RESMİ METİN

bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak86


Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır. 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü fıkra, üçüncü fıkrası ise ikinci fıkra olarak değiştirilmiştir. 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesiyle bu maddenin başlığı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır. (10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Madde, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretinin "talep" (kullanıcı) boyutunu düzenlemektedir. Kanun koyucu, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ve 2023 yılında 7445 sayılı Kanun ile maddede son derece köklü değişiklikler yapmış; bir yandan suçun hapis cezası sınırlarını (iki yıldan beş yıla kadar) artırarak cezalandırıcı bir refleks göstermiş, diğer yandan zorunlu "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" (KDAE) ve "denetimli serbestlik/tedavi" mekanizmalarıyla faili bir "suçlu" olmanın ötesinde tedavi edilmesi gereken bir "hasta" olarak kabul eden hibrit (karma) bir ceza siyaseti benimsemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin merkezinde yer alan maddi, manevi ve muhakeme hukukuna ilişkin unsurlar şu şekildedir:

  • Kullanmak İçin (Özel Kast/Saik): Eylemin suç teşkil etmesi failin genel kastının yanında "kullanmak amacıyla" hareket etmesine bağlıdır. Satma, devretme veya ticaret amacı güdülmemelidir.
  • Seçimlik Hareketler: Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya bizzat kullanmaktır.
  • Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE): CMK m. 171'deki takdirilik ve ceza sınırı şartları aranmaksızın, fail hakkında ilk yakalanmasında zorunlu olarak beş yıl süreyle davanın açılmasının ertelenmesidir.
  • Denetimli Serbestlik ve Tedavi: Erteleme kararıyla birlikte şüpheliye en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik uygulanır. 2023 değişikliğiyle, şüphelinin madde kullanıp kullanmadığının tespiti için yılda en az iki defa ilgili kuruma (sağlık kuruluşuna) sevki emredici hale getirilmiştir.
  • İhlal Nedenleri: Erteleme süresi içinde şüphelinin tedaviye gitmemekte ısrar etmesi veya tekrar madde satın alması/kullanması (m. 191/4) erteleme kararını bozar ve dava açılmasını (kovuşturma evresine geçilmesini) tetikler. İkinci yakalanma, yeni bir suç değil, ilk suçun ihlal nedeni sayılır (m. 191/5). Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin kamunun sağlığı olduğu; kanun koyucunun uyuşturucu kullanan kişileri salt cezalandırmaktan ziyade, onları bu bağımlılıktan kurtarmak ve rehabilite etmek amacıyla denetimli serbestlik ve tedavi mekanizmalarını zorunlu kıldığı değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 191, ceza dogmatiği ve uygulaması bakımından en yoğun sınır problemini TCK m. 188 (Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti) suçu ile yaşar. Her iki suçta da "bulundurma" eylemi mevcuttur; ayrım noktası failin "amacıdır". İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler eserinde, failin fiilinin kullanmak için mi yoksa ticaret için mi olduğunun belirlenmesinde; bulundurulan maddenin miktarının kişisel kullanım sınırları içinde olup olmadığı, maddenin paketlenme biçimi (satışa hazır küçük dozlar halinde hassas terazi ile bulundurulması), failin ekonomik durumu ve maddenin yakalandığı yer gibi objektif kriterlerin dikkate alınması gerektiği biçiminde yaklaşır. Ayrıca, maddenin 8. fıkrası gereğince, kişi uyuşturucu ticareti (m. 188) suçlamasıyla yargılanırken eylemin sadece "kullanmak için bulundurma" olduğu mahkemece anlaşılırsa, sanık hakkında doğrudan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilir; bu durum TCK m. 188 ile m. 191 arasındaki usuli geçişkenliğin en belirgin örneğidir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), bir eğlence mekânı çıkışında yapılan polis kontrolünde üzerinde şahsi kullanımı için bulundurduğu 3 gram esrar ile yakalanmıştır. Cumhuriyet Savcılığı, (A)'nın daha önce uyuşturucu suçundan kaydı olmamasını gözeterek, TCK m. 191/2 uyarınca 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine (KDAE) ve 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Ancak (A), erteleme süresinin 6. ayında tekrar uyuşturucu madde satın alırken yakalanmıştır. Bu ikinci eylem yeni bir soruşturma konusu yapılmayacak, TCK m. 191/4-b ve m. 191/5 amir hükümleri gereği "ihlal nedeni" sayılarak, (A) hakkında daha önce ertelenen kamu davası derhal açılacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), bağımlısı olduğu metamfetamin maddesini, bir lisenin bahçe duvarına 50 metre mesafedeki umuma açık bir parkta kullanırken güvenlik güçlerince suçüstü yakalanmıştır. TCK m. 191/1 uyarınca belirlenecek olan temel hapis cezası, eylemin okul duvarına 200 metreden yakın bir mesafede işlenmesi nedeniyle TCK m. 191/10 bendi uyarınca yarı oranında artırılarak hesaplanacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 191 (ve TCK m. 188) ekseninde yürüteceği savunmanın ana stratejisi "kullanma kastının (kişisel kullanım miktarının)" ispatına odaklanmalıdır. Sanığın uyuşturucu maddesini ticaret amacıyla değil, kendi ihtiyacı için bulundurduğu; paketleme şeklinin ticari bir mahiyet taşımadığı savunulmalıdır. İddia makamı (savcılık) açısından en kritik işlem, KDAE kararının şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek "ihlal durumunda sonuçları hakkında" yasal uyarının yapılması ve 2023 yılında 7445 s. Kanun'la getirilen zorunluluk gereği şüphelinin yılda en az iki defa madde testi için sağlık kuruluşuna sevk edilmesidir. Uygulamada erteleme kararlarının kolluğa bildirilmesi (m. 191/2 son cümle), failin sistemsel olarak takip edilebilmesi için hayati önem taşımaktadır. Eğer fail, 5 yıllık erteleme süresini yükümlülüklere uygun geçirir ve bir daha madde kullanmazsa m. 191/7 gereği hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verilecektir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun uyuşturucu bağımlılarını tedavi etme amacı güden yaklaşımı teoride isabetli görünse de, sistemin kurgusu ve 2014 yılında yapılan ceza artırımları doktrinde haklı eleştirilere konu olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, kullanmak için uyuşturucu bulundurma fiilinin temel cezasının iki yıldan beş yıla kadar hapis olarak belirlenmesinin son derece ölçüsüz olduğu; bağımlılığın tıbbi ve sosyolojik bir hastalık niteliği taşıdığı modern hukuk düzenlerinde, salt "hasta" konumundaki kullanıcıların beş yıla kadar hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının ceza hukukunun orantılılık ve ultima ratio (son çare) ilkeleriyle bağdaşmadığı biçiminde yaklaşır. Ayrıca, Türkiye'deki AMATEM ve denetimli serbestlik müdürlüklerinin kapasite yetersizliği nedeniyle, kanunda öngörülen "zorunlu tedavi ve rehabilitasyon" mekanizmasının çoğu zaman kâğıt üzerinde bir imza formalitesine dönüşmesi, maddenin sosyolojik ve hukuki hedeflerine ulaşmasını engellemektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri, Özgenç) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.