RESMİ METİN

Radyasyon yayma


Madde 172- (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. (3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 172. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Topluma Karşı Suçlar" kısmının "Genel Tehlike Yaratan Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir [1]. Teknolojinin ve nükleer enerjinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan modern tehlikeleri bertaraf etmeyi amaçlayan kanun koyucu, radyasyonun ve atom enerjisinin kötüye kullanılmasını veya ihmalkâr yönetimini bağımsız bir suç tipi olarak ihdas etmiştir. Bu madde, hem belirli veya belirsiz kişilerin sağlığını doğrudan hedef alan kasten radyasyon yayma fiillerini (fıkra 1 ve 2) hem de genel güvenliği kasten veya taksirle tehlikeye sokan radyasyon sızıntılarını (fıkra 3 ve 4) farklı haksızlık derecelerine göre kademeli bir yaptırım sistemine bağlamaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metnindeki fiiller failin kastına ve tehlikenin yöneldiği kitleye göre dört fıkrada tasnif edilmiştir:

  • Belli Bir Kişiye Yönelik Kasıt (1. Fıkra): Failin, "sağlığını bozmak amacıyla" spesifik bir mağduru hedef alarak onu radyasyona tabi tutmasıdır. Eylemin bu amaca "elverişli" düzeyde bir radyasyon dozu içermesi zorunludur.
  • Belirsiz Sayıda Kişiye Yönelik Kasıt (2. Fıkra): Hedefin spesifik bir birey değil, belirsiz bir kitle (örneğin bir alışveriş merkezindeki kalabalık) olması durumunda, ihlalin vahameti artacağından cezanın alt sınırı beş yıla çıkarılarak eylem nitelikli hal sayılmıştır.
  • Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokma (3. Fıkra): Bir kimseyi doğrudan hedef alma amacı gütmeksizin, radyasyon yayan veya nükleer çekirdek parçalanma sürecine müdahale eden kişinin eyleminin, hayat, sağlık veya malvarlığı için "önemli ölçüde zarar vermeye elverişli" (somut tehlike) olması durumudur.
  • Tesis İşletiminde Taksir (4. Fıkra): Nükleer laboratuvar veya tesislerin işletilmesi esnasında, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne (taksire) aykırı davranılarak radyasyon yayılmasına sebebiyet verilmesidir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin görünürde kamu güvenliği (genel güvenlik) olmakla birlikte; birinci ve ikinci fıkralar bağlamında doğrudan doğruya kişilerin hayat ve vücut bütünlüğünün (sağlık hakkının) koruma altına alındığı değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 172'nin, Kasten Yaralama (TCK m. 86) ve Kasten Öldürme (TCK m. 81) suçları ile çok ince ve meşakkatli bir sınır komşuluğu bulunmaktadır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, failin bir kimseyi radyasyona tabi tutması neticesinde mağdurun fiilen hastalanması veya ölmesi durumunda, TCK m. 44 (fikri içtima) ve TCK m. 87 (neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç) kurallarının devreye gireceği; bu eylemlerin kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına vücut verebileceği ve failin daha ağır cezayı gerektiren normdan cezalandırılması gerektiği görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Öte yandan dördüncü fıkradaki taksirli hal, Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması (TCK m. 171) suçunun nükleer/radyolojik tesislere özgülenmiş bir lex specialis (özel norm) görünümüdür.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), aralarındaki ticari husumet nedeniyle iş ortağı (B)'nin yavaş yavaş hastalanmasını istemektedir. (A), (B)'nin ofisindeki koltuğun altına gizlice yüksek dozda radyasyon yayan endüstriyel bir izotop (İridyum-192) yerleştirmiştir. (B)'nin sağlığını bozmak amacıyla gerçekleştirilen ve objektif olarak zarara elverişli olan bu eylem, (B) henüz hastalanmamış olsa dahi, TCK m. 172/1 uyarınca kasten radyasyona tabi tutma suçunu oluşturur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (C), bir hastanenin nükleer tıp laboratuvarında radyoloji teknikeri olarak görev yapmaktadır. Cihazların bakımını yaparken dikkatsiz ve özensiz davranmış (taksir), kurşun kalkanları kapatmayı unuttuğu için bekleme salonundaki hasta yakınları önemli ölçüde radyasyon sızıntısına maruz kalmıştır. Tesis işletimi sırasında taksirle sergilenen ve başkalarının sağlığına zarar vermeye elverişli olan bu sızıntı tehlikesi, TCK m. 172/4 kapsamında radyasyon yayılmasına taksirle neden olma suçunu teşkil eder.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin veya iddia makamının TCK m. 172'ye ilişkin soruşturmalarda odaklanacağı en temel husus "elverişlilik (somut tehlike)" unsurunun teknik ispatıdır. Radyasyon gözle görülemeyen bir olgu olduğundan, failin eyleminin mağdurun sağlığını bozmaya veya çevreye önemli ölçüde zarar vermeye elverişli bir radyasyon dozu (Sievert/Gray cinsinden) içerip içermediği mutlak surette Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) veya üniversitelerin ilgili nükleer bilimler enstitülerinden alınacak bilirkişi raporlarıyla tespit edilmelidir. Zarar doğurmaya elverişli olmayan, çok düşük (örneğin standart bir ev aleti düzeyindeki) elektromanyetik dalgalar bu suçun maddi unsurunu oluşturmaz. Ayrıca dördüncü fıkranın (taksirli halin) uygulanabilmesi için failin mutlaka bir laboratuvar veya tesisin işletilmesinde görevli (özgü fail statüsünde veya sorumluluk taşıyan) bir kişi olması gerektiği gözetilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun nükleer tehlikeleri müstakil bir normda düzenlemesi çağdaş ceza hukuku refleksleri açısından olumlu karşılanmakla birlikte; madde metnindeki kavramların belirsizliği, suçta kanunilik (belirlilik) ilkesi bağlamında doktrinde haklı eleştirilere neden olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, maddedeki "önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde" kriterinin son derece muğlak olduğu; radyasyonun hangi dozdan itibaren "önemli ölçüde" zararlı kabul edileceğinin ceza kanununda hiçbir somut göstergeye bağlanmamasının, yargılamanın akıbetini tamamen bilirkişilerin subjektif inisiyatifine terk ettiği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Dahası, birinci fıkrada (sağlığı bozmak amacıyla radyasyona maruz bırakmada) doğrudan üç yıldan on beş yıla kadar hapis öngörülmesi; aslında bir "kasten yaralamaya teşebbüs" eyleminin, sırf vasıtası radyasyon olduğu için, bazı kasten öldürmeye teşebbüs fiillerinden bile daha ağır cezalandırılmasına yol açmakta, bu durum orantılılık ve ceza adaleti dengesi bakımından çelişki yaratmaktadır.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış [3], Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.