1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 187. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı
Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir.
Kanun koyucu, önceki maddelerde gıda ve içecek güvenliğini sağladıktan sonra,
bu maddede spesifik olarak "ilaç" (tıbbi ürün) güvenliğini merkeze almıştır.
İnsan sağlığını doğrudan etkileyen ve tedavi gayesiyle kullanılan ilaçların,
kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye atacak mahiyette üretilmesi veya
satılması (sahte ilaç, standart dışı üretim vb.), henüz bir kimse fiilen zarar
görmemiş olsa dahi, toplum sağlığını korumak adına müstakil bir "somut tehlike
suçu" olarak yaptırıma bağlanmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar şu
şekildedir:
- Suçun Konusu (İlaç): İnsan veya hayvan hastalıklarını teşhis, tedavi
etmek veya önlemek amacıyla kullanılan biyolojik, kimyasal veya bitkisel her
türlü tıbbi üründür.
- Seçimlik Hareketler: İlacı "üretmek" (imal etmek) veya "satmak" (ticari
dolaşıma sokmak). Eylemin suç teşkil etmesi için ilacın bizzat fail tarafından
üretilmiş olması şart değildir; başkasının ürettiği tehlikeli ilacı bilerek
satan kişi de asli faildir.
- Tehlike Unsuru (Somut Tehlike): Üretilen veya satılan ilacın objektif
olarak "kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde" olması
zorunludur. Yan etkisi olan her ilaç bu suçu oluşturmaz; buradaki tehlike,
ilacın tıbbi standartlardan yoksun olmasından, sahte olmasından veya
zehirleyici etken maddeler barındırmasından kaynaklanan öngörülemez ve hukuka
aykırı bir tehlikedir.
- Nitelikli Hal (2. Fıkra): Suçun, tıp bilimi ve ilaç konusunda özel
uzmanlığı bulunan tabipler veya eczacılar tarafından ya da resmi izne dayalı
bir meslek/sanatın (örneğin ruhsatlı bir ilaç fabrikasının) icrası sırasında
işlenmesi, toplumun duyduğu güvenin ağır ihlali sayılarak cezayı üçte bir
oranında artıran nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında [2, 3], bu suçla
korunan hukuki değerin kamunun sağlığı olduğu; eylemin tehlike suçu karakteri
taşıdığı ve failin ancak kasten hareket etmesi halinde (ürettiği veya sattığı
ilacın insan sağlığını tehlikeye atacağını bilmesi ve istemesi şartıyla)
cezalandırılabileceği değerlendirmesi yer almaktadır.
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 187, "Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti" (TCK m.
186) suçu ile yakın bir ilişki içindedir. TCK m. 186'da var olan orijinal bir
ilacın sonradan bozulması veya tağşiş edilmesi söz konusuyken, TCK m. 187'de
ilacın doğrudan tehlikeli biçimde üretilmesi veya bu şekildeki ilacın satılması
(örneğin tamamen merdiven altı sahte ilaç üretimi) cezalandırılmaktadır.
Ayrıca, satılan tehlikeli ilacın hastalar tarafından kullanılması ve bunun
sonucunda kişilerin fiilen ölmesi veya yaralanması halinde, ceza dogmatiğindeki
içtima kuralları devreye girer. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza
Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2, 3], tehlike suçunun netice (zarar)
suçuna dönüşmesi halinde, TCK m. 44 uyarınca fikri içtima hükümlerinin
uygulanacağı ve failin meydana gelen neticeye (kast veya taksirine) göre
Kasten/Taksirle Yaralama veya Öldürme suçlarından daha ağır yaptırımı
gerektiren norm üzerinden cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), hiçbir kimyasal veya tıbbi eğitimi
olmamasına rağmen, kurduğu merdiven altı bir tesiste, piyasada çok pahalı olan
bir kanser ilacının sahtesini, içine sadece tebeşir tozu ve basit ağrı
kesiciler koyarak üretmektedir. Bu sahte ilaç, hastaların asıl tedaviden mahrum
kalmasına yol açacağından hayatlarını ve sağlıklarını doğrudan tehlikeye
sokacak niteliktedir. (A)'nın eylemi TCK m. 187/1 uyarınca kasten tehlikeli
biçimde ilaç üretme suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Ruhsatlı bir eczanenin sahibi ve sorumlu müdürü
olan Eczacı (B), yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve içeriğinde kalp
krizine yol açabilecek yasaklı sentetik maddeler (sibutramin vb.) bulunduğu
Sağlık Bakanlığınca açıklanmış olan zayıflama haplarını, el altından
müşterilerine yüksek kârla satmaktadır. Eczacı (B)'nin bu kasti satım eylemi,
kişilerin hayatını tehlikeye soktuğundan TCK m. 187/1'i ihlal etmekte olup;
eylem eczacılık mesleğinin icrası kapsamında işlendiğinden, TCK m. 187/2 amir
hükmü gereğince verilecek hapis ve adli para cezası üçte bir oranında
artırılacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 187 soruşturmalarında
başvuracağı en temel mercii Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve
Adli Tıp Kurumu laboratuvarlarıdır. İlacın "tehlikeli" olup olmadığı hukuki
değil, bütünüyle farmakolojik ve tıbbi bir meseledir. Bir bitkisel karışımın
veya faturasız hapın sırf "ruhsatsız/kaçak" olması doğrudan TCK m. 187'yi ihlal
ettiği anlamına gelmez; ürünün insan hayatı ve sağlığı için "tehlikeli (toksik,
patojen vb.)" bir yapıda olduğunun laboratuvar analizleriyle kesin olarak
kanıtlanması şarttır. Aksi halde eylem, duruma göre sadece İspençiyari ve Tıbbi
Müstahzarlar Kanunu'na muhalefet veya Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında
değerlendirilebilir. Ayrıca, kanun metninde yaptırım olarak "hapis ve adlî
para cezası" (kümülatif yaptırım) öngörüldüğünden, mahkemelerin hapis cezasının
yanında mutlaka adli para cezasına da hükmetmesi gerektiği uygulamacılarca
gözden kaçırılmamalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun sahte veya tehlikeli ilaç üretimini ve satışını engellemek
amacıyla ihdas ettiği bu madde, koruduğu değer itibarıyla son derece önemli
olmakla birlikte, öngörülen cezanın alt sınırının (bir yıl) düşüklüğü doktrinde
ceza adaleti bağlamında eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler
eserinde [2-4], merdiven altı ilaç üretimi veya sahte ilaç ticaretinin
genellikle devasa finansal kârlar güdülerek, organize bir şekilde işlendiğine;
bu eylemlerin yüzlerce veya binlerce insanın hayatını eş zamanlı olarak hiçe
saydığına dikkat çekerek, böylesine vahim bir halk sağlığı tehdidinin bir
yıldan beş yıla kadar hapis (ve çoğu zaman HAGB veya erteleme ile sonuçlanan
yargılamalar) ile cezalandırılmasının, suçun barındırdığı ağır haksızlık
muhtevasını ve "kitle imha" potansiyelini karşılamaktan çok uzak kaldığı
biçiminde yaklaşır. Toplum sağlığını kitlesel olarak hedef alan bu tür "ilaç
terörü" fiillerinde, yaptırımların caydırıcılığı temin edecek seviyelere
çıkarılması suç siyaseti açısından bir zorunluluktur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman
ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip
1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki
emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar
listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri)
sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf
yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle
kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen
geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca
senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir
üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 187. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, önceki maddelerde gıda ve içecek güvenliğini sağladıktan sonra, bu maddede spesifik olarak "ilaç" (tıbbi ürün) güvenliğini merkeze almıştır. İnsan sağlığını doğrudan etkileyen ve tedavi gayesiyle kullanılan ilaçların, kişilerin hayatını veya sağlığını tehlikeye atacak mahiyette üretilmesi veya satılması (sahte ilaç, standart dışı üretim vb.), henüz bir kimse fiilen zarar görmemiş olsa dahi, toplum sağlığını korumak adına müstakil bir "somut tehlike suçu" olarak yaptırıma bağlanmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 187, "Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti" (TCK m. 186) suçu ile yakın bir ilişki içindedir. TCK m. 186'da var olan orijinal bir ilacın sonradan bozulması veya tağşiş edilmesi söz konusuyken, TCK m. 187'de ilacın doğrudan tehlikeli biçimde üretilmesi veya bu şekildeki ilacın satılması (örneğin tamamen merdiven altı sahte ilaç üretimi) cezalandırılmaktadır. Ayrıca, satılan tehlikeli ilacın hastalar tarafından kullanılması ve bunun sonucunda kişilerin fiilen ölmesi veya yaralanması halinde, ceza dogmatiğindeki içtima kuralları devreye girer. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2, 3], tehlike suçunun netice (zarar) suçuna dönüşmesi halinde, TCK m. 44 uyarınca fikri içtima hükümlerinin uygulanacağı ve failin meydana gelen neticeye (kast veya taksirine) göre Kasten/Taksirle Yaralama veya Öldürme suçlarından daha ağır yaptırımı gerektiren norm üzerinden cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), hiçbir kimyasal veya tıbbi eğitimi olmamasına rağmen, kurduğu merdiven altı bir tesiste, piyasada çok pahalı olan bir kanser ilacının sahtesini, içine sadece tebeşir tozu ve basit ağrı kesiciler koyarak üretmektedir. Bu sahte ilaç, hastaların asıl tedaviden mahrum kalmasına yol açacağından hayatlarını ve sağlıklarını doğrudan tehlikeye sokacak niteliktedir. (A)'nın eylemi TCK m. 187/1 uyarınca kasten tehlikeli biçimde ilaç üretme suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Ruhsatlı bir eczanenin sahibi ve sorumlu müdürü olan Eczacı (B), yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve içeriğinde kalp krizine yol açabilecek yasaklı sentetik maddeler (sibutramin vb.) bulunduğu Sağlık Bakanlığınca açıklanmış olan zayıflama haplarını, el altından müşterilerine yüksek kârla satmaktadır. Eczacı (B)'nin bu kasti satım eylemi, kişilerin hayatını tehlikeye soktuğundan TCK m. 187/1'i ihlal etmekte olup; eylem eczacılık mesleğinin icrası kapsamında işlendiğinden, TCK m. 187/2 amir hükmü gereğince verilecek hapis ve adli para cezası üçte bir oranında artırılacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 187 soruşturmalarında başvuracağı en temel mercii Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve Adli Tıp Kurumu laboratuvarlarıdır. İlacın "tehlikeli" olup olmadığı hukuki değil, bütünüyle farmakolojik ve tıbbi bir meseledir. Bir bitkisel karışımın veya faturasız hapın sırf "ruhsatsız/kaçak" olması doğrudan TCK m. 187'yi ihlal ettiği anlamına gelmez; ürünün insan hayatı ve sağlığı için "tehlikeli (toksik, patojen vb.)" bir yapıda olduğunun laboratuvar analizleriyle kesin olarak kanıtlanması şarttır. Aksi halde eylem, duruma göre sadece İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'na muhalefet veya Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca, kanun metninde yaptırım olarak "hapis ve adlî para cezası" (kümülatif yaptırım) öngörüldüğünden, mahkemelerin hapis cezasının yanında mutlaka adli para cezasına da hükmetmesi gerektiği uygulamacılarca gözden kaçırılmamalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun sahte veya tehlikeli ilaç üretimini ve satışını engellemek amacıyla ihdas ettiği bu madde, koruduğu değer itibarıyla son derece önemli olmakla birlikte, öngörülen cezanın alt sınırının (bir yıl) düşüklüğü doktrinde ceza adaleti bağlamında eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2-4], merdiven altı ilaç üretimi veya sahte ilaç ticaretinin genellikle devasa finansal kârlar güdülerek, organize bir şekilde işlendiğine; bu eylemlerin yüzlerce veya binlerce insanın hayatını eş zamanlı olarak hiçe saydığına dikkat çekerek, böylesine vahim bir halk sağlığı tehdidinin bir yıldan beş yıla kadar hapis (ve çoğu zaman HAGB veya erteleme ile sonuçlanan yargılamalar) ile cezalandırılmasının, suçun barındırdığı ağır haksızlık muhtevasını ve "kitle imha" potansiyelini karşılamaktan çok uzak kaldığı biçiminde yaklaşır. Toplum sağlığını kitlesel olarak hedef alan bu tür "ilaç terörü" fiillerinde, yaptırımların caydırıcılığı temin edecek seviyelere çıkarılması suç siyaseti açısından bir zorunluluktur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)