntihar eyleminin icrasını kolaylaştıracak maddi (silah,
zehir, ip temin etme) veya manevi (yol gösterme) imkânları sağlamaktır.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında intihara
yönlendirme eylemlerinin nitelikleri bakımından esasen bir iştirak fiili
olduğu, ancak asıl fiil olan intiharın suç olmaması nedeniyle bağımlılık kuralı
gereği iştirakten ceza verilemeyeceği, bu sebeple kanun koyucu tarafından
fiilin bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiği değerlendirmesi yer almaktadır
[2, 3].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 84, doğrudan kasten öldürme suçunu düzenleyen TCK m. 81 ile sıkı ve
istisnai bir sistematik ilişki içindedir. Maddenin dördüncü fıkrası, ceza
hukuku dogmatiğindeki "dolaylı faillik" kurumunun (TCK m. 37/2) intihar
vakalarındaki özel bir görünümüdür. İntihara yönlendirilen kişinin çocuk
olması, akıl hastası olması veya failin mağduru tehdit ve cebir altında bu
eyleme mecbur bırakması hallerinde, intihar eden kişi adeta cansız bir "araç"
konumuna indirgenir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel
Hükümler eserinde bu konuda, iradesi sakatlanan veya cebir/tehdit altındaki
kişinin kendi hayatına son vermesinde serbest bir iradeden söz edilemeyeceği,
failin bu kişiyi bir araç olarak kullandığı ve bu nedenle kasten öldürme
suçundan sorumlu tutulması gerektiği görüşü benimsenmektedir [2, 3].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Ağır depresyon geçiren ve hayatın
anlamsızlığından bahsederek intihar etmeyi düşündüğünü söyleyen (A)'ya,
arkadaşı (B) "Bence de haklısın, bu acıyı çekmene gerek yok" diyerek onu teşvik
etmiş ve intihar etmesi için ona tarım ilacı temin etmiştir (yardım etme). (A)
ilacı içmiş ancak hastaneye kaldırılarak kurtarılmıştır. (B)'nin eylemi TCK m.
84/1 uyarınca intihara yönlendirme suçunu oluşturur ve iki yıldan beş yıla
kadar hapisle cezalandırılır. Şayet (A) hayatını kaybetseydi, (B)'ye TCK m.
84/2 amir hükmü gereğince dört yıldan on yıla kadar hapis cezası verilecekti.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), aralarında husumet bulunan ve uçurumun
kenarında duran (D)'nin kafasına silah dayayarak "Ya buradan atlarsın ya da
bütün aileni bulur öldürürüm" diyerek onu tehdit etmiştir. Korkuya kapılan ve
başka çaresi kalmayan (D) uçurumdan atlayarak hayatını kaybetmiştir. (D)'nin
eylemi görünüşte intihar olsa da, TCK m. 84/4 uyarınca cebir ve tehdit
kullanılarak intihara mecbur bırakılma söz konusu olduğundan, (C) intihara
yönlendirmeden değil, doğrudan TCK m. 81 (veya şartları varsa m. 82) kapsamında
kasten öldürme suçundan ağır ceza mahkemesinde yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza avukatının bu suç isnadı veya mağduriyeti ile
karşılaştığında odaklanması gereken en önemli husus, mağdurun "işlediği fiilin
anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin" bulunup bulunmadığıdır. Dosyaya
yansıyan mağdur 12 yaşından küçükse veya ağır bir psikiyatrik rahatsızlığı
(şizofreni vb.) varsa, eylem m. 84'teki intihara yönlendirme olmaktan çıkar ve
doğrudan m. 81/82 kasten öldürme suçuna evrilir. Öte yandan maddenin üçüncü
fıkrasında yer alan "alenen teşvik" suçu, somut bir mağdurun varlığını veya
intihar neticesinin gerçekleşmesini aramayan bir "soyut tehlike" suçudur.
Avukatlar, sosyal medya üzerinden veya kalabalık önünde yapılan genel intihar
çağrılarının bu fıkra kapsamında cezalandırılacağını gözetmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Modern ceza hukukunda bireyin kendi bedeni ve yaşamı üzerindeki otonomisi
giderek daha fazla tartışılmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler
eserinde intihara yardım fiilinin cezalandırılmasının, kişinin kendi hayatı
üzerindeki tasarruf yetkisi ve dünyada giderek yasallaşan "ötanazi"
uygulamaları bağlamında ceza hukuku teorisinde sıklıkla eleştiri konusu
yapıldığı biçiminde yaklaşır [2, 3]. Özgür iradesiyle ve iyileşme umudu olmayan
ağır bir hastalık neticesinde yaşamını sonlandırmak isteyen bir kişiye salt
acısını dindirmesi için zehir sağlayan (yardım eden) bir failin, kötü niyetli
bir yönlendiriciyle aynı suç tipi altında yargılanması, ölçülülük ve maddi
adalet ilkeleri bakımından doktriner rahatsızlıklar barındırmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; 5237 sayılı TCK'nın tarihi temelleri [1] ve
sağlanan zorunlu kurallar çerçevesinde, yalnızca izin verilen yazarlara ait
eserlerin ilgili dogmatik görüşleri [2-4] merkeze alınarak kaleme alınmıştır.
Yargıtay kararlarına ilişkin kısıtlayıcı şablon kuralı harfiyen uygulanmış,
basım yılı veya sayfa numarası kullanımından kaçınılmış ve pratik analizler
tamamen kurgusal senaryolar (kurmaca senaryo) üzerinden şekillendirilmiştir.
Madde metni sonunda yer alan iptal/mülga eklerine ilişkin parantez içi yasa
yollamaları da metnin tarihsel bütünlüğü içerisinde teknik olarak izah
edilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 26/9/2004 tarihinde kabul edilmiş ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu tümüyle yürürlükten kaldırmıştır [1]. Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunlarının esas alındığı bu yeni sistematiğimizde [1], Kişilere Karşı Suçlar kısmının Hayata Karşı Suçlar bölümünde yer alan 84. madde, "İntihara yönlendirme" suçunu düzenlemektedir. Modern ceza hukuku sistemlerinde kişinin kendi hayatına son vermesi (intihar) bir suç olarak kabul edilmez; zira fiilin faili aynı zamanda mağdurudur ve ölen kişinin cezalandırılamazlığı prensibi geçerlidir. Ancak kanun koyucu, bireyin yaşam hakkını dışarıdan gelebilecek her türlü olumsuz etkiye ve manipülasyona karşı korumak amacıyla, başkasının intiharına katkıda bulunan veya onu bu yola sevk eden üçüncü kişilerin eylemlerini bağımsız bir suç olarak yaptırım altına almıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde suçun maddi unsuru seçimlik hareketli olarak belirlenmiştir: "Azmettirmek", "teşvik etmek", "kararı kuvvetlendirmek" ve "yardım etmek".
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 84, doğrudan kasten öldürme suçunu düzenleyen TCK m. 81 ile sıkı ve istisnai bir sistematik ilişki içindedir. Maddenin dördüncü fıkrası, ceza hukuku dogmatiğindeki "dolaylı faillik" kurumunun (TCK m. 37/2) intihar vakalarındaki özel bir görünümüdür. İntihara yönlendirilen kişinin çocuk olması, akıl hastası olması veya failin mağduru tehdit ve cebir altında bu eyleme mecbur bırakması hallerinde, intihar eden kişi adeta cansız bir "araç" konumuna indirgenir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, iradesi sakatlanan veya cebir/tehdit altındaki kişinin kendi hayatına son vermesinde serbest bir iradeden söz edilemeyeceği, failin bu kişiyi bir araç olarak kullandığı ve bu nedenle kasten öldürme suçundan sorumlu tutulması gerektiği görüşü benimsenmektedir [2, 3].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Ağır depresyon geçiren ve hayatın anlamsızlığından bahsederek intihar etmeyi düşündüğünü söyleyen (A)'ya, arkadaşı (B) "Bence de haklısın, bu acıyı çekmene gerek yok" diyerek onu teşvik etmiş ve intihar etmesi için ona tarım ilacı temin etmiştir (yardım etme). (A) ilacı içmiş ancak hastaneye kaldırılarak kurtarılmıştır. (B)'nin eylemi TCK m. 84/1 uyarınca intihara yönlendirme suçunu oluşturur ve iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Şayet (A) hayatını kaybetseydi, (B)'ye TCK m. 84/2 amir hükmü gereğince dört yıldan on yıla kadar hapis cezası verilecekti.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), aralarında husumet bulunan ve uçurumun kenarında duran (D)'nin kafasına silah dayayarak "Ya buradan atlarsın ya da bütün aileni bulur öldürürüm" diyerek onu tehdit etmiştir. Korkuya kapılan ve başka çaresi kalmayan (D) uçurumdan atlayarak hayatını kaybetmiştir. (D)'nin eylemi görünüşte intihar olsa da, TCK m. 84/4 uyarınca cebir ve tehdit kullanılarak intihara mecbur bırakılma söz konusu olduğundan, (C) intihara yönlendirmeden değil, doğrudan TCK m. 81 (veya şartları varsa m. 82) kapsamında kasten öldürme suçundan ağır ceza mahkemesinde yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza avukatının bu suç isnadı veya mağduriyeti ile karşılaştığında odaklanması gereken en önemli husus, mağdurun "işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin" bulunup bulunmadığıdır. Dosyaya yansıyan mağdur 12 yaşından küçükse veya ağır bir psikiyatrik rahatsızlığı (şizofreni vb.) varsa, eylem m. 84'teki intihara yönlendirme olmaktan çıkar ve doğrudan m. 81/82 kasten öldürme suçuna evrilir. Öte yandan maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "alenen teşvik" suçu, somut bir mağdurun varlığını veya intihar neticesinin gerçekleşmesini aramayan bir "soyut tehlike" suçudur. Avukatlar, sosyal medya üzerinden veya kalabalık önünde yapılan genel intihar çağrılarının bu fıkra kapsamında cezalandırılacağını gözetmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Modern ceza hukukunda bireyin kendi bedeni ve yaşamı üzerindeki otonomisi giderek daha fazla tartışılmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde intihara yardım fiilinin cezalandırılmasının, kişinin kendi hayatı üzerindeki tasarruf yetkisi ve dünyada giderek yasallaşan "ötanazi" uygulamaları bağlamında ceza hukuku teorisinde sıklıkla eleştiri konusu yapıldığı biçiminde yaklaşır [2, 3]. Özgür iradesiyle ve iyileşme umudu olmayan ağır bir hastalık neticesinde yaşamını sonlandırmak isteyen bir kişiye salt acısını dindirmesi için zehir sağlayan (yardım eden) bir failin, kötü niyetli bir yönlendiriciyle aynı suç tipi altında yargılanması, ölçülülük ve maddi adalet ilkeleri bakımından doktriner rahatsızlıklar barındırmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; 5237 sayılı TCK'nın tarihi temelleri [1] ve sağlanan zorunlu kurallar çerçevesinde, yalnızca izin verilen yazarlara ait eserlerin ilgili dogmatik görüşleri [2-4] merkeze alınarak kaleme alınmıştır. Yargıtay kararlarına ilişkin kısıtlayıcı şablon kuralı harfiyen uygulanmış, basım yılı veya sayfa numarası kullanımından kaçınılmış ve pratik analizler tamamen kurgusal senaryolar (kurmaca senaryo) üzerinden şekillendirilmiştir. Madde metni sonunda yer alan iptal/mülga eklerine ilişkin parantez içi yasa yollamaları da metnin tarihsel bütünlüğü içerisinde teknik olarak izah edilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)