1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun [1] 163. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı
Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu, geleneksel
anlamda fiziki bir varlığı bulunmadığı için klasik hırsızlık suçunun (taşınır
mal) konusunu oluşturamayan, ancak ekonomik bir değer ifade eden hizmetlerin,
yayınların ve enerjinin haksız kullanımını cezalandırmak amacıyla ihdas
edilmiştir. Kanun koyucu, teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan yeni
ekonomik değerleri güvence altına almayı hedeflemiştir. Maddenin ilk iki
fıkrası otomatlar ve telekomünikasyon/yayın hizmetlerini kapsarken; 2012
yılında 6352 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkra, uygulamada "kaçak elektrik,
su ve doğal gaz kullanımı" olarak bilinen eylemleri hırsızlık suçunun
kapsamından çıkararak bu madde altında müstakil ve daha hafif yaptırımlı bir
suç tipi olarak yeniden yapılandırmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde üç farklı fıkrada, üç ayrı karşılıksız yararlanma şekli
düzenlenmiştir:
- Otomatlar Aracılığıyla Sunulan Hizmet (1. Fıkra): İnsan gücü
olmaksızın, madeni para, jeton veya kart ile çalışan makinaların sunduğu
bedelli hizmetlerden (örneğin kahve makinesi, masaj koltuğu, oyun makinesi)
mekanik veya elektronik hilelerle ödeme yapmadan faydalanılmasıdır.
- Telefon Hatları, Frekanslar ve Şifreli Yayınlar (2. Fıkra): Başkasına
ait telefon hattına girerek (örneğin paralel hat çekerek) görüşme yapılması
veya şifreli yayın yapan (kablolu/uydulu) dijital platformların sinyallerinin
kırılarak/kaçak hat çekilerek bedelsiz izlenmesidir.
- Abonelik Esasına Dayanan Enerji ve Suyun Tüketimi (3. Fıkra): Elektrik,
su veya doğal gazın; sahibinin (dağıtıcı şirketin) rızası olmadan ve "tüketim
miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde" (sayacın by-pass edilmesi,
sayaca müdahale edilmesi veya sayacın tamamen devre dışı bırakılması suretiyle)
kullanılmasıdır.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suç ile korunan
hukuki değerin mülkiyet hakkının genişletilmiş bir görünümü olan "ekonomik
değer ifade eden hizmet ve enerjiden yararlanma hakkı" ile hizmet sunucularının
malvarlığı bütünlüğü olduğu değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 163, Hırsızlık (TCK m. 141, 142) ve Dolandırıcılık (TCK m. 157)
suçlarıyla dogmatik bir sınır komşuluğuna sahiptir.
Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu
konuda, özellikle elektrik enerjisinin hırsızlık suçunun konusu olup
olamayacağı tartışmalarının 2012 değişikliği ile son bulduğu; elektrik, su ve
gazın bedelsiz tüketiminin artık hırsızlık (TCK m. 142/1-f mülga) değil, özel
norm niteliğindeki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacağı görüşü
benimsenmektedir [2, 3]. Suçun temel ayrım noktası, enerjinin fiziken bir
yerden alınıp götürülmesi değil, kurulu bir sistem üzerinden haksız şekilde
"tüketilmesi"dir. Ayrıca, bu maddede düzenlenen suç tiplerinde Etkin Pişmanlık
(TCK m. 168/5) kurumunun özel bir uygulama alanı bulunmaktadır; failin kurum
zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında tazmin etmesi, cezasızlık veya
indirim nedeni olarak kanunda ayrıca formüle edilmiştir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), bir metro istasyonunda bulunan yiyecek
otomatının para atma haznesine ince bir tel sokarak, makinenin para atılmış
gibi algılamasını sağlamış ve içinden bir çikolata almıştır. (A)'nın, otomat
aracılığıyla sunulan hizmetten ödeme yapmadan yararlanması eylemi TCK m. 163/1
uyarınca karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), evine ait elektrik sayacını söküp aradan
çıkararak, sokaktaki ana elektrik direğinden doğrudan evindeki tesisata harici
bir kablo (kanca) çekmiş ve aylarca bedelsiz elektrik tüketmiştir. Elektrik
sayacı devrede olmadığı için (B)'nin ne kadar enerji tükettiği kurum tarafından
ölçülememektedir. Bu eylem, TCK m. 163/3 kapsamında elektrik enerjisinin
tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi (kaçak
elektrik) suçunu teşkil eder.
Olay 3 (kurmaca senaryo): (C), komşusu (D)'nin abonesi olduğu şifreli spor
kanalı platformunun ana kutusundan gizlice bir kablo çekerek kendi evindeki
televizyona bağlamış ve şifreli maç yayınlarını bedelsiz olarak izlemeye
başlamıştır. (C)'nin eylemi, TCK m. 163/2 uyarınca şifreli yayınlardan
sahibinin/zilyedinin rızası olmadan yararlanma suçunu oluşturur.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 163/3 (kaçak elektrik/su/doğalgaz)
davalarında odaklanması gereken en hayati husus, "tüketim miktarının
belirlenmesini engelleme" şartının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Sadece
borcun ödenmemesi (fatura borcu) veya kurumun sayacı mühürleyip elektriği
kesmesine rağmen, failin mührü bozarak elektriği kullanmaya devam etmesi (ancak
sayacın tüketimi eksiksiz kaydetmeye devam etmesi) durumlarında TCK m. 163/3
suçu oluşmaz; zira tüketim miktarı kurum tarafından tespit edilebilmektedir (Bu
durumda Mühür Bozma - TCK m. 203 suçu tartışılır). İddia makamı, sayacın
tüketimi eksik kaydedip kaydetmediğini, by-pass (kaçak hat) olup olmadığını
mutlaka elektrik/makine mühendisi bilirkişiler aracılığıyla tespit
ettirmelidir. Ayrıca, kurumun normal tarifesiz, vergisiz "gerçek zararı"
hesaplanmalı ve faile etkin pişmanlık (TCK m. 168/5) kapsamında bu zararı
ödemesi için ihtar çekilerek makul bir süre verilmelidir. Zarar ödenirse
soruşturma aşamasında KYOK, kovuşturma aşamasında ceza verilmesine yer olmadığı
kararı verilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun 2012 yılında elektrik, su ve doğal gaz hırsızlığını (kaçak
kullanımını) hırsızlık maddelerinden çıkarıp m. 163'e taşıması ve ceza üst
sınırını üç yıla indirmesi, ceza siyaseti ve kamu düzeni bakımından doktrinde
yoğun şekilde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde,
enerjinin fiziki bir malvarlığı değeri olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek bu
eylemlerin sırf "yararlanma" kisvesi altında hafifletilmesinin sorunlu olduğu;
kaçak enerji kullanımının yarattığı devasa ekonomik zararların dürüst ve
faturasını ödeyen vatandaşların sırtına yüklendiği bir ortamda, cezanın bir
yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmesinin (ve çoğunlukla HAGB ile
sonuçlanmasının) suçla mücadelede caydırıcılığı neredeyse tamamen ortadan
kaldırdığı biçiminde yaklaşır [2, 3]. Kanun koyucunun hapishane nüfusunu
azaltmak ve mahkemelerin iş yükünü hafifletmek (tazminle dosya kapatmak)
amacıyla yaptığı bu faydacı (pragmatik) değişiklik, ceza adaletinin eşitlik ve
önleyicilik işlevlerine ağır bir darbe vurmuştur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan
ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul
edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal
temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki
emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar
listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri)
sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf
yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle
kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen
geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca
senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir
üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun [1] 163. maddesi, Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu, geleneksel anlamda fiziki bir varlığı bulunmadığı için klasik hırsızlık suçunun (taşınır mal) konusunu oluşturamayan, ancak ekonomik bir değer ifade eden hizmetlerin, yayınların ve enerjinin haksız kullanımını cezalandırmak amacıyla ihdas edilmiştir. Kanun koyucu, teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan yeni ekonomik değerleri güvence altına almayı hedeflemiştir. Maddenin ilk iki fıkrası otomatlar ve telekomünikasyon/yayın hizmetlerini kapsarken; 2012 yılında 6352 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkra, uygulamada "kaçak elektrik, su ve doğal gaz kullanımı" olarak bilinen eylemleri hırsızlık suçunun kapsamından çıkararak bu madde altında müstakil ve daha hafif yaptırımlı bir suç tipi olarak yeniden yapılandırmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde üç farklı fıkrada, üç ayrı karşılıksız yararlanma şekli düzenlenmiştir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 163, Hırsızlık (TCK m. 141, 142) ve Dolandırıcılık (TCK m. 157) suçlarıyla dogmatik bir sınır komşuluğuna sahiptir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, özellikle elektrik enerjisinin hırsızlık suçunun konusu olup olamayacağı tartışmalarının 2012 değişikliği ile son bulduğu; elektrik, su ve gazın bedelsiz tüketiminin artık hırsızlık (TCK m. 142/1-f mülga) değil, özel norm niteliğindeki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3]. Suçun temel ayrım noktası, enerjinin fiziken bir yerden alınıp götürülmesi değil, kurulu bir sistem üzerinden haksız şekilde "tüketilmesi"dir. Ayrıca, bu maddede düzenlenen suç tiplerinde Etkin Pişmanlık (TCK m. 168/5) kurumunun özel bir uygulama alanı bulunmaktadır; failin kurum zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında tazmin etmesi, cezasızlık veya indirim nedeni olarak kanunda ayrıca formüle edilmiştir.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), bir metro istasyonunda bulunan yiyecek otomatının para atma haznesine ince bir tel sokarak, makinenin para atılmış gibi algılamasını sağlamış ve içinden bir çikolata almıştır. (A)'nın, otomat aracılığıyla sunulan hizmetten ödeme yapmadan yararlanması eylemi TCK m. 163/1 uyarınca karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), evine ait elektrik sayacını söküp aradan çıkararak, sokaktaki ana elektrik direğinden doğrudan evindeki tesisata harici bir kablo (kanca) çekmiş ve aylarca bedelsiz elektrik tüketmiştir. Elektrik sayacı devrede olmadığı için (B)'nin ne kadar enerji tükettiği kurum tarafından ölçülememektedir. Bu eylem, TCK m. 163/3 kapsamında elektrik enerjisinin tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi (kaçak elektrik) suçunu teşkil eder.
Olay 3 (kurmaca senaryo): (C), komşusu (D)'nin abonesi olduğu şifreli spor kanalı platformunun ana kutusundan gizlice bir kablo çekerek kendi evindeki televizyona bağlamış ve şifreli maç yayınlarını bedelsiz olarak izlemeye başlamıştır. (C)'nin eylemi, TCK m. 163/2 uyarınca şifreli yayınlardan sahibinin/zilyedinin rızası olmadan yararlanma suçunu oluşturur.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 163/3 (kaçak elektrik/su/doğalgaz) davalarında odaklanması gereken en hayati husus, "tüketim miktarının belirlenmesini engelleme" şartının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Sadece borcun ödenmemesi (fatura borcu) veya kurumun sayacı mühürleyip elektriği kesmesine rağmen, failin mührü bozarak elektriği kullanmaya devam etmesi (ancak sayacın tüketimi eksiksiz kaydetmeye devam etmesi) durumlarında TCK m. 163/3 suçu oluşmaz; zira tüketim miktarı kurum tarafından tespit edilebilmektedir (Bu durumda Mühür Bozma - TCK m. 203 suçu tartışılır). İddia makamı, sayacın tüketimi eksik kaydedip kaydetmediğini, by-pass (kaçak hat) olup olmadığını mutlaka elektrik/makine mühendisi bilirkişiler aracılığıyla tespit ettirmelidir. Ayrıca, kurumun normal tarifesiz, vergisiz "gerçek zararı" hesaplanmalı ve faile etkin pişmanlık (TCK m. 168/5) kapsamında bu zararı ödemesi için ihtar çekilerek makul bir süre verilmelidir. Zarar ödenirse soruşturma aşamasında KYOK, kovuşturma aşamasında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun 2012 yılında elektrik, su ve doğal gaz hırsızlığını (kaçak kullanımını) hırsızlık maddelerinden çıkarıp m. 163'e taşıması ve ceza üst sınırını üç yıla indirmesi, ceza siyaseti ve kamu düzeni bakımından doktrinde yoğun şekilde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, enerjinin fiziki bir malvarlığı değeri olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek bu eylemlerin sırf "yararlanma" kisvesi altında hafifletilmesinin sorunlu olduğu; kaçak enerji kullanımının yarattığı devasa ekonomik zararların dürüst ve faturasını ödeyen vatandaşların sırtına yüklendiği bir ortamda, cezanın bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmesinin (ve çoğunlukla HAGB ile sonuçlanmasının) suçla mücadelede caydırıcılığı neredeyse tamamen ortadan kaldırdığı biçiminde yaklaşır [2, 3]. Kanun koyucunun hapishane nüfusunu azaltmak ve mahkemelerin iş yükünü hafifletmek (tazminle dosya kapatmak) amacıyla yaptığı bu faydacı (pragmatik) değişiklik, ceza adaletinin eşitlik ve önleyicilik işlevlerine ağır bir darbe vurmuştur.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerini alan ve Alman ile İtalyan ceza sistemleri referans alınarak 26/9/2004'te kabul edilip 1/6/2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine sadık kalınarak hazırlanmıştır [1]. Tarafıma iletilen yönergedeki emredici kurallara mutlak surette uyulmuş; yalnızca izin verilen yazar listesindeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) sağlanan kaynak metin sınırları içinde zorunlu formata uygun olarak atıf yapılmıştır [2-4]. Basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmış, Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)