1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 189. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar"
kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır [1]. Modern
ceza hukuku sistemimizde tüzel kişilerin (şirketlerin, vakıfların, derneklerin)
klasik anlamda suç işleme ve hapis/adli para cezasıyla cezalandırılma
ehliyetleri bulunmamaktadır (TCK m. 20/2). Ancak kanun koyucu, devasa kâr
marjlarına sahip olan narkotik (uyuşturucu) endüstrisinin, yasal görünüşlü
şirketleri birer kalkan veya araç olarak kullanmasını engellemek amacıyla TCK
m. 189 hükmünü ihdas etmiştir. Bu norm, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti suçlarının bir tüzel kişinin çatısı altında (faaliyeti çerçevesinde)
işlenmesi halinde, o tüzel kişi hakkında müstakilen "güvenlik tedbiri"
uygulanmasını emreden özel bir ceza hukuku yaptırımıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için öngörülen maddi unsurlar şu şekildedir:
- İşlenen Suçun Niteliği: Hükmün uygulanabilmesi için mutlaka TCK m.
188'de tanımlanan "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" (ihraç,
ithal, sevk, nakletme, depolama vb.) suçlarından birinin işlenmiş olması
zorunludur.
- Tüzel Kişinin Faaliyeti Çerçevesinde İşlenme: Suçu işleyen gerçek
kişilerin (şirket yöneticisi, temsilcisi veya yetkili çalışanının), bu narkotik
eylemleri doğrudan doğruya tüzel kişinin sunduğu kurumsal altyapıyı, ticari
ağı, yasal izinleri veya araçları (örneğin kargo şirketi tırlarını, ilaç
fabrikası laboratuvarını) kullanarak ve tüzel kişi yararına
gerçekleştirmesidir.
- Tüzel Kişilere Özgü Güvenlik Tedbiri: TCK m. 60'ta düzenlenen
yaptırımlardır. Bunlar; tüzel kişinin kamu kurumlarınca verilen faaliyet
izninin iptali (şirketin ticari hayatına son verilmesi) ve suçta kullanılan
eşya ile suçtan elde edilen kazancın (kara paranın) müsadaresidir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, tüzel kişilerin
ceza ehliyetinin bulunmadığı (m. 20/2) kuralı karşısında, uyuşturucu ticareti
gibi devasa finansal boyutları olan organize suçlarda şirketlerin bir kalkan
olarak kullanılmasını engellemek amacıyla, bu şirketlerin bizzat
faaliyetlerinin durdurulması ve malvarlıklarına el konulması için bu güvenlik
tedbirinin öngörüldüğü değerlendirmesi yer almaktadır [2].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 189'un en temel dogmatik ekseni, "Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik
Tedbirleri" başlığını taşıyan TCK m. 60 genel hükmü iledir [3]. TCK m. 60'ın
tatbik edilebilmesi için özel hükümlerde açık bir kanuni yollama bulunması
şarttır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler
eserinde bu konuda, kanunilik ilkesi gereğince tüzel kişiler hakkında güvenlik
tedbiri uygulanabilmesi için kanunda özel bir hüküm bulunması gerektiği; kanun
koyucunun uyuşturucu suçları bağlamında bu özel düzenlemeyi m. 189 ile ihdas
ettiği ve hükmün sadece imal ve ticaret (TCK m. 188) suçlarını kapsayıp,
uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma (TCK m. 190) veya kullanmak için
bulundurma (TCK m. 191) suçlarına teşmil edilemeyeceği (kıyas yasağı) görüşü
benimsenmektedir [2].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) Lojistik A.Ş. isimli uluslararası taşımacılık
şirketinin yönetim kurulu başkanı (X), uluslararası yasal ticari yüklerin
arasına (şirket tırlarının özel zula bölümlerine) gizleyerek yurt dışına yüklü
miktarda eroin sevkiyatı yapmaktadır. Bu uyuşturucu ticareti, doğrudan şirketin
yasal taşımacılık faaliyeti maskesi altında, şirket araçları kullanılarak ve
şirkete devasa gayrimeşru finansman sağlanarak işlenmektedir. (X), TCK m. 188
uyarınca uyuşturucu ticaretinden hapis cezası alırken; (A) Lojistik A.Ş.
hakkında da TCK m. 189 yollamasıyla, TCK m. 60 uyarınca faaliyet izninin
iptaline ve tırlara/kazanca el konulmasına (müsadere) karar verilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (Y) İlaç Sanayi A.Ş.'de görevli sıradan bir gece
bekçisi olan (Z), hafta sonları fabrika kapalıyken gizlice laboratuvara girip
buradaki malzemeleri çalarak kendi şahsi kârı için sentetik uyuşturucu
(metamfetamin) üretmekte ve dışarıda satmaktadır. Uyuşturucu imalatı (Y)
şirketinin kurumsal faaliyeti çerçevesinde, yönetim kararıyla veya tüzel kişi
yararına işlenmediğinden, eylem şahsidir. Bu durumda sadece (Z) TCK m. 188'den
cezalandırılır; (Y) tüzel kişisi hakkında TCK m. 189 uygulanarak şirketin
kapatılması veya tedbir uygulanması söz konusu olamaz.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 189 kapsamında yürüteceği usul ve esas
savunmaları son derece dramatiktir. Zira bir şirketin m. 60 kapsamında faaliyet
izninin iptal edilmesi "tüzel kişinin hukuken idam edilmesi" (infisahı)
anlamına gelir. Savunma makamı, şirketin kurumsal organlarının (yönetim
kurulunun) uyuşturucu ticaretinden haberdar olmadığını, failin eyleminin
şirketin faaliyeti çerçevesinde değil, kendi bağımsız ve gizli suç kastıyla
gerçekleştiğini (şirketin sadece fiziki mekân olarak suiistimal edildiğini)
ispatlamaya odaklanmalıdır. İddia makamı (savcılık), tüzel kişi hakkında
güvenlik tedbiri talep ediyorsa, iddianamede bunu açıkça ve müstakilen
belirtmek zorundadır. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, hakkında
güvenlik tedbiri istenen tüzel kişiye yargılamada kendisini bir vekil ile
temsil ettirme ve savunma yapma hakkı (CMK m. 250 vd.) mutlak surette
tanınmalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun uyuşturucu kartelleriyle mücadele bağlamında şirketleri kapatma
(iznin iptali) formülünü TCK m. 189'a derç etmesi caydırıcılık açısından güçlü
görünse de, bu durum modern ticaret hukukunun gerçekleriyle ve orantılılık
ilkesiyle çatışabilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde,
tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri olarak faaliyet izninin tamamen iptalinin
(şirketin kapatılmasının), o şirkette çalışan ve uyuşturucu ticaretinden hiçbir
haberi olmayan yüzlerce masum işçiyi, alt işvereni ve iyiniyetli pay
sahiplerini de mağdur etme riski taşıdığı; bu nedenle ceza adaletinde
orantılılık ilkesi (ultima ratio) gereğince, iznin doğrudan iptali yerine,
öncelikle suça konu olan araçların ve haksız kazancın müsadaresine (ekonomik
yaptırımlara) ağırlık verilmesi gerektiği biçiminde yaklaşır [3][2]. Zira
kurumsal yapının bütünüyle yok edilmesi, bazen suçun haksızlık muhtevasını aşan
kolektif bir cezalandırmaya dönüşmektedir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman
ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen, 1/6/2005'te
ise yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine
mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen
kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen
listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri)
zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa
numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [3][2][4]. Yargıtay kararlarına
ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar
ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)"
ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe
kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 189. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır [1]. Modern ceza hukuku sistemimizde tüzel kişilerin (şirketlerin, vakıfların, derneklerin) klasik anlamda suç işleme ve hapis/adli para cezasıyla cezalandırılma ehliyetleri bulunmamaktadır (TCK m. 20/2). Ancak kanun koyucu, devasa kâr marjlarına sahip olan narkotik (uyuşturucu) endüstrisinin, yasal görünüşlü şirketleri birer kalkan veya araç olarak kullanmasını engellemek amacıyla TCK m. 189 hükmünü ihdas etmiştir. Bu norm, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin çatısı altında (faaliyeti çerçevesinde) işlenmesi halinde, o tüzel kişi hakkında müstakilen "güvenlik tedbiri" uygulanmasını emreden özel bir ceza hukuku yaptırımıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için öngörülen maddi unsurlar şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 189'un en temel dogmatik ekseni, "Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri" başlığını taşıyan TCK m. 60 genel hükmü iledir [3]. TCK m. 60'ın tatbik edilebilmesi için özel hükümlerde açık bir kanuni yollama bulunması şarttır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, kanunilik ilkesi gereğince tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için kanunda özel bir hüküm bulunması gerektiği; kanun koyucunun uyuşturucu suçları bağlamında bu özel düzenlemeyi m. 189 ile ihdas ettiği ve hükmün sadece imal ve ticaret (TCK m. 188) suçlarını kapsayıp, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma (TCK m. 190) veya kullanmak için bulundurma (TCK m. 191) suçlarına teşmil edilemeyeceği (kıyas yasağı) görüşü benimsenmektedir [2].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) Lojistik A.Ş. isimli uluslararası taşımacılık şirketinin yönetim kurulu başkanı (X), uluslararası yasal ticari yüklerin arasına (şirket tırlarının özel zula bölümlerine) gizleyerek yurt dışına yüklü miktarda eroin sevkiyatı yapmaktadır. Bu uyuşturucu ticareti, doğrudan şirketin yasal taşımacılık faaliyeti maskesi altında, şirket araçları kullanılarak ve şirkete devasa gayrimeşru finansman sağlanarak işlenmektedir. (X), TCK m. 188 uyarınca uyuşturucu ticaretinden hapis cezası alırken; (A) Lojistik A.Ş. hakkında da TCK m. 189 yollamasıyla, TCK m. 60 uyarınca faaliyet izninin iptaline ve tırlara/kazanca el konulmasına (müsadere) karar verilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (Y) İlaç Sanayi A.Ş.'de görevli sıradan bir gece bekçisi olan (Z), hafta sonları fabrika kapalıyken gizlice laboratuvara girip buradaki malzemeleri çalarak kendi şahsi kârı için sentetik uyuşturucu (metamfetamin) üretmekte ve dışarıda satmaktadır. Uyuşturucu imalatı (Y) şirketinin kurumsal faaliyeti çerçevesinde, yönetim kararıyla veya tüzel kişi yararına işlenmediğinden, eylem şahsidir. Bu durumda sadece (Z) TCK m. 188'den cezalandırılır; (Y) tüzel kişisi hakkında TCK m. 189 uygulanarak şirketin kapatılması veya tedbir uygulanması söz konusu olamaz.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 189 kapsamında yürüteceği usul ve esas savunmaları son derece dramatiktir. Zira bir şirketin m. 60 kapsamında faaliyet izninin iptal edilmesi "tüzel kişinin hukuken idam edilmesi" (infisahı) anlamına gelir. Savunma makamı, şirketin kurumsal organlarının (yönetim kurulunun) uyuşturucu ticaretinden haberdar olmadığını, failin eyleminin şirketin faaliyeti çerçevesinde değil, kendi bağımsız ve gizli suç kastıyla gerçekleştiğini (şirketin sadece fiziki mekân olarak suiistimal edildiğini) ispatlamaya odaklanmalıdır. İddia makamı (savcılık), tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri talep ediyorsa, iddianamede bunu açıkça ve müstakilen belirtmek zorundadır. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, hakkında güvenlik tedbiri istenen tüzel kişiye yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirme ve savunma yapma hakkı (CMK m. 250 vd.) mutlak surette tanınmalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun uyuşturucu kartelleriyle mücadele bağlamında şirketleri kapatma (iznin iptali) formülünü TCK m. 189'a derç etmesi caydırıcılık açısından güçlü görünse de, bu durum modern ticaret hukukunun gerçekleriyle ve orantılılık ilkesiyle çatışabilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri olarak faaliyet izninin tamamen iptalinin (şirketin kapatılmasının), o şirkette çalışan ve uyuşturucu ticaretinden hiçbir haberi olmayan yüzlerce masum işçiyi, alt işvereni ve iyiniyetli pay sahiplerini de mağdur etme riski taşıdığı; bu nedenle ceza adaletinde orantılılık ilkesi (ultima ratio) gereğince, iznin doğrudan iptali yerine, öncelikle suça konu olan araçların ve haksız kazancın müsadaresine (ekonomik yaptırımlara) ağırlık verilmesi gerektiği biçiminde yaklaşır [3][2]. Zira kurumsal yapının bütünüyle yok edilmesi, bazen suçun haksızlık muhtevasını aşan kolektif bir cezalandırmaya dönüşmektedir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen, 1/6/2005'te ise yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [3][2][4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)