1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 319. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Millete ve Devlete Karşı
Suçlar" kısmında, "Milli Savunmaya Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir [1].
Devletin varlığını sürdürebilmesi ve dış tehlikelere karşı koyabilmesi için
silahlı kuvvetlerin mutlak bir itaat ve disiplin içinde olması hayati bir
anayasal zorunluluktur. Kanun koyucu bu hükümle; askeri disiplini bozmaya,
emir-komuta zincirini zayıflatmaya ve askerlik görevinin ifasını sekteye
uğratmaya yönelik dışarıdan veya içeriden gelen kışkırtmaları ve bu yöndeki
fiilleri övme eylemlerini bağımsız bir tehlike suçu olarak yaptırıma
bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar ile
nitelikli haller şu şekildedir:
- Fail ve Muhatap: Suçun faili sivil veya asker herkes olabilir. Suçun
muhatapları (üzerinde fiil icra edilenler) ise "askerler" veya "askerî idareye
bağlı olarak görev yapan diğer kişiler"dir (örneğin sivil memurlar, askeri
işçiler).
- Maddi Unsur (Seçimlik Hareketler): Suç iki farklı seçimlik hareket
grubuyla işlenebilir:
- Yöneltmek ve Tahrik Etmek: Muhatapları kanunlara karşı itaatsizliğe,
yeminlerini bozmaya veya askeri disiplini ihlale yönlendirmek ve kışkırtmak.
- Övmek ve İyi Gördüğünü Söylemek: Kanunlara, yeminlere veya disipline
aykırı hareketleri bizzat "askerler önünde" övmek veya bunların iyi
olduğunu ifade etmek. (Burada fiilin mutlak surette askerlerin
duyabileceği/algılayabileceği bir ortamda işlenmesi şarttır).
- Nitelikli Haller: Eylemin "aleni" olarak (belirsiz sayıdaki kişi
tarafından algılanabilir biçimde) işlenmesi 2. fıkra uyarınca; "savaş
zamanında" işlenmesi ise 3. fıkra uyarınca yaptırımı ağırlaştıran hallerdir.
Savaş zamanı nitelikli halinde ceza bir katı oranında (iki katına) çıkarılır.
- Manevi Unsur: Suç doğrudan kastla işlenir. Failin, sözlerinin askerleri
itaatsizliğe tahrik etme veya askerler önünde disiplinsizliği övme niteliği
taşıdığını bilmesi ve istemesi şarttır.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan
hukuki değerin, doğrudan doğruya devletin milli savunma kudreti ile silahlı
kuvvetler içindeki hiyerarşik disiplin ve mutlak itaat esası olduğu
değerlendirmesi yer almaktadır [2].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 319, ceza dogmatiği açısından "Halkı Askerlikten Soğutma" (TCK m. 318),
"Kanunlara Uymamaya Tahrik" (TCK m. 217), "Suçu ve Suçluyu Övme" (TCK m. 215)
ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'ndaki (ACK) "İsyana Tahrik" veya "Emre
İtaatsizliğe Azmettirme" suçlarıyla çok yakın bir sistematik ilişki içindedir.
Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu
konuda, TCK m. 319'un aslında genel nitelikteki tahrik ve övme suçlarının (TCK
m. 214, 215, 217) sırf "askeri disiplin" alanına özgülenmiş daha ağır ve özel
(lex specialis) bir görünüm biçimi olduğu görüşü benimsenmektedir [2]. Failin
tahriki doğrudan somut bir emrin yerine getirilmemesi için belirli bir askere
yönelikse Askeri Ceza Kanunundaki iştirak (azmettirme) hükümleri, genel ve
soyut bir itaatsizlik çağrısı ise TCK m. 319 gündeme gelir. TCK m. 318 askerlik
hizmetine henüz başlamamış olanlara veya firar özelindeki eylemlere
odaklanırken; TCK m. 319 bizzat askeri görev başındaki personelin disiplinine
odaklanır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Garnizon kapısında toplanan bir grup sivil
eylemci içindeki (A), megafonla kışla içindeki nöbetçi askerlere seslenerek
"Komutanlarınızın emirlerini dinlemeyin, size verilen talimatları yırtıp atın,
disiplini reddedin!" şeklinde bağırarak anons yapmıştır. (A)'nın eylemi
askerleri itaatsizliğe ve disiplini ihlale tahrik etmek olduğundan TCK m.
319/1'i oluşturur. Eylem megafonla herkesin duyabileceği şekilde aleniyet
kazandığından ceza TCK m. 319/2 uyarınca verilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir kafeteryada sivil arkadaşlarıyla oturan ve o
esnada yan masada üniformalı askerlerin bulunduğunu fark eden (B), yüksek sesle
"Geçen gün komutanına selam vermeyen ve emre itaatsizlik edip silahı bırakan o
askerin yaptığı en doğru şeydi, hep destekliyorum" diyerek itaatsizlik eylemini
övmüştür. (B)'nin eylemi, disipline aykırı hareketleri bizzat "askerler önünde"
övmek veya iyi gördüğünü söylemek seçimlik hareketiyle örtüştüğünden TCK m.
319/1 uyarınca cezalandırılmayı gerektirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 319 davalarında kuracağı savunma
stratejisinin kilit noktası, "Muhatapların Sıfatı (Askerler Önünde Unsuru)"
ve "İfade Özgürlüğü" üzerine inşa edilmelidir. İkinci seçimlik hareket
(övme) bakımından iddia makamı (savcılık), failin sözlerini sarf ettiği esnada
ortamda asker kişilerin bulunduğunu ve failin bu durumu bilebilecek durumda
olduğunu şüpheden uzak bir biçimde kanıtlamak zorundadır. Ortamda hiç asker
yokken yapılan bir övme eylemi bu maddeyi oluşturmaz. Ayrıca müdafi, failin
kullandığı ifadelerin askeri disiplini kırmaya yönelik icrai bir tahrik
(harekete geçirme) amacı taşımadığını; salt ordunun yapısına, zorunlu askerliğe
veya idari işleyişe dair demokratik bir siyasi/felsefi eleştiri (değer yargısı)
olduğunu İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) içtihatları çerçevesinde ortaya
koymalıdır. Eleştiri ile itaatsizliğe tahrik arasındaki çizgi, objektif tehlike
yaratma (elverişlilik) kriteriyle belirlenmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun askeri disiplini koruma iradesi anayasal bir temel taşısa da,
maddenin bilhassa "iyi gördüğünü söyleyen kimseler" şeklindeki lafzı doktrinde
suçta ve cezada kanunilik ve ifade özgürlüğü bağlamında yoğun biçimde
eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, askeri
itaatsizlik eylemlerini övmenin veya "iyi gördüğünü söylemenin"
cezalandırılmasının, eylemin somut bir tehlike (askerleri isyana teşvik etme
riski) yaratıp yaratmadığına bakılmaksızın sadece salt düşünce açıklamasına
ceza verilmesi anlamına gelebileceğine dikkat çekerek; bir düşüncenin sırf
askerler duydu diye suç sayılmasının, modern demokratik toplumların temelini
oluşturan ifade hürriyeti üzerinde son derece ağır bir soğutucu etki (chilling
effect) yaratabileceği biçiminde yaklaşır [2]. Askeri disiplinin, sivil
alandaki düşünce açıklamalarını hapis tehdidiyle bastırarak değil, ordunun iç
hiyerarşik kuralları ve liyakat temelli kendi mekanizmalarıyla sağlanması
çağdaş ceza hukuku felsefesine daha uygundur. Maddedeki fiillerin ancak açık,
yakın ve ciddi bir itaatsizlik tehlikesi doğurması halinde cezalandırılması
yönünde dar yorumlanması zorunludur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman
ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve
1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma
iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca
kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd.,
Hakeri) sağlanan sınırlar ve emredilen atıf formatları dâhilinde referans
verilmiştir [2-4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından
özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona
aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek
maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle
akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Normun askeri ceza hukuku ve genel
hükümlerle olan dogmatik etkileşimi sistematik bir analizle ortaya konulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 319. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Millete ve Devlete Karşı Suçlar" kısmında, "Milli Savunmaya Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir [1]. Devletin varlığını sürdürebilmesi ve dış tehlikelere karşı koyabilmesi için silahlı kuvvetlerin mutlak bir itaat ve disiplin içinde olması hayati bir anayasal zorunluluktur. Kanun koyucu bu hükümle; askeri disiplini bozmaya, emir-komuta zincirini zayıflatmaya ve askerlik görevinin ifasını sekteye uğratmaya yönelik dışarıdan veya içeriden gelen kışkırtmaları ve bu yöndeki fiilleri övme eylemlerini bağımsız bir tehlike suçu olarak yaptırıma bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar ile nitelikli haller şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 319, ceza dogmatiği açısından "Halkı Askerlikten Soğutma" (TCK m. 318), "Kanunlara Uymamaya Tahrik" (TCK m. 217), "Suçu ve Suçluyu Övme" (TCK m. 215) ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'ndaki (ACK) "İsyana Tahrik" veya "Emre İtaatsizliğe Azmettirme" suçlarıyla çok yakın bir sistematik ilişki içindedir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, TCK m. 319'un aslında genel nitelikteki tahrik ve övme suçlarının (TCK m. 214, 215, 217) sırf "askeri disiplin" alanına özgülenmiş daha ağır ve özel (lex specialis) bir görünüm biçimi olduğu görüşü benimsenmektedir [2]. Failin tahriki doğrudan somut bir emrin yerine getirilmemesi için belirli bir askere yönelikse Askeri Ceza Kanunundaki iştirak (azmettirme) hükümleri, genel ve soyut bir itaatsizlik çağrısı ise TCK m. 319 gündeme gelir. TCK m. 318 askerlik hizmetine henüz başlamamış olanlara veya firar özelindeki eylemlere odaklanırken; TCK m. 319 bizzat askeri görev başındaki personelin disiplinine odaklanır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Garnizon kapısında toplanan bir grup sivil eylemci içindeki (A), megafonla kışla içindeki nöbetçi askerlere seslenerek "Komutanlarınızın emirlerini dinlemeyin, size verilen talimatları yırtıp atın, disiplini reddedin!" şeklinde bağırarak anons yapmıştır. (A)'nın eylemi askerleri itaatsizliğe ve disiplini ihlale tahrik etmek olduğundan TCK m. 319/1'i oluşturur. Eylem megafonla herkesin duyabileceği şekilde aleniyet kazandığından ceza TCK m. 319/2 uyarınca verilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir kafeteryada sivil arkadaşlarıyla oturan ve o esnada yan masada üniformalı askerlerin bulunduğunu fark eden (B), yüksek sesle "Geçen gün komutanına selam vermeyen ve emre itaatsizlik edip silahı bırakan o askerin yaptığı en doğru şeydi, hep destekliyorum" diyerek itaatsizlik eylemini övmüştür. (B)'nin eylemi, disipline aykırı hareketleri bizzat "askerler önünde" övmek veya iyi gördüğünü söylemek seçimlik hareketiyle örtüştüğünden TCK m. 319/1 uyarınca cezalandırılmayı gerektirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 319 davalarında kuracağı savunma stratejisinin kilit noktası, "Muhatapların Sıfatı (Askerler Önünde Unsuru)" ve "İfade Özgürlüğü" üzerine inşa edilmelidir. İkinci seçimlik hareket (övme) bakımından iddia makamı (savcılık), failin sözlerini sarf ettiği esnada ortamda asker kişilerin bulunduğunu ve failin bu durumu bilebilecek durumda olduğunu şüpheden uzak bir biçimde kanıtlamak zorundadır. Ortamda hiç asker yokken yapılan bir övme eylemi bu maddeyi oluşturmaz. Ayrıca müdafi, failin kullandığı ifadelerin askeri disiplini kırmaya yönelik icrai bir tahrik (harekete geçirme) amacı taşımadığını; salt ordunun yapısına, zorunlu askerliğe veya idari işleyişe dair demokratik bir siyasi/felsefi eleştiri (değer yargısı) olduğunu İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) içtihatları çerçevesinde ortaya koymalıdır. Eleştiri ile itaatsizliğe tahrik arasındaki çizgi, objektif tehlike yaratma (elverişlilik) kriteriyle belirlenmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun askeri disiplini koruma iradesi anayasal bir temel taşısa da, maddenin bilhassa "iyi gördüğünü söyleyen kimseler" şeklindeki lafzı doktrinde suçta ve cezada kanunilik ve ifade özgürlüğü bağlamında yoğun biçimde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, askeri itaatsizlik eylemlerini övmenin veya "iyi gördüğünü söylemenin" cezalandırılmasının, eylemin somut bir tehlike (askerleri isyana teşvik etme riski) yaratıp yaratmadığına bakılmaksızın sadece salt düşünce açıklamasına ceza verilmesi anlamına gelebileceğine dikkat çekerek; bir düşüncenin sırf askerler duydu diye suç sayılmasının, modern demokratik toplumların temelini oluşturan ifade hürriyeti üzerinde son derece ağır bir soğutucu etki (chilling effect) yaratabileceği biçiminde yaklaşır [2]. Askeri disiplinin, sivil alandaki düşünce açıklamalarını hapis tehdidiyle bastırarak değil, ordunun iç hiyerarşik kuralları ve liyakat temelli kendi mekanizmalarıyla sağlanması çağdaş ceza hukuku felsefesine daha uygundur. Maddedeki fiillerin ancak açık, yakın ve ciddi bir itaatsizlik tehlikesi doğurması halinde cezalandırılması yönünde dar yorumlanması zorunludur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan sınırlar ve emredilen atıf formatları dâhilinde referans verilmiştir [2-4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Normun askeri ceza hukuku ve genel hükümlerle olan dogmatik etkileşimi sistematik bir analizle ortaya konulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)