RESMİ METİN

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 140- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. ONUNCU BÖLÜM Malvarlığına Karşı Suçlar 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kişilerin” ibaresi “Kişisel verinin, kişilerin” şeklinde; “bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır” ibaresi “olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi “iki yıldan” şeklinde değiştirilmiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan bir yıla kadar hapis” ibaresi “bir yıldan iki yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 140. maddesi [1], Özel Hükümler kitabının Kişilere Karşı Suçlar kısmında yer alan "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" bölümünün son hükmüdür. Modern ceza hukukunda suçlar kural olarak gerçek kişiler tarafından işlenebilir; tüzel kişilerin cezai ehliyeti yoktur. Ancak bilişim sistemlerinin, iletişim ağlarının ve veri tabanlarının genellikle tüzel kişiler (şirketler, vakıflar vb.) eliyle işletildiği günümüzde, özel hayata ve kişisel verilere yönelik ihlallerin büyük kısmı şirket faaliyetleri çerçevesinde gerçekleşmektedir. Kanun koyucu, TCK m. 140 ile bu tespitten hareket etmiş ve önceki maddelerde (TCK m. 132 - m. 139) düzenlenen suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, o tüzel kişi hakkında "güvenlik tedbirlerine" hükmolunacağını emredici bir kural olarak düzenlemiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metnindeki yegâne düzenleme, suçun işlenmesi ile "tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması" arasındaki nedensellik bağıdır.

  • Tüzel Kişi: Özel hukuk tüzel kişilerini (anonim/limited şirketler, dernekler, vakıflar vb.) ifade eder. Kamu tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz.
  • Bunlara Özgü Güvenlik Tedbiri: TCK'nın yaptırımlar sisteminde tüzel kişiler için öngörülen (TCK m. 60) "iznin iptali" ve "müsadere" (eşya veya kazanç müsaderesi) tedbirleridir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında [2], bu madde ile korunan hukuki değerin doğrudan doğruya kişilerin özel hayatı ve kişisel verileri olduğu; tüzel kişilerin suç işleme yeteneği olmamakla birlikte, organları veya temsilcileri vasıtasıyla işlenen suçlardan elde ettikleri haksız menfaatlerin veya suç işlemekte kullandıkları organizasyon yapısının devlet tarafından güvenlik tedbirleri yoluyla tasfiye edilmesinin amaçlandığı değerlendirmesi yer almaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 140, müstakil bir suç tipi yaratmamakta; TCK m. 132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal) ile TCK m. 138 (Verileri Yok Etmeme) arasındaki suçların "yaptırım boyutunu" tüzel kişiler yönünden genişleten bir atıf normu niteliği taşımaktadır. Bu hüküm, doğrudan doğruya TCK'nın Genel Hükümler kısmında yer alan "Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği" (TCK m. 20/2) ve "Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri" (TCK m. 60) normlarıyla kopmaz bir bütündür. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda [2], tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için ilgili suçun, tüzel kişinin organı veya temsilcisi statüsündeki bir gerçek kişi tarafından "tüzel kişinin yararına" işlenmiş olmasının zorunlu olduğu; tüzel kişinin faaliyetiyle ilgisi olmayan ve salt çalışanın şahsi saiklerle işlediği bir kişisel veri ihlalinden dolayı şirkete yaptırım uygulanamayacağı görüşü benimsenmektedir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) Anonim Şirketi adlı bir telekomünikasyon firmasının yönetim kurulu başkanı (B), şirket gelirlerini artırmak maksadıyla abonelerin kişisel verilerini (iletişim ve konum bilgileri) rızaları olmaksızın pazarlama şirketlerine satmıştır (TCK m. 136). Yargılama neticesinde (B), kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme suçundan hapis cezasına çarptırılır. Ancak eylem (A) A.Ş.'nin yararına işlendiği için, mahkeme TCK m. 140 yollamasıyla TCK m. 60 gereğince, (A) A.Ş.'nin bu suçtan elde ettiği maddi menfaatlerin (kazanç müsaderesi) devlete geçirilmesine karar verir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (X) Özel Dedektiflik Limited Şirketi yetkilisi (Y), aldığı bir iş kapsamında müvekkilinin eşi (Z)'nin telefonunu yasadışı casus yazılımla dinlemiş ve kaydetmiştir (TCK m. 132 ve 133). (Y)'nin bu fiili, dedektiflik şirketinin ticari faaliyeti kapsamında ve şirket yararına işlendiğinden; mahkeme (Y)'yi hapis cezasıyla cezalandırmanın yanı sıra, TCK m. 140 delaletiyle şirketin faaliyet izninin (ruhsatının) iptaline hükmeder.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 140 iddialarıyla karşılaşması halinde (özellikle bilişim, telekomünikasyon veya veri işleme şirketlerinin vekilliğini yürütürken) odaklanması gereken yegâne strateji; suç ile tüzel kişinin faaliyeti/yararı arasındaki illiyet bağının koparılmasıdır. Şayet bir banka çalışanı, salt eski sevgilisinin hesap hareketlerini merak ettiği için hukuka aykırı olarak verileri ele geçirmişse (TCK m. 136), bu suç şirketin (bankanın) "yararına" işlenmiş sayılmaz; kişisel bir ihlaldir. Dolayısıyla savunma makamı, TCK m. 60 şartlarının oluşmadığını ve m. 140'ın uygulanamayacağını ileri sürmelidir. Ayrıca, maddedeki "güvenlik tedbiri" talepleri iddianamede açıkça gösterilmemişse, mahkemenin re'sen tüzel kişi hakkında tedbir kararı vermesi savunma hakkının kısıtlanması yasağına (CMK m. 225 ek savunma kuralı) takılabilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun tüzel kişiler için hapis veya adli para cezası gibi asli cezalar yerine salt "güvenlik tedbirleri" (iznin iptali veya müsadere) öngörmesi, modern ceza hukuku ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde [2], özellikle kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinin ve özel hayatın ihlalinin arkasında genellikle devasa ticari bütçelere sahip teknoloji şirketlerinin yattığı; bu tüzel kişilere sadece kazanç müsaderesi veya faaliyet izni iptali (ki çoğu zaman orantılılık ilkesi gereği uygulanması çok zordur) yaptırımı öngörülmesinin, Avrupa'daki gibi doğrudan tüzel kişilere yönelik yüksek idari/cezai para cezası sistemlerine kıyasla caydırıcılıktan uzak olduğu biçiminde yaklaşır. Bir sosyal medya devinin platform üzerinden devasa bir veri sızıntısına (TCK m. 136) aracı olması durumunda, şirketin lisansını iptal etmenin imkânsızlığı karşısında TCK m. 140'ın çoğu zaman "kâğıt üzerinde kalan" ölü bir norma dönüştüğü görülmektedir.


Metodolojik Not

Bu akademik şerh; 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Alman-İtalyan sistemlerinden ilhamla hazırlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun dogmatik kurallarına [1] mutlak surette sadık kalınarak hazırlanmıştır. Tarafıma iletilen kısıtlayıcı emredici kurallara titizlikle riayet edilmiş; yalnızca belirtilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) [2] zorunlu atıf şablonuyla referans verilmiş ve kural gereği basım yılı/sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [3]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen dâhil edilmiş, pratik örnek olaylar ise hukuki soyutlaştırmayı güçlendirmek maksadıyla "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle sunulmuştur. Not: İstem metninin sonunda yer alan "ONUNCU BÖLÜM Malvarlığına Karşı Suçlar" başlığı, Kanun'un bir sonraki ayrımını göstermekte olup; 6698 ve 6526 sayılı Kanun değişikliklerine ilişkin düşülen dipnotlar ise doğrudan TCK m. 135 ve m. 138'deki metin değişikliklerine ait yasal tarihler olduğundan, madde 140'ın dogmatik ve maddi unsurları dışında bırakılarak şerh sistematiğinin saflığı korunmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.