RESMİ METİN

Fuhuş


Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “çocukları” ibaresi “çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır. (3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. (5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir.94

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Türk Ceza Hukuku sisteminde bireylerin (yetişkinlerin) kendi hür iradeleriyle bedeni üzerinden cinsel menfaat temin etmesi (fuhuş yapması) bizatihi bir suç olarak tanımlanmamıştır. Kanun koyucu bu hükümle; fuhşu bir kazanç kapısı haline getiren, kişileri fuhşa teşvik eden, sömüren ve bu eylemlere aracılık/yer temin eden "üçüncü kişileri" cezalandırmayı amaçlamıştır. Madde, çocukların ve yetişkinlerin fuhşa sürüklenmesini, sömürülmesini ve bu amaçla kullanılan cebrî veya hileli yöntemleri kademeli bir yaptırım sistemiyle yasaklamaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi, manevi unsurlar ve özel düzenlemeler şu şekildedir:

  • Çocukların Fuhşu ve Hazırlık Hareketleri (1. Fıkra): Çocuğun fuhşa teşvik edilmesi, aracılık yapılması veya yer temin edilmesi en ağır haliyle yaptırıma bağlanmıştır. Kanun koyucu burada ceza dogmatiğinin genel kurallarından (teşebbüs müessesesinden) ayrılarak, eylemin salt "hazırlık hareketlerini" dahi tamamlanmış suç gibi cezalandırma yoluna gitmiş ve çocuğun üstün yararını mutlak bir koruma kalkanı altına almıştır.
  • Yetişkinlerin Fuhşu ve Geçim Sağlama (2. Fıkra): Yetişkin bir bireyi fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek suçtur. Ayrıca, doğrudan teşvik eylemi olmasa dahi, "fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması" (halk arasındaki tabiriyle pezevenklik) yasa gereği doğrudan fuhşa teşvik sayılmıştır.
  • Ağırlaştırıcı Nedenler (4, 5 ve 6. Fıkralar): Failin mağdura karşı cebir, tehdit, hile kullanması veya onun çaresizliğinden yararlanması; suçun eş, üstsoy, eğitici gibi nüfuz sahibi kişilerce işlenmesi veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezanın ciddi oranlarda artırılmasını gerektirir.
  • Mağdurun Durumu (8. Fıkra): Fuhşa sürüklenen kişi suçun faili değil, mağdurudur. Bu nedenle cezalandırılmaz, aksine devletin koruyucu mekanizmaları çerçevesinde tedaviye veya psikolojik terapiye tabi tutulabilir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin ağırlıklı olarak toplumun genel ahlakı olmakla birlikte, bilhassa cebir, hile ve sömürünün bulunduğu hallerde doğrudan doğruya kişinin hürriyeti, cinsel dokunulmazlığı ve insan onuru olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 227, ceza dogmatiği açısından "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) ve "Çocukların Cinsel İstismarı" (TCK m. 103) suçlarıyla son derece yakın ve kesişen bir tatbikat alanına sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin bir kimseyi fuhşa sürüklemek amacıyla tedarik etmesi, barındırması ve bu süreçte cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanması durumunda öncelikle "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) suçunun unsurlarının tartışılması gerektiği; insan ticareti suçunun oluşmadığı hallerde veya kastın salt cinsel sömürüden kazanç elde etmeye özgülendiği durumlarda TCK m. 227/4'teki nitelikli fuhuş suçunun uygulanacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Ayrıca, çocuğu fuhşa teşvik eden kişinin aynı zamanda bizzat çocukla cinsel ilişkiye girmesi halinde, TCK m. 227'nin yanı sıra TCK m. 103 (Cinsel İstismar) hükümleri de gerçek içtima kuralları uyarınca uygulanmalıdır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), işletmecisi olduğu otelin bazı odalarını, fuhuş yaptığını bildiği (B) ve müşterilerine düzenli olarak tahsis etmekte ve bu tahsis karşılığında (B)'nin fuhuş kazancından normal oda fiyatının çok üzerinde bir pay (komisyon) almaktadır. (A)'nın eylemi doğrudan yer temin etme ve fuhuş kazancından yararlanarak menfaat sağlama olduğundan TCK m. 227/2 uyarınca cezalandırılır. Kendi hür iradesiyle fuhuş yapan (B) ise bu suçun mağduru sıfatındadır ve eylemi Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmadığı için cezalandırılamaz.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), ekonomik durumu son derece kötü olan ve kalacak yeri bulunmayan (D)'nin çaresizliğinden yararlanarak onu kendi evine almış, ardından "Borcunu ödemek zorundasın" diyerek hile ve manevi baskı yoluyla onu para karşılığı başka erkeklerle birlikte olmaya sevk etmiştir. (C)'nin eylemi, fuhşa teşvik ve yer temininin ötesine geçerek mağdurun iradesini sakatladığından, TCK m. 227/4 uyarınca (çaresizlikten yararlanarak fuhşa sevk etme) nitelikli halden yüksek hapis cezası ile yaptırıma bağlanacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 227 davalarında yürüteceği usul ve esas savunmaları, bilhassa "yer temini" ve "maddi menfaat" kavramları üzerinde yoğunlaşmalıdır. Örneğin, mağdurla aynı evi paylaşan ve ev arkadaşı olarak kira/fatura giderlerine ortak olan bir kişinin eylemi, salt fuhuş kazancından geçim sağlama (pezevenklik) olarak nitelendirilemez; burada failin suça yönelik özel bir kastla (fuhşu kolaylaştırma ve oradan haksız menfaat devşirme kastıyla) hareket edip etmediği ayrımı titizlikle yapılmalıdır. İddia makamı (savcılık), fail ile mağdur arasındaki telefon trafiğini (HTS kayıtlarını), para transferlerini (MASAK/banka dökümlerini) ve şifreli konuşmaları iddianamesine yansıtarak "aracılık" veya "teşvik" eylemlerinin sürekliliğini kanıtlamak zorundadır. Fuhşa sürüklenen kişinin soruşturma evresindeki beyanları genellikle ana delil niteliğindedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun fuhşu bir sömürü aracı haline getiren üçüncü kişileri cezalandırması çağdaş ceza siyasetinin bir gereğidir. Ancak maddedeki bazı tanımların darlığı ve yetişkin bireylerin bedensel otonomisi doktrinde derin tartışmalara neden olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, fuhuş suçunun "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer almasının, kanunun koruduğu asıl değerin bireyin cinsel özgürlüğü mü yoksa muhafazakar bir toplum ahlakı mı olduğu konusunda dogmatik bir ikilem yarattığına dikkat çekerek; yetişkin ve kendi rızasıyla bu işi yapan bir bireyin bu yolla kendi geçimini sağlamasının serbest olduğu bir sistemde, ona barınma, güvenlik veya ulaşım hizmeti sağlayan kişilerin derhal "fuhşa aracılık/yer temini" torbasına sokulup hapsedilmesinin, modern ceza hukukunun ölçülülük ilkesiyle bağdaşmayabileceği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Yasal düzenlemelerden ziyade fuhşun sosyal sebeplerine ve yeraltı ekonomisinin şeffaflaştırılmasına odaklanılması gerektiği görüşü savunulmaktadır.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2, 4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. İstemde sunulan kanun metni tüm fıkralarıyla dogmatik bütünlük içerisinde analiz edilmiştir.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.