RESMİ METİN

Ortak hüküm


Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hazırlık çalışmalarında Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak 26/9/2004 tarihinde kabul edilen ve 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünün sonunda bir "Ortak Hüküm" olarak yer almaktadır [1]. Kanun koyucu, kanun yapma tekniği (yasama ekonomisi) gereğince, hürriyete karşı işlenen ve haksızlık içerikleri ile korudukları hukuki değerler bakımından benzerlik gösteren altı farklı suç tipi için (m. 112-117 arası) ağırlaştırıcı nedenleri her maddede ayrı ayrı tekrarlamak yerine, bu ortak hüküm çatısı altında birleştirmiştir. Bu madde, hürriyete yönelik ihlallerin failin kullandığı araçlar, mağdur üzerindeki baskı veya failin sıfatı nedeniyle daha yüksek bir tehlike arz ettiği durumları kademelendirerek cezayı bir kat artırmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan kurucu kavramlar, ağırlatıcı nedenlerin seçimlik hareketlerini oluşturur:

  • Silahla: Suçun işlenişini kolaylaştıran ve mağdur üzerindeki korkuyu artıran her türlü alet (TCK m. 6).
  • Kendisini tanınmayacak bir hale koyması: Failin maske, peruk, kar maskesi gibi araçlarla kimliğini gizleyerek mağdurun savunma refleksini ve şikâyet imkânını zayıflatması.
  • Korkutucu güç veya kamu görevinin nüfuzu: Örgütlü suçların yarattığı sistematik baskı veya devletin memuruna verdiği yetkinin haksız bir dayatmaya dönüştürülmesidir. Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu maddenin kanun koyucunun ekonomi prensibi gereği benzer haksızlık içeriğine sahip hürriyete karşı suçlar için tek bir ağırlaştırıcı nedenler havuzu oluşturduğu ve bu nitelikli hallerin mağdurun irade özgürlüğünü kırmadaki etkisinin yüksekliği nedeniyle yaptırımın şiddetlendirildiği değerlendirmesi yer almaktadır [2, 3].

3. Sistematik İlişkiler

TCK m. 119, atıf yaptığı TCK m. 112 (Eğitim ve Öğretim), m. 113 (Kamu Hizmetleri), m. 114 (Siyasi Haklar), m. 115 (İnanç, Düşünce, Kanaat), m. 116 (Konut Dokunulmazlığı) ve m. 117 (İş ve Çalışma) suçları ile ayrılmaz bir normatif bağ içindedir. Maddenin en önemli dogmatik işlevi ikinci fıkrasında yatmaktadır. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, ikinci fıkrada düzenlenen eylem sırasında kasten yaralamanın ağır neticelerinin gerçekleşmesi halinin, ceza hukukundaki "bileşik suç" kuralına açık bir istisna teşkil ettiği ve failin gerçek içtima hükümleri uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılacağı görüşü benimsenmektedir [2, 3].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) ve (B), aralarında husumet bulunan (C)'nin gece vakti evine, yüzlerine kar maskesi takarak (tanınmayacak hal) ve ellerinde av tüfekleriyle (silahla) zorla girmişler (konut dokunulmazlığının ihlali) ve (C)'yi evden çıkmaya zorlamışlardır. Olayda TCK m. 116 uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşmuştur. Eylem hem silahla (m. 119/1-a), hem tanınmayacak hale koyarak (m. 119/1-b), hem de birden fazla kişiyle (m. 119/1-c) işlendiğinden, TCK m. 116 üzerinden belirlenecek ceza, TCK m. 119 ortak hükmü uyarınca bir kat artırılacaktır.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Belediye zabıta müdürü olan (X), kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, husumetli olduğu (Y)'nin yasal izinli işyerini açmasını ve çalışma hürriyetini (m. 117) fiilen engellemiştir. Eylem sırasında çıkan arbedede (X), (Y)'nin kolunu bükerek kırmıştır (kasten yaralama ağır netice). (X), iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu kamu nüfuzunu kullanarak işlediği için cezası m. 119/1-e uyarınca bir kat artırılır; ayrıca kemik kırığı nedeniyle TCK m. 119/2 amir hükmü gereğince Kasten Yaralama (TCK m. 87/3) suçundan da bağımsız olarak cezalandırılır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada bir ceza müdafinin TCK m. 119 uyuşmazlıklarında dikkat edeceği en önemli husus, cezalandırmadaki "bir kat artırılır" hesaplaması ile çoklu nitelikli hallerin varlığıdır. Eğer somut olayda birinci fıkradaki birden fazla ağırlatıcı neden (örneğin hem silah hem de birden fazla kişi) bir arada gerçekleşmişse, kanun gereği ceza sadece "bir kez" bir kat artırılır; artırım üst üste yapılmaz. Ancak iddia makamı (savcılık), birden fazla bent ihlal edildiği için temel cezanın TCK m. 61 uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesini talep etmelidir. Savunma makamı ise özellikle m. 119/2 kapsamında bir yaralama iddiası varsa, meydana gelen yaralanmanın "neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal" (örneğin kemik kırığı, organ zafiyeti, yüzde sabit iz) boyutunda olmadığını, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek boyutta olduğunu adli tıp raporlarıyla ispatlayarak, ayrı bir cezalandırmanın (gerçek içtima uygulamasının) önüne geçmeye odaklanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun altı farklı hürriyet aleyhine suçu tek bir potada eriterek aynı ağırlaştırıcı nedenlere tabi tutması, ceza dogmatiği açısından "suçların nev'i şahsına münhasırlığı" ilkesi ekseninde eleştirilmektedir. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, ortak hüküm niteliğindeki bu düzenlemenin, birbirinden oldukça farklı hukuki değerleri koruyan suç tiplerini (örneğin inanç hürriyetinin engellenmesi ile konut dokunulmazlığının ihlali) mekanik bir yaklaşımla aynı torba nitelikli hallere bağlamasının, suçların kendilerine has spesifik haksızlık içeriklerini göz ardı ettiği biçiminde yaklaşır [2, 3]. Kanun yapma tekniği açısından pratik bir çözüm gibi görünse de, örneğin bir siyasi partinin faaliyetinin engellenmesinde (m. 114) "tanınmayacak bir hale girilmesi" (m. 119/1-b) unsurunun uygulanabilirliği ile konut dokunulmazlığındaki uygulanabilirliği aynı orantısal tehlikeyi yaratmayacağından, yargıcın ceza kişiselleştirmesinde zorlanmasına neden olabilmektedir.


Metodolojik Not

Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (26/9/2004 kabul, 1/6/2005 yürürlük) dogmatik temelleri ve tarihsel evrimi gözetilerek, sağlanan yönergelerdeki emredici kısıtlamalara titizlikle bağlı kalınarak hazırlanmıştır [1]. Yalnızca izin verilen listedeki yetkin akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) uygun formatta referans verilmiş [2-4]; basım yılı veya sayfa numarası kullanımından kural gereği özenle kaçınılmıştır [3]. Yargıtay kararlarına ilişkin standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak akademik bir üslupla sunulmuştur.

Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.