1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 186. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı
Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir.
Bir önceki maddede (TCK m. 185) içecek ve yiyeceklere zehir katılması yaptırıma
bağlanırken; TCK m. 186'da, doğrudan ticari dolaşımdaki gıda ve ilaçların
bozulmuş veya değiştirilmiş versiyonlarının piyasaya sürülmesi (gıda ve ilaç
terörü) suç sayılarak kamunun sağlığı güvence altına alınmıştır. Bu düzenleme,
halk sağlığını geniş çapta tehdit edebilecek nitelikteki bozuk veya
taklit/tağşiş edilmiş ürünlerin ticaretini, fiilen bir kimse zarar görmese
dahi, önleyici ceza hukuku yaklaşımıyla "tehlike suçu" kapsamında
cezalandırmaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar şu
şekildedir:
- Suçun Konusu: Her tür yenilecek veya içilecek şeyler (gıda maddeleri,
içecekler, gıda takviyeleri) ile ilaçlardır (beşeri ve zirai her türlü tıbbi
ürün).
- Bozulmuş veya Değiştirilmiş Olma: Maddenin doğal yapısının, son
kullanma tarihinin geçmesi, yanlış koşullarda saklanması veya içine
yabancı/kimyasal madde katılması (tağşiş) yollarıyla orijinal ve sağlıklı
formundan uzaklaşmasıdır.
- Tehlike Unsuru (Somut Tehlike): Suçun tamamlanması için gıda veya
ilacın satılması yeterli değildir; bu ürünlerin "kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak biçimde" bozulmuş veya değiştirilmiş olması, yani
objektif olarak (tıbben) zarara elverişli olması şarttır.
- Seçimlik Hareketler: Satmak, tedarik etmek veya (ticari/dağıtım
amacıyla) bulundurmaktır.
- Nitelikli Hal (2. Fıkra): Suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir
meslek ve sanatın icrası (örneğin ruhsatlı bir lokanta, kasap veya eczane
işletilmesi) kapsamında işlenmesi halinde, güvenin daha ağır bir biçimde ihlal
edildiği kabul edilerek ceza üçte bir oranında artırılmaktadır.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan
hukuki değerin kamunun sağlığı olduğu; suçun, bozulmuş veya değiştirilmiş
maddelerin piyasaya sürülmesi veya bu maksatla bulundurulması suretiyle
kişilerin hayatı ve sağlığı bakımından tehlike yaratılması anında tamamlanan
bir somut tehlike suçu niteliği taşıdığı değerlendirmesi yer almaktadır [2].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 186, ceza dogmatiğinde "Zehirli Madde Katma" (TCK m. 185) ve "Kişilerin
Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma" (TCK m.
187) suçlarıyla yakın bir sınır komşuluğuna sahiptir. Ancak en önemli
sistematik ilişki, eylemin "zarar suçlarına" dönüşme ihtimalinde kendini
gösterir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler
eserinde bu konuda, satılan bozuk gıdayı veya ilacı tüketen kimselerin fiilen
hastalanması veya ölmesi durumunda, eylemin salt tehlike suçu olmaktan çıkarak
TCK m. 44 (fikri içtima) kuralları gereğince daha ağır cezayı gerektiren
Taksirle/Kasten Yaralama (TCK m. 89/86) veya Taksirle/Kasten Öldürme (TCK m.
85/81) suçlarına dönüşeceği görüşü benimsenmektedir [2]. Bu madde, yalnızca
tehlikenin atlatıldığı veya denetimlerde yakalandığı durumlarda tali norm
olarak tatbik edilir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), belediyeden ruhsatlı olarak işlettiği kasap
dükkânında, sıcakta kalarak çürümeye yüz tutmuş ve kokuşmuş etleri atmak
yerine, üzerlerine kimyasal renklendirici ve koku giderici bir solüsyon sıkarak
vitrinde satışa sunmuştur. Zabıta denetiminde etlerin insan hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak boyutta bakteri ürettiği tespit edilmiştir. Etler
henüz kimseye satılmadan el konulmuş olsa bile, (A)'nın eylemi TCK m. 186/1
uyarınca bozulmuş gıda bulundurma/tedarik etme suçunu oluşturur. Ayrıca eylem,
resmi izne dayalı kasaplık mesleğinin icrası kapsamında işlendiğinden TCK m.
186/2 gereğince ceza üçte bir oranında artırılacaktır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), el altından temin ettiği son kullanma tarihi
yıllar önce geçmiş ve etken maddesi toksik (zehirli) bir yapıya dönüşmüş kanser
ilaçlarının ambalajındaki tarihleri asetonla silerek sahte tarihler basmış
(değiştirmiş) ve bunları sosyal medya üzerinden çaresiz hastalara satmıştır. Bu
ilaçların insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu sabit
olduğundan, (B) hakkında TCK m. 186/1 amir hükmü gereğince bir yıldan beş yıla
kadar hapis ve adli para cezası talep edilecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 186 dosyalarında
odaklanacağı temel husus, "bozulmanın niteliği" ve "sağlığı tehlikeye
düşürmeye elverişlilik" testidir. Bir gıdanın sırf son kullanma tarihinin
(SKT) geçmiş olması veya fiziksel görünümünün bozulması, doğrudan TCK m. 186
suçunu oluşturmaz. İddia makamı, el konulan ürünlerden alınan numuneleri
mutlaka Tarım ve Orman Bakanlığı laboratuvarlarına veya İl Hıfzıssıhha
Kurullarına göndererek; bu ürünlerdeki bozulmanın "kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak düzeyde (örneğin patojen bakteri, ağır metal veya
toksin üretecek eşikte)" olduğunu bilimsel raporlarla kanıtlamak zorundadır.
Aksi takdirde, eylem suç teşkil etmez, sadece 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari para cezasını gerektiren bir
kabahat (idari ihlal) olarak kalır. Savunma makamı, laboratuvar sonuçlarındaki
"tehlike potansiyeli" sınırlarını çürüterek müvekkilinin beraatini talep
edebilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun halk sağlığını tehdit eden gıda ve ilaç terörünü ceza hukuku
kapsamına alması son derece yerindedir. Ancak, Hakeri, Ceza Hukuku Özel
Hükümler eserinde, gıda güvenliğinin modern toplumlarda taşıdığı hayati öneme
işaret ederek, madde metnindeki "hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak
biçimde" kriterinin uygulamada ciddi ispat zorlukları yarattığı; her bozulmuş
veya tağşiş edilmiş gıdanın (örneğin zeytinyağına tohum yağı karıştırılmasının)
bu derece ağır bir "hayatı tehlikeye atma" eşiğine ulaşıp ulaşmadığının
tespitinin teknik belirsizliklere yol açabildiği ve zaman zaman devasa
boyutlara ulaşan organize gıda sahtekârlığı vakalarının ceza normundan
kaçırılarak sadece idari yaptırımlarla geçiştirilebildiği biçiminde yaklaşır
[2]. Halk sağlığını kitleler halinde tehdit eden endüstriyel boyuttaki tağşiş
ve bozmalar bakımından, maddede daha net kriterler ile tüzel kişilere
(şirketlere) yönelik daha ağır güvenlik tedbirlerinin öngörülmesi, suç siyaseti
açısından bir gerekliliktir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman
ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen ve
1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma
iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca
belirtilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez,
Özbek/Kanbur vd., Hakeri) zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural
gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [3], [2],
[4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen
geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek
maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle
akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 186. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Bir önceki maddede (TCK m. 185) içecek ve yiyeceklere zehir katılması yaptırıma bağlanırken; TCK m. 186'da, doğrudan ticari dolaşımdaki gıda ve ilaçların bozulmuş veya değiştirilmiş versiyonlarının piyasaya sürülmesi (gıda ve ilaç terörü) suç sayılarak kamunun sağlığı güvence altına alınmıştır. Bu düzenleme, halk sağlığını geniş çapta tehdit edebilecek nitelikteki bozuk veya taklit/tağşiş edilmiş ürünlerin ticaretini, fiilen bir kimse zarar görmese dahi, önleyici ceza hukuku yaklaşımıyla "tehlike suçu" kapsamında cezalandırmaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu maddi ve manevi unsurlar şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 186, ceza dogmatiğinde "Zehirli Madde Katma" (TCK m. 185) ve "Kişilerin Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma" (TCK m. 187) suçlarıyla yakın bir sınır komşuluğuna sahiptir. Ancak en önemli sistematik ilişki, eylemin "zarar suçlarına" dönüşme ihtimalinde kendini gösterir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, satılan bozuk gıdayı veya ilacı tüketen kimselerin fiilen hastalanması veya ölmesi durumunda, eylemin salt tehlike suçu olmaktan çıkarak TCK m. 44 (fikri içtima) kuralları gereğince daha ağır cezayı gerektiren Taksirle/Kasten Yaralama (TCK m. 89/86) veya Taksirle/Kasten Öldürme (TCK m. 85/81) suçlarına dönüşeceği görüşü benimsenmektedir [2]. Bu madde, yalnızca tehlikenin atlatıldığı veya denetimlerde yakalandığı durumlarda tali norm olarak tatbik edilir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), belediyeden ruhsatlı olarak işlettiği kasap dükkânında, sıcakta kalarak çürümeye yüz tutmuş ve kokuşmuş etleri atmak yerine, üzerlerine kimyasal renklendirici ve koku giderici bir solüsyon sıkarak vitrinde satışa sunmuştur. Zabıta denetiminde etlerin insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak boyutta bakteri ürettiği tespit edilmiştir. Etler henüz kimseye satılmadan el konulmuş olsa bile, (A)'nın eylemi TCK m. 186/1 uyarınca bozulmuş gıda bulundurma/tedarik etme suçunu oluşturur. Ayrıca eylem, resmi izne dayalı kasaplık mesleğinin icrası kapsamında işlendiğinden TCK m. 186/2 gereğince ceza üçte bir oranında artırılacaktır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), el altından temin ettiği son kullanma tarihi yıllar önce geçmiş ve etken maddesi toksik (zehirli) bir yapıya dönüşmüş kanser ilaçlarının ambalajındaki tarihleri asetonla silerek sahte tarihler basmış (değiştirmiş) ve bunları sosyal medya üzerinden çaresiz hastalara satmıştır. Bu ilaçların insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu sabit olduğundan, (B) hakkında TCK m. 186/1 amir hükmü gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası talep edilecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 186 dosyalarında odaklanacağı temel husus, "bozulmanın niteliği" ve "sağlığı tehlikeye düşürmeye elverişlilik" testidir. Bir gıdanın sırf son kullanma tarihinin (SKT) geçmiş olması veya fiziksel görünümünün bozulması, doğrudan TCK m. 186 suçunu oluşturmaz. İddia makamı, el konulan ürünlerden alınan numuneleri mutlaka Tarım ve Orman Bakanlığı laboratuvarlarına veya İl Hıfzıssıhha Kurullarına göndererek; bu ürünlerdeki bozulmanın "kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak düzeyde (örneğin patojen bakteri, ağır metal veya toksin üretecek eşikte)" olduğunu bilimsel raporlarla kanıtlamak zorundadır. Aksi takdirde, eylem suç teşkil etmez, sadece 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari para cezasını gerektiren bir kabahat (idari ihlal) olarak kalır. Savunma makamı, laboratuvar sonuçlarındaki "tehlike potansiyeli" sınırlarını çürüterek müvekkilinin beraatini talep edebilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun halk sağlığını tehdit eden gıda ve ilaç terörünü ceza hukuku kapsamına alması son derece yerindedir. Ancak, Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, gıda güvenliğinin modern toplumlarda taşıdığı hayati öneme işaret ederek, madde metnindeki "hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde" kriterinin uygulamada ciddi ispat zorlukları yarattığı; her bozulmuş veya tağşiş edilmiş gıdanın (örneğin zeytinyağına tohum yağı karıştırılmasının) bu derece ağır bir "hayatı tehlikeye atma" eşiğine ulaşıp ulaşmadığının tespitinin teknik belirsizliklere yol açabildiği ve zaman zaman devasa boyutlara ulaşan organize gıda sahtekârlığı vakalarının ceza normundan kaçırılarak sadece idari yaptırımlarla geçiştirilebildiği biçiminde yaklaşır [2]. Halk sağlığını kitleler halinde tehdit eden endüstriyel boyuttaki tağşiş ve bozmalar bakımından, maddede daha net kriterler ile tüzel kişilere (şirketlere) yönelik daha ağır güvenlik tedbirlerinin öngörülmesi, suç siyaseti açısından bir gerekliliktir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen ve 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [3], [2], [4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Av. Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)