1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004
tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926
tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun 153. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı
Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ibadethanelere ve mezarlıklara
yönelik zarar verme fiillerini, klasik mala zarar verme (TCK m. 151, 152)
suçlarından ayırarak müstakil bir norm altında toplamıştır. Bu ayrımın temel
nedeni, ibadethanelerin ve mezarlıkların salt birer maddi "eşya/bina" olmanın
ötesinde, toplumun dini inançlarını, manevi değerlerini ve ölülere duyulan
saygıyı temsil etmeleridir. Maddenin 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile
değiştirilen yapısında, suçun cezalarında (örneğin birinci fıkradaki üst
sınırın altı yıldan dört yıla indirilmesi suretiyle) indirime gidilmiş olsa da,
bu mekânların korunmasına atfedilen ceza hukuku güvencesi aynen devam
etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde suçun maddi ve manevi unsurları fıkralar halinde
kademelendirilmiştir:
- İbadethane ve Mezarlıklar: Hangi dine veya inanca ait olursa olsun,
toplu olarak ibadet edilen yerler (cami, kilise, havra, cemevi vb.) ile
ölülerin defnedildiği alanlardır. Buralardaki eklentiler, çeşmeler, duvarlar ve
eşyalar da madde kapsamındadır.
- Yıkmak, Bozmak, Kırmak (1. Fıkra): Eşyanın fiziki bütünlüğünün
parçalanması, yapısal özelliklerinin tahrip edilmesi veya kullanılamaz hale
getirilmesidir.
- Kirletmek (2. Fıkra): Fiziki bir yıkım olmamakla birlikte, eşyanın veya
yapının estetik görünümünün, saygınlığının veya fonksiyonunun atık madde, boya
veya dışkı gibi unsurlarla bozulmasıdır.
- Tahkir Maksadı (3. Fıkra): Eylemin, o dini inanışı benimseyen toplum
kesimini aşağılamak, onurunu kırmak (tahkir etmek) özel kastıyla işlenmesidir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan
hukuki değerin çok katmanlı olduğu; normun görünürde mülkiyet ve zilyetlik
haklarını korumakla birlikte, özünde din ve vicdan hürriyeti, toplumun manevi
değerleri ve ölülere duyulan saygıyı güvence altına aldığı değerlendirmesi yer
almaktadır [2, 3].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 153, Genel Mala Zarar Verme (TCK m. 151) ve Kamu Malına Zarar Verme (TCK
m. 152) suçlarına kıyasla tam bir "özel norm (lex specialis)" niteliği taşır.
Fikri içtima (TCK m. 44) kuralları ve özel normun önceliği ilkesi gereğince,
ibadethaneye zarar veren fail TCK m. 151 veya 152'den değil, doğrudan m.
153'ten cezalandırılır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku
Özel Hükümler eserinde bu konuda, ibadethanelere veya mezarlıklara yönelik
zarar verme eyleminin ilgili toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi (TCK
m. 153/3) halinde, failin ayrıca Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini
Değerleri Aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan cezalandırılamayacağı; m. 153/3'ün,
m. 216/3'ü de bünyesinde eriten bileşik bir ağırlatıcı neden olduğu görüşü
benimsenmektedir [2, 3].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), köyündeki caminin şadırvanında bulunan
muslukları çalmak istemiş, sökemeyince sinirlenerek elindeki demir çubukla
muslukları ve mermerleri parçalamıştır. (A)'nın eyleminde herhangi bir inancı
tahkir kastı yoktur; salt fiziksel bir tahribat söz konusudur. Bu eylem,
ibadethane eklentisine kırmak suretiyle zarar verme niteliğinde olduğundan, TCK
m. 153/1 uyarınca cezalandırılacaktır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), farklı bir inanç grubuna mensup
vatandaşların defnedildiği bir mezarlığa gece vakti girerek, mezar taşlarının
üzerine sprey boyayla o inancı aşağılayıcı, küfür içerikli semboller ve yazılar
yazmıştır. (B)'nin mezar taşlarını boyaması (kirletmesi) eylemi TCK m. 153/2'yi
oluştururken; bu eylemin spesifik olarak dini inanışı benimseyen kesimi tahkir
maksadıyla işlenmesi, TCK m. 153/3 uyarınca verilecek cezanın üçte biri
oranında artırılmasını gerektirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya katılan vekilinin TCK m. 153
uyuşmazlıklarında odaklanacağı temel husus, zarar verilen yerin hukuki
statüsü ve failin manevi kastının (saikinin) tespitidir. Bir mekânın
ibadethane sayılabilmesi için illaki resmi makamlarca onaylanmış bir statüye
sahip olması şart değildir; de facto (fiili) olarak uzun süredir o inanç
mensuplarınca toplu ibadet amacıyla tahsis ve kabul edilmiş olması ceza hukuku
koruması için yeterlidir. İddia makamı (savcılık), üçüncü fıkradaki (tahkir
maksadı) artırımı uygulayabilmek için failin geçmişteki söylemlerini, olayın
işleniş şeklini ve kullanılan sembolleri (örneğin gamalı haç çizilmesi veya
domuz başı bırakılması gibi) iddianamede net bir nedensellik bağıyla
tartışmalıdır. Sıradan bir vandalizm veya sarhoşluk etkisiyle mezar taşı kırma
eyleminde üçüncü fıkra artırımı uygulanamaz. Bu suçlar şikâyete tabi olmayıp
re'sen soruşturulur.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun TCK m. 153'ü "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde sistematize
etmesi, ceza hukuku dogmatiği ve korunan hukuki değer hiyerarşisi bakımından
doktrinde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel
Hükümler eserinde, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçunun bir
malvarlığı ihlali olmaktan çok, toplumun dini duygularına, inanç özgürlüğüne ve
kamu barışına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı; bu sebeple maddenin "Kamu
Barışına Karşı Suçlar" veya "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümlerinde
düzenlenmesinin suçun gerçek haksızlık muhtevasına daha uygun düşeceği
biçiminde yaklaşır [2, 3]. Ayrıca, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile ceza üst
sınırlarının nedensiz yere aşağı çekilmesi, inanç hürriyetine ve kutsal
mekânlara yönelik saldırıların caydırıcılığı bağlamında ceza siyaseti açısından
tutarsız bir adım olarak görülmektedir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman
ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen, 1/6/2005'te
ise yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine
mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen
kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen
listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri)
zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa
numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [2-4]. Yargıtay kararlarına ilişkin
emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise
hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle
sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 153. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ibadethanelere ve mezarlıklara yönelik zarar verme fiillerini, klasik mala zarar verme (TCK m. 151, 152) suçlarından ayırarak müstakil bir norm altında toplamıştır. Bu ayrımın temel nedeni, ibadethanelerin ve mezarlıkların salt birer maddi "eşya/bina" olmanın ötesinde, toplumun dini inançlarını, manevi değerlerini ve ölülere duyulan saygıyı temsil etmeleridir. Maddenin 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen yapısında, suçun cezalarında (örneğin birinci fıkradaki üst sınırın altı yıldan dört yıla indirilmesi suretiyle) indirime gidilmiş olsa da, bu mekânların korunmasına atfedilen ceza hukuku güvencesi aynen devam etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde suçun maddi ve manevi unsurları fıkralar halinde kademelendirilmiştir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 153, Genel Mala Zarar Verme (TCK m. 151) ve Kamu Malına Zarar Verme (TCK m. 152) suçlarına kıyasla tam bir "özel norm (lex specialis)" niteliği taşır. Fikri içtima (TCK m. 44) kuralları ve özel normun önceliği ilkesi gereğince, ibadethaneye zarar veren fail TCK m. 151 veya 152'den değil, doğrudan m. 153'ten cezalandırılır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, ibadethanelere veya mezarlıklara yönelik zarar verme eyleminin ilgili toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi (TCK m. 153/3) halinde, failin ayrıca Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan cezalandırılamayacağı; m. 153/3'ün, m. 216/3'ü de bünyesinde eriten bileşik bir ağırlatıcı neden olduğu görüşü benimsenmektedir [2, 3].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), köyündeki caminin şadırvanında bulunan muslukları çalmak istemiş, sökemeyince sinirlenerek elindeki demir çubukla muslukları ve mermerleri parçalamıştır. (A)'nın eyleminde herhangi bir inancı tahkir kastı yoktur; salt fiziksel bir tahribat söz konusudur. Bu eylem, ibadethane eklentisine kırmak suretiyle zarar verme niteliğinde olduğundan, TCK m. 153/1 uyarınca cezalandırılacaktır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), farklı bir inanç grubuna mensup vatandaşların defnedildiği bir mezarlığa gece vakti girerek, mezar taşlarının üzerine sprey boyayla o inancı aşağılayıcı, küfür içerikli semboller ve yazılar yazmıştır. (B)'nin mezar taşlarını boyaması (kirletmesi) eylemi TCK m. 153/2'yi oluştururken; bu eylemin spesifik olarak dini inanışı benimseyen kesimi tahkir maksadıyla işlenmesi, TCK m. 153/3 uyarınca verilecek cezanın üçte biri oranında artırılmasını gerektirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir ceza müdafinin veya katılan vekilinin TCK m. 153 uyuşmazlıklarında odaklanacağı temel husus, zarar verilen yerin hukuki statüsü ve failin manevi kastının (saikinin) tespitidir. Bir mekânın ibadethane sayılabilmesi için illaki resmi makamlarca onaylanmış bir statüye sahip olması şart değildir; de facto (fiili) olarak uzun süredir o inanç mensuplarınca toplu ibadet amacıyla tahsis ve kabul edilmiş olması ceza hukuku koruması için yeterlidir. İddia makamı (savcılık), üçüncü fıkradaki (tahkir maksadı) artırımı uygulayabilmek için failin geçmişteki söylemlerini, olayın işleniş şeklini ve kullanılan sembolleri (örneğin gamalı haç çizilmesi veya domuz başı bırakılması gibi) iddianamede net bir nedensellik bağıyla tartışmalıdır. Sıradan bir vandalizm veya sarhoşluk etkisiyle mezar taşı kırma eyleminde üçüncü fıkra artırımı uygulanamaz. Bu suçlar şikâyete tabi olmayıp re'sen soruşturulur.
7. Eleştirel Değerlendirme
Kanun koyucunun TCK m. 153'ü "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde sistematize etmesi, ceza hukuku dogmatiği ve korunan hukuki değer hiyerarşisi bakımından doktrinde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçunun bir malvarlığı ihlali olmaktan çok, toplumun dini duygularına, inanç özgürlüğüne ve kamu barışına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı; bu sebeple maddenin "Kamu Barışına Karşı Suçlar" veya "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümlerinde düzenlenmesinin suçun gerçek haksızlık muhtevasına daha uygun düşeceği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Ayrıca, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile ceza üst sınırlarının nedensiz yere aşağı çekilmesi, inanç hürriyetine ve kutsal mekânlara yönelik saldırıların caydırıcılığı bağlamında ceza siyaseti açısından tutarsız bir adım olarak görülmektedir.
Metodolojik Not
Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen, 1/6/2005'te ise yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [2-4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)