1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunlarının esas alındığı,
26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga
1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun 175. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı
Suçlar" kısmında, "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümü altında düzenlenmiştir.
Toplumsal yaşam, ceza ehliyeti bulunmayan ve eylemlerinin sonuçlarını
öngöremeyen akıl hastalarının korunmasını gerektirdiği kadar, toplumun da bu
kişilerin öngörülemez eylemlerinden kaynaklanabilecek tehlikelere karşı
korunmasını zorunlu kılar. Kanun koyucu bu hükümle, akıl hastalarına yönelik
bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan garantör kişilerin, bu ihmali davranışları
neticesinde genel güvenliği tehlikeye sokmalarını müstakil bir "tehlike suçu"
(ihmali suç) olarak yaptırıma bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi ve manevi kurucu unsurlar şu
şekildedir:
- Akıl Hastası: Failin eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama
yeteneğini veya bu eylemlerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini
ortadan kaldıran psikiyatrik rahatsızlıklara sahip kişidir.
- Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü: Failin, akıl hastası üzerinde hukuken
veya fiilen koruyucu/gözetici statüsünde (garantör) bulunmasıdır. Bu yükümlülük
kanundan (örneğin velayet veya vesayet makamı), sözleşmeden (örneğin hastane,
bakımevi, özel hemşire) veya öneki tehlikeli hareketten kaynaklanabilir.
- İhmal (Omission): Bakım ve gözetim yükümlülüğünün, objektif özen
yükümlülüğüne aykırı olarak yerine getirilmemesi, hastanın başıboş ve
denetimsiz bırakılmasıdır.
- Tehlikeli Olabilecek Şekilde (Somut Tehlike): Hastanın gözetimsiz
bırakılmasının, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı üzerinde somut ve
potansiyel bir zarar riski yaratmasıdır. Gerçek bir zararın doğması suçun
tamamlanması için şart değildir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında [2], bu suçla
korunan hukuki değerin genel güvenlik ve üçüncü kişilerin vücut/malvarlığı
bütünlüğü olduğu; suçun salt (gerçek) ihmali bir suç niteliği taşıdığı ve
neticesiz (sırf hareket) suçu dogmatiğine dayandığı değerlendirmesi yer
almaktadır.
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 175, ceza hukukunda "garantörlük (müşahhas koruma) yükümlülüğünün" tipik
bir yansıması olup, TCK m. 83 (Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi)
ve TCK m. 88 (Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi) gibi genel
hükümlerle (TCK m. 15) sıkı bir içtima ilişkisine sahiptir.
Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu
konuda [2], bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmal edilmesi neticesinde somut
bir zarar doğarsa (örneğin akıl hastası eline geçirdiği bir bıçakla üçüncü bir
kişiyi yaralar veya öldürürse), failin (gözetim yükümlüsünün) artık sadece TCK
m. 175'ten (tehlike suçundan) değil, ihmali kastına veya taksirine göre
Taksirle Yaralama/Öldürme veya İhmali Davranışla Kasten Yaralama/Öldürme
suçlarından (zarar suçlarından) cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir. TCK
m. 175, zarar doğmadığı durumlarda uygulanan bir tali (ikincil) norm işlevi
görür.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Ağır şizofreni teşhisi bulunan ve geçmişte şiddet
eğilimi gösterdiği bilinen oğlunun yasal vasisi (bakım yükümlüsü) olan (A),
evde tehlikeli aletleri kilitlemeden ve dış kapıyı açık bırakarak uzun
süreliğine alışverişe gitmiştir. Dışarı çıkan hasta, komşuların arabalarına ve
evlerin pencerelerine taş atmış, çevreye saldırgan tavırlar sergilemiştir.
Kimse fiziksel yara almamış veya mallar fiilen zarar görmemiş olsa da, eylem
üçüncü kişilerin hayatı ve malvarlığı bakımından tehlike yarattığından, vasi
(A)'nın eylemi TCK m. 175 uyarınca ihmali suç teşkil eder.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B) isimli özel bir psikiyatri kliniğinde görevli
nöbetçi hemşire (C), kapalı koğuşta tutulması gereken hastaların bulunduğu
bölümün ana kapısını dikkatsizlik sonucu açık unutmuştur. Bir hasta dışarı
çıkarak trafiğin yoğun olduğu otoyola girmiş, araçların ani fren yapmasına ve
zincirleme kaza tehlikesi atlatılmasına neden olmuştur. Hemşire (C)'nin
sözleşmeden doğan gözetim yükümlülüğünü genel güvenliği tehlikeye sokacak
biçimde ihmal etmesi, TCK m. 175 kapsamında suçtur.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin bu suç kapsamında yürüteceği savunmanın ana
ekseni, "hastalığın hukuki tanımı" ve "somut tehlikenin yokluğu"
üzerine kurulmalıdır. Her psikolojik rahatsızlık (örneğin hafif anksiyete veya
depresyon) ceza hukuku anlamında faili "bakıma muhtaç akıl hastası" kılmaz.
Savunma makamı, ihmale konu kişinin tam teşekküllü bir devlet hastanesinden
alınmış bir "akıl hastalığı" raporunun (TCK m. 32 anlamında ehliyetsizlik
raporunun) bulunup bulunmadığını sorgulamalıdır. Ayrıca, iddia makamı
(savcılık), hastanın eyleminin basit bir rahatsızlık vermenin ötesinde,
başkalarının hayatı ve malvarlığı için gerçekten "tehlikeli olabilecek"
ağırlıkta bir somut tehlike yarattığını kanıtlamakla mükelleftir. Ceza
yaptırımının altı aya kadar hapis veya adli para cezası olması sebebiyle,
mahkûmiyet halinde genellikle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
müessesesi tatbik edilmektedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun akıl hastalarının bakımını ve genel güvenliği korumak amacıyla
ihdas ettiği bu maddede yer alan "tehlikeli olabilecek şekilde" ibaresi,
belirlilik ve suçta kanunilik ilkeleri bağlamında doktrinde haklı bir eleştiri
konusu olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2], "tehlikeli
olabilecek" kavramının son derece soyut ve yoruma açık bir sınır çizdiği; bu
muğlaklığın, hâkimin sübjektif değerlendirmelerine alan açarak yasal güvenliği
zedelediği biçiminde yaklaşır. Öte yandan, örneğin bir akıl hastanesinin veya
bakımevi yönetiminin kurumsal ihmalkârlıkları neticesinde toplumun ciddi risk
altına girdiği durumlarda, fail hakkında sadece altı aya kadar hapis cezası
öngörülmesinin; ihmalin haksızlık içeriğini ve kurumların göstermesi gereken
yüksek özen yükümlülüğünü karşılamakta yetersiz kaldığı (cezanın
caydırıcılıktan uzak olduğu) ceza siyaseti bakımından açıktır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman
ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen ve
1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma
iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca
belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd.,
Hakeri) ve eserlerine [2] zorunlu atıf formatıyla referans verilmiştir. Kural
gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay
kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik
örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca
senaryo)" ibaresiyle sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe
kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunlarının esas alındığı, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 175. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmında, "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümü altında düzenlenmiştir. Toplumsal yaşam, ceza ehliyeti bulunmayan ve eylemlerinin sonuçlarını öngöremeyen akıl hastalarının korunmasını gerektirdiği kadar, toplumun da bu kişilerin öngörülemez eylemlerinden kaynaklanabilecek tehlikelere karşı korunmasını zorunlu kılar. Kanun koyucu bu hükümle, akıl hastalarına yönelik bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan garantör kişilerin, bu ihmali davranışları neticesinde genel güvenliği tehlikeye sokmalarını müstakil bir "tehlike suçu" (ihmali suç) olarak yaptırıma bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninin uygulanabilmesi için aranan maddi ve manevi kurucu unsurlar şu şekildedir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 175, ceza hukukunda "garantörlük (müşahhas koruma) yükümlülüğünün" tipik bir yansıması olup, TCK m. 83 (Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi) ve TCK m. 88 (Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi) gibi genel hükümlerle (TCK m. 15) sıkı bir içtima ilişkisine sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2], bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmal edilmesi neticesinde somut bir zarar doğarsa (örneğin akıl hastası eline geçirdiği bir bıçakla üçüncü bir kişiyi yaralar veya öldürürse), failin (gözetim yükümlüsünün) artık sadece TCK m. 175'ten (tehlike suçundan) değil, ihmali kastına veya taksirine göre Taksirle Yaralama/Öldürme veya İhmali Davranışla Kasten Yaralama/Öldürme suçlarından (zarar suçlarından) cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir. TCK m. 175, zarar doğmadığı durumlarda uygulanan bir tali (ikincil) norm işlevi görür.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Ağır şizofreni teşhisi bulunan ve geçmişte şiddet eğilimi gösterdiği bilinen oğlunun yasal vasisi (bakım yükümlüsü) olan (A), evde tehlikeli aletleri kilitlemeden ve dış kapıyı açık bırakarak uzun süreliğine alışverişe gitmiştir. Dışarı çıkan hasta, komşuların arabalarına ve evlerin pencerelerine taş atmış, çevreye saldırgan tavırlar sergilemiştir. Kimse fiziksel yara almamış veya mallar fiilen zarar görmemiş olsa da, eylem üçüncü kişilerin hayatı ve malvarlığı bakımından tehlike yarattığından, vasi (A)'nın eylemi TCK m. 175 uyarınca ihmali suç teşkil eder.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B) isimli özel bir psikiyatri kliniğinde görevli nöbetçi hemşire (C), kapalı koğuşta tutulması gereken hastaların bulunduğu bölümün ana kapısını dikkatsizlik sonucu açık unutmuştur. Bir hasta dışarı çıkarak trafiğin yoğun olduğu otoyola girmiş, araçların ani fren yapmasına ve zincirleme kaza tehlikesi atlatılmasına neden olmuştur. Hemşire (C)'nin sözleşmeden doğan gözetim yükümlülüğünü genel güvenliği tehlikeye sokacak biçimde ihmal etmesi, TCK m. 175 kapsamında suçtur.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin bu suç kapsamında yürüteceği savunmanın ana ekseni, "hastalığın hukuki tanımı" ve "somut tehlikenin yokluğu" üzerine kurulmalıdır. Her psikolojik rahatsızlık (örneğin hafif anksiyete veya depresyon) ceza hukuku anlamında faili "bakıma muhtaç akıl hastası" kılmaz. Savunma makamı, ihmale konu kişinin tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış bir "akıl hastalığı" raporunun (TCK m. 32 anlamında ehliyetsizlik raporunun) bulunup bulunmadığını sorgulamalıdır. Ayrıca, iddia makamı (savcılık), hastanın eyleminin basit bir rahatsızlık vermenin ötesinde, başkalarının hayatı ve malvarlığı için gerçekten "tehlikeli olabilecek" ağırlıkta bir somut tehlike yarattığını kanıtlamakla mükelleftir. Ceza yaptırımının altı aya kadar hapis veya adli para cezası olması sebebiyle, mahkûmiyet halinde genellikle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) müessesesi tatbik edilmektedir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun akıl hastalarının bakımını ve genel güvenliği korumak amacıyla ihdas ettiği bu maddede yer alan "tehlikeli olabilecek şekilde" ibaresi, belirlilik ve suçta kanunilik ilkeleri bağlamında doktrinde haklı bir eleştiri konusu olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2], "tehlikeli olabilecek" kavramının son derece soyut ve yoruma açık bir sınır çizdiği; bu muğlaklığın, hâkimin sübjektif değerlendirmelerine alan açarak yasal güvenliği zedelediği biçiminde yaklaşır. Öte yandan, örneğin bir akıl hastanesinin veya bakımevi yönetiminin kurumsal ihmalkârlıkları neticesinde toplumun ciddi risk altına girdiği durumlarda, fail hakkında sadece altı aya kadar hapis cezası öngörülmesinin; ihmalin haksızlık içeriğini ve kurumların göstermesi gereken yüksek özen yükümlülüğünü karşılamakta yetersiz kaldığı (cezanın caydırıcılıktan uzak olduğu) ceza siyaseti bakımından açıktır.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine, Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen ve 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) ve eserlerine [2] zorunlu atıf formatıyla referans verilmiştir. Kural gereği basım yılı ve sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)