1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765
sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 83. maddesi,
"Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" başlığını taşımaktadır [1].
Ceza hukuku dogmatiğinde "garantörsel ihmali suçlar" veya "gerçek olmayan
ihmali suçlar" olarak adlandırılan bu müessese, yeni Türk Ceza Kanunu'nun Alman
ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan çağdaş ve yenilikçi yüzünü
yansıtmaktadır [1]. Hüküm, yaşama hakkına yönelik ihlalin sadece aktif bir
hareketle (icrai) değil, belirli koşullar altında pasif bir duruşla (ihmali)
gerçekleştirildiğinde de kasten adam öldürme kapsamında cezalandırılmasını,
ancak yaptırımın somut olayın özelliklerine göre uyarlanmasını öngörmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan en kritik kavramlar "ihmal", "icrai davranışa
eşdeğerlik" ve "yükümlülük" (garantörlük) kavramlarıdır.
- İhmal: Failin hukuken yapmakla yükümlü olduğu emredici bir davranışı
bilerek ve isteyerek yerine getirmemesi, yani hareketsiz kalmasıdır.
- İcrai Davranışa Eşdeğerlik: Ölüm neticesinin, failin pasif kalması
sebebiyle meydana gelmesinin, aktif bir öldürme eylemiyle (örneğin silahla ateş
etmekle) aynı haksızlık içeriğine ve kusur ağırlığına sahip olmasıdır.
- Garantörlük (Yükümlülük): Kişinin başkalarının hayatını koruma
konusundaki özel hukuki statüsüdür. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel
Hükümler çalışmasında bu yükümlülüğün kaynağının ancak kanun (örneğin velayet
hakkı), sözleşme (örneğin cankurtaranlık veya bakıcılık akdi) veya önceden
gerçekleştirilen tehlikeli bir hareket olabileceği değerlendirmesi yer
almaktadır [2, 3].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 83, doğrudan kasten öldürmenin temel şeklini düzenleyen TCK m. 81 ve
nitelikli hallerini düzenleyen TCK m. 82 ile kopmaz bir sistematik bağa
sahiptir. Zira üçüncü fıkrada yer alan ceza indirim oranları, suçun temel (m.
81) veya nitelikli (m. 82) hallerinin varlığına göre belirlenmektedir.
Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu
konuda ihmali bir davranışla neticeye sebebiyet veren kişinin, mutlaka kasten
(doğrudan veya olası kastla) hareket etmesi gerektiği, aksi takdirde eylemin
taksirle öldürme (TCK m. 85) kapsamında kalacağı görüşü benimsenmektedir [2,
3]. Ayrıca bu madde, sıradan vatandaşın yardım etmeme eylemini düzenleyen TCK
m. 98 (Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi) ile sınır
komşusudur; failde özel bir "garantörlük" sıfatı yoksa m. 83 uygulanamaz.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Yeni doğan bebeğine bakmakla yükümlü olan anne
(A), kocasından intikam almak maksadıyla ve çocuğun ölmesini isteyerek bebeği
günlerce beslememiş, odaya kilitlemiş ve ölümüne seyirci kalmıştır. Anne
(A)'nın Türk Medeni Kanunu'ndan (velayet hakkından) doğan "kanuni bir
yükümlülüğü" bulunmaktadır. Bebeği bilerek beslememesi (ihmali davranış),
silahla vurarak öldürmeye (icrai davranışa) eşdeğer kabul edilecek ve (A)
hakkında TCK m. 82 (altsoya karşı) yollamasıyla TCK m. 83 uyarınca ceza tayin
edilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), bir sitede cankurtaran olarak iş
sözleşmesiyle çalışmaktadır. Sitede husumetli olduğu (C)'nin havuza düştüğünü
ve yüzme bilmediği için çırpındığını görmüş; onu kurtarmak yerine bilerek ve
isteyerek boğulmasını izlemiştir. (B)'nin sözleşmeden doğan bir koruma
yükümlülüğü (garantörlüğü) bulunduğundan, eylemi TCK m. 83 kapsamında kasten
öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu oluşturur.
Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), sokakta derin bir kuyu kazmış ancak etrafına
hiçbir uyarıcı levha veya bariyer koymamıştır (önceden gerçekleştirilen
tehlikeli davranış). Gece vakti (Y) bu kuyuya düşüp ağır yaralanmış ve yardım
istemiştir. (X), (Y)'nin orada ölmesini isteyerek yardım çağırmamış ve üzerini
kapatarak oradan ayrılmıştır. (X)'in öngelen tehlikeli fiili nedeniyle
garantörlüğü doğduğundan ihmali davranışla öldürmeden sorumlu tutulacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Bir ceza avukatının bu suç isnadıyla karşılaştığında odaklanması gereken en
önemli husus, "garantörlük" sıfatının mevcudiyetidir. Sözleşmenin geçersiz olup
olmadığı veya failin koruma yükümlülüğünü fiilen üstlenip üstlenmediği
savunmanın bel kemiğini oluşturur. İkinci pratik nokta ise maddenin üçüncü
fıkrasında hâkime tanınan geniş takdir yetkisidir. Hükümde "cezada indirim de
yapılmayabilir" denilmektedir. Avukat, failin ihmali davranışının icrai eylem
kadar ağır olmadığını mahkemeye somut delillerle göstererek, ağırlaştırılmış
müebbet yerine yirmi yıla kadar inebilen ceza indiriminden müvekkilini
yararlandırmaya çalışmalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TCK m. 83'ün kaleme alınış biçimi ve ceza siyaseti doktrinde çeşitli
tartışmalara zemin hazırlamaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler
eserinde ihmali ve icrai davranışın eşdeğerliği konusunda hâkime "cezada
indirim de yapılmayabilir" şeklinde sınırsız bir takdir yetkisi verilmesinin,
cezanın öngörülebilirliği ve belirlilik ilkesi açısından sorunlu olduğu
biçiminde yaklaşır [3, 4]. Gerçekten de hâkimin hangi objektif kıstaslara
dayanarak indirim yapıp hangilerinde yapmayacağı kanunda belirtilmemiştir. Öte
yandan, Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde, garantörlük
kaynaklarının (özellikle sözleşme ve öngelen tehlikeli eylemin) sınırlarının
net bir şekilde çizilmemesinin, yargılamalarda hukuki güvenliği tehlikeye
düşürebileceği görüşünü savunur [3, 4]. Örneğin iptal edilebilir bir iş
sözleşmesinin garantörlük doğurup doğurmayacağı hususu kanun metninden açıkça
anlaşılamamakta, bu yük içtihada ve öğretiye bırakılmaktadır.
Metodolojik Not
Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun teorik altyapısı ve zorunlu tutulan
akademik yazar listesindeki atıf formatına titizlikle bağlı kalınarak
hazırlanmıştır [3]. TCK'nın tarihi kökenlerine ilişkin veriler kullanılmış [1],
sayfa numarası ve basım yılı verilmemiş, Yargıtay kararı ile ilgili zorunlu
şablon metne dâhil edilmiş ve pratik örnekler tamamen kurgusal (kurmaca
senaryo) olarak şekillendirilmiştir. Madde metninin sonunda yer alan değişiklik
fıkralarına ilişkin notların (örn. 5377 ve 7331 sayılı kanun atıfları) esasen
82. madde metnine ait artık ibareler olduğu anlaşıldığından, dogmatik analiz
salt 83. maddenin saf kurucu unsurları üzerinden gerçekleştirilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 83. maddesi, "Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" başlığını taşımaktadır [1]. Ceza hukuku dogmatiğinde "garantörsel ihmali suçlar" veya "gerçek olmayan ihmali suçlar" olarak adlandırılan bu müessese, yeni Türk Ceza Kanunu'nun Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan çağdaş ve yenilikçi yüzünü yansıtmaktadır [1]. Hüküm, yaşama hakkına yönelik ihlalin sadece aktif bir hareketle (icrai) değil, belirli koşullar altında pasif bir duruşla (ihmali) gerçekleştirildiğinde de kasten adam öldürme kapsamında cezalandırılmasını, ancak yaptırımın somut olayın özelliklerine göre uyarlanmasını öngörmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan en kritik kavramlar "ihmal", "icrai davranışa eşdeğerlik" ve "yükümlülük" (garantörlük) kavramlarıdır.
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 83, doğrudan kasten öldürmenin temel şeklini düzenleyen TCK m. 81 ve nitelikli hallerini düzenleyen TCK m. 82 ile kopmaz bir sistematik bağa sahiptir. Zira üçüncü fıkrada yer alan ceza indirim oranları, suçun temel (m. 81) veya nitelikli (m. 82) hallerinin varlığına göre belirlenmektedir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda ihmali bir davranışla neticeye sebebiyet veren kişinin, mutlaka kasten (doğrudan veya olası kastla) hareket etmesi gerektiği, aksi takdirde eylemin taksirle öldürme (TCK m. 85) kapsamında kalacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Ayrıca bu madde, sıradan vatandaşın yardım etmeme eylemini düzenleyen TCK m. 98 (Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi) ile sınır komşusudur; failde özel bir "garantörlük" sıfatı yoksa m. 83 uygulanamaz.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Yeni doğan bebeğine bakmakla yükümlü olan anne (A), kocasından intikam almak maksadıyla ve çocuğun ölmesini isteyerek bebeği günlerce beslememiş, odaya kilitlemiş ve ölümüne seyirci kalmıştır. Anne (A)'nın Türk Medeni Kanunu'ndan (velayet hakkından) doğan "kanuni bir yükümlülüğü" bulunmaktadır. Bebeği bilerek beslememesi (ihmali davranış), silahla vurarak öldürmeye (icrai davranışa) eşdeğer kabul edilecek ve (A) hakkında TCK m. 82 (altsoya karşı) yollamasıyla TCK m. 83 uyarınca ceza tayin edilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), bir sitede cankurtaran olarak iş sözleşmesiyle çalışmaktadır. Sitede husumetli olduğu (C)'nin havuza düştüğünü ve yüzme bilmediği için çırpındığını görmüş; onu kurtarmak yerine bilerek ve isteyerek boğulmasını izlemiştir. (B)'nin sözleşmeden doğan bir koruma yükümlülüğü (garantörlüğü) bulunduğundan, eylemi TCK m. 83 kapsamında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu oluşturur.
Olay 3 (kurmaca senaryo): (X), sokakta derin bir kuyu kazmış ancak etrafına hiçbir uyarıcı levha veya bariyer koymamıştır (önceden gerçekleştirilen tehlikeli davranış). Gece vakti (Y) bu kuyuya düşüp ağır yaralanmış ve yardım istemiştir. (X), (Y)'nin orada ölmesini isteyerek yardım çağırmamış ve üzerini kapatarak oradan ayrılmıştır. (X)'in öngelen tehlikeli fiili nedeniyle garantörlüğü doğduğundan ihmali davranışla öldürmeden sorumlu tutulacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Bir ceza avukatının bu suç isnadıyla karşılaştığında odaklanması gereken en önemli husus, "garantörlük" sıfatının mevcudiyetidir. Sözleşmenin geçersiz olup olmadığı veya failin koruma yükümlülüğünü fiilen üstlenip üstlenmediği savunmanın bel kemiğini oluşturur. İkinci pratik nokta ise maddenin üçüncü fıkrasında hâkime tanınan geniş takdir yetkisidir. Hükümde "cezada indirim de yapılmayabilir" denilmektedir. Avukat, failin ihmali davranışının icrai eylem kadar ağır olmadığını mahkemeye somut delillerle göstererek, ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıla kadar inebilen ceza indiriminden müvekkilini yararlandırmaya çalışmalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TCK m. 83'ün kaleme alınış biçimi ve ceza siyaseti doktrinde çeşitli tartışmalara zemin hazırlamaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde ihmali ve icrai davranışın eşdeğerliği konusunda hâkime "cezada indirim de yapılmayabilir" şeklinde sınırsız bir takdir yetkisi verilmesinin, cezanın öngörülebilirliği ve belirlilik ilkesi açısından sorunlu olduğu biçiminde yaklaşır [3, 4]. Gerçekten de hâkimin hangi objektif kıstaslara dayanarak indirim yapıp hangilerinde yapmayacağı kanunda belirtilmemiştir. Öte yandan, Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde, garantörlük kaynaklarının (özellikle sözleşme ve öngelen tehlikeli eylemin) sınırlarının net bir şekilde çizilmemesinin, yargılamalarda hukuki güvenliği tehlikeye düşürebileceği görüşünü savunur [3, 4]. Örneğin iptal edilebilir bir iş sözleşmesinin garantörlük doğurup doğurmayacağı hususu kanun metninden açıkça anlaşılamamakta, bu yük içtihada ve öğretiye bırakılmaktadır.
Metodolojik Not
Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun teorik altyapısı ve zorunlu tutulan akademik yazar listesindeki atıf formatına titizlikle bağlı kalınarak hazırlanmıştır [3]. TCK'nın tarihi kökenlerine ilişkin veriler kullanılmış [1], sayfa numarası ve basım yılı verilmemiş, Yargıtay kararı ile ilgili zorunlu şablon metne dâhil edilmiş ve pratik örnekler tamamen kurgusal (kurmaca senaryo) olarak şekillendirilmiştir. Madde metninin sonunda yer alan değişiklik fıkralarına ilişkin notların (örn. 5377 ve 7331 sayılı kanun atıfları) esasen 82. madde metnine ait artık ibareler olduğu anlaşıldığından, dogmatik analiz salt 83. maddenin saf kurucu unsurları üzerinden gerçekleştirilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)