RESMİ METİN

İşaret ve engel koymama


Madde 178- (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 178. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmının "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Kamuya açık alanlarda yürütülen faaliyetlerin veya bırakılan eşyaların, orayı kullanan bireyler için taşıdığı potansiyel risklerin önlenmesi ceza hukukunun himayesine alınmıştır. Kanun koyucu bu hükümle, sadece tehlikeyi yaratan kişilerin tedbir alma (işaret/engel koyma) yükümlülüğünü ihmal etmelerini değil, aynı zamanda konulmuş olan işaret ve engelleri bozan/kaldıran üçüncü kişilerin icrai hareketlerini de müstakil bir "tehlike suçu" olarak yaptırıma bağlamış ve kamu güvenliğini önleyici bir refleksle güvence altına almayı hedeflemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi ve manevi kurucu unsurlar şu şekildedir:

  • Herkesin Gelip Geçtiği Yer: Suçun işlendiği mekânın, yaya veya araç trafiğine (kamuya) açık, tahsis edilmiş veya fiilen herkes tarafından kullanılabilen (sokak, cadde, park, meydan, kaldırım gibi) bir alan olması zorunludur. Özel bir şahsın kapalı mülkünde bu suç oluşmaz.
  • Seçimlik Hareketler: Madde metninde biri ihmali, ikisi icrai olmak üzere üç seçimlik hareket öngörülmüştür:
    1. Gerekli işaret veya engelleri koymamak (İhmali hareket - garantörlük yükümlülüğünün ihlali).
    2. Konulmuş işaret/engelleri kaldırmak (İcrai hareket).
    3. İşaret ve engellerin yerini değiştirmek (İcrai hareket).
  • Tehlike Unsuru (Somut Tehlike): Suçun tamamlanması için bir kimsenin yaralanması veya ölmesi aranmaz; ancak yapılmakta olan işin veya bırakılan eşyanın (örneğin kazılan bir çukurun, bırakılan molozun) objektif olarak tehlike yaratmaya elverişli olması gerekir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında [2, 3], bu suçla korunan hukuki değerin genel kamu güvenliği olduğu; suçun hem icrai hem de ihmali hareketle işlenebilen bir tehlike suçu niteliği taşıdığı ve failin ancak kasten (bilerek ve isteyerek) hareket etmesi halinde cezalandırılabileceği değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 178, ceza dogmatiği açısından "tali (ikincil) norm" niteliği taşımakta olup, Taksirle Yaralama (TCK m. 89) ve Taksirle Öldürme (TCK m. 85) suçları ile sıkı bir içtima ilişkisine sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2, 3], failin sokaktaki bir kazı alanına gerekli işaretleri koymaması (ihmali) veya var olan engelleri kaldırması (icrası) neticesinde bir yayanın veya aracın çukura düşerek zarar görmesi (ölmesi/yaralanması) halinde, TCK m. 44 (fikri içtima) kuralları gereğince failin artık salt tehlike suçundan değil, neticenin ağırlığına ve kusur türüne göre Taksirle/Bilinçli Taksirle Yaralama veya Öldürme suçlarından cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir. Ayrıca bu madde, trafik düzenine yönelik tehlikeleri cezalandıran "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" (TCK m. 179) suçu ile de zaman zaman sınır komşuluğu teşkil eder; ancak m. 178'in kapsamı trafiği aşan, genel yaya ve eşya güvenliğini de içine alan daha geniş bir alandır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), belediyeye bağlı bir taşeron firmada altyapı işçisi olarak çalışmaktadır. Yaya trafiğinin yoğun olduğu bir kaldırımda rögar kapağını yenilemek üzere sökmüş, ancak öğle yemeği molasına çıkarken açık rögarın etrafına şerit çekmemiş veya uyarı levhası yerleştirmemiştir (işaret veya engel koymama). Henüz çukura kimse düşmeden zabıta ekiplerince durum fark edilmiştir. (A)'nın bu ihmali eylemi, TCK m. 178 uyarınca işaret ve engel koymama suçunu oluşturur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Elektrik dağıtım şirketi tarafından sokağa çekilen derin bir kablo hattı çukurunun etrafına "Dikkat Tehlike" levhaları ve bariyerler konulmuştur. Gecenin ilerleyen saatlerinde, sokaktan geçen ve alkollü olan (B), şaka yapmak amacıyla bu uyarı levhalarını ve bariyerleri sökerek yan sokağa taşımıştır (engelleri kaldırma ve yerini değiştirme). Herhangi bir kaza meydana gelmemiş olsa dahi, (B)'nin konulmuş engelleri kaldıran bu kasti icrai eylemi doğrudan TCK m. 178 kapsamında yaptırıma tabidir.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 178 uyuşmazlıklarında odaklanacağı ana husus, "kastın varlığı" ve "garantörlük sıfatıdır". Birinci seçimlik hareket (koymama) bakımından, failin mutlaka o işi yapan veya o eşyayı bırakan (dolayısıyla tedbir alma yükümlülüğü / garantörlüğü doğan) kişi olması gerekir. Müdafi, müvekkilinin o alanda çalışma yapan sorumlu personel olmadığını ispatlayarak beraat talep edebilir. İkinci ve üçüncü seçimlik hareketler (kaldırma/değiştirme) bakımından ise eylemin kasten işlenmesi şarttır; örneğin rüzgâr nedeniyle levhanın uçması veya bir aracın çarpması sonucu bariyerin devrilmesi durumlarında suçun manevi unsuru (kast) oluşmaz. Suçun yaptırımı "iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası" şeklinde son derece düşük tayin edildiğinden, mahkemeler mahkûmiyet halinde genellikle doğrudan adli para cezasına veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar vermektedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun kamusal alanlarda yaratılan ölümcül tehlikeleri yaptırıma bağlarken öngördüğü cezanın miktarı (iki aydan altı aya kadar hapis), doktrinde ceza hukukunun orantılılık ve caydırıcılık ilkeleri bakımından eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2, 3], sokak ortasında kapağı açık bırakılan bir rögarın veya kazılmış derin bir çukurun etrafına engel konulmamasının, bilhassa gece karanlığında veya görme engelli vatandaşlar için adeta bir "tuzak" niteliği taşıdığı ve insan hayatı için muazzam bir tehlike oluşturduğu; böylesine vahim potansiyel sonuçları olan bir ihlalin sadece altı aya kadar hapis (çoğunlukla cüzi bir para cezası) ile geçiştirilmesinin, iş ve kamu güvenliği kültürünün yerleşmesini engellediği biçiminde yaklaşır. Bir tehlike suçu olsa da, yaratılan tehlikenin insan hayatına yönelik ağırlığı dikkate alınarak ceza yaptırımının daha caydırıcı bir seviyeye çekilmesi suç politikası açısından bir gerekliliktir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen ve 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) ve eserlerine zorunlu atıf formatıyla referans verilmiştir [2-4]. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.