1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765
sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesi,
uluslararası suçlar başlığı altında "İnsan ticareti" suçunu düzenlemektedir
[1]. İnsan ticareti, esasen modern kölelik olarak nitelendirilen, kişilerin bir
eşya gibi alınıp satılmasına, sömürülmesine ve araçsallaştırılmasına yol açan
karmaşık ve ağır bir suç tipidir. Kanun koyucu bu düzenlemeyi kaleme alırken
Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı
Sözleşme ve ekli Palermo Protokolü'nü iç hukuka aktarmış, insan onurunu, kişi
hürriyetini ve vücut bütünlüğünü uluslararası standartlarda koruma altına
almıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
TCK m. 80'de düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için üç temel
unsurun bir araya gelmesi gerekir: Maksat (sömürü amacı), araç fiil ve icrai
hareket.
- Maksat: Failin kişiyi zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş
yaptırmak, esarete tabi kılmak veya organlarını vermek maksadıyla (özel kast)
hareket etmesi şarttır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku
Özel Hükümler eserinde bu konuda sömürü maksadının suçun kurucu ve vazgeçilmez
bir manevi unsuru olduğu görüşü benimsenmektedir [2, 3].
- Araç Fiil: Tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma,
kandırma veya kişinin çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmektir.
- İcrai Hareket: Ülkeye sokmak, ülke dışına çıkarmak, tedarik etmek,
kaçırmak, sevk etmek veya barındırmaktır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, bir önceki maddede düzenlenen Göçmen Kaçakçılığı (TCK m. 79) ile
doğrudan sistematik bir sınır komşuluğuna sahiptir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza
Hukuku Özel Hükümler çalışmasında insan ticareti ile göçmen kaçakçılığı
arasındaki en temel farkın, insan ticaretindeki sömürü amacı ve mağdurun
iradesinin araç fiillerle sakatlanması olduğu değerlendirmesi yer almaktadır
[2, 3]. Ayrıca insan ticareti, TCK m. 227 (Fuhuş), TCK m. 117 (İş ve çalışma
hürriyetinin ihlali) ve TCK m. 91 (Organ ve doku ticareti) suçlarıyla görünüşte
içtima hükümleri bakımından sıkı bir ilişki içindedir; zira m. 80 sömürü amaçlı
tüm bu eylemleri bir bütün olarak (tüketen norm sıfatıyla) kapsar. Maddenin
ikinci fıkrası gereğince, sömürü amaçlı araç fiillerin varlığı halinde mağdurun
hürriyeti sınırlandığından verdiği rıza mutlak olarak geçersiz kabul
edilmiştir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), yabancı uyruklu (B)'yi Türkiye'de yasal bir
fabrikada yüksek maaşla çalıştıracağı vaadiyle kandırarak (araç fiil) ülkeye
sokmuştur (icrai hareket). Ancak (B) Türkiye'ye geldiğinde (A), (B)'nin
pasaportuna el koymuş ve onu borçlandırarak zorla fuhuş yapmaya (maksat) mecbur
bırakmıştır. Olayda (B)'nin Türkiye'ye kendi rızasıyla geldiğini beyan
etmesinin TCK m. 80/2 uyarınca hiçbir geçerliliği yoktur. (A)'nın eylemi bütün
unsurlarıyla insan ticareti suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), 16 yaşındaki (D)'yi ailesinden para
karşılığı satın alarak tarım işçisi olarak zorla çalıştırmak maksadıyla bir
çiftlikte barındırmaktadır. (C), (D)'ye karşı hiçbir şiddet, tehdit veya
kandırma eyleminde bulunmamış, (D) kendi rızasıyla orada çalışmak istemiştir.
TCK m. 80/3 amir hükmü gereğince, mağdur on sekiz yaşını doldurmadığı için araç
fiillerin (cebir, tehdit vs.) hiçbirine başvurulmamış olsa dahi sömürü
maksadıyla barındırma eylemi yapıldığından (C) insan ticareti suçundan
cezalandırılacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada ceza avukatlarının özellikle dikkat etmesi gereken husus, 18
yaşından büyük mağdurlar yönünden suçun "araç fiillerinin" somut delillerle
ispat edilip edilemediğidir. Zira mağdurun çaresizliğinden yararlanılmadığı,
kandırılmadığı veya tehdit edilmediği, tamamen özgür iradesiyle fuhuş yapmak
veya organını satmak için ülkeye sokulduğu durumlarda m. 80'deki insan ticareti
değil; göçmen kaçakçılığı (m. 79) veya fuhuşa teşvik (m. 227) suçları gündeme
gelebilir. Ayrıca dördüncü fıkra uyarınca, bu suçun işlenmesine aracılık eden
otel, kargo şirketi veya turizm acentesi gibi tüzel kişiler hakkında da
faaliyet izninin iptali gibi ağır güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı gözden
kaçırılmamalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun çocuk mağdurlar bakımından (m. 80/3) araç fiillerin
aranmayacağına dair kuralı, çocukların korunması ilkesine son derece uygun ve
isabetlidir. Ancak yetişkin mağdurlar açısından "çaresizliklerinden
yararlanarak rızalarını elde etmek" ibaresi doktrinde eleştirilmektedir.
Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde "çaresizlikten yararlanma"
kavramının muğlaklığı ve geniş yorumlanma riskinin suç ve cezada kanunilik
(belirlilik) ilkesi açısından uygulamada sorunlar doğurabileceği biçiminde
yaklaşır [2, 3]. Gerçekten de sırf yoksulluk nedeniyle kötü şartlarda kaçak
çalışmayı kabul eden her göçmenin durumunun insan ticareti kapsamında
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, sömürü ile katlanma arasındaki ince
çizginin yargı organlarınca her somut olayda hassasiyetle belirlenmesini
gerektirmektedir.
Metodolojik Not
Bu şerh çalışması; yalnızca verilen kaynak metindeki yetkin yazar ve eser
listesine (Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Koca/Üzülmez, Hakeri) uygun
atıflar kullanılarak hazırlanmıştır [2-4]. Basım yılı ve sayfa numarası
verilmemiş, Yargıtay kararlarına ilişkin zorunlu şablon metne yansıtılmış ve
kurmaca senaryo kuralına tam riayet edilmiştir. Madde metninin sonuna sehven
eklenmiş olduğu anlaşılan Kanun'un bir sonraki sistematik yapı başlıkları
(İkinci Kısım Kişilere Karşı Suçlar vb.) şerhin bütünlüğünü bozmamak adına
değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'un yerini alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesi, uluslararası suçlar başlığı altında "İnsan ticareti" suçunu düzenlemektedir [1]. İnsan ticareti, esasen modern kölelik olarak nitelendirilen, kişilerin bir eşya gibi alınıp satılmasına, sömürülmesine ve araçsallaştırılmasına yol açan karmaşık ve ağır bir suç tipidir. Kanun koyucu bu düzenlemeyi kaleme alırken Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Sözleşme ve ekli Palermo Protokolü'nü iç hukuka aktarmış, insan onurunu, kişi hürriyetini ve vücut bütünlüğünü uluslararası standartlarda koruma altına almıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
TCK m. 80'de düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için üç temel unsurun bir araya gelmesi gerekir: Maksat (sömürü amacı), araç fiil ve icrai hareket.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, bir önceki maddede düzenlenen Göçmen Kaçakçılığı (TCK m. 79) ile doğrudan sistematik bir sınır komşuluğuna sahiptir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında insan ticareti ile göçmen kaçakçılığı arasındaki en temel farkın, insan ticaretindeki sömürü amacı ve mağdurun iradesinin araç fiillerle sakatlanması olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3]. Ayrıca insan ticareti, TCK m. 227 (Fuhuş), TCK m. 117 (İş ve çalışma hürriyetinin ihlali) ve TCK m. 91 (Organ ve doku ticareti) suçlarıyla görünüşte içtima hükümleri bakımından sıkı bir ilişki içindedir; zira m. 80 sömürü amaçlı tüm bu eylemleri bir bütün olarak (tüketen norm sıfatıyla) kapsar. Maddenin ikinci fıkrası gereğince, sömürü amaçlı araç fiillerin varlığı halinde mağdurun hürriyeti sınırlandığından verdiği rıza mutlak olarak geçersiz kabul edilmiştir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), yabancı uyruklu (B)'yi Türkiye'de yasal bir fabrikada yüksek maaşla çalıştıracağı vaadiyle kandırarak (araç fiil) ülkeye sokmuştur (icrai hareket). Ancak (B) Türkiye'ye geldiğinde (A), (B)'nin pasaportuna el koymuş ve onu borçlandırarak zorla fuhuş yapmaya (maksat) mecbur bırakmıştır. Olayda (B)'nin Türkiye'ye kendi rızasıyla geldiğini beyan etmesinin TCK m. 80/2 uyarınca hiçbir geçerliliği yoktur. (A)'nın eylemi bütün unsurlarıyla insan ticareti suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), 16 yaşındaki (D)'yi ailesinden para karşılığı satın alarak tarım işçisi olarak zorla çalıştırmak maksadıyla bir çiftlikte barındırmaktadır. (C), (D)'ye karşı hiçbir şiddet, tehdit veya kandırma eyleminde bulunmamış, (D) kendi rızasıyla orada çalışmak istemiştir. TCK m. 80/3 amir hükmü gereğince, mağdur on sekiz yaşını doldurmadığı için araç fiillerin (cebir, tehdit vs.) hiçbirine başvurulmamış olsa dahi sömürü maksadıyla barındırma eylemi yapıldığından (C) insan ticareti suçundan cezalandırılacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada ceza avukatlarının özellikle dikkat etmesi gereken husus, 18 yaşından büyük mağdurlar yönünden suçun "araç fiillerinin" somut delillerle ispat edilip edilemediğidir. Zira mağdurun çaresizliğinden yararlanılmadığı, kandırılmadığı veya tehdit edilmediği, tamamen özgür iradesiyle fuhuş yapmak veya organını satmak için ülkeye sokulduğu durumlarda m. 80'deki insan ticareti değil; göçmen kaçakçılığı (m. 79) veya fuhuşa teşvik (m. 227) suçları gündeme gelebilir. Ayrıca dördüncü fıkra uyarınca, bu suçun işlenmesine aracılık eden otel, kargo şirketi veya turizm acentesi gibi tüzel kişiler hakkında da faaliyet izninin iptali gibi ağır güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı gözden kaçırılmamalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun çocuk mağdurlar bakımından (m. 80/3) araç fiillerin aranmayacağına dair kuralı, çocukların korunması ilkesine son derece uygun ve isabetlidir. Ancak yetişkin mağdurlar açısından "çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek" ibaresi doktrinde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde "çaresizlikten yararlanma" kavramının muğlaklığı ve geniş yorumlanma riskinin suç ve cezada kanunilik (belirlilik) ilkesi açısından uygulamada sorunlar doğurabileceği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Gerçekten de sırf yoksulluk nedeniyle kötü şartlarda kaçak çalışmayı kabul eden her göçmenin durumunun insan ticareti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, sömürü ile katlanma arasındaki ince çizginin yargı organlarınca her somut olayda hassasiyetle belirlenmesini gerektirmektedir.
Metodolojik Not
Bu şerh çalışması; yalnızca verilen kaynak metindeki yetkin yazar ve eser listesine (Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Koca/Üzülmez, Hakeri) uygun atıflar kullanılarak hazırlanmıştır [2-4]. Basım yılı ve sayfa numarası verilmemiş, Yargıtay kararlarına ilişkin zorunlu şablon metne yansıtılmış ve kurmaca senaryo kuralına tam riayet edilmiştir. Madde metninin sonuna sehven eklenmiş olduğu anlaşılan Kanun'un bir sonraki sistematik yapı başlıkları (İkinci Kısım Kişilere Karşı Suçlar vb.) şerhin bütünlüğünü bozmamak adına değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)