1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 340. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Millete ve Devlete Karşı
Suçlar" kısmında, "Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar" başlıklı
sekizinci bölümde düzenlenmiştir. Devletlerin uluslararası alanda barış içinde
bir arada yaşaması, diplomatik nezaket kurallarına ve devletlerin
egemenliklerini temsil eden en üst düzey makamlara saygı gösterilmesine
bağlıdır. Kanun koyucu bu hükümle; yabancı devletlerin Türkiye Cumhuriyeti
karşısındaki saygınlığını güvence altına almayı ve muhtemel diplomatik krizleri
ceza hukuku enstrümanlarıyla önlemeyi amaçlamış; yabancı bir devlet başkanına
karşı işlenen herhangi bir suçu bağımsız bir suç tipi olarak değil, asıl suçu
nitelikli (ağırlaştırılmış) hâle getiren genel bir ağırlatıcı neden olarak
düzenlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi ve manevi unsurlar ile
muhakeme şartları şu şekildedir:
- Suçun Mağduru (Muhatap): Suçun mağduru mutlak surette "yabancı
devletlerden birinin başkanı"dır. Bu unvan, o ülkenin anayasal sistemine göre
belirlenir (Cumhurbaşkanı, Kral, Emir, Sultan vb.). Başbakanlar veya dışişleri
bakanları, devlet başkanı sıfatını taşımadıkları sürece bu maddenin kapsamına
dâhillerdir. Türkiye Cumhuriyeti tarafından hukuken (de jure) tanınan bir
devletin varlığı şarttır.
- Maddi Unsur: Kanun, bu maddede yeni ve bağımsız bir icrai hareket
tanımlamamıştır. "Bir suç işleyen kişiye" ibaresiyle, TCK'nın Özel Hükümler
kitabında yer alan herhangi bir suçun (kasten öldürme, kasten yaralama,
hakaret, tehdit vb.) devlet başkanına karşı işlenmesi yeterli görülmüştür.
- Yaptırım (Ağırlatıcı Neden): Asıl suç için öngörülen ceza sekizde biri
(1/8) oranında artırılır. Eğer işlenen temel suç müebbet hapis cezasını
gerektiriyorsa (örneğin kasten öldürme), ceza TCK m. 340/1 delaletiyle doğrudan
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilir.
- Muhakeme Şartı (2. Fıkra): Yabancı devlet başkanına karşı işlenen fiil,
kanunda soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç olarak
düzenlenmişse (örneğin basit kasten yaralama veya hakaret), şikâyet hakkı
mağdurun şahsına değil, doğrudan "yabancı devlete" aittir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu hükümle korunan
hukuki değerin doğrudan doğruya uluslararası barış, yabancı devletlerin onuru
ve Türkiye'nin devletlerarası diplomatik ilişkilerindeki menfaatleri olduğu
değerlendirmesi yer almaktadır.
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 340, ceza dogmatiği açısından müstakil bir suç tipi olmadığından,
TCK'nın Özel Hükümler kitabındaki "Kişilere Karşı Suçlar" (TCK m. 81, 86, 125
vd.) ve Genel Hükümlerdeki "Şikâyet" (TCK m. 73) kurumlarıyla tam bir
sistematik entegrasyon içindedir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza
Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, yabancı devlet başkanına karşı
işlenen suçlarda, failin eyleminin önce temel suç tipine (örneğin hakaret) göre
nitelendirileceği, ardından m. 340 uyarınca cezanın artırılacağı görüşü
benimsenmektedir. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hakaret
edilmesi doğrudan müstakil bir suç (TCK m. 299) olarak düzenlenmişken, yabancı
devlet başkanına hakaret edilmesi genel hakaret suçunun (TCK m. 125) TCK m. 340
kapsamında ağırlaştırılmış bir görünümü olarak cezalandırılacaktır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren (X)
Devleti Kralına karşı suikast girişiminde bulunan ve silahla ateş ederek Kralı
kasten öldüren (A)'nın eylemi, TCK m. 81 uyarınca kasten öldürme suçunu
oluşturur. Ancak maktul bir yabancı devlet başkanı olduğu için, faile verilecek
müebbet hapis cezası, TCK m. 340/1'in açık lafzı gereğince "ağırlaştırılmış
müebbet hapis" cezasına çevrilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir basın açıklaması sırasında yabancı devlet
başkanı (Y)'ye yönelik onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ifadeler
kullanan (B)'nin fiili basit hakaret (TCK m. 125/1) suçunu oluşturur. Hakaret
kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur. TCK m. 340/2 uyarınca, bu suçun
soruşturulabilmesi için devlet başkanı (Y)'nin şahsi şikâyet dilekçesi vermesi
yeterli veya gerekli olmayıp; soruşturma yapılabilmesi, (Y)'nin temsil ettiği
devletin (örneğin o ülkenin büyükelçiliği veya dışişleri bakanlığı
aracılığıyla) resmi makamlarımıza yapacağı şikâyete bağlıdır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 340 bağlamında yürütülen bir yargılamada
kuracağı savunma stratejisi, iki kırılma noktası olan "Mağdurun Sıfatı
(Tipiklik)" ve "Muhakeme Şartının Gerçekleşmesi" üzerine inşa
edilmelidir. İlk olarak, kendisine karşı suç işlenen yabancı yetkilinin
uluslararası hukuk ve kendi anayasası uyarınca "Devlet Başkanı" sıfatını haiz
olup olmadığı titizlikle incelenmelidir; örneğin Almanya Şansölyesi (Başbakanı)
devlet başkanı değildir, devlet başkanı Almanya Cumhurbaşkanıdır. Failin eylemi
Başbakana yönelikse m. 340 maddesi kıyas yoluyla genişletilemez, artırım
yapılamaz. İkinci olarak, şikâyete tabi suçlarda iddia makamının elinde
"yabancı devletin" usulüne uygun, diplomatik yollarla iletilmiş resmi bir
şikâyet iradesi bulunmalıdır. Eğer dosyada sadece mağdurun şahsi bir beyanı
varsa veya şikâyet iradesi resmi devlet makamlarından sadır olmamışsa, müdafi
derhal "şikâyet (muhakeme) şartının yokluğu" nedeniyle davanın düşmesini talep
etmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun uluslararası ilişkileri koruma iradesi yerinde olmakla
birlikte, maddedeki yaptırım oranı ve şikâyet mekanizması doktrinde ceza hukuku
dogmatiği bakımından ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku
Özel Hükümler eserinde, maddedeki "sekizde biri oranında artırılır"
kuralındaki 1/8 oranının, Türk Ceza Kanunu'nun genel sistematiğinde pek
rastlanmayan (genellikle 1/6, 1/2 veya bir katı oranlarının kullanıldığı)
oldukça istisnai, zayıf ve matematiksel olarak anlamsız bir küsurat olduğuna
dikkat çekerek; korunan uluslararası menfaatin büyüklüğü karşısında bu oranın
orantısız derecede düşük kaldığı biçiminde yaklaşır. Ayrıca ikinci fıkrada
şikâyet hakkının, suçun bizzat mağduru olan devlet başkanının elinden alınıp
soyut bir "devlet tüzel kişiliğine" verilmesi, temel haklar bakımından
sorunludur. Yabancı devlet başkanının kendi ülkesindeki siyasi muhalifleri
iktidara geldiğinde, mağdur edilen eski devlet başkanı lehine şikâyette
bulunmamaları durumunda, failin cezasız kalması ihtimali ortaya çıkar ki bu
durum ceza hukukunun adalet mefkûresiyle bağdaşmayan bir diplomatik pazarlık
(dokunulmazlık) alanı yaratmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman
ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen
ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur. Tarafıma iletilen
kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak
belgede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd.,
Hakeri) sağlanan sınırlar ve zorunlu atıf şablonları dâhilinde referans
verilmiştir. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle
kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen
geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek
maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle
akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Normun bağımsız bir suç tipi olmayıp
bir ağırlatıcı neden olduğu gerçeği, ceza dogmatiği çerçevesinde sistematik bir
biçimde vurgulanmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 340. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Millete ve Devlete Karşı Suçlar" kısmında, "Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar" başlıklı sekizinci bölümde düzenlenmiştir. Devletlerin uluslararası alanda barış içinde bir arada yaşaması, diplomatik nezaket kurallarına ve devletlerin egemenliklerini temsil eden en üst düzey makamlara saygı gösterilmesine bağlıdır. Kanun koyucu bu hükümle; yabancı devletlerin Türkiye Cumhuriyeti karşısındaki saygınlığını güvence altına almayı ve muhtemel diplomatik krizleri ceza hukuku enstrümanlarıyla önlemeyi amaçlamış; yabancı bir devlet başkanına karşı işlenen herhangi bir suçu bağımsız bir suç tipi olarak değil, asıl suçu nitelikli (ağırlaştırılmış) hâle getiren genel bir ağırlatıcı neden olarak düzenlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi ve manevi unsurlar ile muhakeme şartları şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 340, ceza dogmatiği açısından müstakil bir suç tipi olmadığından, TCK'nın Özel Hükümler kitabındaki "Kişilere Karşı Suçlar" (TCK m. 81, 86, 125 vd.) ve Genel Hükümlerdeki "Şikâyet" (TCK m. 73) kurumlarıyla tam bir sistematik entegrasyon içindedir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, yabancı devlet başkanına karşı işlenen suçlarda, failin eyleminin önce temel suç tipine (örneğin hakaret) göre nitelendirileceği, ardından m. 340 uyarınca cezanın artırılacağı görüşü benimsenmektedir. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hakaret edilmesi doğrudan müstakil bir suç (TCK m. 299) olarak düzenlenmişken, yabancı devlet başkanına hakaret edilmesi genel hakaret suçunun (TCK m. 125) TCK m. 340 kapsamında ağırlaştırılmış bir görünümü olarak cezalandırılacaktır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren (X) Devleti Kralına karşı suikast girişiminde bulunan ve silahla ateş ederek Kralı kasten öldüren (A)'nın eylemi, TCK m. 81 uyarınca kasten öldürme suçunu oluşturur. Ancak maktul bir yabancı devlet başkanı olduğu için, faile verilecek müebbet hapis cezası, TCK m. 340/1'in açık lafzı gereğince "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına çevrilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir basın açıklaması sırasında yabancı devlet başkanı (Y)'ye yönelik onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ifadeler kullanan (B)'nin fiili basit hakaret (TCK m. 125/1) suçunu oluşturur. Hakaret kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur. TCK m. 340/2 uyarınca, bu suçun soruşturulabilmesi için devlet başkanı (Y)'nin şahsi şikâyet dilekçesi vermesi yeterli veya gerekli olmayıp; soruşturma yapılabilmesi, (Y)'nin temsil ettiği devletin (örneğin o ülkenin büyükelçiliği veya dışişleri bakanlığı aracılığıyla) resmi makamlarımıza yapacağı şikâyete bağlıdır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 340 bağlamında yürütülen bir yargılamada kuracağı savunma stratejisi, iki kırılma noktası olan "Mağdurun Sıfatı (Tipiklik)" ve "Muhakeme Şartının Gerçekleşmesi" üzerine inşa edilmelidir. İlk olarak, kendisine karşı suç işlenen yabancı yetkilinin uluslararası hukuk ve kendi anayasası uyarınca "Devlet Başkanı" sıfatını haiz olup olmadığı titizlikle incelenmelidir; örneğin Almanya Şansölyesi (Başbakanı) devlet başkanı değildir, devlet başkanı Almanya Cumhurbaşkanıdır. Failin eylemi Başbakana yönelikse m. 340 maddesi kıyas yoluyla genişletilemez, artırım yapılamaz. İkinci olarak, şikâyete tabi suçlarda iddia makamının elinde "yabancı devletin" usulüne uygun, diplomatik yollarla iletilmiş resmi bir şikâyet iradesi bulunmalıdır. Eğer dosyada sadece mağdurun şahsi bir beyanı varsa veya şikâyet iradesi resmi devlet makamlarından sadır olmamışsa, müdafi derhal "şikâyet (muhakeme) şartının yokluğu" nedeniyle davanın düşmesini talep etmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun uluslararası ilişkileri koruma iradesi yerinde olmakla birlikte, maddedeki yaptırım oranı ve şikâyet mekanizması doktrinde ceza hukuku dogmatiği bakımından ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, maddedeki "sekizde biri oranında artırılır" kuralındaki 1/8 oranının, Türk Ceza Kanunu'nun genel sistematiğinde pek rastlanmayan (genellikle 1/6, 1/2 veya bir katı oranlarının kullanıldığı) oldukça istisnai, zayıf ve matematiksel olarak anlamsız bir küsurat olduğuna dikkat çekerek; korunan uluslararası menfaatin büyüklüğü karşısında bu oranın orantısız derecede düşük kaldığı biçiminde yaklaşır. Ayrıca ikinci fıkrada şikâyet hakkının, suçun bizzat mağduru olan devlet başkanının elinden alınıp soyut bir "devlet tüzel kişiliğine" verilmesi, temel haklar bakımından sorunludur. Yabancı devlet başkanının kendi ülkesindeki siyasi muhalifleri iktidara geldiğinde, mağdur edilen eski devlet başkanı lehine şikâyette bulunmamaları durumunda, failin cezasız kalması ihtimali ortaya çıkar ki bu durum ceza hukukunun adalet mefkûresiyle bağdaşmayan bir diplomatik pazarlık (dokunulmazlık) alanı yaratmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak belgede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan sınırlar ve zorunlu atıf şablonları dâhilinde referans verilmiştir. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Normun bağımsız bir suç tipi olmayıp bir ağırlatıcı neden olduğu gerçeği, ceza dogmatiği çerçevesinde sistematik bir biçimde vurgulanmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)