RESMİ METİN

İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme


Madde 153- (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “dört”, ikinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir.

bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 153. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ibadethanelere ve mezarlıklara yönelik zarar verme fiillerini, klasik mala zarar verme (TCK m. 151, 152) suçlarından ayırarak müstakil bir norm altında toplamıştır. Bu ayrımın temel nedeni, ibadethanelerin ve mezarlıkların salt birer maddi "eşya/bina" olmanın ötesinde, toplumun dini inançlarını, manevi değerlerini ve ölülere duyulan saygıyı temsil etmeleridir. Maddenin 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen yapısında, suçun cezalarında (örneğin birinci fıkradaki üst sınırın altı yıldan dört yıla indirilmesi suretiyle) indirime gidilmiş olsa da, bu mekânların korunmasına atfedilen ceza hukuku güvencesi aynen devam etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde suçun maddi ve manevi unsurları fıkralar halinde kademelendirilmiştir:

  • İbadethane ve Mezarlıklar: Hangi dine veya inanca ait olursa olsun, toplu olarak ibadet edilen yerler (cami, kilise, havra, cemevi vb.) ile ölülerin defnedildiği alanlardır. Buralardaki eklentiler, çeşmeler, duvarlar ve eşyalar da madde kapsamındadır.
  • Yıkmak, Bozmak, Kırmak (1. Fıkra): Eşyanın fiziki bütünlüğünün parçalanması, yapısal özelliklerinin tahrip edilmesi veya kullanılamaz hale getirilmesidir.
  • Kirletmek (2. Fıkra): Fiziki bir yıkım olmamakla birlikte, eşyanın veya yapının estetik görünümünün, saygınlığının veya fonksiyonunun atık madde, boya veya dışkı gibi unsurlarla bozulmasıdır.
  • Tahkir Maksadı (3. Fıkra): Eylemin, o dini inanışı benimseyen toplum kesimini aşağılamak, onurunu kırmak (tahkir etmek) özel kastıyla işlenmesidir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan hukuki değerin çok katmanlı olduğu; normun görünürde mülkiyet ve zilyetlik haklarını korumakla birlikte, özünde din ve vicdan hürriyeti, toplumun manevi değerleri ve ölülere duyulan saygıyı güvence altına aldığı değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 153, Genel Mala Zarar Verme (TCK m. 151) ve Kamu Malına Zarar Verme (TCK m. 152) suçlarına kıyasla tam bir "özel norm (lex specialis)" niteliği taşır. Fikri içtima (TCK m. 44) kuralları ve özel normun önceliği ilkesi gereğince, ibadethaneye zarar veren fail TCK m. 151 veya 152'den değil, doğrudan m. 153'ten cezalandırılır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, ibadethanelere veya mezarlıklara yönelik zarar verme eyleminin ilgili toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi (TCK m. 153/3) halinde, failin ayrıca Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Aşağılama (TCK m. 216/3) suçundan cezalandırılamayacağı; m. 153/3'ün, m. 216/3'ü de bünyesinde eriten bileşik bir ağırlatıcı neden olduğu görüşü benimsenmektedir [2, 3].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A), köyündeki caminin şadırvanında bulunan muslukları çalmak istemiş, sökemeyince sinirlenerek elindeki demir çubukla muslukları ve mermerleri parçalamıştır. (A)'nın eyleminde herhangi bir inancı tahkir kastı yoktur; salt fiziksel bir tahribat söz konusudur. Bu eylem, ibadethane eklentisine kırmak suretiyle zarar verme niteliğinde olduğundan, TCK m. 153/1 uyarınca cezalandırılacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (B), farklı bir inanç grubuna mensup vatandaşların defnedildiği bir mezarlığa gece vakti girerek, mezar taşlarının üzerine sprey boyayla o inancı aşağılayıcı, küfür içerikli semboller ve yazılar yazmıştır. (B)'nin mezar taşlarını boyaması (kirletmesi) eylemi TCK m. 153/2'yi oluştururken; bu eylemin spesifik olarak dini inanışı benimseyen kesimi tahkir maksadıyla işlenmesi, TCK m. 153/3 uyarınca verilecek cezanın üçte biri oranında artırılmasını gerektirir.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin veya katılan vekilinin TCK m. 153 uyuşmazlıklarında odaklanacağı temel husus, zarar verilen yerin hukuki statüsü ve failin manevi kastının (saikinin) tespitidir. Bir mekânın ibadethane sayılabilmesi için illaki resmi makamlarca onaylanmış bir statüye sahip olması şart değildir; de facto (fiili) olarak uzun süredir o inanç mensuplarınca toplu ibadet amacıyla tahsis ve kabul edilmiş olması ceza hukuku koruması için yeterlidir. İddia makamı (savcılık), üçüncü fıkradaki (tahkir maksadı) artırımı uygulayabilmek için failin geçmişteki söylemlerini, olayın işleniş şeklini ve kullanılan sembolleri (örneğin gamalı haç çizilmesi veya domuz başı bırakılması gibi) iddianamede net bir nedensellik bağıyla tartışmalıdır. Sıradan bir vandalizm veya sarhoşluk etkisiyle mezar taşı kırma eyleminde üçüncü fıkra artırımı uygulanamaz. Bu suçlar şikâyete tabi olmayıp re'sen soruşturulur.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun TCK m. 153'ü "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde sistematize etmesi, ceza hukuku dogmatiği ve korunan hukuki değer hiyerarşisi bakımından doktrinde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçunun bir malvarlığı ihlali olmaktan çok, toplumun dini duygularına, inanç özgürlüğüne ve kamu barışına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı; bu sebeple maddenin "Kamu Barışına Karşı Suçlar" veya "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümlerinde düzenlenmesinin suçun gerçek haksızlık muhtevasına daha uygun düşeceği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Ayrıca, 2014 yılında 6545 sayılı Kanun ile ceza üst sınırlarının nedensiz yere aşağı çekilmesi, inanç hürriyetine ve kutsal mekânlara yönelik saldırıların caydırıcılığı bağlamında ceza siyaseti açısından tutarsız bir adım olarak görülmektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh çalışması; mülga 1926 tarihli 765 sayılı yasanın yerine Alman ve İtalyan ceza sistemleri baz alınarak 26/9/2004'te kabul edilen, 1/6/2005'te ise yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kuramsal temellerine mutlak surette bağlı kalınarak oluşturulmuştur [1]. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [2-4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunularak Fethi Güzel kimliğiyle akademik bir Türkçe kullanılmıştır.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.