Son Madde
RESMİ METİN

Yürütme


Madde 345- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle bu bentte yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiştir.

5237 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER 1- 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi: GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.

5237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin

5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri

Yürürlüğe Giriş Tarihi

Kararının Numarası

59, 62, 85, 86, 87, 88, 90,116, 235, 344

31/3/2005

7/7/2005

4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82, 84, 87, 103, 105, 107, 125, 145, 150, 155, 158,

168, 184, 188, 190, 191, 218, 221, 245,

8/7/2005

252, 263, 268, 269, 288, 292, 293, 299, 302, 304, 305 Anayasa Mahkemesi’nin 23/11/2005 tarihli ve

25/2/2006

E.: 2005/103, K.: 2005/89 sayılı kararı

61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245 ve İşlenemeyen Hüküm

19/12/2006

1/3/2008

8/5/2008

14/3/2009

13, 55, 165, 254, 282

9/7/2009

25/7/2010

19/12/2010

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin

5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri

Yürürlüğe Giriş Tarihi

Kararının Numarası

14/4/2011

21/4/2011

Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı

15/10/2011

132, 133, 134, 141, 142, 163, 168, 220, 250, 252, 254, 255,257, 277, 278, 285,

5/7/2012

Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı

18/4/2013

94, 215, 220, 235, 318, Geçici Madde 1

30/4/2013

30/4/2013

122, 278

3/5/2013

Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve

Yayımlandığı (17/3/2012) yıl sonra 17/3/2013

10/12/2013 tarihinden

E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı

tarihinden başlayarak bir

başlayarak altı ay sonra (10/6/2014)

135, 136, 138

6/3/2014

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin

5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri

Yürürlüğe Giriş Tarihi

Kararının Numarası

112, 113, 115, 122, 222

13/3/2014

12, 18, 102, 103, 104, 105, 142, 143, 149, 152, 188, 190, 191, 277

28/6/2014

188, 191

4/4/2015

Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve

29/4/2015 tarihinden

E.: 2014/116, K.:

başlayarak altı ay sonra (29/10/2015)

2015/4 sayılı Kararı Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve

10/6/2015

24/11/2015

E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı Anayasa Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli ve E.: 2015/26, K.:

11/12/2015 tarihinden

başlayarak bir yıl sonra (11/12/2016)

2015/100 sayılı Kararı

135, 226, 243, 245/A

7/4/2016

5/5/2016

Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/108, K.:

13/7/2016 tarihinden

başlayarak altı ay sonra (13/1/2017)

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin

5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri

Yürürlüğe Giriş Tarihi

Kararının Numarası 2016/46 sayılı Kararı

54, 75, 103, 158, 174, 179, 192, 227, 228,

24/11/2016 2/12/2016

KHK/694

188, 190, 228

25/8/2017

188, 190, 228

8/3/2018 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve

KHK/700

6,47,287

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)

75, 136

24/10/2019

24/12/2019

50, 51, 53, 86, 87, 220, 241,

15/4/2020

57, 59

25/6/2021

82, 86, 96, 109

14/7/2021

14/7/2021

62, 82, 86, 94, 96, 106, 113, 123/A

27/5/2022

237, 240

28/6/2022

217/A

18/10/2022

79, 188, 191

5/4/2023

63, 220, 314

12/3/2024

52, 75

1/6/2024

73, 75

14/11/2024

35, 86, 87, 106,179

4/6/2025

Anayasa Mahkemesinin

220, 314

Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından

Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin

5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri

Yürürlüğe Giriş Tarihi

Kararının Numarası 5/11/2024 Tarihli ve

başlayarak altı ay sonra

E: 2024/81, K:

(9/7/2025)

2024/189 Sayılı Kararı ile

32, 57, 75, 89, 155, 170, 220, 223

25/12/2025

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 345. maddesi, Dokuzuncu Bölüm olan "Son Hükümler" kısmının ve bizzat yasanın en son maddesidir. Modern kanunlaştırma tekniğinin klasik bir yansıması olarak, yasama organı (TBMM) tarafından ihdas edilen bir kanunun idari, kurumsal ve fiili icrasının hangi erk tarafından gerçekleştirileceği bu tür yürütme (icra) maddeleriyle belirlenir. Kanun koyucu bu kısacık hükümle; yasama organının çıkardığı, yargı organının mahkemelerde uyguladığı ceza normlarının kurumsal altyapısını sağlama, infaz kurumlarını yönetme ve kanunun gerektirdiği idari düzenlemeleri yapma yetki ve görevini doğrudan doğruya yürütme erkine tevdi etmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan yegâne iki hukuki kavram "yürütme" ve "Bakanlar Kurulu"dur:

  • Yürütme İşlevi: Ceza kanunu bağlamında yürütme; suç ve ceza ihdas etmek veya mahkeme kararı vermek (yargı) değil, kanunun uygulanabilmesi için gerekli olan idari organizasyonu (cezaevleri, adli tıp kurumları, kolluk kuvvetleri) tahsis etmek ve işletmektir.
  • Bakanlar Kurulu Kavramı ve Anayasal Dönüşüm: Kanunun kabul edildiği 2004 yılı itibarıyla Türkiye'de parlamenter sistem uygulandığından, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'na aitti. Ancak 2017 anayasa değişikliği ile (2018'de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi neticesinde) "Bakanlar Kurulu" anayasal bir organ olarak mülga olmuştur. Yürütme yetkisi ve görevi bütünüyle Cumhurbaşkanına geçmiştir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler çalışmasında, ceza hukukunun tatbikatının sadece normatif kurallardan ibaret olmadığı; kanunların hayat bulabilmesi için yürütme organının idari kapasitesinin, infaz rejiminin ve kurumsal altyapının mutlak bir zorunluluk olduğu değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 345, ceza dogmatiği ve normlar hiyerarşisi açısından Anayasa'nın "Kuvvetler Ayrılığı" ilkesi (yasama-yürütme-yargı), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ile doğrudan organik bir bütünsellik içindedir. Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde bu konuda, yasama organının suç ve cezaları belirlediği (suçta ve cezada kanunilik), mahkemelerin bu normları somut olaya uyguladığı, yürütme organının ise kesinleşmiş yargı kararlarını infaz ettiği hususunun ceza hukukunun devlet teorisindeki sacayağını oluşturduğu biçiminde yaklaşır. Yürütme makamı, TCK normlarına dayanarak ceza miktarını değiştiremez veya yeni bir suç ihdas edemez; görevi yalnızca kanunun "icrasını" temin etmektir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Cezaevlerindeki doluluk oranının artması üzerine, hükümlülerin infaz rejimine dair idari bir kararname çıkarılması gerekmiştir. Avukat (A), TCK'daki yaptırımların doğrudan yürütme organınca (Cumhurbaşkanlığınca/Bakanlıkça) değiştirildiğini iddia ederek itiraz etmiştir. Ancak yargı makamları, yürütme organının TCK m. 345 uyarınca kanunun icrasını sağlama görevi bulunduğunu, çıkarılan idari işlemin suç ihdas etmediğini, yalnızca var olan kanunun cezaevi şartlarındaki idari yürütmesine ilişkin olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir ceza davasında sanık müdafi (B), TCK m. 345'te kanunu yürütme yetkisinin "Bakanlar Kurulu'na" verildiğini, ancak mevcut anayasal sistemde böyle bir kurulun bulunmadığını ileri sürerek, TCK'nın uygulanmasının hukuki dayanaktan yoksun (kadük) hale geldiğini iddia etmiştir. Mahkeme, 703 sayılı KHK ve anayasal geçiş hükümleri uyarınca kanunlarda geçen "Bakanlar Kurulu" ibarelerinin "Cumhurbaşkanı" olarak anlaşılması gerektiğine hükmederek, yürütme yetkisinin kesintisiz devam ettiğini saptamış ve bu şekli itirazı reddetmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 345 ve kanunun sonuna eklenen "İşlenemeyen Hükümler ile İptal/Değişiklik Tabloları" ekseninde üzerine eğilmesi gereken en hayati husus "Normun Zamanda Geçerliliği ve Lehe Kanun" prensibidir. Kanunun sonundaki devasa değişiklik ve Anayasa Mahkemesi (AYM) iptal listeleri, TCK'nın ne kadar dinamik ve değişken bir metin olduğunu göstermektedir. AYM'nin iptal kararları kural olarak geriye yürümez; ancak iptal edilen bir norm sanığın lehine ise, yürütme ve yargı makamları bu iptal kararını derhal derdest dosyalara uygulamakla mükelleftir (TCK m. 7). Müdafi, müvekkilinin yargılandığı TCK maddesinin, yargılama sürecinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilip edilmediğini veya yürürlük tarihinin (örneğin listede sıkça görülen 6 ay veya 1 yıl sonraya erteleme kararlarının) dolup dolmadığını titizlikle takip etmelidir. Henüz yürürlüğe girmemiş bir iptal kararı veya yürürlüğü ertelenmiş bir değişiklik üzerinden hüküm kurulması, derhal bozma sebebidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanunların sonuna yürütme organını belirten bir madde konulması geleneksel yasama tekniğinin bir parçasıdır. Ancak TCK m. 345'in lafzı, güncel anayasal realite ile açık bir çelişki barındırmaktadır. Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde ceza normlarının "belirlilik ve açıklık" taşıması gerektiği görüşünü savunur. 2017 Referandumu ile Bakanlar Kurulu lağvedilmiş ve Anayasa'ya uyum yasaları (KHK/700 vd.) çıkarılmış olmasına rağmen, devletin en temel kodifikasyonlarından biri olan Türk Ceza Kanunu'nun metninde halen "Bakanlar Kurulu" ibaresinin yer alması, yasama organının metin güncelleme konusundaki özensizliğinin bir göstergesidir. Hukuk uygulayıcıları "Geçiş Hükümleri" vasıtasıyla bu lafzı "Cumhurbaşkanı" olarak yorumlayarak sorunu fiilen çözmüş olsalar da, normatif şeffaflık ve kanunilik ilkesi bağlamında, kanun metninin anayasal düzene birebir uygun hale getirilmemesi eleştiriye açıktır.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özgenç, Demirbaş) sağlanan sınırlar ve atıf formatları dâhilinde referans verilmiştir. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Soru metninde yer alan "5237 Sayılı Kanuna Ek ve Değişiklik Getiren Mevzuat" tabloları, maddenin zaman bakımından uygulanması (lehe kanun) bağlamında Pratik Uygulama Notları bölümünde dogmatik yaklaşımla sentezlenmiştir.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.