RESMİ METİN

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi74


Madde 174- (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden” ibaresi “maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “yarı oranında” ibaresi “bir kat” şeklinde değiştirilmiştir.

nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi de aynı ceza ile cezalandırılır. (2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu ilga eden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 174. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmının "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Modern çağda kitle imha silahlarının ve patlayıcıların asimetrik terör eylemlerinde veya organize suçlarda kullanılma sıklığı dikkate alındığında, kanun koyucu bu maddede "soyut tehlike suçu" kurgusu yaratarak, tehlikeli maddelerin veya bu maddelerin yapımında kullanılan teçhizatın henüz bir zarara veya somut tehlikeye yol açmadan önceki hazırlık, dolaşım ve muhafaza aşamalarını ağır bir biçimde cezalandırmaktadır. Özellikle 2016 yılında 6763 sayılı Kanun ile yapılan kapsamlı değişikliklerle, cezanın alt sınırı dört yıla çıkarılmış ve suçun konusu yalnızca patlayıcı maddelerle sınırlı tutulmayıp, bu maddelerin imalinde kullanılan malzeme ve teçhizatın dolaşımını da kapsayacak şekilde oldukça genişletilmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için öngörülen maddi unsurlar şu şekildedir:

  • Suçun Konusu: Patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddeler ile (2016 değişikliği uyarınca) bu maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla gerekli olan malzeme ve teçhizattır.
  • Seçimlik Hareketler: İmal, ithal, ihraç etmek, nakletmek, muhafaza etmek, satmak, satın almak, işlemek, kabul etmek, depolamak, satışa arz etmek veya başkalarına vermektir. Çok hareketli (seçimlik) bir suç tipi olup, eylemlerden sadece birinin yapılması suçun oluşumu için yeterlidir.
  • Hukuka Aykırılık Unsuru (İzinsizlik): Fiilin suç teşkil etmesi, yetkili makamlardan (İçişleri Bakanlığı, Valilikler vb.) gerekli idari izin veya ruhsatın alınmamış olmasına bağlıdır. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin genel güvenlik, kamu esenliği ve dolaylı olarak kişilerin hayat ile vücut bütünlükleri olduğu; maddenin bir zarar veya somut tehlike suçu değil, bütünüyle bir "soyut tehlike suçu" vasfı taşıdığı değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 174, tehlikeli maddelerin salt bulundurulmasını veya dolaşımını cezalandırdığından, bu maddelerin fiilen kullanılması hallerinde diğer suç tipleriyle içtima ilişkisi gündeme gelir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin izinsiz patlayıcı maddeyi imal edip daha sonra bunu kasten patlatması durumunda (TCK m. 170) veya bu patlama neticesinde birilerini öldürmesi/yaralaması halinde (TCK m. 81, 86), "geçitli suç" veya "gerçek içtima" (TCK m. 44) kurallarının uygulanış biçiminin failin kastına ve hareketlerin zaman/mekân birliğine göre çözümlenmesi gerektiği görüşü benimsenmektedir [2-4]. İkinci fıkra ise, suçun bir "örgüt" (TCK m. 220 veya terör örgütü) faaliyeti çerçevesinde işlenmesini, cezayı bir kat (yüzde yüz) artıran nitelikli hal olarak düzenlemektedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), hiçbir yasal izni olmaksızın kendi evinin bodrumunda kimyasal gübre ve asit kullanarak tahrip gücü yüksek el yapımı patlayıcı (EYP) imal etmiş ve bu maddeleri daha sonra satmak üzere muhafaza etmiştir. Eylem herhangi bir patlama veya zararla sonuçlanmamış olsa dahi, (A)'nın izinsiz imal ve muhafaza fiili doğrudan TCK m. 174/1 uyarınca dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), silahlı bir terör örgütünün üyesi olup, örgüt yönetiminden aldığı talimatla, bir eylemde kullanılmak üzere kuryelik yaparak patlayıcı yapımında kullanılacak elektronik fünye ve düzenekleri (teçhizatı) sınır ötesinden ithal edip hücre evine nakletmiştir. (B)'nin eylemi TCK m. 174/1 kapsamında teçhizat nakli olmakla birlikte, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği için TCK m. 174/2 gereğince verilecek hapis cezası bir kat artırılacaktır.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (C), yılbaşı kutlamalarında kullanılmak üzere, pazar tezgâhından önemsiz tür ve miktarda nitelendirilebilecek birkaç adet "kızkaçıran" ve maytap türü basit piroteknik madde satın almış ve üzerinde bulundurmuştur. (C)'nin eyleminin amacı (kutlama) ve maddenin niteliği dikkate alınarak, TCK m. 174/3 amir hükmü uyarınca (bir yıla kadar hapis) indirimli (hafifletilmiş) yaptırım uygulanacaktır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 174'e ilişkin savunma kurgusunda başvurması gereken en hayati mercii Kriminal Polis Laboratuvarı veya Jandarma Kriminal raporlarıdır. Ele geçen maddenin kanunda sayılan "patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı veya biyolojik/nükleer" vasfına (örneğin patlama hızına, parça tesirine) hukuken ve fennen sahip olup olmadığı bu uzman raporlarıyla sabit olur. Basit kimyasal maddeler sırf patlayıcı potansiyeline sahip diye doğrudan m. 174 kapsamında değerlendirilemez. Müdafi, eğer madde basit nitelikteyse, mutlaka üçüncü fıkradaki "önemsiz tür ve miktar ile kullanılış amacı" istisnasını ileri sürerek cezanın dramatik biçimde (bir yılın altına) düşürülmesini ve fiilin kabahat veya alt düzey haksızlık olarak vasıflandırılmasını sağlamalıdır. İddia makamı (savcılık) ise, 2016 değişikliğine istinaden, sadece patlayıcının kendisini değil, evde bulunan çivi, düdüklü tencere veya elektronik devre gibi "imalatta kullanılacak malzeme ve teçhizatın" da failin kastıyla birleştiğinde m. 174/1 kapsamında cezalandırılabileceğini dikkate alarak iddianame tanzim etmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun özellikle 2016 yılında 6763 sayılı Kanun ile yaptığı kapsamlı genişletme, doktrinde suçta kanunilik (belirlilik) ve ceza hukukunun "son çare" (ultima ratio) olma ilkeleri bağlamında çok ciddi eleştirilere uğramaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, maddenin sadece patlayıcıyı değil, patlayıcı imalinde kullanılacak "gerekli olan malzeme ve teçhizatı" da kapsayacak şekilde genişletilmesinin, günlük hayatta ticari amaçla satılan gübre, asit, elektronik devre, pil veya kablo gibi tamamen masumane ve yasal eşyaların salt "patlayıcı yapımında kullanılabilir" şüphesiyle ağır ceza tehdidi altına alınması anlamına geldiği; bu durumun kastın ispatı sorununu derinleştirdiği ve ceza adaletinde orantısızlığa (düşünce/hazırlık hareketinin aşırı cezalandırılmasına) yol açtığı biçiminde yaklaşır [2-4]. Hazırlık hareketlerinin bu denli erkenden cezalandırılması ve alt sınırın dört yıl (oldukça yüksek bir hapis cezası) olarak tayini, mülga 765 sayılı TCK'ya kıyasla olağanüstü sert bir ceza siyasetinin tercih edildiğini göstermektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman ve İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.