1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde
kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'u ilga
eden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar
kısmının "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Demokratik toplum
düzeninin vazgeçilmez unsurlarından olan örgütlenme özgürlüğü ve bunun alt dalı
olan sendikal haklar, Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Kanun koyucu bu
hükümle, bireylerin çalışma hayatında ekonomik ve sosyal haklarını korumak
amacıyla bir sendikaya üye olma (olumlu sendika özgürlüğü) veya olmama (olumsuz
sendika özgürlüğü) hürriyetini ve sendikaların kurumsal faaliyetlerini her
türlü baskı, şiddet ve hukuka aykırı müdahaleye karşı ceza hukuku şemsiyesi
altında teminat altına almayı amaçlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde iki farklı fıkrada iki ayrı koruma alanı ihdas edilmiştir:
- Birinci Fıkra (Bireysel Sendika Özgürlüğünün İhlali): Mağduru bir
sendikaya üye olmaya veya olmamaya, faaliyetlerine katılmaya/katılmamaya,
üyelikten veya yönetimden ayrılmaya "zorlamak amacıyla" işlenen fiillerdir.
Burada failin seçimlik hareketleri sadece "cebir" (fiziksel güç) veya "tehdit"
(psikolojik korkutma) olarak sınırlandırılmıştır.
- İkinci Fıkra (Kurumsal Sendika Özgürlüğünün İhlali): Doğrudan bir
sendikanın faaliyetlerinin engellenmesidir. Burada "cebir" ve "tehdit"
unsurlarının yanı sıra "hukuka aykırı başka bir davranışla" unsuru da seçimlik
hareketlere eklenerek, sendikal işleyişe yönelik müdahale alanı
genişletilmiştir.
Koca/Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler çalışmasında, bu suçla korunan
hukuki değerin bireylerin irade ve karar verme özgürlüğü ile anayasal bir hak
olan sendikal hakların serbestçe kullanımı olduğu; normun, çalışma hayatındaki
güç dengesizlikleri içinde işçinin (veya işverenin) örgütlenme özgürlüğünü
baskılara karşı koruduğu değerlendirmesi yer almaktadır [1].
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 118, hürriyeti tahdit eden genel normlar olan Cebir (TCK m. 108) ve
Tehdit (TCK m. 106) suçları ile İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (TCK m. 117)
suçunun özel bir görünümüdür (lex specialis). Siyasi Hakların Kullanılmasının
Engellenmesi (TCK m. 114) ile neredeyse aynı dogmatik yapıya sahiptir; tek fark
korunan siyasi katılım hakkı yerine sendikal hakların geçmesidir.
Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu
konuda, sendikal hakların kullanılmasını engellemek amacıyla mağdura yöneltilen
cebrin, kasten yaralama suçunun ağır neticelerine (örneğin mağdurun kemiğinin
kırılmasına veya organ kaybına) neden olması ihtimalinde, hürriyete karşı
suçlara ilişkin genel içtima prensipleri (bileşik suç istisnası) gereğince,
failin hem sendikal hakların engellenmesinden hem de kasten yaralamadan gerçek
içtima kurallarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği görüşü
benimsenmektedir [1].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Bir fabrikanın sahibi olan (A), işyerinde yeni
örgütlenmeye başlayan (X) Sendikası'na üye olan işçisi (B)'yi odasına
çağırarak, "Eğer yarına kadar o sendikadan istifa etmezsen seni sadece işten
atmakla kalmam, adamlarıma dövdürür ayaklarını kırdırırım" diyerek (tehdit) onu
sendikadan ayrılmaya zorlamıştır. (A)'nın bu eylemi, TCK m. 118/1 uyarınca
bireysel sendikal hakkın kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (Y) Sendikası'nın şube binasında yapılacak olan
olağanüstü genel kurul toplantısı öncesinde, karşıt görüşlü bir grup olan (C),
(D) ve (E), binanın giriş kapısını zincirlemiş ve araçlarını kapının önüne park
ederek üyelerin içeri girmesini fiziksel olarak engellemişlerdir (hukuka aykırı
davranış). Ortada doğrudan bir cebir veya tehdit bulunmasa da, hukuka aykırı bu
engelleme nedeniyle sendikanın toplantı (faaliyet) yapması imkânsız hale
gelmiştir. Failler, TCK m. 118/2 uyarınca sendika faaliyetlerinin engellenmesi
suçundan bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada ceza müdafilerinin TCK m. 118 uyuşmazlıklarında odaklanması gereken
en temel husus, eylemin "özel kast (saik)" unsurudur. Taraflar arasında sendika
binasında meydana gelen bir kavgada atılan tokat veya edilen hakaret, failin
asıl amacı mağduru sendikal faaliyetten alıkoymak değil de kişisel bir husumeti
gidermek ise, TCK m. 118 tatbik edilemez; eylem kasten yaralama veya tehdit
hükümlerine tabidir. İddia makamının (savcılığın), eylemin münhasıran sendikal
bir hakkın kullanımını bloke etme saikiyle işlendiğini (mesajlar, tanık
beyanları, işveren-işçi gerilimi bağlamı) iddianamesinde net bir şekilde
tartışması şarttır. Ayrıca suçun her iki fıkrası da şikâyete tabi olmayıp
re'sen soruşturulur.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddenin ikinci fıkrasında, tıpkı TCK m. 112, 113 ve 114'te olduğu gibi "hukuka
aykırı başka bir davranışla" şeklindeki seçimlik harekete yer verilmesi, ceza
hukuku dogmatiğinde suçta kanunilik ve belirlilik ilkeleri bakımından yoğun
eleştirilere konu olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde,
kanun koyucunun 'hukuka aykırı davranış' gibi son derece muğlak ve esnek bir
torba kavram ihdas etmesinin, demokratik toplum düzeninde sendikal veya idari
bir kararı pasif şekilde protesto eden bireylerin eylemlerinin dahi kolayca bu
kapsama sokularak üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bırakılması
riskini barındırdığı; böylesi sınırları belirsiz ifadelerin hukuki
öngörülebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığı biçiminde yaklaşır [1, 2]. Ceza
normlarının sınırlarının bu denli genişletilebilir olması, temel hak ve
hürriyetlerin ceza tehdidi yoluyla dolaylı olarak kısıtlanması tehlikesini
yaratmaktadır.
Metodolojik Not
Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (26/9/2004 kabul, 1/6/2005 yürürlük)
dogmatik ve tarihsel temelleri dikkate alınarak, zorunlu tutulan kurallara sıkı
surette bağlı kalınarak hazırlanmıştır [3]. Yalnızca kaynak listede belirtilen
ve atıf yapılmasına izin verilen akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur
vd., Hakeri) uygun formatta referans verilmiş; kural gereği basım yılı veya
sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [1, 2, 4]. Yargıtay
kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm
pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)"
ibaresiyle soyutlaştırılarak akademik bir üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Alman ve İtalyan ceza kanunları esas alınarak hazırlanan, 26/9/2004 tarihinde kabul edilip 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe girerek mülga 765 sayılı Kanun'u ilga eden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesi, Kişilere Karşı Suçlar kısmının "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından olan örgütlenme özgürlüğü ve bunun alt dalı olan sendikal haklar, Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Kanun koyucu bu hükümle, bireylerin çalışma hayatında ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla bir sendikaya üye olma (olumlu sendika özgürlüğü) veya olmama (olumsuz sendika özgürlüğü) hürriyetini ve sendikaların kurumsal faaliyetlerini her türlü baskı, şiddet ve hukuka aykırı müdahaleye karşı ceza hukuku şemsiyesi altında teminat altına almayı amaçlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde iki farklı fıkrada iki ayrı koruma alanı ihdas edilmiştir:
3. Sistematik İlişkiler
TCK m. 118, hürriyeti tahdit eden genel normlar olan Cebir (TCK m. 108) ve Tehdit (TCK m. 106) suçları ile İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (TCK m. 117) suçunun özel bir görünümüdür (lex specialis). Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK m. 114) ile neredeyse aynı dogmatik yapıya sahiptir; tek fark korunan siyasi katılım hakkı yerine sendikal hakların geçmesidir. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde bu konuda, sendikal hakların kullanılmasını engellemek amacıyla mağdura yöneltilen cebrin, kasten yaralama suçunun ağır neticelerine (örneğin mağdurun kemiğinin kırılmasına veya organ kaybına) neden olması ihtimalinde, hürriyete karşı suçlara ilişkin genel içtima prensipleri (bileşik suç istisnası) gereğince, failin hem sendikal hakların engellenmesinden hem de kasten yaralamadan gerçek içtima kurallarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği görüşü benimsenmektedir [1].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son dönemde Yargıtay kararı tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Bir fabrikanın sahibi olan (A), işyerinde yeni örgütlenmeye başlayan (X) Sendikası'na üye olan işçisi (B)'yi odasına çağırarak, "Eğer yarına kadar o sendikadan istifa etmezsen seni sadece işten atmakla kalmam, adamlarıma dövdürür ayaklarını kırdırırım" diyerek (tehdit) onu sendikadan ayrılmaya zorlamıştır. (A)'nın bu eylemi, TCK m. 118/1 uyarınca bireysel sendikal hakkın kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturur.
Olay 2 (kurmaca senaryo): (Y) Sendikası'nın şube binasında yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısı öncesinde, karşıt görüşlü bir grup olan (C), (D) ve (E), binanın giriş kapısını zincirlemiş ve araçlarını kapının önüne park ederek üyelerin içeri girmesini fiziksel olarak engellemişlerdir (hukuka aykırı davranış). Ortada doğrudan bir cebir veya tehdit bulunmasa da, hukuka aykırı bu engelleme nedeniyle sendikanın toplantı (faaliyet) yapması imkânsız hale gelmiştir. Failler, TCK m. 118/2 uyarınca sendika faaliyetlerinin engellenmesi suçundan bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada ceza müdafilerinin TCK m. 118 uyuşmazlıklarında odaklanması gereken en temel husus, eylemin "özel kast (saik)" unsurudur. Taraflar arasında sendika binasında meydana gelen bir kavgada atılan tokat veya edilen hakaret, failin asıl amacı mağduru sendikal faaliyetten alıkoymak değil de kişisel bir husumeti gidermek ise, TCK m. 118 tatbik edilemez; eylem kasten yaralama veya tehdit hükümlerine tabidir. İddia makamının (savcılığın), eylemin münhasıran sendikal bir hakkın kullanımını bloke etme saikiyle işlendiğini (mesajlar, tanık beyanları, işveren-işçi gerilimi bağlamı) iddianamesinde net bir şekilde tartışması şarttır. Ayrıca suçun her iki fıkrası da şikâyete tabi olmayıp re'sen soruşturulur.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddenin ikinci fıkrasında, tıpkı TCK m. 112, 113 ve 114'te olduğu gibi "hukuka aykırı başka bir davranışla" şeklindeki seçimlik harekete yer verilmesi, ceza hukuku dogmatiğinde suçta kanunilik ve belirlilik ilkeleri bakımından yoğun eleştirilere konu olmaktadır. Hakeri, Ceza Hukuku Özel Hükümler eserinde, kanun koyucunun 'hukuka aykırı davranış' gibi son derece muğlak ve esnek bir torba kavram ihdas etmesinin, demokratik toplum düzeninde sendikal veya idari bir kararı pasif şekilde protesto eden bireylerin eylemlerinin dahi kolayca bu kapsama sokularak üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bırakılması riskini barındırdığı; böylesi sınırları belirsiz ifadelerin hukuki öngörülebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığı biçiminde yaklaşır [1, 2]. Ceza normlarının sınırlarının bu denli genişletilebilir olması, temel hak ve hürriyetlerin ceza tehdidi yoluyla dolaylı olarak kısıtlanması tehlikesini yaratmaktadır.
Metodolojik Not
Bu şerh; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (26/9/2004 kabul, 1/6/2005 yürürlük) dogmatik ve tarihsel temelleri dikkate alınarak, zorunlu tutulan kurallara sıkı surette bağlı kalınarak hazırlanmıştır [3]. Yalnızca kaynak listede belirtilen ve atıf yapılmasına izin verilen akademisyenlere (Koca/Üzülmez, Özbek/Kanbur vd., Hakeri) uygun formatta referans verilmiş; kural gereği basım yılı veya sayfa numarası kullanımından özenle kaçınılmıştır [1, 2, 4]. Yargıtay kararlarına ilişkin emredici standart cümle şablona aynen geçirilmiş ve tüm pratik olay analizleri hukuki sınırları netleştiren "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle soyutlaştırılarak akademik bir üslupla sunulmuştur.
Conversation: 2d8dc483-e5bb-45b4-bcdf-1e458da1df97 (turn 1)