RESMİ METİN

Karşılıksız yararlanma


Madde 163- (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) (Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik

enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun [1] 163. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu, geleneksel anlamda fiziki bir varlığı bulunmadığı için klasik hırsızlık suçunun (taşınır mal) konusunu oluşturamayan, ancak ekonomik bir değer ifade eden hizmetlerin, yayınların ve enerjinin haksız kullanımını cezalandırmak amacıyla ihdas edilmiştir. Kanun koyucu, teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan yeni ekonomik değerleri güvence altına almayı hedeflemiştir. Maddenin ilk iki fıkrası otomatlar ve telekomünikasyon/yayın hizmetlerini kapsarken; 2012 yılında 6352 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkra, uygulamada "kaçak elektrik, su ve doğal gaz kullanımı" olarak bilinen eylemleri hırsızlık suçunun kapsamından çıkararak bu madde altında müstakil ve daha hafif yaptırımlı bir suç tipi olarak yeniden yapılandırmıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde üç farklı fıkrada, üç ayrı karşılıksız yararlanma şekli düzenlenmiştir:

  • Otomatlar Aracılığıyla Sunulan Hizmet (1. Fıkra): İnsan gücü olmaksızın, madeni para, jeton veya kart ile çalışan makinaların sunduğu bedelli hizmetlerden (örneğin kahve makinesi, masaj koltuğu, oyun makinesi) mekanik veya elektronik hilelerle ödeme yapmadan faydalanılmasıdır.
  • Telefon Hatları, Frekanslar ve Şifreli Yayınlar (2. Fıkra): Başkasına ait telefon hattına girerek (örneğin paralel hat çekerek) görüşme yapılması veya şifreli yayın yapan (kablolu/uydulu) dijital platformların sinyallerinin kırılarak/kaçak hat çekilerek bedelsiz izlenmesidir.
  • Abonelik Esasına Dayanan Enerji ve Suyun Tüketimi (3. Fıkra): Elektrik, su veya doğal gazın; sahibinin (dağıtıcı şirketin) rızası olmadan ve "tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde" (sayacın by-pass edilmesi, sayaca müdahale edilmesi veya sayacın tamamen devre dışı bırakılması suretiyle) kullanılmasıdır. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suç ile korunan hukuki değerin mülkiyet hakkının genişletilmiş bir görünümü olan "ekonomik değer ifade eden hizmet ve enerjiden yararlanma hakkı" ile hizmet sunucularının malvarlığı bütünlüğü olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 163, Hırsızlık (TCK m. 141, 142) ve Dolandırıcılık (TCK m. 157) suçlarıyla dogmatik bir sınır komşuluğuna sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, özellikle elektrik enerjisinin hırsızlık suçunun konusu olup olamayacağı tartışmalarının 2012 değişikliği ile son bulduğu; elektrik, su ve gazın bedelsiz tüketiminin artık hırsızlık (TCK m. 142/1-f mülga) değil, özel norm niteliğindeki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Suçun temel ayrım noktası, enerjinin fiziken bir yerden alınıp götürülmesi değil, kurulu bir sistem üzerinden haksız şekilde "tüketilmesi"dir. Ayrıca, bu maddede düzenlenen suç tiplerinde Etkin Pişmanlık (TCK m. 168/5) kurumunun özel bir uygulama alanı bulunmaktadır; failin kurum zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında tazmin etmesi, cezasızlık veya indirim nedeni olarak kanunda ayrıca formüle edilmiştir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), bir metro istasyonunda bulunan yiyecek otomatının para atma haznesine ince bir tel sokarak, makinenin para atılmış gibi algılamasını sağlamış ve içinden bir çikolata almıştır. (A)'nın, otomat aracılığıyla sunulan hizmetten ödeme yapmadan yararlanması eylemi TCK m. 163/1 uyarınca karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), evine ait elektrik sayacını söküp aradan çıkararak, sokaktaki ana elektrik direğinden doğrudan evindeki tesisata harici bir kablo (kanca) çekmiş ve aylarca bedelsiz elektrik tüketmiştir. Elektrik sayacı devrede olmadığı için (B)'nin ne kadar enerji tükettiği kurum tarafından ölçülememektedir. Bu eylem, TCK m. 163/3 kapsamında elektrik enerjisinin tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi (kaçak elektrik) suçunu teşkil eder.

Olay 3 (kurmaca senaryo): (C), komşusu (D)'nin abonesi olduğu şifreli spor kanalı platformunun ana kutusundan gizlice bir kablo çekerek kendi evindeki televizyona bağlamış ve şifreli maç yayınlarını bedelsiz olarak izlemeye başlamıştır. (C)'nin eylemi, TCK m. 163/2 uyarınca şifreli yayınlardan sahibinin/zilyedinin rızası olmadan yararlanma suçunu oluşturur.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 163/3 (kaçak elektrik/su/doğalgaz) davalarında odaklanması gereken en hayati husus, "tüketim miktarının belirlenmesini engelleme" şartının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Sadece borcun ödenmemesi (fatura borcu) veya kurumun sayacı mühürleyip elektriği kesmesine rağmen, failin mührü bozarak elektriği kullanmaya devam etmesi (ancak sayacın tüketimi eksiksiz kaydetmeye devam etmesi) durumlarında TCK m. 163/3 suçu oluşmaz; zira tüketim miktarı kurum tarafından tespit edilebilmektedir (Bu durumda Mühür Bozma - TCK m. 203 suçu tartışılır). İddia makamı, sayacın tüketimi eksik kaydedip kaydetmediğini, by-pass (kaçak hat) olup olmadığını mutlaka elektrik/makine mühendisi bilirkişiler aracılığıyla tespit ettirmelidir. Ayrıca, kurumun normal tarifesiz, vergisiz "gerçek zararı" hesaplanmalı ve faile etkin pişmanlık (TCK m. 168/5) kapsamında bu zararı ödemesi için ihtar çekilerek makul bir süre verilmelidir. Zarar ödenirse soruşturma aşamasında KYOK, kovuşturma aşamasında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun 2012 yılında elektrik, su ve doğal gaz hırsızlığını (kaçak kullanımını) hırsızlık maddelerinden çıkarıp m. 163'e taşıması ve ceza üst sınırını üç yıla indirmesi, ceza siyaseti ve kamu düzeni bakımından doktrinde yoğun şekilde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, enerjinin fiziki bir malvarlığı değeri olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek bu eylemlerin sırf "yararlanma" kisvesi altında hafifletilmesinin sorunlu olduğu; kaçak enerji kullanımının yarattığı devasa ekonomik zararların dürüst ve faturasını ödeyen vatandaşların sırtına yüklendiği bir ortamda, cezanın bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmesinin (ve çoğunlukla HAGB ile sonuçlanmasının) suçla mücadelede caydırıcılığı neredeyse tamamen ortadan kaldırdığı biçiminde yaklaşır [2, 3]. Kanun koyucunun hapishane nüfusunu azaltmak ve mahkemelerin iş yükünü hafifletmek (tazminle dosya kapatmak) amacıyla yaptığı bu faydacı (pragmatik) değişiklik, ceza adaletinin eşitlik ve önleyicilik işlevlerine ağır bir darbe vurmuştur.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.