RESMİ METİN

İhaleye fesat karıştırma


Madde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla;

  1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
  2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
  3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
  4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip

olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 235. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Devletin ve kamu kurumlarının ekonomik faaliyetlerini yürütürken başvurduğu en temel yöntemlerden biri ihale usulüdür. Kanun koyucu bu hükümle; kamu ihalelerinde serbest rekabetin, şeffaflığın, eşitliğin ve dürüstlüğün sağlanmasını, dolayısıyla kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını güvence altına almayı amaçlamıştır. Madde, ihaleye fesat karıştırma hallerini tahdidi (sınırlı) olarak saymış ve kamu görevlileri ile sivil şahısların iştirak edebileceği karmaşık hukuki ve ekonomik ihlalleri ağır yaptırımlara bağlamıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar şu şekildedir:

  • İhale (Suçun Konusu): Kamu kurum ve kuruluşları (ve 5. fıkrada sayılan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, vakıflar, dernekler, kooperatifler vb.) adına yapılan mal veya hizmet alım/satımları, kiralamalar ve yapım işleridir.
  • Fesat Karıştırma Halleri (Seçimlik Hareketler): Kanunun 2. fıkrası, ihaleye fesat karıştırma hallerini "sınırlı sayı (numerus clausus)" ilkesiyle belirlemiştir. Bunlar dışında kalan hukuka aykırılıklar bu suçu oluşturmaz:
    • Hileli Davranışlar (2/a): Yeterliliği olanı engellemek, olmayanı ihaleye sokmak, malları şartnameye aykırı şekilde değerlendirme dışı bırakmak veya haksız yere değerlendirmeye almaktır.
    • Gizli Bilgilerin Sızdırılması (2/b): Yaklaşık maliyet, ihale komisyonu kararları gibi mevzuat gereği gizli tutulması gereken bilgilerin başkalarına ulaştırılmasıdır.
    • Cebir veya Tehdit (2/c): İhaleye katılımı zor kullanarak veya korkutarak engellemektir.
    • Gizli Anlaşma/Danışıklı Dövüş (2/d): İhaleye katılanların fiyatı etkilemek amacıyla aralarında rekabeti bozucu anlaşmalar (kartel) yapmasıdır. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin sadece kamu idaresinin mali çıkarları (malvarlığı) değil, aynı zamanda kamu idaresinin güvenilirliği, dürüstlüğü ve serbest piyasa ekonomisindeki rekabet ortamı olduğu değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 235, ceza dogmatiği açısından "Rüşvet" (TCK m. 252), "İrtikap" (TCK m. 250) ve "Görevi Kötüye Kullanma" (TCK m. 257) suçlarıyla son derece grift bir içtima ilişkisine sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, kanunun 3. ve 4. fıkralarındaki amir hükümler gereğince "gerçek içtima" (toplama) kurallarının katı bir şekilde uygulanması gerektiği; örneğin ihale komisyonu üyesi bir kamu görevlisinin gizli bilgileri bir şirkete sızdırması (m. 235) ve bunun karşılığında maddi menfaat temin etmesi durumunda, eylemin tek bir suç değil, failin hem ihaleye fesat karıştırma hem de rüşvet alma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir. Keza, ihaleye katılımı cebir veya silahlı tehditle engelleyen fail, fesat suçunun yanında ayrıca kasten yaralama veya nitelikli tehdit suçlarından da kümülatif olarak cezalandırılır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Bir belediyenin düzenlediği yol yapım ihalesine katılacak olan (A) ve (B) şirketlerinin yetkilileri, ihaleden bir gün önce gizlice buluşarak bir anlaşma yapmışlardır. Anlaşmaya göre (A) şirketi ihaleye sembolik (çok yüksek) bir teklif sunacak, böylece ihalenin yüksek bir kâr marjıyla (B) şirketinde kalması sağlanacak; (B) şirketi ise bu işin taşeronluğunu gayriresmi olarak (A)'ya verecektir. Rekabeti bozan ve fiyatı etkileyen bu anlaşma, TCK m. 235/2-d uyarınca açıkça "ihaleye katılmak isteyenlerin aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları" fiilini oluşturduğundan, her iki şirket yetkilisi de ihaleye fesat karıştırmak suçundan cezalandırılır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Devlet Hastanesi başhekimi (C), hastanenin tıbbi cihaz alım ihalesinde, (D) firmasının teklif ettiği cihazların şartnamede belirtilen teknik özellikleri taşımadığını açıkça bilmesine rağmen, sahte bir kabul tutanağı düzenleyerek bu malları değerlendirmeye almış ve ihaleyi (D) firmasına vermiştir. Başhekim (C), TCK m. 235/2-a-4 bendi uyarınca ihaleye fesat karıştırma suçunu işlemiştir. Bu işlem neticesinde kamu kurumu kullanılamayan cihazlar yüzünden zarara uğramışsa, temel ceza (3 yıldan 7 yıla kadar) üzerinden hüküm kurulacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 235 davalarında başvuracağı en hayati savunma mekanizması, 11/4/2013 tarihli yasa değişikliğiyle eklenen m. 235/3-b fıkrasındaki "kamu zararının yokluğu" kriteridir. Şayet ihaleye fesat karıştırılmış olsa bile, kurum ihaleyi en uygun fiyattan almış veya ihale kurum tarafından iptal edilip sözleşme imzalanmamışsa (yani devletin kasasından haksız bir para çıkmamışsa), "ilgili kamu kurumu açısından bir zarar meydana gelmemiş" kabul edilir ve ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına indirilir. Müdafi, bu zararın oluşup oluşmadığının Sayıştay denetçisi veya kamu ihale uzmanı bilirkişilerce tespitini mahkemeden mutlak surette talep etmelidir. İddia makamı (savcılık) ise, fesat eyleminin kanunun 2. fıkrasında sayılan sınırlı hallerden hangisine tam olarak uyduğunu iddianamede (örneğin 2/a-1 mi yoksa 2/b mi) fıkra ve bent göstererek açıkça belirtmek zorundadır; aksi halde tipiklik unsuru tartışmalı hale gelir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun kamu ihalelerini ceza normlarıyla koruma iradesi ekonomik güvenliğin temelidir. Ancak m. 235'in yasama tarihindeki seyri, doktrinde hukuki belirlilik ve ceza siyaseti açısından ciddi eleştirilere konu olmaktadır. Başlangıçta çok yüksek cezalar (5-12 yıl) içeren bu madde, bilahare 2013 yılında yapılan değişiklikle cezası (3-7 yıla) düşürülmüş ve "zarar yoksa ceza indirilir" kuralı getirilmiştir. Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinin dogmatik temellerinden hareketle, bu tür sık ve konjonktürel yasa değişikliklerinin, ceza hukukunun caydırıcılık fonksiyonunu ve hukuk devletindeki öngörülebilirliği zedelediğine dikkat çeker. Ayrıca, fıkra 2'deki eylemlerin "sınırlı sayı" (tahdidi) olarak sayılması, mevzuattaki devasa karmaşa içinde şeklen bu bentlere uymayan ancak özünde ihalenin dürüstlüğünü bozan yeni tip usulsüzlüklerin "kanunilik ilkesi" (kıyas yasağı) engeline takılarak cezasız kalmasına yol açma potansiyeli taşımaktadır.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak belgede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Özgenç) sağlanan sınırlar içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. Madde metninde yer alan 2013 tarihli (6459 sayılı Kanun) değişiklikler, analizde kamu zararı ve yaptırım dengesi bağlamında teorik incelemeye dahil edilmiştir.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.