1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 227. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı
Suçlar" kısmında, "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Türk
Ceza Hukuku sisteminde bireylerin (yetişkinlerin) kendi hür iradeleriyle bedeni
üzerinden cinsel menfaat temin etmesi (fuhuş yapması) bizatihi bir suç olarak
tanımlanmamıştır. Kanun koyucu bu hükümle; fuhşu bir kazanç kapısı haline
getiren, kişileri fuhşa teşvik eden, sömüren ve bu eylemlere aracılık/yer temin
eden "üçüncü kişileri" cezalandırmayı amaçlamıştır. Madde, çocukların ve
yetişkinlerin fuhşa sürüklenmesini, sömürülmesini ve bu amaçla kullanılan cebrî
veya hileli yöntemleri kademeli bir yaptırım sistemiyle yasaklamaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi, manevi unsurlar ve özel
düzenlemeler şu şekildedir:
- Çocukların Fuhşu ve Hazırlık Hareketleri (1. Fıkra): Çocuğun fuhşa
teşvik edilmesi, aracılık yapılması veya yer temin edilmesi en ağır haliyle
yaptırıma bağlanmıştır. Kanun koyucu burada ceza dogmatiğinin genel
kurallarından (teşebbüs müessesesinden) ayrılarak, eylemin salt "hazırlık
hareketlerini" dahi tamamlanmış suç gibi cezalandırma yoluna gitmiş ve çocuğun
üstün yararını mutlak bir koruma kalkanı altına almıştır.
- Yetişkinlerin Fuhşu ve Geçim Sağlama (2. Fıkra): Yetişkin bir bireyi
fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek suçtur. Ayrıca,
doğrudan teşvik eylemi olmasa dahi, "fuhşa sürüklenen kişinin kazancından
yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması" (halk arasındaki
tabiriyle pezevenklik) yasa gereği doğrudan fuhşa teşvik sayılmıştır.
- Ağırlaştırıcı Nedenler (4, 5 ve 6. Fıkralar): Failin mağdura karşı
cebir, tehdit, hile kullanması veya onun çaresizliğinden yararlanması; suçun
eş, üstsoy, eğitici gibi nüfuz sahibi kişilerce işlenmesi veya örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi cezanın ciddi oranlarda artırılmasını gerektirir.
- Mağdurun Durumu (8. Fıkra): Fuhşa sürüklenen kişi suçun faili değil,
mağdurudur. Bu nedenle cezalandırılmaz, aksine devletin koruyucu mekanizmaları
çerçevesinde tedaviye veya psikolojik terapiye tabi tutulabilir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan
hukuki değerin ağırlıklı olarak toplumun genel ahlakı olmakla birlikte,
bilhassa cebir, hile ve sömürünün bulunduğu hallerde doğrudan doğruya kişinin
hürriyeti, cinsel dokunulmazlığı ve insan onuru olduğu değerlendirmesi yer
almaktadır [2].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 227, ceza dogmatiği açısından "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) ve
"Çocukların Cinsel İstismarı" (TCK m. 103) suçlarıyla son derece yakın ve
kesişen bir tatbikat alanına sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk
Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin bir kimseyi fuhşa
sürüklemek amacıyla tedarik etmesi, barındırması ve bu süreçte cebir, tehdit,
hile veya çaresizlikten yararlanması durumunda öncelikle "İnsan Ticareti" (TCK
m. 80) suçunun unsurlarının tartışılması gerektiği; insan ticareti suçunun
oluşmadığı hallerde veya kastın salt cinsel sömürüden kazanç elde etmeye
özgülendiği durumlarda TCK m. 227/4'teki nitelikli fuhuş suçunun uygulanacağı
görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Ayrıca, çocuğu fuhşa teşvik eden kişinin aynı
zamanda bizzat çocukla cinsel ilişkiye girmesi halinde, TCK m. 227'nin yanı
sıra TCK m. 103 (Cinsel İstismar) hükümleri de gerçek içtima kuralları uyarınca
uygulanmalıdır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), işletmecisi olduğu otelin bazı odalarını,
fuhuş yaptığını bildiği (B) ve müşterilerine düzenli olarak tahsis etmekte ve
bu tahsis karşılığında (B)'nin fuhuş kazancından normal oda fiyatının çok
üzerinde bir pay (komisyon) almaktadır. (A)'nın eylemi doğrudan yer temin etme
ve fuhuş kazancından yararlanarak menfaat sağlama olduğundan TCK m. 227/2
uyarınca cezalandırılır. Kendi hür iradesiyle fuhuş yapan (B) ise bu suçun
mağduru sıfatındadır ve eylemi Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmadığı
için cezalandırılamaz.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), ekonomik durumu son derece kötü olan ve
kalacak yeri bulunmayan (D)'nin çaresizliğinden yararlanarak onu kendi evine
almış, ardından "Borcunu ödemek zorundasın" diyerek hile ve manevi baskı
yoluyla onu para karşılığı başka erkeklerle birlikte olmaya sevk etmiştir.
(C)'nin eylemi, fuhşa teşvik ve yer temininin ötesine geçerek mağdurun
iradesini sakatladığından, TCK m. 227/4 uyarınca (çaresizlikten yararlanarak
fuhşa sevk etme) nitelikli halden yüksek hapis cezası ile yaptırıma
bağlanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 227 davalarında yürüteceği usul ve esas
savunmaları, bilhassa "yer temini" ve "maddi menfaat" kavramları üzerinde
yoğunlaşmalıdır. Örneğin, mağdurla aynı evi paylaşan ve ev arkadaşı olarak
kira/fatura giderlerine ortak olan bir kişinin eylemi, salt fuhuş kazancından
geçim sağlama (pezevenklik) olarak nitelendirilemez; burada failin suça yönelik
özel bir kastla (fuhşu kolaylaştırma ve oradan haksız menfaat devşirme
kastıyla) hareket edip etmediği ayrımı titizlikle yapılmalıdır. İddia makamı
(savcılık), fail ile mağdur arasındaki telefon trafiğini (HTS kayıtlarını),
para transferlerini (MASAK/banka dökümlerini) ve şifreli konuşmaları
iddianamesine yansıtarak "aracılık" veya "teşvik" eylemlerinin sürekliliğini
kanıtlamak zorundadır. Fuhşa sürüklenen kişinin soruşturma evresindeki
beyanları genellikle ana delil niteliğindedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun fuhşu bir sömürü aracı haline getiren üçüncü kişileri
cezalandırması çağdaş ceza siyasetinin bir gereğidir. Ancak maddedeki bazı
tanımların darlığı ve yetişkin bireylerin bedensel otonomisi doktrinde derin
tartışmalara neden olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde,
fuhuş suçunun "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer almasının, kanunun
koruduğu asıl değerin bireyin cinsel özgürlüğü mü yoksa muhafazakar bir toplum
ahlakı mı olduğu konusunda dogmatik bir ikilem yarattığına dikkat çekerek;
yetişkin ve kendi rızasıyla bu işi yapan bir bireyin bu yolla kendi geçimini
sağlamasının serbest olduğu bir sistemde, ona barınma, güvenlik veya ulaşım
hizmeti sağlayan kişilerin derhal "fuhşa aracılık/yer temini" torbasına sokulup
hapsedilmesinin, modern ceza hukukunun ölçülülük ilkesiyle bağdaşmayabileceği
biçiminde yaklaşır [2, 3]. Yasal düzenlemelerden ziyade fuhşun sosyal
sebeplerine ve yeraltı ekonomisinin şeffaflaştırılmasına odaklanılması
gerektiği görüşü savunulmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman
ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen
ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma
iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca
kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd.,
Hakeri) sağlanan sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır
[2, 4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle
kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen
geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek
maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle
akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. İstemde sunulan kanun metni tüm
fıkralarıyla dogmatik bütünlük içerisinde analiz edilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Türk Ceza Hukuku sisteminde bireylerin (yetişkinlerin) kendi hür iradeleriyle bedeni üzerinden cinsel menfaat temin etmesi (fuhuş yapması) bizatihi bir suç olarak tanımlanmamıştır. Kanun koyucu bu hükümle; fuhşu bir kazanç kapısı haline getiren, kişileri fuhşa teşvik eden, sömüren ve bu eylemlere aracılık/yer temin eden "üçüncü kişileri" cezalandırmayı amaçlamıştır. Madde, çocukların ve yetişkinlerin fuhşa sürüklenmesini, sömürülmesini ve bu amaçla kullanılan cebrî veya hileli yöntemleri kademeli bir yaptırım sistemiyle yasaklamaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi, manevi unsurlar ve özel düzenlemeler şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 227, ceza dogmatiği açısından "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) ve "Çocukların Cinsel İstismarı" (TCK m. 103) suçlarıyla son derece yakın ve kesişen bir tatbikat alanına sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin bir kimseyi fuhşa sürüklemek amacıyla tedarik etmesi, barındırması ve bu süreçte cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanması durumunda öncelikle "İnsan Ticareti" (TCK m. 80) suçunun unsurlarının tartışılması gerektiği; insan ticareti suçunun oluşmadığı hallerde veya kastın salt cinsel sömürüden kazanç elde etmeye özgülendiği durumlarda TCK m. 227/4'teki nitelikli fuhuş suçunun uygulanacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Ayrıca, çocuğu fuhşa teşvik eden kişinin aynı zamanda bizzat çocukla cinsel ilişkiye girmesi halinde, TCK m. 227'nin yanı sıra TCK m. 103 (Cinsel İstismar) hükümleri de gerçek içtima kuralları uyarınca uygulanmalıdır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), işletmecisi olduğu otelin bazı odalarını, fuhuş yaptığını bildiği (B) ve müşterilerine düzenli olarak tahsis etmekte ve bu tahsis karşılığında (B)'nin fuhuş kazancından normal oda fiyatının çok üzerinde bir pay (komisyon) almaktadır. (A)'nın eylemi doğrudan yer temin etme ve fuhuş kazancından yararlanarak menfaat sağlama olduğundan TCK m. 227/2 uyarınca cezalandırılır. Kendi hür iradesiyle fuhuş yapan (B) ise bu suçun mağduru sıfatındadır ve eylemi Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmadığı için cezalandırılamaz.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), ekonomik durumu son derece kötü olan ve kalacak yeri bulunmayan (D)'nin çaresizliğinden yararlanarak onu kendi evine almış, ardından "Borcunu ödemek zorundasın" diyerek hile ve manevi baskı yoluyla onu para karşılığı başka erkeklerle birlikte olmaya sevk etmiştir. (C)'nin eylemi, fuhşa teşvik ve yer temininin ötesine geçerek mağdurun iradesini sakatladığından, TCK m. 227/4 uyarınca (çaresizlikten yararlanarak fuhşa sevk etme) nitelikli halden yüksek hapis cezası ile yaptırıma bağlanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 227 davalarında yürüteceği usul ve esas savunmaları, bilhassa "yer temini" ve "maddi menfaat" kavramları üzerinde yoğunlaşmalıdır. Örneğin, mağdurla aynı evi paylaşan ve ev arkadaşı olarak kira/fatura giderlerine ortak olan bir kişinin eylemi, salt fuhuş kazancından geçim sağlama (pezevenklik) olarak nitelendirilemez; burada failin suça yönelik özel bir kastla (fuhşu kolaylaştırma ve oradan haksız menfaat devşirme kastıyla) hareket edip etmediği ayrımı titizlikle yapılmalıdır. İddia makamı (savcılık), fail ile mağdur arasındaki telefon trafiğini (HTS kayıtlarını), para transferlerini (MASAK/banka dökümlerini) ve şifreli konuşmaları iddianamesine yansıtarak "aracılık" veya "teşvik" eylemlerinin sürekliliğini kanıtlamak zorundadır. Fuhşa sürüklenen kişinin soruşturma evresindeki beyanları genellikle ana delil niteliğindedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun fuhşu bir sömürü aracı haline getiren üçüncü kişileri cezalandırması çağdaş ceza siyasetinin bir gereğidir. Ancak maddedeki bazı tanımların darlığı ve yetişkin bireylerin bedensel otonomisi doktrinde derin tartışmalara neden olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, fuhuş suçunun "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer almasının, kanunun koruduğu asıl değerin bireyin cinsel özgürlüğü mü yoksa muhafazakar bir toplum ahlakı mı olduğu konusunda dogmatik bir ikilem yarattığına dikkat çekerek; yetişkin ve kendi rızasıyla bu işi yapan bir bireyin bu yolla kendi geçimini sağlamasının serbest olduğu bir sistemde, ona barınma, güvenlik veya ulaşım hizmeti sağlayan kişilerin derhal "fuhşa aracılık/yer temini" torbasına sokulup hapsedilmesinin, modern ceza hukukunun ölçülülük ilkesiyle bağdaşmayabileceği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Yasal düzenlemelerden ziyade fuhşun sosyal sebeplerine ve yeraltı ekonomisinin şeffaflaştırılmasına odaklanılması gerektiği görüşü savunulmaktadır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca kaynak listede yer alan yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2, 4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve pratik örnek olaylar hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla kaleme alınmıştır. İstemde sunulan kanun metni tüm fıkralarıyla dogmatik bütünlük içerisinde analiz edilmiştir.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)