RESMİ METİN

Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme


Madde 173- (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun [1] 173. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmının "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Modern çağda bilimsel ve teknolojik gelişmeler, insanlığa fayda sağlamanın yanı sıra daha önce eşi benzeri görülmemiş kitle imha risklerini de beraberinde getirmiştir. Kanun koyucu bu hükümle, nükleer enerjinin (atom enerjisinin) muazzam yıkıcı potansiyelini dikkate alarak, bu enerjinin kasten veya taksirle serbest bırakılıp patlamaya neden olunmasını bağımsız ve ağır yaptırımlı bir suç tipi olarak ihdas etmiştir. Bu norm, bir önceki maddede (TCK m. 172) düzenlenen radyasyon yayma fiilinden farklı olarak, doğrudan doğruya fiziki bir "patlama" olgusunu ve bu patlamanın yarattığı kitlesel tehlikeyi merkeze almaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninin uygulanabilmesi için aranan kurucu unsurlar şunlardır:

  • Atom Enerjisini Serbest Bırakmak: Çekirdek parçalanması (fisyon) veya çekirdek birleşmesi (füzyon) reaksiyonları yoluyla nükleer enerjinin açığa çıkarılmasıdır.
  • Patlama: Serbest bırakılan atom enerjisinin ani, şiddetli ve kontrolsüz bir ısı, ışık ve basınç dalgası yaratmasıdır. Sadece radyasyon sızıntısı olması bu maddeyi değil, m. 172'yi ilgilendirir; TCK m. 173 için fiziki bir patlama şarttır.
  • Önemli Ölçüde Tehlike (Somut Tehlike): Patlamanın, bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı üzerinde sıradan olmayan, çok ciddi ("önemli ölçüde") bir somut tehlike yaratması zorunludur. Suçun tamamlanması için kimsenin ölmesi veya yaralanması gerekmese de, tehlikenin objektif olarak ispatlanabilir bir yakınlıkta olması gerekir.
  • Kast ve Taksir: Birinci fıkrada suçun kasten işlenmesi beş yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılırken; ikinci fıkrada aynı fiilin gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak (taksirle) işlenmesi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin, nükleer enerjinin yıkıcı gücü karşısında toplumun genel güvenliği, kamu esenliği ve bireylerin en temel yaşama/sağlık hakları olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 173, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması (TCK m. 170) ve Radyasyon Yayma (TCK m. 172) suçlarına kıyasla tam bir lex specialis (özel norm) niteliği taşır. Ortada hem atom enerjisi kaynaklı bir patlama hem de radyasyon yayılımı varsa, özel ve daha ağır norm olan TCK m. 173 tatbik edilecektir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet vermesi neticesinde somut tehlike boyutunu aşıp birilerinin ölmesi veya yaralanması durumunda TCK m. 44 uyarınca fikri içtima kurallarının devreye gireceği; bu eylemlerin Kasten Öldürme (TCK m. 81) veya Kasten Yaralama (TCK m. 86) ya da taksirli hallerde Taksirle Öldürme/Yaralama (TCK m. 85, 89) kapsamında daha ağır cezayı gerektiren normdan cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir [2-4].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), radikal bir terör örgütü üyesi olup, karaborsadan temin ettiği zenginleştirilmiş uranyum ile ilkel bir nükleer patlayıcı cihaz (kirli bomba / küçük çaplı atom bombası) tasarlamıştır. Cihazı şehrin boş bir arazisinde kasten patlatmıştır. Patlama sonucunda kimse ölmemiş veya yaralanmamış olsa da, yaydığı yıkıcı şok dalgası ve çevresel etki nedeniyle başkalarının hayatı ve sağlığı için önemli ölçüde tehlike doğmuştur. (A)'nın bu eylemi, doğrudan TCK m. 173/1 uyarınca kasten atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme suçunu oluşturur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), bir nükleer araştırma reaktöründe başmühendis olarak görev yapmaktadır. Rutin bir test sırasında, reaktör soğutma sistemlerindeki basınç göstergelerini talimatlara uygun şekilde kontrol etmemiş (taksir) ve reaksiyonun kontrolden çıkmasına yol açmıştır. Tesisin bir bölümünde atom enerjisinin serbest kalması sonucu patlama meydana gelmiş ve tesis çalışanlarının hayatı önemli ölçüde tehlikeye girmiştir. (B)'nin eylemi TCK m. 173/2 kapsamında taksirle atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme suçunu teşkil eder.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 173 dosyalarında başvuracağı en hayati usuli işlem, patlamanın niteliğinin teknik olarak saptanmasıdır. Her şiddetli patlama atomik (nükleer) bir patlama değildir. Olay yerindeki kimyasal ve nükleer kalıntıların Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) uzmanlarınca incelenerek "atom enerjisinin serbest kaldığına" dair kesin bir rapor düzenlenmesi zorunludur. Aksi halde, standart patlayıcılar (C4, TNT vb.) söz konusuysa eylem TCK m. 170 (Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması) kapsamına girer. Ayrıca, m. 173/1'deki kasıtlı hal için kanun koyucunun alt sınırı "beş yıldan az olmamak üzere" şeklinde açık uçlu bıraktığı gözetilmeli; ağır ceza mahkemesinin failin kastının yoğunluğuna ve yaratılan tehlikenin büyüklüğüne göre TCK m. 61 uyarınca cezayı bireyselleştirirken çok yüksek oranlara çıkabileceği dikkate alınmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun kasten işlenen atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçunda cezanın alt sınırını 5 yıl hapis olarak belirlemesi, suçun potansiyel tahribat gücü ile orantısız bulunduğu gerekçesiyle ceza dogmatiği açısından eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, atom enerjisinin serbest bırakılması suretiyle patlama yaratılmasının doğası gereği telafisi imkânsız ve nesiller boyu sürecek (genetik bozulmalara yol açan) ekolojik ve biyolojik yıkımlar barındırdığını; böylesine vahim bir eylemin yaptırım alt sınırının sadece 5 yıl olarak belirlenmesinin, sıradan bir nitelikli hırsızlık veya dolandırıcılık suçuyla benzer bir alt sınıra tabi tutulması anlamına geldiğini ve suçun haksızlık muhtevasını karşılamada oldukça cılız (yetersiz) kaldığını biçiminde yaklaşır [2, 3]. Her ne kadar somut tehlike suçu olsa da, tehlikenin "atomik" boyutu çok daha sert bir ceza siyasetini gerektirmektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.