RESMİ METİN

Yalan yere yemin


Madde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz. (3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 275. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Millete ve Devlete Karşı Suçlar" kısmında, "Adliyeye Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir [1]. Özel hukuk uyuşmazlıklarında (hukuk davalarında) yemin, maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yarayan ve davanın sonucunu doğrudan belirleme gücüne sahip "kesin delil" niteliğinde bir usul işlemidir. Kanun koyucu bu hükümle; hukuk davalarında tarafların yemin kurumunu kötüye kullanarak mahkemeyi yanıltmalarını, karşı tarafın hak kaybına uğramasına neden olmalarını ve nihayetinde adaletin mekanizmasının haksız bir hükme alet edilmesini engellemeyi amaçlamıştır. Madde, birinci fıkrasında suçun temel şeklini, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise zamanlamaya bağlı olarak kademelendirilmiş etkin pişmanlık (cezasızlık ve indirim) hallerini düzenlemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi, manevi unsurlar ile etkin pişmanlık şartları şu şekildedir:

  • Fail (Özgü Suç): Suçun faili herkes olamaz; mutlak surette Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre görülmekte olan bir hukuk davasında kendisine yemin teklif edilen (veya yemin iade edilen) "davacı veya davalı" sıfatını taşıyan kişi olmalıdır [2].
  • Maddi Unsur (Yalan Yere Yemin Etmek): Failin, mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak kendisine yöneltilen yemin metnini okurken, bildiği maddi gerçeğe aykırı (yalan) beyanda bulunmasıdır. Yemin edilmeden sadece mahkeme huzurunda yalan söylenmesi bu suçu oluşturmaz.
  • Tam Cezasızlık Hali (2. Fıkra): Yalan yere yemin eden failin, dava hakkında "hüküm verilmeden önce" gerçeği söylemesi (itiraf etmesi) halinde mutlak bir şahsi cezasızlık sebebi öngörülmüştür.
  • İhtiyari Olmayan İndirim Hali (3. Fıkra): Failin, hüküm verildikten sonra ancak "hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce" gerçeği söylemesi halinde ise faile verilecek cezanın yarısı zorunlu olarak indirilir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin, özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde yargı makamlarının isabetli karar vermesine ve ispat araçlarına duyulan kamusal güven ile dürüst yargılanma hakkı olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 275, ceza dogmatiği açısından "Yalan Tanıklık" (TCK m. 272) ve "Dolandırıcılık" (TCK m. 157) suçlarıyla kavramsal bir ayrım ve ilişki içindedir [2]. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, yalan tanıklık suçunun (TCK m. 272) failinin davanın tarafı olmayan bir "tanık" olduğu, yalan yere yemin suçunda ise failin bizzat davanın "tarafı (davacı/davalı)" olduğu belirtilerek, bu iki suçun failin sıfatı bakımından birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığı görüşü benimsenmektedir [2]. Ayrıca, yalan yere yemin ederek bir davayı kazanıp karşı tarafın malvarlığında haksız bir eksilmeye neden olan kişinin eylemi "nitelikli dolandırıcılık" (TCK m. 158) veya "mahkeme dolandırıcılığı" tartışmalarına yol açsa da; kanun koyucu yalan yere yemini başlı başına bağımsız bir suç tipi olarak düzenlediğinden, fail ayrıca dolandırıcılık veya haksız kazanç temini suçlarından cezalandırılmayıp yalnızca Özel Norm (lex specialis) niteliğindeki TCK m. 275 uyarınca yargılanacaktır [3].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), alacaklısı olduğu (B)'ye karşı icra takibi başlatmış, (B)'nin borca itirazı üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açmıştır. Davalı (B), borcunu elden ödediğini iddia etmiş ancak yazılı delili olmadığı için davacı (A)'ya "Borcu elden almadığına dair" yemin teklif etmiştir. Davacı (A) mahkeme huzurunda "Borcu elden almadığıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" diyerek, parayı aldığı gerçeğini saklamış ve yalan yere yemin etmiştir. Mahkeme henüz kararını açıklamadan (hüküm verilmeden önce) vicdan azabı çeken (A), celse arasında mahkemeye başvurarak "Ben yeminimi geri alıyorum, parayı elden tahsil etmiştim" diyerek gerçeği söylemiştir. (A)'nın eylemi yalan yere yemin suçunu oluştursa da, hükümden önce etkin pişmanlık gösterdiği için TCK m. 275/2 uyarınca hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir tapu iptal ve tescil davasında davalı (C), davacı (D)'nin sunduğu yemin teklifini kabul ederek taşınmazın bedelini peşin ödediğine dair yalan yere yemin etmiştir. Bu yemin üzerine mahkeme, (C) lehine davayı reddetmiştir (hüküm verilmiştir). (D) kararı istinafa taşımışken (henüz karar kesinleşmeden önce), davalı (C) savcılığa giderek yalan yere yemin ettiğini itiraf etmiştir. Hüküm kesinleşmeden önce gerçeği söylediği için, (C) hakkında TCK m. 275/3 uyarınca verilecek hapis cezasından yarı oranında (zorunlu) indirim yapılacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 275 bağlamında yürüteceği savunmanın hukuki zemini, mutlak surette Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki (HMK m. 225 vd.) yemin usulüne dayanmalıdır. Ceza mahkemesi, hukuk mahkemesindeki yeminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını (yeminin ön şartını) denetlemek zorundadır. Yemin teklifinin tarafa bizzat yapılıp yapılmadığı, yeminin HMK'da öngörülen kanuni yemin formülüyle ("Namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde) eda edilip edilmediği son derece kritiktir. Yargıcın usule aykırı yemin ettirmesi halinde, "şekli unsuru" eksik olan bu işlemin ceza hukuku anlamında da suç oluşturmayacağı savunulmalıdır. İddia makamı (savcılık), yalan yere yemin fiilini mutlaka hukuk davasındaki duruşma zabıtları ile belgelemeli ve yeminin maddi gerçeğe aykırı olduğunu (örneğin taraflar arasındaki gizli bir banka dekontuyla) somut bir şekilde ispatlamalıdır. Özel hukuktaki "yeminin bağlayıcılığı" kuralı, sahte yeminin ceza soruşturmasına konu edilmesine engel değildir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun adaletin mekanizmasını korumak maksadıyla yalan yere yemini suç sayması, yemin müessesesinin "kesin delil" vasfının bir gereğidir. Ancak maddedeki 2. ve 3. fıkralarda düzenlenen etkin pişmanlık müessesesinin yapısı, doktrinde ceza adaleti felsefesi açısından eleştiri konusudur. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, failin yalan yere yemin ederek adliyeyi bilerek ve kasten yanıltmasına rağmen, mahkeme karar vermeden hemen önce itirafta bulunmasının ona "hiç ceza verilmemesi (tam cezasızlık)" sonucunu doğurmasının, yemin müessesesini tarafların "şansını denediği" risksiz bir kumara dönüştürebileceğine dikkat çekerek; yalan yere yemin eden kişinin her hâlükârda adaleti oyalamak ve hakikati örtbas etmek gayesiyle hareket etmiş olduğu gerçeği karşısında, tam bir cezasızlık yerine en azından bir "ceza indirimi" yapılmasının yaptırımın caydırıcılığı açısından dogmatik olarak çok daha isabetli olacağı biçiminde yaklaşır [2, 3].


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan sınırlar içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2, 3]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.